Dikkat!Taciz,kan vb. şeyler bulunur!
Bu yakışıklı ile bir gün
buluşmadım.Neyse belki önemli bir işi vardır.Ona marketten bir çikolata alsam iyi olurdu bence.Hem oda ben hastayken beni ziyaret etmişti.Hemen bu yakışıklı için çikolata almaya gittim.Tam çikolatamı almış gidiyorken boynumda bir çift el hissettim.Birden ağzımı kapatmıştı bu kişi.Ben tam onu görmeden bayılmışım.Gözlerimi açtığımda ellerim ve ayaklarım bağlı bir şekilde duvarın köşesindeydim.B-bu boynumdaki şey neydi?Bir dakika elektro şok cihazı vardı boynumda.Evet evet elektro şok cihazı!Bir dakika beni artık kim kaçırdığını öğrenebilir miyim?
Birden içeriye bir adam girdi ama bu adam tanıdık geliyordu.Bir dakika Mert!?Evet o Mert'ti.Benim suratıma bakmıyordu.Ama bu yakışıklı neden bana bakmıyor.Hadi ellerimi felan çözde kaçalım ama o da yok.
Elinde değişik bir düğme vardı.Onu açtığı anda boynumda bir acı hissettim.Bu o elektro şok cihazının düğmesiydi.Ama neden açtı bunu?Bir dakika nefes alamıyorum.
Nerdeyse bayılacakken kapattı.Ben ise ağlıyordum.En sonunda bayılmışım.Uyandığımda üstüm çıplaktı.Sadece iç çamaşırım ve südyenim vardı.Bu oda çok soğuk olduğu için acayip üşüyordum.Neden bu yakışıklı yani o Mert denilen gerizekalının bunu yaptığına daha anlam verememiştim.Bendede suç var.Ne diye bir mafyayla takılır bir insan?Ben hakket salağın önde gideniyim.
Sonra o Mert salağı geldi.Benim karnım çok açtı.Ama bir gram yemek bile vermemişti."Neden beni kaçırdın aptal!" Evet bunu sormadan edemezdim. "B-bunu yapmak zorundayım." Ne yapmak zorundayım?Ne diyordu bu?
Sonra gözlerim elindeki zincire takıldı.Neden ellerinde zincir var dedikten birkaç saniye sonra birden kolumu tuttu ve bir odaya götürdü.Bu odada bir adam vardı.Bu adam bana tanıdık geliyordu.Bekle bu kardeşimi öldüren o manyaktı!
"S-sen kardeşimi öldüren o manyaksın!"
"Senide onun yanına yollayacağım.Ayrıca oğlumla bir daha görüşemeyeceksin.Konuşma iznin yok!"
Bir dakika oğlumla derken?Mert o manyağın oğlumuydu!?Bu olamazdı.Bu cidden olamazdı.
Elindeki kırbaçla bana yaklaştı ve bana vurmaya başladı.Ben ise çaresizlikle ağlamaya başladım.Kıpırdayamıyordum çünkü sandalyeye bağlıydım.Orda can çekişiyordum.Birkaç saat kırbaçla dövdü ve elektro şoku açtı.Ben ise yorgunluktan ve acıdan ne yapacağımı bilmiyordum.Nerdeyse 10 dakika felan açık kaldıktan sonra kapattı.Ben ise her an yere düşecek gibiydim.O yorgunluktan o rahatsız sandalyede bile uyuyakalabilirdim.Evet tahminim yine doğruydu o sandalyede uyuya kalmışım.
Birkaç gün sonra...
Nerdeyse 2 veya 3 gündür aç ve susuzdum.Mert elinde yemek ve suyla girdi ve "Ş-şey lütfen çabuk ye babamdan gizli getiriyorum.Bunları yaşattığım için üzgünüm ama b-bunu babam is-her neyse lütfen hızlı ol." dedi.Sözünü neden tamamlamadan gitti? Boşver ben önümdeki yemeğe bakiyim.Ayrıca hala ona kızgınım.Ondan ve babasından nefret ediyorum!
Önümdeki yemeği ve suyu tekledikten sonra o pis kokulu yatağa kıvrandım.O kırbaçla dövüldüğümün şokunu atlatamıyor ve üstelik her gün her saat kırbaçla dövülüyordum.O yaralar ve kanlar.Hiç istemedeğim kadar vardı.Buradan kaçmalıydım ama nasıl?
Babası yokken kaçmak en doğrusuydu.Evet babası adam öldürmeye çıkmıştı.Sonuçta mafya.Elimi çözmeye çalıştım ama çok sıkıydı.Mert içeriye girdi."Lütfen beni bırak yalvarırım.Elimi çöz.Kaçıcam burdan!" Ben niye düşmanıma yalvarıyorum?Mal olduğumu bir kere daha anladım.
"Tamam ama lütfen beraber kaçalım.Babamı hiç sevmiyorum ve ayrıca bunu babam benden zorla istedi.Yapmassam beni öldüreceği söyledi.Eğer burda tek kalırsam ve senin kaçtığı görürse biterim!" Dedi ve ağlamaya başladı.Yeniden kanım ısınmıştı ona.Ama hızlı olmassak her an gelebilirdi babası olan aptal.Onu teselli ettikten sonra elimi ve ayağımı çözdü.Elektro şok cihazınıda çıkardı.Evet kapıdan çıkamazdık çünkü orada lazer bile olabilirdi.Yanımdaki tahtayla göz göze geldim.Hemen elime aldım ve camı kırmayı başardım.Ama bir dakika ben çıplağım! "Kıyafetlerimi verir misin?" "Hemen veriyorum." Şimdi tamamız.Hemen camdan atladık ve kaçmayı başardık.
Hemen evden koşarak çadırımı aldım.Sessiz ve sakin bir sokakta çadırı kurduk.Ama bir sorun vardı.Biz ne yiyecektik? "Şey buraya geldik ama biz ne yiyeceğiz?" "Bende 250 lira var.Birşeyler alalım.Bu bize 3-4 gün yeter." 250 lira?Vay be!Bu kadar parasının olacağını tahmin etmemiştim.Hemen markete koştuk.Birşeyler aldık ve biraz yedik.Babası eve döndüyse kesin bizi arıyordur.
Bir hafta sonra...
Aradan bir hafta geçmişti.Biz 2 gündür açtık.O para bize sadece 3 gün yetmişti.Bazen Mert birilerinin yiyeceklerini çalıyordu.Hatta çalmak değil.Adam direk o kişiyi vurup,poşetteki yemekleri alıyordu.Bu olayın içine bende ister istemez karışıyordum.Bir gün Mert bana "silah tutmayı öğrenip bana katılmak ister misin?" Dedi.Ben hakket mafyalık nasıl bişey tam olarak bilmiyordum.O yüzden bu teklifi kabul ettim.Silah tutmayı az çok öğrenmiştim.Sıra vurma dersindeydi.Evet bu çocuk usta olduğu için çabucak öğrenmiştim.Sonra şapkamı kafama attım ve maskemi kulaklarıma geçirdim.İlk görevim birini öldürmekti.En sonunda bende mafya oluyorum!
Bir gencin elinde poşetleri gördüğüm an vurmaya hazırlandım.Mert ise garip bir şekilde o gence bakıyordu.Tam tetiği çekecekken "Dur sakın yapma!Vurma onu!" Ne diyordu bu? "Ne?Neden?" Ona katılmamı isteyen oydu.Şimdi ise bana durmamı emrediyordu. "O-o..." Ne o?Neyden bahsediyordu bu? "O benim erkek kardeşim!" Ne abin mi?Ama bunun abisi neden bunla yaşamıyordu?Taciz edildiğim yerde bile o genç yoktu.Sonra o genç birden arkasını döndü ve birden şaşırmışça bize bakıyordu.Elindeki poşetler yere düştü. "A-abi?" Dedi ve birden abisine sarılmak için ona doğru koştu.Mert ise kollarını kocaman açmış,kardeşinin sarılmasını bekliyordu.
Birbirlerine sarıldıktan sonra bana döndü ve "bu kız kim?" Dedi yüzünü buruşturarak.O ise "bu Selin.Benim arkadaşım." Dediğinde burnunu kıvırdı ve yüzü daha çok buruştu."Bende Yiğit." Dedi."Memnun oldum." Dedim ama o istemsizce "Tamam" dedi.Bende bunu sevmemiştim zaten.Tamam ne demek ya?İnsan memnun oldum der!Tam bir aptal.Bizi evine davet etti.Ama nasıl davet etmek?Sanki sadece kardeşini davet ediyormuş gibiydi.Buna bi tane patlatırdım da!Mert için bişey yapmadım.
Sonra bize biraz bir şeyler ikram etti.Önüme sürahi ile su koydu ve tam bardağa dökecekken "Dur sen ver onu bana." Diyip sürahideki suyu tekledikten sonra "Hayvansın vallahi." Dedi.Ardından "Bi an benide içeceksin sandım" dedi Mert.Ne yapayım?İnsan susuyamaz mı?
Sonra Mert film izlemeyi talep etti.Ben kabul ettim ama kardeşi olacak salak pek kabul etmemiş gibi bakıyordu.Zaten bende onla çok izlemek istiyordum sanki!Sonra Mert ısrarlayınca kabul etti ve ben patlamış mısırları getirdim.Beraber film izledik.Ama film izlerken korkup Mert'e sarıldığımı fark etmemişim.Hemen elimi çektim.Yüzüm acayip kızarmıştı.O ise hafif sırıtmış bir şekilde bana baktı.O baktıkça ben daha çok kızarıyordum.Kardeşi ise benden asla hoşlanmamış bir şekilde burnunu kıvırarak bana bakıyordu.Sarıldığımda daha çok hoşlanmamış,hatta nefret ediyormuş gibi bakıyordu.Hiç mi kardeşinin kız arkadaşı olmayacak?
Biz her gece adam öldürmeye çıkıyorduk ve iki kişilik grupken,üç kişilik bir grup olmuştuk.Kardeşinin mafya olduğunu zaten başta mafya olduğunu söylerken söylemişti.Ayrıca kardeşi çok güzel keman çalıyordu.Biz ise piyano çalıyorduk ama kardeşi kadar güzel çalamıyorduk.Mert piyano dışında flütte çalıyordu.Ama flütü piyonadan daha güzel çalıyordu.Neden burda sadece ben güzel bişey çalamıyorum?
Bu konuyu bir köşeye atalım ve bir gece yaşadığımız olaya gelelim.Yiğit bi adamı öldürürken polis tam da çaprazımızdaydı.Biz kaçarken onlarda bizi kovalamaya başladı.Bir polis silahı sıktığında kurşun Mert'in eline geldi.Bir tanesi ise sıyırmıştı.Hemen ordan iyice uzaklaştık.Polisler bizi yakalayamadı.Hemen Mert'i hastaneye götürdük ve pansuman yaptılar.Evde onunla biraz ilgilendim.Mert uyuduktan sonra üstüne battaniye örttüm.Tam odama girecekken bir kurşun kulağımı sıyırdı.Arkama baktığımda kimse yoktu.Bu kurşunu kim sıkmıştı?Onu bulacaktım.Beni öldürseydi hadi o!Ama kesinlikle onu yapanı bulacaktım.
