İçeriğe geç

Şok Haber

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Şok Haber

Bölüm 6

Bölüm Altı

Ayrıldığımızda konuştu; "Gelin kalacağınız odayı göstereyim." dedi ve elimi tutarak Arden'e seslendi. "Arden gel odayı göstereyim."

Asansöre binmiştik. 3. kata geldiğimizde asansör durdu ve indik. Uzun beyaz koridorda yürürken durdu ve kapısının üzerinde Devin'in Dünyası yazan odayı gösterdi.

"Burası benim zaten belli oluyordur. Aslında Devin ve Cariyeleri yapacaktım ama sonra onu WhatsApp'da grup ismi olarak kullanmak daha mantıklı diye düşündüm." dedi ve yanındaki odayı gösterdi.

"Bu senin Lal, aramızda kalsın odalarınızı Zerage abim yaptı mimarlığını konuşturarak." O sırada benim odamın yanındaki kapıyı gösterdi. "Orası da senin Arden. Yemeğe kadar yatın zıbarın ben sizi kaldırırım. Bay!" derken yüzündeki tebessümle beraber odasına girdi.

Bende odama yürüyordum. O sırada Arden kapısını açmış odasına girmişti. Ben de benim için hazırlanmış odaya girdiğimde giriş kapısı dışında iki ayrı kapı daha olduğunu gördüm. Yatağa baktığımda karşısında makyaj masası vardı.

Diğer kapılardan birine girdim burası tuvaletti. Diş fırçam bile yerleştirilmişti. Banyodan çıkıp diğer odaya girdim. Burası giyinme odasıydı. Kıyafetlerim yerleştirilmişti.

Hazır girmişken pijamalarımı giydim ve çıktım. Yatağa yattım. Stres beni çok yoruyordu. Gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu.

Lal Sidelya uyurken üçüzü Devin, tüm gece uyumayarak sabah üçüzü Lal'i nasıl şakalaşarak uyandırıcağını düşündü. Sabah olduğunda ise olaylar tam olarak şöyle gelişti:

Sabah kafama dökülen buzlu suyla uyandım. Gözlerimi silip açtığımda Devin olduğunu gördüm.

"Devin çabuk gel buraya!" diye bağırdım bir yandan gülerken. Hızla kaçan kovalanır mantığıyla kaçan Devin'i kovalamaya başladım.

Devin'i kovalarken koca cüsseli biriyle çarpışmıştım. Burnum sızlıyordu. Kafamı kaldırdım. Çarpıştığım kişi Yavuzer Abi'ydi. "Yavaş olsana be kardeşim, burnum kırıldı!" Yürek yemiştim sanırım. Çünkü her an beni bakışlarıyla bile öldürebilir gibi duruyordu.

"Bizi rezil etmeden ve ben sizi kovmadan gidin bu evden!" tıslarcasına dediğiyle ürkmüştüm. "Allah Allah sanki biz sana bayılıyorsuz beyefendi." dedim fısıldayarak Devin'i kovalamaya devam ederken

"Duyabiliyorum yalnız"

"Duy diye dedim zaten aptal" diye bağırdım koşarken. En sonunda Devin soluklanmak için durduğunda hızımı alamadım.

Gözümü açtığımda Devin'in üzerinde yatıyordum. Doğruldum. "Devin, kalksana salak" dedim yanaklarını tokatlarken. Arkamdan bir ses geldi. "Ne yaptın kardeşime. Biliyordum amacının bize zarar vermek olduğunu!" dedi ve beni arkaya doğru savurdu.

Sesin sahibi Zerak'dı.

Beni arkaya doğru savurmasıyla kafamda bir acı hissettim. Keskin bir şey batmış gibi bir histi.Elimi acıyan yere götürdüm. Islaklık hissettim. Elimi kafamdan çektim ve baktım. Kan vardı. Kan. En son gördüğümde 7 yaşındaydım.

Gözlerim karardı...

Bölüm sonu

11 yorum