Ambulansla hastaneye gelmiştik. Şu an ameliyatta ve benim kalbim ağrıyor. Herhalde vicdan azabından diye geçiştirdim. Telefonumun sesi ameliyathanenin önünde yankılanıyordu. Kimin aradığına baktığımda kayıtlı bir numara değildi. Telefonu açmamla şu sözler kulağıma geldi
"Merhaba Arden. Büyük ihtimalle kim olduğumu soruyorsundur, değil mi? Ben öz babanım; seni bir şerefsiz gibi yetimhane kapılarına bırakan baban. Adım Eray Kahraman." Bu sözlerden sonra kafama dank etti.
Demekki içerideki kız benim kardeşimdi. "Hastanede olduğunuzu biliyorum. Yani senin ve ... ikizinin. O senin ikizin oğlum. Ona iyi bak çünkü ben ona hiç bakamadım. O kadar annene benziyordu ki seni bıraktığım gibi onu da yetimhaneye bırakmak istedim. Seni bıraktığım yere onu da bırakacaktım. Onlar iki kardeşi birden alamayacaklarını söylediler.
Bende diğer yetimhanelere bırakmaya çalıştım fakat yaş sınırı olduğunu ve 10 ay altı bebek alamayacaklarını söylediler. Bende mecbur yanıma aldım. Ona hiç bakamadım.
Anneni gördüm hep onda. Ona o kadar kötü davrandım ki canım sıkıldıkça bodruma kilitledim onu. Günlerce haftalarca belki bazen de aylarca orada aç ve susuz bıraktım onu. O yüzden ona benden daha iyi bak. Allah'a emanet oğul!" dedikten sonra kapandığı belli olan arama sesi ilişti kulağıma.
—
Kendime gelmek için dışarı çıkmıştım. İstem dışı
gözlerimden yaşlar akıyordu. Demekki son zamanlarda bu yüzden kalbim ağrıyordu. İkizlerin acılarını birbirleriyle paylaşabilme özelliği ile.
O sırada ağaçların arasından beni çeken paparazziye ilişti gözüm. Kalktım ve hastaneye girdim ve ameliyathaneye ilerledim. Tam o sırada bir doktor ameliyathaneden çıktı. Koşarak doktorun yanına geldim.
"Hastanın yakını mısınız?" diye sordu "Evet. İkiziyim, bir sorun mu var? İkizim iyi mi?" dedim korkuyla
"Merak etmeyin ikiziniz gayet iyi. Birazdan normal odaya alacağız." demesiyle derin bir nefes aldım.
Çok şükür iyiydi
Lal Sidelya'nın gözünden
Gözlerimi zorlukla açtım. Hızla geri kapattım gözüme ışık girmişti. Kulağıma bir tık sesi ardından ise erkek sesi geldi. "Gözlerini açabilirsin. Işığı kapattım."
Gözlerimi korkarak açtım n'olur n'olmaz diye. Işığı kapatmıştı. "Teşekkürler." Sesin sahibine baktığımda benimle yaşıt ve benim erkek halim gibi olan birisiydi.
"Sen, benim ikizimmişsin." demesiyle afalladım. Benim sadece babam vardı o da baba demeye bin şahit isterdi. Olayı dalgaya vurarak "ha ha ve ha" dedim.
Telefonunda bişeyler yaptıktan sonra ekranı bana döndürdü. Kayıtlı olmayan bir numarayla olan konuşması vardı.
Okumaya başladım.
0 506*******:
Merhaba oğlum
Ben Eray Kahraman
Seni yetimhaneye bırakan babanım
Şu anda Lal Sidelya'yı hastaneye götürdün
Biliyorum
O senin ikizin
Siz:
Öncelikle merhabalar
Söylediğiniz hiçbir şey inandırıcı gelmedi açıkçası
Eğer buna inanmamı bekliyorsanız
Bana kanıt verin
0 506*******:
*fotoğraf*
Fotoğrafta yazanlar şunlardı. "Özel Mutenaoğlu Hastanesinde yapılan DNA testi sonucuna göre Lal Sidelya Kahraman ile Feza Arden Öz %99.997 ihtimalle ikizdir.
Yüzümdeki şaşkın ifadeyle telefondan kafamı kaldırdım. "Seni gidi pis sapık. Bir de gelmiş fotoşop yapmış bana kanıt diye gösterip kandırmaya çalışıyorsun. Utanma duygun yok mu senin pislik?!"
Bunları söylerken yatakta yaşlandığımda yastığı aldım ve kafasına vurmaya başladım. "Gerçekleri en kısa zamanda öğreneceksin." dedi ve sakince odadan çıktı sapık.
O sırada telefonum titredi. Özel Mutaneoğlu hastanesinden gelmişti. Bu hastane galiba şu an içinde bulunduğum hastaneydi.
Mesajda aynen şunlar yazıyordu:
Özel Mutenaoğlu Hastanesi:
Merhaba Lal Hanım, Özel Mutenaoğlu Hastanesi'nden yazıyorum. Babanıza ulaşamadık. Bugün 13.40'da sizi hastanemizde bekliyoruz. Doğduğunuz sene ikiziniz ile sizin karışmış olma olasılığınız var. DNA testi için sizi hastanemize davet ediyoruz.






