
Fotoğraf: Tutsak
Bir saat sonra May ile hocası okulun diğer geyşalar ve öğrencilerin yaşadığı evin banyosunda oturuyorlardı.
Küçük bir öğrenci kız küveti kaynamış ot suyu ile doldurunca Sumiko kıza dışarı çıkmasını söyledi.
Sumiko Hanım: May bunu daha önce konuşmuştuk ama tekrar edeceğim. Yarın bazı beyefendilere senin adına pirinç tatlısı "ekubo" göndereceğim.
May: Sonrasında da performansım olacak ve kendimi onlara iyi göstermem lazım.
Sumiko Hanım: Aynen. Bu performansının senin geyşa olarak ilk çıkışın olduğunu düşün. Sonrasında açık arttırma düzenleyeceğim. Kazanan kişi seni erkek ve kadın ilişkilerinin dünyası ile tanıştıracak kişi olacak. Geleneğin öngördüğü gibi o kişi ile bir daha asla beraber olamazsın... Anlıyor musun?
May: Evet
Sumiko Hanım: Heyecan yapman normal. Korkma ama. Bu sadece bir ritüel.
May gerçek duygularını ustaca saklayarak ona bunu öğreten hocasına bile belli etmemeyi başardı.
May: Korkmuyorum, Sumiko hanım. Heyecan da yapmıyorum. Siz de yapmayın güzel bir performans sergileyeceğim ve iyi para kazanacağım. Görürsünüz, haftaya bütün şehir bizim okulu konuşacak. Sizden de harika bir hoca olarak bahsedecekler.
Sumiko Hanım: Ah, May... Bu nasıl bir karakter? Umarım bunları söylerken mantıklı düşünüp saçma sapan şeylere tutunmuyorsun. Böyle duygusuz olma... Biz müşterilerimizi şarkı, müzik, sohbet ve dans ile eğlendiririz. Biz oyuncuyuz. Bir geyşanın sadece efendisi ile bir ilişkisi olabilir.
May: Biliyorum.
Sumiko Hanım: Bedenini satmaya başlarsan seni ben kendi ellerimle sokağa atarım. Okulumuzun sahibi Kinuyo ana "yatan" geyşaları hiç sevmez.
Genç kız yapmacık bir şekilde güldü...
May: Haha Sumiko hanım, merak etmeyin. Söz veriyorum, yüzünüzü kara çıkarmam.
Hocası bir an ona sert bir şekilde baksa da hemen ardından gülümsemeye başladı. May şefkatin ne olduğunu bilse, hocasının bu hareketine şefkat derdi...
––––––––––––––––––––––––––––––––––
Ertesi gün maiko yeni aldıkları kimono giydi.
Maiko geleneksel makyaj yapıp hocası ile beraber "Altın Orman" adlı şehrin en pahalı mekanlarından birine gitti.
Sumiko Hanım: Hazır mısın?
May: Evet.
Sumiko Hanım: Güzel. Buraya daha önce hiç gelmedin ama sonuçta parkeler her yerde aynı. Burada da evinde dans ettiğin gibi dans edebilirsin. Seninle bundan önce daha sade mekanları ziyaret etmiştik ama hakkındaki söylentiler çabuk yayılmış. Çok önemli bazı beyefendiler seni görmek istemiş.
Herkes onları görebilsin diye mekanın ortasında duran masaya geçtiler.
May: "Bizim dışımızda herkes erkek."
Geyşa konukları selamlayıp May'i tanıttı.
Sumiko Hanım: Sizi dansıyla eğlendirmek onun için bir şeref.
Sumiko, eski bir Japon çalgısı olan sangeni eline aldı. May kalkıp salonun ortasına geçti.
May: "Maiko olarak bu benim son performansım, geyşa olarak ise ilk. Bir şey yanlış yaparsam hem okulu, hem de Sumiko hanımı rezil ederim. Önemli olan dansın başında hata yapmamak. Yelpazeyi havaya atıp dönmek..."
Hocası müzikal girişi bitirmişti, ilk dans hareketinin vakti gelmişti.
Yelpaze dönerek tavana kadar uçtu... Göz alıcı renkte olan yelpaze zarif bir şekilde dönen kızın tam eline düştü.
Takdir dolu sesler duyuldu. Müzik içinde kaybolan ilk heyecan, kızın dansına artık engel değildi.
May parlak bir kuş gibi sahnede uçuyordu, kimono kolları havada sallanıyor, göz alıcı yelpazesi etrafta kelebek gibi uçuşuyordu...
–––––––––––————————————–––––––––
Sangen sesi sonunda kesildi, maiko yavaşça öne eğildi. Genç kız masaya döndüğünde Sumiko ona fısıldadı...
Sumiko Hanım: Bu duvarların gördüğü en iyi çıkış performansıydı.
May: Teşekkür ederim.
Sumiko Hanım: Ama tabi bu duvarlar benim çıkış performansımı görmemişti.
Geyşanın Eiji Mori diye tanıttığı adam konuştu...
Eiji Mori: Teşekkür ederiz, Sumiko. Sana da, öğrencine de.
Sumiko: Bu kadar önemli konukları eğlendirebildiğimize sevindim.
Eiji Mori: May, sesin de dansın kadar güzel midir?
May: Buna ben karar veremem.
Eiji Mori: Güzel bir cevap.
Sumiko Hanım: Kızımız çok mütevazıdır, bay Mori
Adam takdir ile başını eğdi...
Eiji Mori: Bu benim hoşuma gitti.
Kısa sohbet sonrası Sumiko hanım kimse duymasın diye öğrencisinin kulağına fısıldadı...
Sumiko Hanım: Görmek istediğim herkes gelmiş. Çok güzel. Bir pirinç tatlımız daha var. Üç aday seçtim. Hangisi olacağına sen karar vereceksin.
Kimseye çaktırmadan kimononun içinden küçük bir kutu çıkardı. Kapağını açtı.
Sumiko Hanım: Bay Eiji Mori. İpek fabrikasının sahibi.
May: Ama o... çok yaşlı.
Sumiko Hanım: Çok zengin ama. Ve çok saygın biri! Bir düşün derim. Bir de pencerenin yanında oturan adama bak. Şehir yöneticisinin yardımcısı, Kio Sugai'nin ta kendisi. Bir de şurada, kalabalık masada oturan beyefendi. Taizo Hori, hakim.
May: "Eiji Mori kesin olmaz. Ona teselli olarak sadece şarkı söylerim, şarkı seviyordu galiba?"
Maiko hocasının elinden çalgıyı aldı ve Taizo Hori'yi seçti...
——————————————————–––––——————