Keyifli okumalar...
Sabah 9'da uyandım. Uyanmam ile kalmam bir olmuştu çünkü Henry istediğim Alvin Kade ile olan buluşmayı saat 10'a ayarlamıştı. Buluşma için hazırlanmaya başladım. Saat yaklaşırken evden çıktım. Sokağın başına baktım. Herkes işe gitmek için acele ediyorlardı. Bugün 2 Temmuz'du ama bana bahsettikleri vakadan kaç gün sonra bana söylediklerinden habersizim. Kendi kendime düşünürken buluşma yerimiz olan parka geldim. Kimsecikler yoktu. Biraz bekledikten sonra saat tam 10'da uzaklarda bir adam belirdi. Tahmini 1.90 boylarındaydı. Yaklaştıkça yüzünü daha net bir şekilde görebilmiştim. Kumral saçları ve renkli gözlü olması dikkatimi epeyce çekmişti.
-Siz Dedektif Ryan olmalısınız.
-Evet. Ta kendisi. Size nasıl yardımcı olabilirim.
- Bunları burada konuşmak yerine daha gizli bir yere geçebilir miyiz? Mesela polis merkezindeki ofisime
- Benim için fark etmez ama bir an önce soruşturmaya başlamak istiyorum.
- Tamamdır beni takip edin.
Alvin'i takip ettim. Yol boyunca bir kelime dahi söylemedi. Bende sessizliği bozmak istemedim. Merkeze vardığımızda sıcak bir havası vardı. Alvin ofis kapısının önünü açtı. Bende içeri girdim. Alvin ben girdikten sonra içeri girdi ve arkamızdan kapıyı kapattı. Oda ufak veya küçük değildi. Geniş ve ferah bir havası vardı. Gözüm bir tahtaya takıldı üstü bir örtü ile kapalıydı.
- O tahta bu vakanın tahtası
- Ah pardon gözüm takılmış. Hem bakabilir miyim?
- Tabiki
Alvin tahtanın örtüsünü kaldırdı. Adamın fotoğrafı ve bir kadın fotoğrafı vardı. Ryan:
- Bu adam bahsettiğiniz vakanın baş şüphelisi falan mı çünkü fotoğraf uzaktan çekilmiş.
- Hayır ... Bu adam ... Sokakta ÖLÜ BULUNDU.
- Ölüm nedeni nedir?
- Ölüm nedeni: kaburgalarda kırıklar var. Bıçaklanarak öldürülmüş kaburga arasından saplanarak derin bir yara bırakmış. Kafasındaki deri zarar görmüş. Yüzü neredeyse parçalanmış yani kimliği belirlenemiyor. Öldürülüp sokağa atılmış. Ya da o sokakta öldürülmüş
- Peki... Bıçaklanıp bıçak çekildikten sonra yere mi düşmüş?
- Sanmıyorum baş kısmında veya diz kısımlarında çarpmaya dayalı bir zedelenme yok.
- Ölüm saati belli mi?
- Saati belli değil ama bıçak izi soğuktu. Ama tahminim gece yarısında sonra saat 02.30 olabilir.
- Başka yerinde bir iz veya bir çizik var mıydı?
- Ben kendim şahsen inceleme fırsatı buldum ama dediğiniz gibi bir iz veya çizik yoktu.
- Benim görebilme şansım var mı?
- Görebilirsiniz ceset hala sokakta. Sokağı kapattık kimse geçmiyor. İsterseniz gidelim.- Tabi hemen gidelim.Olay yerine vardığımızda saat 13.00 dı. Etrafa baktım ve bir ipucu bulmaya çalıştım. - Boşuna bakma ben her tarafa baktım. Hiçbir şey bulamadım.
Alvin bunları konuşurken ben cebimden bir mendil çıkardım. Çöplerin arasında bir bıçak buldum ve bunu mendile sarılı halde Alvin'in görebileceği bir yüksekliğe kaldırdım. Alvin fal taşı gibi açılmış gözleri ile bana bakıyordu. Bu kadar kısa bir sürede bir delil bulmuştum. Hem de cinayet silahını bulmuştum.
-Bir şey mi diyordun dostum.
- Ama nasıl ben her yeri iyice baktım
- Demek ki gözünden kaçmış.
- Daha birkaç gün önce bir çöpte siyah eldiven buldum.
- Neden daha önce söylemedin.
- Buraya gelip ne yapabileceğini görmek istedim. Yüzümü kara çıkartmadın geleli daha birkaç dakika olmadan cinayet silahını buldun. Seni hafife almışım.
- Bıçağın üstünde kurumuş kan lekeleri var. Bu da demek oluyor ki öldürdükten sonra bıçağı temizlemeye çalışmış ve sonrada buraya atmış. Ayrıca... Bu kurumuş kan izleri bu cesedin ölüm saatini verirdi ama sen bu olayı 1 hafta sonra söylediğin için saat kaçta öldüğünü bilmiyorum.
- Bu elimizde iki delil ve bir tanık olduğu anlamıyor geliyor. Bu iyi bişey birkaç saat içinde ilerleyemediğim vaka şimdi yavaş da olsa ilerliyor.
- Tanıkla bizzat kendim konuşabilir miyim?
- Ama daha dün konuştum. Belki konuşmak istemeyebilir.
- İsteyecek...
Dedektif Ryan ve Polis Alvin tanığın evine yani Elena' nın yanına gittiler.
Elena ilk başta konuşmak istemedi ama Ryan ısrar edince Elena kabul etti.
- Neden benimle konuşmak istediniz?
- İsminiz Elena di mi?
- Evet de ne istiyorsunuz?
- Bana ilk ihbar ettiğiniz saati söyler misiniz?
- İşten saat 19.00 civarı çıkıyorum. Polis karakoluna 20.00 da vardım girerken saati kontrol ettim bir beş dakika sonra bir polis memuruyla konuştum.
- Evden kaçta çıkarsınız?
- Sabah 7
- Nerelerden gidersiniz?
- Tamam nereye varmaya çalıştığınızı anladım saat 10 civarı o sokaktan geçerim. Saatim hiçbir zaman şaşmaz. Hep saat 10.10 da geçerim.
- O gün sokaktan geçtiniz?
- Evet geçtim ama yerde yatan adamdan uzak bir şekilde hiçbir yere bakmadan yanından geçtim ve gittim.
- Garip bir durum yok muydu ?
- Yoktu. Adam yerde yatıyordu. Etrafta iki tane şişe vardı. Oysa her zaman fazla şişe olurdu. Etrafta bir böcek dahi yoktu. Yani her zaman ki hali vardı. Sokakta bir değişiklik yoktu.
- Tamamdır teşekkürler. Bu kadardı.
Bu konuşmalar yaşanırken Alvin sadece oturup konuşmayı dinliyordu.
Evden çıktıklarında direkt polis karakoluna gittiler. Çünkü adamın üstündeki kıyafetler birkaç gün önce kaybolmuş bir adamın giydiği kıyafetler ile benzerdi.
Nasıl buldunuz
Umarım beğenirsiniz