Kim konağı saat gece 02:42
Olay gecesi tarih 16/04/2018
" Çünkü tatlım nefesinin korkudan nasıl titrediğini hissediyorum " diye yankılandı karanlık ve soğuk olan ses evin için de sonra tekrar ölüm sessizliğine boğuldu o gösterişli söz de kale gibi olan ev aslında o da biliyordu tatlı avının onu duyduğunu dudaklarını sinsi ve kurnaz bi gülümseme esir aldı "Çünkü tatlım çıplak ayak sesinin parkede çıkardığı o tatlı sesi duyuyorum!"
Ses tonu daha kararlıydı bu sefer daha tehlikeliydi yavaş bir biçim de ayakkabılarının yerde bıraktığı tok sesle beraber bir bir çıktı merdivenleri eli kahverengi saçlarına doğru kısa bi yolculuğa çıkardı ve gözlerinin tam üstüne serpilmesine izin verdi beyaz teni ve siyah gözleri daha da tehlikeli gösteriyordu. Onu istiyordu tam şuanda onun korkusunu ve canını istiyordu o KİM VARİSİNİ İSTİYORDU ve alacaktı da onu o kadar uzun süredir arzuluyordu ki bedeni artık dayanamıyordu çığlıkları duymak istiyordu esmer tenine açacağı yaraların nasıl duracağına, adını sayıklayıp bağırınca nasıl olacağını deli gibi merak ediyordu ama bedeni onun aksine o kadar yavaştı ki sanki istemeden yaptığı zora ki bir iş gibiydi gibi eğlenceli kısmı da bu zor ulaştığı yemeğin daha lezzetli olacağını bilecek kadar da tecrübeliydi.
"Kokunu , fazla adrenalinden terleyip buraya kadar yayılan o şeker kokun, titreyen bacaklarını, gözlerini kapatman, ellerini başına sabitleyip kulaklarına baskı yapmaya çalışman, sesimi duymamaya çalışmanı hepsini biliyorum! Bebeğim bu gece avlanıyorum kokunu çok uzaklardan alıyorum." Son sözüyle birlikte bitirdiği merdivenlerin üstünde bi kere serçe zıpladı sonra sonra lezzetli bir şey kokusunu almış gibi havayı iyiyce içine çekip dudaklarını yaladı gözlerinin içi parlarlıyordu maskesini çenesine indirdi ve uzaktan duyan birinin tatlı bulacağı şekilde kıkırdaması sardı tüm katı ama o biliyordu ve o evin içinde saklanan korkuyla bekleyen Kim varisi de biliyordu o hiçte masum bi gülüş değildi o biliyordu onu bulursa canını yakmakla kalmayacaktı sadece.
Kim konağı saat sabah 09:32
Olay günü sabahı tarih 15/04/2018
Her şey normaldi aslında her zaman ki gibiydi bugün ya da genç olan öyle sanıyordu sabah erken saatlerde kalkmıştı bugün babasının Japonya'da ki toplantısı için gideceğini ve bu babasıyla geçireceği en uzun ayrılığı olacağını biliyordu. Neredeyse 19 yaşında olmasına rağmen babasına çok bağlıydı genç oğlan her seyahatin de o da giderdi ama artık biliyordu büyümüştü ve ağlayıp sızlanmayacaktı 'ben de gelmek istiyorum' diye yataktan kalkıp alt kata indi özel olarak babasına aylarca yalvarıp yaptırdığı turkuaz mutfağa girdi bu ev annesinden hatıraydı ve babası evde tek bir şeyin değiştirmesini istemiyordu ama oğluna ne kadar karşı çıka bildirdi ki o da izin vermişti haliyle.
Hızlıca buz dolabını açıp güzel bir kahvaltı hazırladı o sırada babası gayet şık ve asla yaşını belli etmeyecek kadar dinç şekilde mutfağa girdi kravatını düzeltirken "Günaydın tatlım neden erken uyandın" diye seslendi babasının sesini duymasıyla hemen arkasını döndü genç oğlan ergenliğinden öncekine nazaran daha kadifemsi ve kalın sesiyle konuştu zar zor "B-b baba ben ş - şey sana kahvaltı hazırladım!" babası oğlunun bu tatlı yükselişi ve panik haline hafifçe gülümsedi yanına yaklaşıp saçlarını elleriyle dağıttı panik yapınca kekelemesi ona hala garip bir hüzün veriyordu.
Genç oğlan annesinin gözlerinin önünde öldükten sonra uzun bir süre konuşmamış babasında nefret edip ölmek için her gün Tanrıya yalvarmış babasının hali yükselişte olan mirası annesinin sonuna zemin hazırlamıştı nasıl unuturdu ki sırf para için evlerine girip annesini vahşice öldüren kişileri yıllar geçtikçe babasının bir suçu olmadığını ve ölmenin bir şeyleri asla eskisi gibi haline getirmeyeceğini anlamıştı bu yüzden sesiz halleri önce ağır bir konuşma bozukluğuna ardınından da kekelemeye bırakmıştı yerini şimdilerde ise ara sıra kendini beli eden kekeleme başlamıştı ama şuan çok daha iyiydi sadece panik yapınca ortaya çıkan tatlı bir kusurdu babasına göre sadece ona göre ama oğlu bundan nefret ederdi.
"Gerek yoktu ki oğlum ama şunu bil ki lezzetli duruyor bu yüzden asla hayır demeyeceğim aferin tatlı bebeğime ama keşke bu kadar erken uyanmasaydın sonra başın ağrıyor biliyorsun bünyen zayıf ilaçlarını aldın mı sen bakalım? " genç oğlan babasının duyamamış gibi yapmayı tercih edip sadece gülümsedi azarlama ile karışık bir halde beraber kahvaltı masasına geçtiler baba oğul uçak saatine kadar sohbet ettiler babası gitme vaktinin yaklaştığını görünce, "Artık gitmem lazım tatlım ama içim hiç rahat değil nasıl yapacağız böyle sen de mi gelsen hadi gel biletini orada hallederiz hadi." İçinde büyük bir alev olmasına rağmen gülümseyip babasına sarıldı sarışın oğlan.
"Baba, baba, baba artık büyüdüm 3 gün sadece 3 gün dayana bilirim dayana bilirizz inanıyorum bize hem bak bi çok güvenlik var ben de bugünü tembellik günü ilan edeceğim kendime, sen gelene kadar bu koca yer bana ait olacak belki gizli bir oda bile bulurum." Gülüşmeler ve şakalar ile babasının yanaklarına kocaman iki büyük öpücük kondurdu elini yumruk yaparak havaya kaldırdı ve kare gülümsemesini sundu babasına "biliyorum, biliyorum ama ne bileyim genel de hep sen gelmek isterdin ama tamam bu sefer senin dediğin olsun fakat bir daha ki ne asla izin vermiyorum, seni seviyorum, bunu unutma oğlum ben yokken odamı karıştırmayı aklından bile geçirme sana diyorum Tae asla tamam mı aklından bile geçirme genç adam."
"M-merak etme babacım dergilerini görüp zevsizligini görmeye niyetim hiç yok ayrıca bikini modelleri il -ilgimi çekmiyor~." Genç oğlan büyük bir kahkaha eşliğin de kapıyı kapattı babasının arkasından, ardından kendini mutfağa atmıştı hep annesiyle yaptığı gibi babası ne zaman iş seyahatine çıksa annesi kendini hemen mutfağa atar biricik eşi gelene kadar aklını meşgul ederdi bu annesinden kalan bir alışkanlıktı eve erken geldiğin de babası gelene kadar kendini böyle oyalardı fazla duygusallık yaptığını fark eden genç oğlan göz yaşlarını hemen geri gönderip sıcak bir bitki çayı hazırlamaya koyuldu.
Kim konağı saat gece 02:55
Olay gecesi tarih 16/04/2018
Seni seviyorum baba diye geçirdi içinden her şeyden çok keşke dedi ağlamaktan nefes kesilmiş olan genç oğlan keşke babama beni götürmesi için yalvarsaydım onu dinleseydim sikik büyüme olayını aklıma takmasaydım arkadaşlarımı jimin ve taemin 'kes babanla takılmayı bu can sıkıcı olmaya başladı' demesini umursamasaydım baba kurtar beni yalvarırım diye tekrar etti içinden ellerini başına dayayıp neler olup bittiğini düşünmeye çalıştı genç oğlan sakince hep babasının dediği gibi 'insanları deniz de öldüren şey su değildir paniktir' diye tekrar etti sessizce panik yapmak şuan onun için büyük bi aptallık olurdu o yüzden sakinleşmeye çalıştı derince bi nefes alıp, gözlerini ve akıp duran burnunu tişörtünün koluyla sildi, ellerini soğuk betonu hissedecek şekil de yere bastırdı ve düşünmeye başladı.
Oturma odasında oturuyordu elektrikler kesildi durduk yere normal bir kesilme olduğunu sandı genç oğlan jeneratörün devreye girmesini bekledi ama öyle olmadı sonra hızlı gelişti her şey evi bi tıkırtı doldurdu sonra mutfaktan gelen kırılma sesi ve o zarif ama insanın kanını donduran "tatlım" kelimesi beynin de kırmızı alarmı çaldırmaya yetti öylece dona kaldı ardından nasıl başardı kendisi de emin değildi ama masanın üstün de duran soymaya çalıştığı portakala saplı bıçağı çekti ardından hızlı ama sessiz bi şekilde üst kata koştu bu sesi de aklından uydurmadığına emindi, uydurmadı biliyordu bu yüzden hemen harekete geçti bu tür durumlarda gelen belirsiz sese doğru yaklaşmak aptallıktır hele anneniz 3 yıl önce bu sebepten ölmüşse o yüzden seri bir şekil de merdivenleri çıktı arkasından onunla birlikte koşma, bağırma sesi duymayı bekledi ama evi sessizlik doldurdu olmayan şeyler duyuyor olmazdı çünkü kırılan şeyin mutfak camın önünde tam bir saat önce bıraktığı çay bardağı olduğunu biliyordu üşendiği için direk dışarı baktığı canım önüne bırakmıştı ardından meyve alıp tekrar oturma odasına dönmüştü.
Tamam bu kadar iyi korunan bir eve kolayca girdiğine göre zekiydi yada deliydi diye düşündü ama isterse o her kimse ondan zeki olacağını biliyordu zekiydi bir çok şey biliyordu, bu konuda defalarca eğitim ve gördü terapi aldı evet biliyor ama panik yapması bunları gölgeye düşürüyordu ve en önemlisi bu evi avucunun içi gibi biliyordu.Ondan her kimse daha "zekiyim,daha akıllıyım, sakin olmalıyım" dinliyordu nereye hangi odaya gireceğini anlamaya çalışıyordu bekli de bir kilit sesi ama hayır kendini bir odaya kilitlemek sadece aptallık olurdu bu evden çıkış iki çıkış var dış kapı ki zaten elenmişti o aşağıdayken yanından geçip gidemezdi ve bir de tavan arası vardı ama anahtarı babasındaydı yani o da uygun değildi.
Belki, belki sıradan bir hırsızdır diyordu içten içe ama annesinin ölüm anı şuan kafasının için de başa sarıp duran bi filim gibiyken buna beynini indıramıyordu şuan en iyi senaryo buydu inanması lazımdı üst katın zeminde yuvarlar çizerek yürüdü ses yoktu duvarlara yakındı yukarı biri çıkarsa onu görmeyecek ama duyacaktı ayakkabıları vardı yani olması lazım eve nasıl girdiği anlayamıyorum genç olan güvenlikler vardı burası çok sıkı korunuyordu nasıl elini kolunu sallayarak bahçeye girdi nasıl, yaptı düşünmekten delirecekti yaklaşık 5 dakikanın ardından daha fazla dayanamıyıp elini duvara yavaşça bastırdı kapı açıldı bu bir saklanma yöntemiydi annesi ölünce babası bunu hemen 1 ay sonra yaptırdı bu onu duvarların arasından çamaşır odasının arkasına yapılmış bir odaya çıkartırdı ki öyle de olmuştu ama tek sorun bu sadece saklanma alanı yani bir çıkışı yoktu sadece babasının ve genç oğlanın odasına açılan kapılar vardı bunların hepsi üst kata yalnızca çamaşır odası alt kataydı tek yapması gereken o gidene kadar beklemekti.
Kim konağı saat gece 04:11
AMA BU SİKİK PİÇ VAZ - VAZGEMEDİ tam 1 saat 1 saattir evde dolaştı bir çok şey kırmış, odaları gezmiş, şarkı söyleyip gezme devam etti bir ara benim olduğum duvarın önünden bile geçti beni öldürmek istiyordu belki de başka bir şey ama, ama bildiğim ve emin olduğum tek şey beni tanıyor babamın gideceği günü bilmemesi öylesine denk gelmesi imkansız babam bazen 3 ayda bir bazen de hiç çıkmaz yurt dışına ama ne zaman gidecek olsa bunu evde belirler sabah bavulunu hazırlayıp havalimanına geçer yani sekreterinin bile son anda haberi olur, benim gitmeyeceğimi de biliyor, bugün cuma derslerimin bittiğini biliyordu, yarın hafta sonu kimse gelmeyecektir, cumartesi kimse evden çıkmadığı mı bilir, telefonum salonda kaldı kimseye haber veremiyorum, güvenlikten bir ses gelmedi başka açıklaması yoktu bu imkansızdı 30 kişiye tek başına ne yapabilir belki de tek değildi bilmiyorum sonuç olarak buraya hapsoldum. RESMEN Bİ SUÇLUYLA AYNI EVİN İÇİNE HAPİS OLDUM! Düşüncelermin arasında boğulurken aniden gelen yüksek ve kalın ses ile gerçekliğe geri döndüm.
"Bu sıkıcı çık da seninle babacığın seninle eğlensin, ÇIK ORTAYA SENI NALET VELET!!" beynim tekrar peltek hale gelmişti sakinleş, sakinleş aptal Tanrım, Tanrım ne saçmalıyor bu piç tamam sakin ol sen Kim Taehyung, Kim Taehyungsun diye bağırıyordum içimden düşün, düşün ne yapabilirim sikim, sikim, sikim, sikeyim ellerimi saçlarıma serçe geçirdim biliyorum buradan çıkış yok yok o gitmeden çıkamam ya da o gitmeden 3 gün boyunca babamın gelmesini bekleyemezdim enin de sonun da beni bulacak beni öldürecek ne yapmalıyım dolan gözlerim görüşümü bulanık bir hale getirmeye başladı tekrardan.
"Tatlım acaba neredesin çık da tenine güzelce izler bırakayım söz jilet izlerinden daha acılı ve kalıcı olucak bu devirde ki tüm ergenlerin büyük sorunu ama senin ki farklı senin ki özel bebeğim bu bizim sırrımız özel sırrımız. "Daha sert ve yüksek sesiyle berbat bir güç dahilin de tahmin ettiğim üzere üst kata ki büyük heykel yere çarpıp paramparça olmuştu sesi aninden tüm evi sardı tam bu sırada hiçte sessiz olmayan bi hıçkırık dudaklarımdan firar etti ellerimi sıkı sıkı ağzıma sardım nefesim kesildi kalbim kulaklarımı sağır edecek kadar şiddetliydi vücudum ter için de kalmıştı çünkü nalet piç tam üstümde babamın odasındaydı belki bir an sadece bir an söylediği şeylerin benim sırrım olduğunu ve bunu bilecek tek bir kişi olduğunu hatırlasaydım sakin olsaydım her şey farklı olabilirdi ama dedim ya panik her şeyi yutar.
"Demek ...... " Sesini duyamıyorum yaklaşık 10 dakikadır tek ses yoktu bir şey planlıyor diye düşünüyordum ama duyduğum ve o tık sesiyle plan yapmaktan çok gizli geçiti aradığını anladım bunu nasıl bilebilir tek bir saniye nefesinin kesilmesine, titreyen çenemi dişlerimi kıracak şekilde sıkmama yeti o duvarlara vurarak gizli kapıyı buldu, o buldu girişi buldu ayakkabısının zemin de çıkardığı tok sesiyle hızlanan nefesim kalbim patlayacak kadar hızlı atmasına eş değerdi o adım attıkça nefesim kesiliyordu korku gerçekten hiç bir şey korku da olduğu gibi nefesimi kesemezdi kalbim benim zavallı kalbim kaburgalarıma dar gelip adeta dışarı çıkmak için savaş veriyor Tanrı şahidim eğer bugün ölmezsem bu kalp daha fazla dayanmaz bu olanlara zaten Tanrım ÖLÜCEM, ÖLÜCEM hiç bu kadar net hissetmedim bunu annem öldüğün de ben cidden ölüyorum sandım ama hayır ölüm tam olarak bunu hissettiriyor, ne yapacağım ben daha hiç bir şey yaşamadım ben daha gurur duyulacak hiç bir şey yapmadan ölecek miyim burada beynim, beynim susmuyor babamın dediğini yapmalı o sikik ilaçları içmeliydim.
Arkamdan konuşacaklar ailesi bile memnun değili ondan diyecekker, bencil hep suratsızdı diyecekler, gülmezdi babaannem bile daha anlayışlıdır diyecekler, utanç kaynağı hiç bir başarısı yok hiç bir şey beceremedi aptalın teki diyecekler,düzgün bir evlat bile olmadı sorun kaynağı bir salaktı diyecekler, istekleri bitmez memnuniyetsiz ne yapsan beğenmeyen memnun olmayan bir zavallı kimsenin değer vermediği tek başına markete giderken bile tereddüt eden biriyle konuşurken elleri titrenen karşıdan karşıya geçerken bile yardıma ihtiyacı olan biri kim gurur duyar ki onunla o hiç bir şey başaramamış o zavallı diyecekler ölmeyi hak etti sonu annesi gibi oldu diyecekler.
Bunları o kısa anda nasıl düşündüm bilmiyorum ama duyduğum yakın ve tonu tanıdık ses hepsini bir anda susturdu. "Tatlım?" Sesi artık daha yakındı sikim ben ne yapıyorum pes edemezdim bu kadar basit değil ben ölmeyeceğim buna izin vermiyorum en azından çabalamadan olmaz hızlıca yerden kalktım seri adımlarlar onun geldiği yöne ters olan babamın odasının doğru yol aldım arkamdan gelen adım sesleri yükselince koşmaya başladım vücudum titreyip, terliyor öyle ki üstümdeki tişört sırtıma tamamen yapışmış haldeydi hızlı bir şekilde babamın kapısının olduğu kısma gelince kendimi içeri attım ardından ayağımda ki terliği çıkartıp kapıyı geri açtım ve terliği kendi odama doğru olan koridora attım umarım buna kanar ve o yolu takip ederdi. Vakit kaybetmeden hızlı bir şekilde odanın kapısına yöneldim elimi kola koydum ama kapı açılmadı zorladım ama o yine de açılmadı dizlerimin üstüne düştüm titriyordum kilitliydi bu bir tuzaktı ve o bu kadar zamandır evi gezmiyordu o çıkışları kapatıyordu.