iştee bölüm 2 iyi okumalarr🖤🤍
Kasamı bir anahtar yardımıyla açtım ve paraları saymaya başladım. İçinde neredeyse 10 araba 10 ev alacak kadar fazla param vardı. Ama ne yapacaktım ki. Zaten bu kocaman evde tek başımaydım. Bu lüks yaşam. Tatiller yiyeckler içecekler. Hepsine sahiptim. Ama sahip olamadığım, ve muhtemelende olamayacağım tek bir şey vardı. sevgi beni çocukkende kimse sevmezdi. Annem de babamda. Sonra bir yetiştirme yurduna bıraktılar zaten. Sevgisiz ve ilginiz bir çocuktum ben hep dışlanırdım. Çocuklar beni aralarına almaz üstüne benimle alay ederlerdi. Bende her teneffüs yalnız olduğum belli olmasın o çocuklar yine gelip benimle alay etmesinler diye, yakalamaca oynayan tanımadığım çocukların onlara fark ettirmeden peşinden koşar, sanki bende oynuyormuş gibi davranırdım. Bunu yaparken o kadar mutlu olurdum ki... Sanki gerçekten oynuyormuş gibi hissederdim içe kapanık ve çok çekingendim. Yetimhanede bir abla vardı, adı burcuydu annem gibiydi o benim ama o da ben 14 yaşımdayken yetimhaneden gitti başka bir şehre taşındı. O bana derdi ki
*bak deryacım. İnsanlar seninle alay ediyorlarsa bu seni kıskandıkları anlamına gelir. Onda olmayan birşeyin sende oluşundan kaynaklıdır bu üzme kendini artık ne olur
*burcu abla kim beni kıskanır ki. Benim annnem bile yok.onların anneleri onları okul çıkışı almaya geliyor. Öpüyor kokluyor günün nasıl geçti diyor. Ama ben tek başıma buraya geliyorum. Benim daha bir annem bile yok ki burcu abla. O kadar istiyorum ki annem olmasını. Saçlarımı örmesini,benimle oyunlar oynamasını.. ama yok burcu abla ben annemin kokusunda uyumak istiyorum burcu abla. Rutubet kokusunda değil.
Ve burcu abla bu konuşmanının sonunda bana sarılmıştı, saçlarımı taramış ve örmüştü. Annem gibi hissetirmesede,yinede hoşuma gitmişti mest olmuştum. Canım burcu ablam. Şimdi nerelerde acaba.
Bu günlerde soygun işlerine ara vermiştim. Son patlattığım bankadan çok iyi para gelmişti ve zaten çok fazla param vardı. Lüks bir evim onlarca spor arabam vardı. Evet size tuhaf gelebilir. Çetem filan yok.. tek başımayım. Ama başardım. Tuhaf yollardanda olsa başardım.
Sabahın erken saatlerinde kalktım siyah saçlarımı düzelttim dolaptan bir bira aldım ve içtim. Kahvaltım buydu.
Bilgisayarda bir sürü mail geldi. Biramıda alıp masama geçtim. Gizli bir hesaptı. Maili açtığımda gözlerim yuvalarindan fırladı. Mesaj da şöyle yazıyordu
yediğin tüm haltlardan haberim var. Birazdan evine polisler gelecek. Sakin ol. Ve panik yap.
bu saçma maili kimin attığını bir çırpıda öğrendim. Tabii kide düşmanım. Faruk hakan çevik atmıştı. Şaşırmamıştım. Çünkü beklediğim birşeydi. Beni korkutmak için her ay böyle mailler atardı. Psikopat ne olacak.onu sevmediğimi söylesemde kafayi bana takmıştı ruh hastası.
Faruk'un ofisinin önündeydim siyah saçlarımı düzeltip emin adımlarla içeriye doğru yürüdüm faruk'un odasına girdim kapıyı çarptım masasını ellerimi koydum ve *Sen ne yapmaya çalışıyorsun adi şerefsiz derdin ne *dedim
-o tatlım hoş geldin şöyle otur. dedi bana kibar bir tavırla
-seni öldüreceğim gerçekten seni öldüreceğim bıktım artık senden hayatımı zindana çevirdin Yeter artık üzerimde baskı kurma bıktım senden
-hep o herif yüzünden değil mi hep onun yüzünden bu kadar mı aşka gözünü kör etti
-ben istersem o adamla evlenirim istersen başkasıyla sevgili olurum bu seni hiç alakadar etmez
Masayı ellerine vurup üstüme doğru geldi boğazımı sıktı silahı cebimden çıkarıp ona doğru çevirdim korkup masasının altına saklandı ben de onu konuşturup videoya çektim beni nasıl rahatsız ettiğini itiraf ettirdim kameraya silahı göstermedim emin adımlarla ofisinden çıkarken korumaları arkandan geliyordu koşarak arabama bindim ve eve gittim ideoyu paylaşacaktım evet çünkü intikam soğuk yenen bir yemekti