İçeriğe geç

SİYAH ÖRÜMCEK🕷️

Bölüm 1 · 10 dk okuma

SİYAH ÖRÜMCEK🕷️

Bölüm 1

Kaçış

Angel’ın ağzından:

Artık dayanamıyordum lanet işimi yapmaktan yorulmuştum hem de çok…Vall’dan yediğim küfürler ve hakaretler de vardı tabii.Yaklaşık bir buçuk yıl önce kaçtığım otele geri dönecektim.Adını tam hatırlamıyorum Hazbin Hotel gibi bir şeydi sanırım Vall tehditlerini artırınca kaçmak zorunda kalmıştım aşık olduğum adamdan beni koruyanlardan yuvam diyebileceğim otelden büyük savaş…Otelle ilgili hatırladığım tek şey o savaş Adam ve ordusu çok güçlüydü kılpayı yenmiştik yani Kral Lucifer olmasaydı muhtemelen ölmüştük.Alastorun öldüğünü sanmıştık ama yaşamıştı otel yıkılmıştı.Tekrar inşa etmiştik, birbirimizi hep korumuştuk.Oradan kaçmayı hiç ama hiç istememiştim hiç.İlk 10 ay sadece kendime olan nefretim ve Vall’ın tehditleri artmıştı.Sonra alıştım onlar ise beni aramaya gelmediler yani burda stüdyoda olduğumu tahmin etmeleri gerekirdi.Belkide beni aramaya bilerek gelmemişti savaşta ve otelin inşaatında uğraşmama rağmen yalan yok günahlarımdan arınmaya hiç uğraşmamıştım. Vall beni stüdyoda ki bir odada kalmaya zorlamıştı. Ama ben 10 ay boyunca oteli düşünmüştüm. Her neyse şimdi bunları düşünmenin zamanı değil kahvaltımı yapmalı ve bir bahaneyle kaçmalıydım.Kahvaltı da zaten çok bir şey değil yumurta peynir salatalık domates falan veriyorlardı Vall kiloma dikkat etmem gerektiğini sürekli söylüyordu.Kahvaltımı yarısını yedikten sonra tuvalete gitmek için izin istedim izin almıştım ama tuvalette ne yapacaktım? Pencere yoktu kaçabileceğim bir yer yoktu o an aklıma mükemmel bir fikir geldi her zaman yanımda taşıdığım silahlarla aynayı kırdım bir parça aldım sesi duyup gelen çalışanlar için kapının arkasında bekledim.Geldiler kıvrak bir hareketle hepsini teker teker elimdeki kırık ayna parçasıyla öldürdüm. Sonra üstümü temizledim ve tuvaletten çıktım. Stüdyo odasına gittim Vall beni orada bekliyordu.Sese kendi gelicek kadar cesur olmayan pislik bir güve.

-Angel Dust çekimler içim hazır mısın tatlım?

-Hayır…

-NE? Her neyse başlıyoruz

-Hayır dedim!

-Ne saçmalıyorsun?

Elimde ki kırım ayna parçasını bir anda boğazına dayadım.Korumalar ve çalışanlar beni gerçi çekmeye çalışırken Vall’ın boğazına bıçağı sapladım her yer çığlık sesleriyle oynuyordu. Öldürmeye etrafta koşuşturan çalışanlardan başladım.Bazıları çıkış kapısını açmaya çalışıyordu…

Bu iş böyle olmayacaktı odaya Carmilla’dan aldığım bir gaz bombasını attım.Teker teker bayılmaya başladılar bende önceden kilitlendiğim çıkış kapısını açtım ve kaçtım gazetecilere yakalanmamak için koşuşturanların arasından üstüme siyah bir palto almıştım.

Bir taksi çağırdım ve gelir gelmez bindim…

-Hazbin Hotel’e hızlı sür!

Taksici hiç bir şey demeden sürdü.

Otele vardığımda taksiciye parasını verdim.Otelin kapısında öylece dikiliyordum…Nasıl konuşacağımı onların nasıl tepki vereceğini.Kabul görüp görmeyeceğimi.Olayı nasıl açıklayacağımı sanki boğazım düğümlenmiş, ellerim ve kollarım bağlanmıştı.Aklıma stüdyo geldi,nedeni söyleyemesem de benim için açık ve net.Derin bir nefes aldım ve otele doğru bir adım atarak kapıyı tıklattım otel nedense kapalıydı.Aklıma ben kaçmadan önce de devam eden tamirat geldi.Otelin yarısı benim ve Husk’un ölümcül dövüşü yüzünden yerle bir olmuştu dışardan pek bir şey görünmüyordu ama yüksek ihtimalle içeri berbat haldeydi.

Otelin büyük kapısını tıklattım.Kapıyı Niffyy açtı bana gözlerini kırpıştırarak baktı ve bağırdı.”ANGEL!!” Bunu söylediği anda ilerideki masada harıl harıl bir şeyler konuşan Husk Charlie ve Vaggie bana baktılar ve Charlie

-ANGEL İNANAMIYORUM NASIL SEN NERELERDEYDİN!

Vaggie:

-Angel dönmüşsün…

Husk:

-NEDEN GELDİN? BİZİ BU ŞEKİLDE BIRAKTIKTAN SONRA NEREYE GİTTİN? DEFOL GİT BURADAN İSTENMİYORSUN S!RT!K

Hepsi tepkilerini zaten bekliyordum ama Husk’un tepkisi düşündüğümden daha sertti bütün umudum yerle bir olmasına rağmen devam ettim:

-Emm evet merhaba geri döndüm biraz işim olduğu için bir süreliğine ara vermek zorunda kalmıştım…Evet ımm beni özlediniz mi? Her şeyi anlatacağım ama biraz dinlenmeme izin verin lütfen.

-DİNLENMENE İZİN YOK BURADA OLMAYI HAK ETMİYORSUN DEFOL GİT!!

-Husk lütfen biraz sakin ol o ailemizden bir parça sonuçta kabullenmesen de durum bu biraz dinlenmesine izin verelim ve sonra onu dinleyelim Angel odan eski yerinden sen gittikten sonra hiç kimseye vermedik sadece biraz tozlu olduğunu umuyorum.Onu da Niffty temizleyebilir değil mi Nif?

-Ah Evet Kötü çocuk savaşta öldükten sonra birlikte yaptığımız odalar hala sapasağlam ve müşterilerle dolu!

-Keşke…Keşke onun yerine sen ölseydin! Yaşamayı hal etmiyorsun.

-Husk abartıyorsun! Kendine hakim ol!

Diye devam etti Vaggie.Hiç bir şey demeden yukarı çıktım üstüm kanlıydı fakat paltom yüzünden gözükmüyordu.Duşa girmek için odama çıktım, odam tozluydu ama her şey yerli yerinde duruyordu.Fat Nuggets hariç? DUR NUGGETS NERDE bunu fark ettiğim anda aşağı koştum aşağı inerken paltomu giymeyi unutmuştum.

-CHARLİE NUGGETS NERDE?!?

-Angel Nuggets dur, üstünde ki kanlar da ne

-ÖNEMLİ BİR ŞEY DEĞİL NUGGETS NERDE!

-Tamam tamam sakin ol bağırma Nuggets sen kaçtığından beri Husk ile kalıyor.

Bunu duyduğumda şok oldum ağzım bir süre açık kaldı.Kendimi toparlayınca sadece “ Husk’ta mı?” Diyebildim.Husk şaşırmış ve utanmış bir sesle:

-Onu ölüme terk edemezdim Değil mi? Ayrıca o kadar vicdansız da değilim bazılarına karşı tabiki..

Derken gözleri dolmuştu beni gerçekten merak ettiğini anladım ama neden beni aramaya gelmemişti? Bunların cevabını öğrenmek için henüz erkendi önce yaşadıklarımı ve neden kaçtığımı anlatmalıydım.

-Geri gelmemim ve gitmemin sebebini hikayesini anlatmaya başlıyorum…

-Ne anlatığın ne kadar duygu sömürüsü yaptığın fark etmez bu otelde kalamazsın s!kt!r!p gidiceksin!

-En çok kızgın olan sen olduğuna göre beni en çok sen özlemişsin Husky? Dedim gülümseyerek

-Haha ne kadar komik seni gram özlemedim sadece bizi yarı yolda bıraktığın için kızgınım!

Haklıydı. Evet haklıydı onları Otel’le ilgili planlarımız bitmeden yarı yolda bırakmıştım bu nedenle onlara hak veriyordum ama elimden gelen bir şey yoktu…

-Her neyse sen anlatmaya başla lütfen Angel

Dedi Charlie

-Başlıyorum…

Vall tehditlerini artırmaya başlamıştı Otelde kalmaya devam ettiğim sürece Otele adamlarını göndereceğini Otelle ilgili kötü iddalar çıkaracağını Vox’un…

Derken Alastor geldi

-Ah şu televizyon kafa eminim sana bütün şehri manipüle ederek otele kimsenin gelmemesini sağlayacağını falan söylemiştir

Dedi ve güldü.Devam ettim

-Keşke ama sadece şehri değil sizi bana karşı düşman edeceğini söyledi.. Bana karşı tac!zlerini de artıracaktı

Artık ağlıyordum gözüm dolmuştu Charlie istersen daha fazla devam etme dedi Niff peçete getirdi.

-Hayır hayır sizin benden nefret etmenizi istemiyorum.

Dedim ve Husk’a baktım

-Ama sanırım geç kalmışım

Derken de sesin titremeye başlamıştı.

-Ah Angel bize her şeyi anlatabilirdin.Ona birlikte karşı çıkabilirdik çok yanlış bir yol izlemişsin

Dedi Vaggie

-Angel şimdi üstünde ki kanları ve nasıl kaçtığını anlatmak ister misin? Diye devam etti Charlie

-Ben sadece yorgunum…

-Yukarı çık ve tekrar biraz dinlen ama gelince bugün bize her şeyi anlatacaksın yani üstündeki kanları ve nasıl kaçtığımı

-Husk ben….Lütfen benden bunu bekleme yarına kadar sabret olur mu?

Odama çıktım.

Fat Nuggets bugünde Husk’ta kalabilirdi yüksek ihtimalle o da bana kızgındı.Sonuçta onu resmen terk etmiştik geçici olsa da ben olsam ben de aynı duygular içinde olurdum.

Duş aldım. Tenimdeki kan lekeleri zor çıkmıştı…Duştayken Vall’dan bir mesaj geldi

“Üstünde ki kanları zor temizleyebilirsin ama günahlarını affettirmenin ve beni terk etmenin İMKANI YOK onlar senden o kadar nefret edecek ki stüdyo geri geleceksin bunu bildiğin için polise haber vermiyorum”

Şok oldum beni nasıl izleyebiliyordu? Tam o anda bir mesaj daha geldi “ YAPTIKLARINI GÖREBİLİYORUM ÇÜNKÜ SENİ İZLİYORUM BUNU TAHMİN EDECEK KADAR ZEKİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM SONUÇTA BANA RUHUNU SATARKEN DE PEK AKILLI DEĞİLDİN”

Mesajı okuduktan sonra gözlerim doldu küvetten çıktım ve kurulandım üstümü değiştirirken artık ağlıyordum.Bunların hiç birini istememiştim birden aklıma Husk ile söylediğimiz şarkı geldi “ Loser Baby” beni rahatlatması gerekirken aklıma Husk’a da kaybettiğim gelince daha çok ağladım 2 saat boyunca araklıksız ağlamıştım gözlerimden kan gelmesinden korktuğum için ağlamayı kestim ve yemeğe indim…

sofraya oturdum.Yemeğe başladığım da Vall’dan bir mesaj daha geldi “Bizim Yemeklerimiz Daha Güzel Değil miydi? :) “ Fazla ileri gidiyordu,

-Hemen geliyorum

-Peki Angel

-Gelmesen de olur?

-Komik değil Husk

-Şaka değildi ki

Odama çıktım ve telefonun hattını çıkarıp kırdım. Vall’ı engellersem bir şekilde bana ulaşacağını biliyordum.Tekrar yemeğe indim

Yerken Niff

-Angel odan çok tozlandı mı? Veya veya BÖCEK VAR MI

Ürkünçtü..

-Hayır yok saol Niffty

yemeğimi bitirdim Vall’ın ağır diyetlerinden sonra güzel bir yemek iyi gelmişti. Ellerimi yıkamak için banyoya gittim ellerimi yıkarken yüzümü de yıkamak istedim ve aynaya baktığımda şok oldum…Yüzümde siyah lekeler vardı.Çok şaşırdım çünkü daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Kabarmıyordu acımıyordu sadece lekeler vardı. Doktora gitmeye karar verdim. Telefondan randevu aldım.Yarıj gidecektim…

O sıra aklıma Nuggets geldi hemen Husk’un yanına gittim.

-Husk artım Nuggets’ı alabilir miyim?

-Seni görmek isteyeceğini sanmıyorum sonuçta onu da bırakıp gittin

-Haha sonuçta seni bırakıp gittim ve sen bana küstün ama Nuggets senden daha zeki olduğu için bana küsmemiştir dedim gülerek,

aslında sinirden gülüyordum her seferinde böyle karşılık vermesine sinir olmuştum sonuçta ordan kaçmak zorundaydım.Ve o, o bunu biliyordu ona ilk söylemiştim ve oda bana savaşmamız gerektiğini söylemişti ama ben dinlememiştim, büyük ihtimalle bu nedenle diğerlerinden daha kızgındı ben olsam bende aynılarını hissederdim…

-Angel sus ve al şu lanet domuzunu

-Peki

Aldım ve yukarı çıktım Husk yüzüme bile bakmadığı için lekeri fark etmemişti.

Öğlen olana kadar Nuggets’la ilgilenmiştim ve bana kızgın bile değildi demek ki Husk’tan daha zekiydi.

Öğlen olunca Husk ile daha fazla görüşmek istemediğim için bir restaurantta gittim hattımı kırdığım için beni arayabiliyor ne mesaj atabiliyorlar dı bende kapıma nereye gittiğim ile ilgili bir not bırakmıştım.Restorantta bir şeyler yedim ve parasını ödeyip çıktım. Nereye gideceğimi bilmiyordum. Yüksek ihtimalle Vall’ın adamları beni aramaya başlamışlardır diye düşündüm ama Husk’ı görmek istemediğim için bir parkta bankta akşam olana kadar oturup telefona baktım.Sonra bir kaç adamın ışık direklerine bir şeyler astığını gördüm. Onlar gidince astıkları kağıda baktım…

Kağıtta “ANGELDUST KAÇMIŞTIR ONU BULUP STÜDYOYA GETİRENE 100000 DOLAR” Yazıyordu şaşırmamıştım hatta hiç heyecanlanlı veya korkmuş değildim sonuçta artık tanımlamaz hale gelmiştim yüzümde ki lekeler çok artmıştı.Hastane randevumu bugüne almaya karar verdim.Tam Randevu için arayacaktım ki aklıma arandığım ve hattımın olmadığı geldi ama kağıt daha yeni asılmıştı yani doktorun görme olasılığı azdı bir telefon kulübesi bulup Hemen hastaneyi aradım ve randevumu erkene aldırdım.

Randevum 1 saat sonraydı kulübesinden oteli aradım Niffty açtı bugün gelemeyeceğimi söyledim. Birazdaha parkta oturdum ve lekeleri inceledim simsiyah lekeler neden olabilir? Daha fazla meraklanırken randevu saatimin geldiğini fark ettim. Hastaneye koştum

-Evet siz AngelDust olmalısınız

-Evet bu da kimliğim

-Doktorumuz sizi bekliyor lütfen içeri girin…

Girdim ve girer girmez doktor merhaba sizi şöyle şu sandalyeye alayım oturdum ve eldivenle yüzümü inceledi:

-Normal de güneş yanığı veya Güneş lekesi olabilirdi ama bunlar çok büyük ve simsiyah. Sizi bir saat kadar daha burada tutacağım.

-Peki doktor bey

Doktor diyer doktorlara sordu ve kimse ne olduğunu bulamadı. Sadece bir leke giderici ilaç yazdılar eczaneden alıp otele döndüm çok geç gelmişti saat gece 3 gibi bir şeydi kapıyı uykulu Niffty açtı.Uykulu bir şekilde “Gir” dedi.

İlacı yüzüme sürdüm ve uyudum.

Sabah uyandığım da müşteriler de uyanmıştı sabah kahvaltılarını ediyorlardı. Anlaşılan en sonki imhamdan dolayı bize güvenmeye başlamışlardı Husk yine barında bardakları temizliyordu. Bir meyve suyu aldım yüzümde ki lekeler geçmemişti, galiba ilaç geç etki ediyordu. Husk yüzümde ki lekeleri umursamıştı. Meyve suyumu alıp bir masaya oturduğum sırada Huks’un yanına beyaz bir kedinin geldiğini gördüm ilk başta müşteri sandım. Ama Husk ile ilgili konuşmalarını duyunca şok oldum ve gözlerim doldu konuşmaları şu şekildeydi:

-Nasılsın canım?

-Canım?

-Evet sorun mu var canım

-Hanımefendi sizi tanımıyorum bile sizi şikayet etmeden gider misiniz?

-Heyy neden böyle davranıyorsun tatlım tanışabiliriz ne dersin?

Husk’ı rahatsız ettiğini görünce yanına gittim:

-Bir meyve suyu daha istiyorum parasını maaşınıza öderim barmen bey, zaten zam alacaktınız

Kadın beni duyunca uzak bir masaya gitti

Husk bana garip garip baktı

-Rica ederim

Dedim ve gittim. Ben masaya otururken beni izledi ve meyve suyumu getirdi, aldım üstünde”Teşekküler ama kendim de halledebilirdim her neyse bu benden olsun” Yazıyordu.Ona baktım dudaklarını okudum “seni affettiğimi falan sanma” dedi. Umursamadım ve meyve suyuma baktım.Bitirdim ve bir tane daha almak için bara gittiğim de Husk’ın beyaz kedi ile konuştuğunu gördüm…

Gülüşüyorlardı Husk benim yanımda şöyle dedi:

-Önümüzde ki cuma benimle buluşmak ister misin Fluffy?

-Ah evet tabii olur ama şimdi gitmem lazım tatlım görüşürüz ha bu da kartım numaram var ararsın :)

-Görüşürüz tatlım

NE?!?! Ama bu nasıl yani bu nasıl oluyor Husk ondan rahatsız olmuştu? Husk benden soğmuş olabilir ama ben bunun geçici olduğunu düşünüyordum ona hala deliler gibi aşıktım…Gözlerim doldu tuvalete gittim, nefesim zorlanmaya başlamıştı

-BUNU NASIL YAPAR ONU SEVDİĞİMİ BİLMİYOR MU? BU TAVRI GEÇİCİ DEĞİL MİYDİ?

Ağlamaktan çok yıpranmıştım göz yaşlarımın siyah aktığını fark ettim.bir yandan “Neden?” Diye sayıklıyordum delirmiştim bir yanlış anlaşılma olmazdı Husk benden vazgeçmişti benden nefret ediyordu ve kendinin haklı olduğunu çıkarmaya çalışırken beni asla dinlemiyordu. Görünmez gibiydim.En son bayılacak gibi oldum başım dönüyordu yüzüme su çarpmak için tuvalatten çıktığımda aynaya baktım ve tekrar şok oldum kendimi çimlikledim rüya olduğunu sandım korkmuş bir şekilde bağırdım yere düştüm gözlerim kapanık açılıyordu. Düştüğüm için bacağım zedelenmişti kendimi sürükleyerek tekrar aynaya baktım bu arada nefessizlikten unuttuğum siyah göz yaşlarım Yüzümde daha fazla leke bırakıyorlardı…Ve ve sanki içimde ki bir şey içimden çıkmak istiyordu ve ben buna izin vermiyordum canımı çok acıtmaya başlamıştı sesim ağlamaktan kısıldığı için sessizce bağırdım.Ve içimde ki o şeyi serbest bıraktım…Bir anda vücudum bir siyahlığa dönüşmeye başladı….

Bölüm sonu

1 yorum