Tek istediğim uyumaktı. Ama uyuyamıyordum çünkü yine kafama aptal bir soru takılmıştı, "ya onların dini doğruysa?" Ben nereden bilecektim. Ben doğduğumdan beri Allah'a inanıyordum. Ama bazen aklıma takılıyordu bu soru. Neyse dedim ve sağa döndüm. Uyumak istiyorum. Saat gece yarısı olmuştu. Yarın okul vardı uyumalıydım. Ama istemiyordum. Hadi biraz havadan sudan konuşalım. Hayat çok zalim. Mesela ülke mültecilerle doluydu. En kötüsü ise tavan yapmış olan zamlardı. Büyükler, "küçükler hiçbir şeyin farkında değil" falan filan der. Ama aslında herşeyin farkındayız. Bazılarımızın umrunda olmaz, bazılarımız dedikleri gibi farkında olmaz, bazılarımız ise herşeyin farkındadır. Mesela benim tanıdığım herkezin bir sorunu var, İnsanlarla anlaşamıyorlar ve bağlantı kuramıyorlar. Ama ben kuruyorum çünkü onlar gibi dışardan izlemek yerine hayatı içeriden yaşıyorum. Anlatmak istediğim, insanları izlemek yerine onların içinde yaşayıp onlarla bağlantı kuruyorum. Umarım anlatabilmişimdir. Birazda hatalardan bahsedelim hadi. Mesela bir hata yaparsın özür dilersin ve devam edersin.
Örnek: oje sürersin kurumuş mu diye parmağınla siler gibi yaparsın. Ama tam kurumadığı için ojenin birazı silinir. ( hata yaparsın.)
Ojenin üzerine düzeltmek amaçlı tekrar oje sürersin. (Özür dilersin.)
Ama ilki gibi pürüzsüz olmaz bu sefer üzerinde pürüz oluşur.(o hata asla unutulmaz.)