"Anne bırakma beni abla, baba bırakmayın beni lütfen." Karanlıktaydım yine bir el beni ele geçiriyordu. Nefes alamıyordum. Karanlık okayanusta beni boğan eller sanki ölümümü bekler gibi sakince ve sabırlıca nefesimi kesiyordu.
"Ha- hayır, hayır" Neden ölmek zorundayım neden?
"Sedef sakin ol kabus görüyorsun." Sesler susmuyordu kafamda. Gökyüzü ışığa çıkamıyordu. Hep karanlıktı.
" Sedef lütfen uyan. Sakin ol, nefes al ver."
Kimdi o bana seslenen ?
"Ölmek istemiyorum onları kaybetmek istemiyorum. Lü- lütfen, lütfen."
Gözlerimi fal taşı gibi açıp hızlıca doğruldum nefes nefese kalmıştım.
"Sakin ol kabus gördün. Nefes al." Sakince nefes alıp verdim.
"Ne gördün nefes nefese uyandın."
"Hiç bir şey sadece kötü bi kabustu." Ona asla bir şey söylemedim. Güvenemezdim.
" Tamam burda su var onu iç. Banyoyu kullana bilirsin." Tamam anlamında başımı salladım. Yatağın başından kalkıp kapıya yöneldi.
" Ateş." Başını çevirdi.
"Teşekkür ederim."
Bir şey değil diye başını sallayıp odadan çıktı.
Hızlıca suyu içip kendime geldikten sonra banyoya girip duş aldım.
Altıma gardolaptan bulduğum griyi eşofmanı ve üstüne siyah bir swit buldum giyinip aşığı indim.
~
Evin içi labirent gibiydi bilmeyen kişi kesin kaybolurdu. Merdivenlerden inip giriş kata gittim. Sağ tarafta kapı açıktı ve erkek sesleri geliyordu.
"Abi şaka misiniz ? Ben yapsam çıtır çıtır yersiniz. İyi yapmışsın koçum."
" E ben yaptım."
" Abartmayın alt tarafı bir tane yumurta kırdı kabuk düşürmeden."
Kapıdan içeri geçince üç kişi gördüm yanlarında Ateş de vardı.
" Hadi getirinde yiyelim açlıktan ölücem birazdan."
"Tamam geliyorrrr."
Son anda beni fark ettiler ve herkes sessizce gözlerini benim üzerime dikmişti.
" Sedef iyi misin ? Nasıl oldun ?" Dedi Ateş.
diğerleri şaşkın bakışlar atarken.
"İyiyim de ben çok acıktım ne yemek var diye gelmiştim." Karnım mideme yapışmak üzereydi. Ellerindeki tavada tereyağlı yumurta vardı. Ha sabahtan beri bunlar yumurta yapmaya çalışıyorlardı?
"Vermek isterdim ama bunlar bir şey beceremiyorlar."
"Abi niye öyle diyorsun hem çok da güzel kırdım yumurtayı bak mis gibi kokuyor. "
Ateş gözlerini alay eder gibi adamın üzerinde gezdirdi. Bana dönüp
" Ben sizi tanıştırım." Eliyle duvar kısmında duran orta boylu kumral ve yumurtayı kıramdığını söyleyen kişiyi gösterdi.
" Barkın Batı"
Elimi uzatıp "Memnun oldum bende katil." Barkın yüzüme şaşkın bir bakış attı.
Bu sefer uzun boylu sarışın bir kişiyi gösterdi.
"Toprak Diren" Hani şu yumurtayı kabuksuz kırdım diyendi bu.
Elimi uzatıp
gözlerimi memnun oldum anlamında kırptım.
Sıra sonda sondaki esmer ve uzun boydakine gelmişti.
"Giray Kaner"
Ona da gözlerimi kırptım.
" E tanıştığımıza göre ben size isterseniz yemek yaparım."
Hepsi bir anda.
"OLUR" dedi. Sırıtamadan edemedim.
"Tamam o zaman buzlukta et var mı? "
" Evet var ama sana güvenemeyiz ve güveneceğimizi de sanmıyorum. " dedi Giray.
" İyi siz bilirsiniz bende yemek sipariş ederim. Ateş bana dönüp " hayır edemezsin kuryeler burayı bulamazlar ve yerimizi riske atamam." Ateşe bakarak " ne önemliymiş seninde evin."
Toprak ordan tartışmaya katılarak " Ya abi zaten açız yapsın ne var. Bir şey olursa zaten bize burdan çıkamaz."
"Hayır. Ya bizi zehirlersen ?" Dedi Ateş.
"Saçmalama istesemde bunu yapmam çünkü bende açım ve yemek yemek istiyorum. Hem yapsaydım o arabanın içinde kafana sıkardım."
"Okey." Diyip kapıya yöneldi.
Çıktığını zannedip
"Okey." Diye onu taklit ettim.
" Bir şey mi dedin?" Duymuş muydu ya ?
"Hayır. Demedim." Kafasını salladı ve çıkmadan önce yüzünün yan tarafından sırıttığına şahit oldum.
Devam edecek...
Evet yeni bölümmmm
Beğeni ve yorum elbette bekliyorum beni bildirimsiz bırakmayın 💓
Size güveniyorummmmm 🖤🕯️












