Yağmur yağıyordu. Sadece yağıyordu. Her damla bedenime, her damla bedenime izler bırakıyordu.
Ağlıyor muydum?
Soğuktu.
Geceydi.
Yağmur vardı.
Huzurdu.
Huzuru hissettim.
Bulutun üzerinde.
Bir şarkı çaldı.
Ama karanlık bana kucak açtı.
~
Ateş kapıdan bana bakıyordu. "Ateş." Seslenmemle irkilip bakmaya devam etti.
" Artık gidebilir miyim? Bitti her şey." Bitik bir halde bana bakmaya devam etti.
Kafasını kaldırıp " Gidebilirsin." Gerçekten mi? Bitti mi herşey?
" Sadece yılbaşına kadar kalır mısın? İki gün kaldı."
Tamam anlamında kafamı salladım.
Yataktan ayaklarımı kaldırıp yere bastığımda baş dönmem geçmişti.
Toprak yanıma gelip beni kolumdan tuttuğunda. " Ben iyiyim bırakabilirsin."
Kontrol etmek istercesine bir kez daha baktı ve kolumu bıraktı.
" Eee evi süslediniz mi?"
Herkes Ateşe baktı.
" Tamam hadi aşağı inip birlikte süsleyelim ve lütfen bu dram Queen halinden çıkın." Merdivenlerden inip salona geçtiğimde gözlerimi kocaman açtım. Arkamı dönüp" Daha siz hiç bir şey yapmamışsınız."
Toprak elindeki süsleri bırakıp kutuyu açtı"Bunlar çok güzelller."
"O zaman ben merdivenleri süslerim." Dedi Giray.
Toprak Ateşe doğru ilerleyip eline kutuyu tutuşturdu. " Bunları da artık ağaca asarsın. Bende bize içecek hazırlayacağım." Barkına kaş göz hareketi yapıp onuda yanına aldı ve mutfağa gittiler.
Ateş ağaca yürüyüp " Galiba birlikte asmamız gerekicek."
Kutuyu elinden alıp koltuğun üzerin koyudum ve içindeki süsleri çıkartıp asmaya başladım. Ateş de yan tarafa süs asıyordu.
" Evet sayın seyirciler ben ve muhteşem yaratıcılığımla size bir kokteyl hazırladım." Toprak içecekleri verdiğinde bir yudum aldım. " Toprak ellerine sağlık çok güzel olmuş."
" E tabi güzel olucak ben yaptım teşekkür ederim."
Kutudan iki tane kırmızı top alıp ağacın ortasına astım Ateş bana dönüp " Sedef yılbaşında parti vericekler. Sende kalırsan eğer gelmek istersen gelebilirsin."
" Olur. Gelirim." Tebessüm edip koltuğa oturdu.
Onla son iki günüm vardı. Bunu bitirmemeliydi. Bu şekilde olmamalıydı.
•••
Ateşle son konuşmamızdan sonra üçü birden evden çıkmıştı. Onunla son görüşmemiz olduğu için yılbaşı balosunu kabul etmiştim. Ateşi affetmiştim içten içe oda zaten kendini affettirmek için her şeyi yapıyordu. Ona küsemiyordum bile .
Baykan Denizi bulmuşlardı ve bana da bahsettiği içeri koruma gibi sızan adamı da.
Önümde onun bilgileri yazan dosyalar vardı ve daha yaptığı çocuklara işkenceleri saymıyorum bile.
Evde onları bekliyordum birde beni götürmemişlerdi. Benim kimliğimi bilen annemi ablamı babamı öldüren kişiyi benim öldürmem gerekirken gidememiştim. Neymiş gerek yokmuş.
Bu adam kafayı yemişti!
Telefonumun çalışıyla yattığım yataktan kalktım. Ekranda Ateşin adını görmemle hızlıca açtım.
"Ateş! Noldu adamı hallettiniz mi? Tabi halledemediniz deyil mi ? Yaw beni getirtmediniz ki oraya-"
"Sedef! Bir bağırma ve taramalı tüfek diye sana boşa demiyormuş Toprak dediği kadar varmış."
"Ya boş ver taramalı tüfeği Toprağı ne oldu onu söyle."
" Adamı yakaladık biraz zor oldu çünkü gündüz vakti adam kaçırıyoruz yani."
"İyi hızlı olun ve onu bana getirin."
" Elbette kraliçem hızlıca geliyoruz."
Ateş telefonu kapattıktan sonra evden çıkıp holdinge geldim.
Ateşlerin arabası park edilmiş duruyordu ve bu gün şirket kapalıydı.
Şirketin kapısından geçip direk aşağı kattaki asansöre binip en üst kata çıktım.
Asansörün kapısı açılınca karşımda Girayi gördüm.
" Sedef benimle hızlıca gel seni götüreceğim." Tamam anlamıyla kafamı salladım.
Gösterdiği karşı taraftaki kapıyı açtım ve içeri girdim.
Sandalye ye iplerle bağlı bir adam oturuyordu karşımda işte bu o işkenceyi çektireceğim adamdı. Yanında Toprak ve benim toprak kokulu yaşamım duruyordu.
Ateşin eli şişmişti adam da kafasını yana yatırmış bitik bir halde duruyordu.
Adam beni gördüğünde gözlerini açarak Ateşe yalvarmaya başladı.
" L- lütfen ben bir şey yapmadım beni ona vermeyin."
Ona doğru yaklaşıp arkamdaki kapıyı kapattım. " Kimliğimi bilmen annemin ablamın babamın katili olman-"
Ağlamaya başlayıp"Bırak gideyim!"
Elimi kavrayıp tersiyle adamın yüzüne sert bir tokat attım. İnliyerek kafasını sağ tarafa çevirdi.
" Benim sözümü bir daha kesme!"
Toprak omzuma dokunup kapalı odadan çıktı.
Ateş ise yanıma gelip arkama sarıldı.
Kafasını boynuma gömdü. Tüm sinirim gevşemişti. " Ateş."
"Ateş ben böyle insanlara işkence yapamam."
" Biraz böyle kalalım."
Karşımızdaki adam yere tükürüp " psikopatsınız siz tedavi olmanız gerekiyor adi şerefsizler!"
"Kapa çeneni!" Ateş ellerini belimden çekip kulağıma fısıldadı "O adamdı seni bana getiren şimdi mazide kaldı. O senindir." Dudaklarını dudaklarıma bastırıp dışarı çıktı. Yapamıyordum bu adama küsemiyordum işte.
"Ee kaldık yine başbaşa."
Gözlerini yarı açıp bana baktı ve dudaklarını yana yatırarak kahkaha atmaya başladı.
Yanda benim için duran tam elime uyan bıçaklar tasarlanmıştı. Onlardan birini elime alarak adamın önünde eğilip tam el bileğindeki damarın içine batırarak dirseğine kadar derisini yırttım.
Adam acı içinde inleyince durdum " Ne oldu gülerken baya bir keyifliydin. Ha dur nerde kalmıştım. Ailemi öldürmen yetmiyormuş gibi bir de küçücük çocukları taciz ediyormuşsun şerefsiz herif!" Elimdeki bıçakla yanağına derin bir çizik attım.
Sıra sağdaki el bileğine geldiğimde damarına biraz daha bastırıp derisini yüzmeye başladım. "Lütfen bırak beni yanlış kişiyi yakaladınız ben bir şey yapmadım."
Elimdeki bıçağı geri cam masanın üzerine koyup adama yöneldim. "B-bırak beni." Adamın yanındaki halatı alıp boynuna doladım.
Elleriyle direnmeye çalışsa da en sonunda pes edip ölmüştü.
Halatı yere atıp yanda duran beyaz havluyla ellerimde ki kurumuş kanı temizlerken odadan çıktım.
Hemen kapının önündeki demirliklere yaslanan Ateşi ve Toprağı gördüm.
Toprak ve iki tane adam benim çıktığım odaya girdiler. Ateş yanıma gelip " iyi misin?"
"İyiyim. Beni merak etme hallettim her şeyi ve beni bıraktığın için teşekkür ederim buna ihtiyacım vardı."
"Her zaman se
nin yanındayım pırıltı ve biliyorum bana kızgınsın ama şunu bilmelisin seni seviyorum."
Buraya kadar gelmişken bir beğeni ve yorum alırımmm 💙🖤
Emek vererek yazıyorum lütfen destek olur musun 🖤🕯️





