İçeriğe geç

SİYAH

Bölüm 14 · 3 dk okuma

SİYAH

Bölüm 14

~Siyah 10~

Geçmiş kötüydü.

Geçmiş ölümdü.

Geçmiş yıkıktı.

Günler ateşti.

Seneler alevdi.

Bir umut.

Belki bir umut yeterdi.

~

Gitmemize yarım saat kalmıştı. Aşağıdan Barkın ve Toprağın tartışma sesleri geliyordu.

Daha giyinmemiştim. Canım hiç bir şey yapmak istemiyordu.

Pijamalarımla aşıya indim.

"Ooo beyfendiler çok şık olmuşsunuz."

Ateş ortalıkta yoktu artık merak etmeye başlamıştım.

"Sen böyle geliceksin herhalde." Dedi Giray.

Hafifçe bı tebessüm ettim. Bu çocuğun bana garizi vardı galiba.

"Yok daha var hem giyinirim ben."

"Gençler hazırsınız bakıyorum." Dedi içeriye giren Kuzey.

"Aksu sen böyle mi gidiyorsun?" Vallaha darlandım.

"Hayır daha var ben giyinirim." Tamam der gibi kafasını salladı.

Bazı dosyaların üzerinden geçtik ne yapmamız gerektiğiyle ilgili.

"Hadi çık hazırlan artık."

" Tamam gelirim birazdan."

Hızlıca odaya çıktıktan sonra saçımı yapmaya başladım.

Saçımı yaptıktan sonra seçtiğim siyah zarif elbiseyi giydim. Ve makyajımı yaptım.

Elime küçük bir siyah çanta alıp aşağı indim.

Herkes hazır önündeki dosyalara bakıyordu. Kimse fark etmemişti. Hafifçe boğazımı temizleyip "Hadi hazırım gidelim." Herkes bana baktıktan sonra "Oha yenge çok güzel olmuşsun." Dedi Toprak

Giray Toprağın koluna hafifçe vurdu.

"Çok güzel olmuşsun sayın katil." Dedi asker.

" Hadi hazırsanız gidelim." Ateş merdivenden inip yanımıza geldi. Gözleri direkt beni buldu.

"Sedef hanım bu kadar açık yani gerek var mıydı?" Ona pardon der gibi baktım.

"Sen kimsin de ne giyiceğime karışıyorsun." Yetti artık.

"Of tamam bir şey demedik davete gidiyoruz ondan dedim."

"Şimdi sen ordaki kızları gör bakalım onlar nereye gelmiş." Sen akıllanmazsın diye baktım.

"Hadi çıkalım." Somurtkan bir bakışla kapıdan ilk ben çıktım.

~

İki saat yolculuktan sonra davet yapılacak binaya özür dilerim şatoya varmıştık.

"Şükür gelebildik yani ormanın içine ev yapmakta ne ya şehirde kıyamet mi koptu."

"Artık söylenmesen diyorum."

"Ya nasılmış sen bana karışınca güzel ama."

Ateş bir şey demeden içeri girdi.

Bizde arkasından ilerledik.

"Efendim davet kartınızı yoksa soy isminizi alim."

"Arslan."

Adam tabletden kafasını kaldırıp

"Hoş geldiniz efendim buyrun." Dedi

Ateş kafasını sallayıp içeri girdi. Çok sert görünüyordu. Kim görse korkardı ama öyle biri değildi.

Bi masaya geçtiğimizde garson gelip bir şey alırmısınız diye sordu tuttuğu tepsideki şarabı alıp kafama diktim bu ortamlar beni çok geriyordu.

"Hop hop yavaş." Dedi Ateş

" Ne var ya sanane."

"Davette sarhoş olamassın benim adımla geldin buraya rezillik çıkmasın."

" Tabi canım benim kusmam önemsiz rezillik çıkmasın."

"Tribini çekemem işlerim var."

"Pardon sen benim tiribimi de çekemessin zaten değerli."

Kale bile almadan gitti.

Kimseye bir şey demeden bende gittim.

Garsona lavaboyu sordum. Sağdan ikinci kapı.

Lavboya girip makyajımı tazeledim.

Kız sesleri gelince içeriye girip kapıyı kilitledim.

"Ya keremin yanındaki kızı gördün mü?"

"Evet kimse artık ahtapot gibi sarmış."

"Aynen ya hiç kızla da gezmez o bende anlamadım."

Lavbodan çıktığımda iki tane kızla göz göze geldim.

Birisi bana aşalayıcı bakışlar atıyordu.

Çantadan rujumu sürüp telefona bakmaya başladım.

Kız bana dönüp.

"Sen keremin sevgilisi mısın?"

"Hayır."

"Nasıl yani o yanında biriyle gezmez ki kimsin o zaman?"

Şimdi yeni anlıyordum. Kerem aslında Ateşti.

"Bu sizi neden ilgilendiriyor." Biraz eğlenebilirdim. Kız üzerime yürüyüp

" Sen benim kim olduğumu biliyor musun?"

Diyip parmağını göğüs kafesinden itekledi.

Ve bu da bardağı taşıran son damla olmuştu.

Kıza kafa atıp sendelenmesini sağladım öbürünün ayağını sendeleyip düşürdüm.

İkisine de yeterdi bu kadar.

Çantadan kapatıcı ve bibi krem alıp alnıma sürdüm. Biraz kızarmıştı.

Kızlara dönüp

" Eee neymiş bir daha kimseye elini sürmiyecekmişsin."

Bana bakıp gözlerini kaçırdı.

Kapıyı açıp çıktım.

Buraya kadar gelmişken bir beğeni ve yorum alırımmm 💙🖤

Emek vererek yazıyorum lütfen destek olur musun 🖤🕯️

Bölüm sonu

7 yorum