sabahleyin her zamanki gibi kalktım okul formamı giydim ve okula gitmeye başladım.
Bu gün okul çıkışı ara sokakları gezecek ve silah sembolünü arayacaktım.
okula vardığımda Berk ve Bartununda okula yeni geldiğini gördüm .
Çok umursamadan sınıfıma doğru çıkmaya başladım.
Tam sınıfa gireceken arkamdan
"Bade Bade ! "
diye bana seslenen birini duyunca duraksadım.
Arkamı döndüğümde bana seslenen kişi Muratı.
Evet Mutatla aynı okuldayız .
"Efendim Murat?"
Murat yanıma geldi , biraz soluklandı .
"Bade önemli bir konu konuşacağım seninle"
Murat etrafına baktı ve sözüne devam etti.
"kimsenin duymaması gerekiyor "
"bence sonrada konuşabiliriz zaten birazdan zil çalacak"
Tam sınıfa gireceken arkamdan bağırdı
"BADE"
Gür sesle bağırdığı için kaşlarımı kaldırıp arkamı döndüm
"NE VAR"
"Önemli"
Onla çok muhatap olmak istemediğimden kobul ettim ve boş bir sınıfa gittik .
arkamdan kapıyı kapattıktan sonra söze başladı.
"Patron soruyor ne yapmışsın dün akşam bulabimişmisin siya boku "
Siya bok diyince kaşlarımı çayım
"O SİYA BOK DEDİĞİN ÇOK GÜÇLÜ OLDUĞUNU BİLİYORSUN DİMİ?"
"biz ona siya bok diye hitap ediyoruz yavrum "
"peki olabilir ama benim yanımda öyle hitap etme "
"off peki... hadi ne oldu dün akşam"
"BU SENİ İLGİLENDİRMEZ SÖYLE PATRONA EN YAKIN FIRSATA GELİCEM MEKANA "
diyip sınıftan çıktım
kendi sınıfıma giderken zil çoktan çalmıştı ama hoca daha gelmemişti
Sınıfa girdiğimde bütün kızların benim sıramda
olduğunu gördüm.
Zaten sinirliyim.
Hızlı adımlarla sırama gittim ve Tam bir aslan gibi sıramdaki kızlara kükredim.
"SİZİN NE İŞİNİZ VAR LAN BENİM SIRAMIN ETRAFINDA "
Bartu beni görünce bir "oh" çekti.
Kizlar benden korktukları için sıramın etrafından dağıldılar bende sırama geçip çantamı astım.
Bartu "noldu be kızım ne bu sinir?"
kızgın bakışlarımı bartuya çevirdim
"Niye kızlar benim sıramda acama BARTU BEY?"
"ne biliyim ben! zaten dünden beri böyleler !"
Hocanın sınıfa girişiyle konuşmamız sonlandı.
Teneffüste Elif yanıma üzgün bir şekilde geldi
"Noldu Elif bir soru mu var?"
"Evet bir sorun var"
"nedir?"
"yarın Ankaraya taşınıyorum "
"NE"
"Evet malesef. Bende seninde bilme hakın vardır diye düşüdüm"
Biz bunları Elifle konuşurken yine zil çaldı ve sınıfa girdik.
Çok sürmeden hoca sınıfa girdi ve ders anlatmaya başladı .
Ve tabikii ben dersi dinlemiyordum.
Aklımda çok düşünceler vardı.
En yakın arkadaşım Ankataya taşıyacaktı.
Muratada sinirim bozulmuştu. Aslında önemli bir şey değildi fakat onların Siya şeytana saygılarının olmaması sinirimi bozuyordu.
Benim fazlasıyla vardı .
Onu her vakit övebilirdim çünkü tak başına olmasına rahmen çok başarılıydı.
Okul bitmişti çantamı alıp okuldan çıktım
dün akşam gitiğim yerlerin çoğuna tekrar gitim fakat bir şey bulamadım.
Tam eve gitmeyi düşünüyordum ki aklıma bakmadığım bir yer geldi.
O yer bulunduğum yere uzaktı ama yinede bakacaktım.
Gideceğim mahallenin ismi - Kılıç- mahhlesiydi
