Kapıyı açan maskeli kadın hiçbir şey söylemeden kenara çekildi. Derin ve Aras tereddüt ederek dışarı adım attılar. Gözlerini kamaştıran güneş, bir anda her şeyi daha da garip hale getirdi.Karşılarında uzanan manzara nefes kesiciydi: kumsal bembeyazdı, deniz masmavi, gökyüzü berraktı. Ama bu güzelliğin içinde bir şey yanlıştı. Ne bir tekne vardı, ne de bir insan sesi. Sanki ada onlara aitmiş gibi sessizdi.Aras fısıldadı:— Çok güzel görünüyor… Ama buradan çıkış yok gibi.Kadın, siyah maskesinin ardından onları izliyordu. Sonunda konuştu:— Size kurallar anlatılacak. Burada kalacaksınız. Direnirseniz… kaybolursunuz.Bu cümle Derin’in kanını dondurdu.— Kaybolmak derken?Kadın cevap vermedi. Onları ağaçların arasındaki patikadan yürüttü. Ada içerilere doğru gizemliydi: devasa ağaçlar, sarmaşıklarla kaplanmış taş yapılar, terk edilmiş gibi görünen kulübeler vardı.Bir süre sonra küçük bir meydan çıkageldi. Ortada eski, yosun tutmuş bir saat kulesi vardı. Ama saat çalışmıyordu; akrep ve yelkovan aynı yerde, gece yarısını gösteriyordu.Aras yaklaştı, dokunmak istedi. Kadın sert bir sesle:— Dokunma! dedi.— Neden? diye sordu Aras.Kadın başını çevirdi:— Çünkü buradaki hiçbir şey göründüğü gibi değil.Onları eski bir kulübeye götürdü. İçeride yatak gibi duran basit tahta karyolalar, bir masa ve paslı bir fener vardı.— Artık burası sizin kalacağınız yer.Derin dayanamadı:— Bizi buraya kim getirdi? Ne istiyorsunuz bizden?Kadın kısa bir duraksamadan sonra sadece şunu söyledi:— Seçilmişsiniz. Ve seçilmiş olanlar asla tesadüf değildir.Sonra kapıyı kapatıp gitti.Sessizlik ağırlaştı. Derin’in kalbi çarpıyordu.— Aras… “Seçilmiş” ne demek?Aras karyolaya oturdu, başını ellerinin arasına aldı.— Bilmiyorum… Ama tek bildiğim şey, buradan kurtulmamız gerektiği.Tam o sırada dışarıdan bir ses duyuldu. Metal sürtünmesine benzeyen tiz bir gıcırtı… Ardından gölgeler arasında bir hareket. Pencereden baktıklarında, kulübenin önünden geçen siyah pelerinli bir siluet gördüler. Kadın değildi bu; çok daha iri, çok daha sessizdi.Derin nefesini tuttu.— Bizi izliyorlar, Aras…Ve ikisi de o anda anladı: Sisler Adası’nda yalnız değillerdi.
Bölüm 2
Uyanışın Ardından
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.