Merhaba dostlarımm^^
İlk hikayem Şişe Çevirmece'ye ilk bölümü bugün atmak istedim. Hikayeyi 2021 yılının yaz aylarında yazmıştım ve yine aynı dönemde yayımlamıştım. Şimdi burada tekrar paylaşıyor olmak benim için heyecan verici.
Umarım bölümü seversiniz^^ Herkese iyi okumalar diliyorum.
Başlangıç tarihlerinizi buraya bırakabilirsiniz.
"Hey! Bakın şimdi, ne geldi aklıma. Okuldan birilerine mesaj atsak ama eğlencesine. Birkaç gün eğlenir sonra engelleriz." dedi Çağla gülüşlerin arasında.
"Ne?" diyerek ilk itirazı Simya etmişti.
"Ay, üşenirim ben hem sıkılırım da. Hiç yorulmayalım." Eda'dan gelen ikinci itiraz Çağla'nın yüzünü düşürmüştü.
Ona göre çok eğlenceliydi bu fikir. Pratikte daha eğlenceli olacaktı hatta. Filmde izlediğini söyleyecekti. Böylece onları bu fikre ısıtabilirdi
Ayrıca Alena hala sessizdi. Belki de onaylıyordu kendi içinde ya da teklifini ölçüyordu.
"Ama hemen itiraz etmeyin. Hiç dinlemediniz, fikriniz bile yok ne dediğim hakkında," diyerek ne kadar kararlı olduğunu göstermeye çalıştı Çağla. "Hem çok eğleneceğiz."
"Aaa, o zaman anlat kızım. Anlatmadan ikna olmamız imkansız çünkü." Simya'nın bu cümlesiyle Çağla ellerini birbirine hızla sürtüp gülümsedi.
"Aslında çok ama çok basit. Bir filmde izledim. Çok hoşuma gitti," diye bir yalan attı Çağla. Filmde filan görmemişti. "Bir şişe çevirme oyunu oynayacağız, normalden biraz daha farklı. Bunu daha sonra anlatacağım. İsmimizi söylemeden okuldan birilerine yazacağız. Onlarla birazcık oyun oynayacağız. Ve en önemlisi oyun Aşk üzerine. Yani onlara aşık olduğumuzu söyleyeceğiz. İlk seferde saçma gelebilir ama çok eğlenceli bana güvenin." Çağla çok heyecanlıydı. Tek dileği arkadaşlarının da onu onaylaması ve bu oyunu oynamasıydı.
"Ben varım. Çok sıkılıyordum, bana da eğlence çıkmış olur." İlk onay Alena'dan gelmişti. Zaten böyle bir oyunu ilk Alena kabul ederdi.
"İyi bari ben de şey yapayım." Simya isteksiz bir tonlamayla kabul etmişti ama sonuçta etmişti. Çağla için fark eden bir şey yoktu. Çağla sadece sonuçla ilgileniyordu.
"E madem siz varsınız, ben de oyundayım!" Eda en isteklileriydi, tabi Çağla'dan sonra.
"Şişe çevirme olayı ne peki? O oyunun neresinde?" Simya akılcı tavrıyla Çağla'yı çok şaşırtmamıştı aslında.
"Oyun şimdi!" dedi Çağla ellerini birbirine çarparak.
Yerden çok az bir kısmı kalan meyveli gazozunun şişesini alıp bitirdi ve yan yatırıp ortalarına serdi.
"Bunu çevireceğiz. Ben okuldan birkaç kişi seçtim, aslında dört kişi seçtim. Söyleyip çevireceğiz, kime denk gelirse ona yazacak." Çağla kısaca anlatıp elini şişeye uzattı.
"O zaman ilki için çeviriyorum. Bu kime denk gelirse sporcu Efe'ye yazacak." Alena bu cümleden sonra Allah korusun der gibi t-shirt'ünün yakasını çekiştirdi.
Ve bom!
Alena!
Şişenin uç kısmı Alena'ya dönüktü.
Efe Alena'daydı!
"İnsanın istemediği ot burnunun dibinde bitiyormuş cidden," diyerek kahkahasını serbest bırakan Simya'ya diğerleri de eşlik etmişti.
"Baştan başlasak olmaz mı? Bir daha çevirelim," diye mırıldandı Alena oyunbozan bir tavırla.
Alena şaka da olsa kahkahalar arasında aldığı ret cevabına alınmış gibi yaptı. Dudaklarını büzerek tatlı bakışları attı arkadaşlarına.
"Aaaa, bunu ben çevireceğim. Madem beni Efe'ye mahkum ettiniz. Ben çevirmek istiyorum," dedikten sonra kimseden onay beklemeden şişeyi eline aldı.
"Imm, o zaman bu sürekli resim çizen çocuğu alsın," dedi Çağla. Çünkü belirlenen dört kişiyi sadece o biliyordu.
"Uuu, keşke bana gelseydi." dedi Alena yapmacık bir üzüntüyle ve şişeyi yere bırakıp çevirdi.
Herkes nefesini tutmuş resim çizen çocuğa kimin yazacağını öğrenmeyi bekliyordu.
Şişenin ucu Çağla'daydı.
Kaldı 2.
"Ya, ne diyeceğim. Bu çocuğun adı ne? Ben onu bile bilmiyorum," Çağla saçlarını kaşıyarak düşünmeye çalıştı.
"Buluruz, ayy buna mı takıldınız!" Eda'nın sitemiyle Çağla tekrar şişeye uzandı.
"Ahahahaa! Bakın bu ef-sa-ne! Okulumuzun en suratsız, en yakışıklı ama en meymenetsiz, en deli, en akıllı, en uyuz, en manyak çocuğu." dedi Çağla.
Simya anında yüzünü buruşturdu ve elini ağzına götürüp kusuyormuş gibi bir hareket yaptı.
Alena hızlıca Simya'nın eline vurup "Öyle yapma," dedi. "Ben yaptım Efe denk geldi. Sana da bu denk gelmesin!"
"Çeviriyorum artık!"
Simya...
Şişenin ucu Simya'ya dönüktü.
Simya yüzünü buruşturup başını çevirdi. Her an itiraz etmeye, şikayetlenmeye hazır gibiydi.
Şişe ucu gelen geriye çekildiği için Eda sona kalmıştı ve Çağla'nın kafasındaki boşta kalan son isimle eşleşmişti.
"Eeee? Bana kim düştü şimdi?" dedi Eda afacan bir sesle.
"Sana gelen de... Şu zehir gibi aklı olan bir çocuk vardı ya. O da sana kaldı."
"Hadi be! Daha eğlenceli bir şey denk gelebilirdi!" Eda hiç memnun olmamıştı.
"Bence iptal edelim," diye bir fikir ortaya attı Simya. Çünkü onun Simya'ya denk gelmesi olur şey değildi.
"Aaaa, olmaz ama! Her neyse, herkes bu akşam çocuklara yazıyor ve sonra Face Time'da buluşuyoruz!" Çağla'nın enerjik sesi herkesi neşelendirmişti.
"Bu arada isimlerini de öğrenelim!" dedi Alena espriyle karışık bir şekilde.
"Neyse çok uzadı. Çağla'nın dediği gibi yazalım şunlara. Bir de biraz araştırın, bakın filan patlamayın sonra," Simya konuşup ayaklandığında kızlar da onunla birlikte kalkmıştı.
Çöpleri toplayıp eşyalarını yanlarına alıp evlerine dağıldılar. Herkes bir şeyler için heyecanlanıyordu.
Tekrar selam dostlarım umarım bölümü beğenmişsinizdir.
bölüm hakkındaki düşüncelerinizi buraya bırakabilirsiniz
Yeni bölümde görüşmek üzere hoşça kalınn







