Kapalı kapılar...
Sırrımı bilen bir kişi...
Sırrımı ortaya çıkaracak iki kişi.
Sırrımı öğrecenecebilecekler miydi?
Yıllar boyu tek başıma yaşadığım bu hayatımda sadece bir kişi vardı. O günün katili olan adamın kızı.
Kızı değil aslında ,benimde kızım değil.
Peki kimin cezası yüzünden benim hayatımda.
Annem ya da babam mı ?
Hiç kimse tecavüze uğramak istemez. Ama benim ailem ben istemişim gibi bu kötü hayatın kollarına atmış,bir daha da asla arkalarına bakmamışlardı.
Ama ben hep arkama baktım.
Sürekli baktım.
Baktım.
Belki, belki bana yardım edebirlerdi bana bunu onların yaptıklarını bilerek onlardan yardım gelecek diye baktım.
Ama sadece bakmakla yetindim.
Ben güçlü bir kadın değildim. Güçlü gibi gözüken ama içten içe geçmişi hayatını bırakmayan herkese güçlü gibi gözüken o kızım sadece.
Sadeceyim sadece.
Benim ne arkamdan ağlayacak ne de zor günümde yanımda olacak bir el vardı.
Kendi başına çabalayan 23 yaşında kimsesiz ama herkesin kimileri olmayı başaran o kızım.
Bazen, bazen kafamdaki düşüncelerle başa çıkamayıp düşüncelerimi kağıda döküp hayata tutunan birisine dönüştüm.
Bazen işte bazen oluyor,hatırlatıyor.
Benim saçma sapan sırlarla dolu hayatıma hoşgeldiniz!
Ben denizde ki bir damla su için korlar içinde yanan bedenimi harcayan bir deliyim.
10 yıl önce
Meyra annesinin peşinden koşar adımlarla takip ediyor,annesi ise arkasında gelen kızına bakmıyordu.
Konağın içinde deli gibi koşturuyor,kumral saçları rüzgarda dalgalanıyor, konağın bahçesi kızın saçları gibi mis gibi kokuyordu.
Annesi konakta ki mutfak olan odaya girdi. Oda da konağın en büyük gelini Gülberi Akın ,evde ki yardımcı kadınlara emirler yağdırıyordu.Yardımcı kadınlar başları yerde kafalarını sallıyor Gülberi'nin emirlerini kulaklarını açmış dinliyorlar.Dinlemek zorundalardı.
Herkes bu evde büyüklerin sözünü dinlemek zorundalardı yoksa işler hiç iyi gözükmüyordu. Bu evde şiddet,silah,
kan normal sayılıyordu. Çok kötü bir evde ,ev de değildi ki.
Zehra kızını odanın girişinde omuzlarından tutarak uyardı "Bak konakta şuan neler oluyor bilmiyorum.
İçeride Gülberi var .Az önce yaptıklarını burada bırakıyor içeride sessiz oluyorsun"
Meyra annesi Zehranın sözüne hiç umursamış gibi gözükmüyordu,başını sallamış ve sessizce annesinin arkasından içeriye girmişti.
Zehra içeriye girerken girmez Gülberi göz devirerek "Ooo yeni gelin hazretleri şimdi mi buraya geliyorsunuz" alaycı bir sesle Gülberi mutfaktan çıktı.
Yardımcılardan Nüzhet ,Zehranın yanına gelerek bir elini omzuna koydu."Bu akşam Gülberinin oğlu Alparslan'ın karısı olacak Mehir ve ailesi yemeğe gelecek biliyorsun bir hafta önce biz gitmiştik yani erkek tarafı"
Zehra affalladı.Bir hafta önce ne de şimdi gidecekleri evi biliyordu.Kısacası hiç bir şey den haberi yoktu. Kimse bahsetmemişti. Bir hafta önce Zehranın kocası Ömer karısı ve kızını kaynanasının yanına göndermişti. Zehra yeni anlamıştı annesine neden gönderdiğini. Normalde izin vermiyordu çünkü.
"Anne gidecek miyiz ?"Zehra kızının sözüyle düşüncelerinden ayılmış.Kızına dik dik bakıyordu.Nüzhet ise işinin başına koyulmuştu."Baban kızar daha yeni geldik" Meyra hala ısrar ediyor,gözleri dolmuştu.
"Anneannemi özledim" Meyra anneannesinin evine tekrar gitmek istiyordu çünkü orada arkadaşı Mete vardı.Çocukluk arkadaşı olan Meteyle çok sık görüşemiyordu ama onu çok seviyordu. Bugün Metenin doğum günüydü 7 Ekim .
"Daha yeni geldik ya kızım! Ne saçmalıyorsun"
Zehra da kızının bu isteğinin nedenini anlamıyordu.
Nüzhet masanın yanında ki sandalyelerin birinde oturan Meyranın yanına giderek "Daha yeni geldiniz...Nedeni olmalı söyle kuzum"
Meyra annesine bakarak, acaba söylerse kızar mı diye düşünürken kendini tutamayıp "Orada yaşayan arkadaşımın doğum günü" Zehra arkadaşı olan Meteyi biliyordu. Dik dik kızına bakış atarak"Neyine lazım"diyerek kızını geçiştirdi.
Meyra asılmış yüzü,dolu dolu bakan gözleriyle masayı izliyor mutfak sessizliğe bürünmüştü . Bir müddet sonra kızının bu halinden rahatsız olan Zehra şansını deneyerek kocasından izin almaya dama çıkmıştı.
Damda kocası,ve kayınpederi vardı. Zehra kocasına yanına gelmesini ve bir şey diyeceğini söyleyince kayınpederi kardeşinden önce ayaklanmış damdan çıkmıştı.
Ömerin yüzü ciddileşmiş,yüzünden düşen bin parçaydı sanki. "Ne var Zehra" Zehra korka korka annesinin hastalandığını tekrardan eve gitmek istediğini söyledi. Kızı için söylediği ilk yalan değildi.
"Gidin!"
Zehra kocası Ömerden izinsiz bir yere gidemezdi,kocasından habersiz uçan kuş olmazdı bu evde.Kocası ne derse o ,evin tek sözü geçen kişisiydi.Eğer ki kocasından izinsiz ufak bir şey olsun evden atılma ihtimali vardı ,ve şiddet görürdü.
Ama bu sefer ilk isteğinde kabul etmişti sebebi belliydi. Çünkü eve misafirler gekecekti ve karısını onların görmesini istemiyordu.
Ömer:".Meyra'ya göz kulak ol .Yolda sallana sallana yürümesin.Dışardan bir laf işeteyim kızın hakkında yakarım bu konağı ha bilesin!"
Zehra sevinçle kızının yanına gitti hemen müjdeyi verdi.Meyra hemen üzerini değiştirmeye gidiyorken annesi
"Kendine çeki düzen verme zamanın geldi kızım.Senin hakkında kötü söz duymak istemiyoruz edepli hanım hanımcık kız ol"
Meyra oralı olmadı.
Anneannesinin evlerine geleli iki saat olmuştu, Meyra arkadaşı Mete'yi yanına çağırmak için evlerinin ziline basmış ilkinde kimse duymamış ikinci kere bastığında kapı açılmıştı ama kimse yoktu. Elinde ki kırmızı hediye paketi ile siyah kapıdan girdiğinde içerisi kapkaranlıktı küçük adımlarla merdivenlere doğru adım attı.Kalbi korkudan öyle hızlı atıyordu ki sanki yerinden çıkacaktı.Birden bir elin onu çektiğini hissetti,ürperdi.Tam bağırıyordu ki dudaklarına bastıran bir el daha oldu.Gözleri büyümüş boncuk boncuk terlemişti.Yüzünü ve ellerini saran o eller şimdi de tüm vücudunu rehin almıştı.Kucağa alınmış ,ayaklarıyla darbeler savuruyor ama bir etkisi olmuyordu.Çaresizdi gücü yetmiyordu,kendisine ne olacağını anlamış ağlayarak Rabbine yalvarıyordu.Boş bir odaya girdiklerinde kızı adam yere attı ve kapıyı kilitledi.
"Benden kaçamazsın küçük fare ,elimdesin kork benden ,çünkü ben kimseden korkmuyorum!"
Lütfen bana dokunma git lütfen git lütfen!
Kimse yok mu!!
Birisi yardım etsin lütfen!
Anne,annee!!
2 Ay sonra
Madem böyle bir bok yiyorsun katlanacaksın bu cezaya Meyra!Doğuracaksın o çocuğu duydun mu beni!Elin evinde ne işin vardı fahişe seni neymiş Meteye gidiyormuş!.Siktiğimin kızı senin Meteyle ne işin olur bir erkekle ne işin olabilir ki bak böyle sikilmiş olursun şimdi.Sana dünyada cehennemi yaşatacağım.Benim adımda Ömerse seni beter edeceğim!
"ANNE LÜTFEN BABAMA BİR ŞEY SÖYLE YALVARARIM ONA SUÇSUZ OLDUĞUMU ANLAT"
Bir tokat Zehra'ya bir tokat Meyra'ya.
Bir tekme Zehra'ya bir tekme Meyra'ya...Sonsuz döngü geride 10 yılı bırakmıştı...
10yıl sonra
Korkunç bir rüyayla güne başlamak dehşet derece de kötüydü. Rüyamda o günü görmek hala etkisinden çıkamadığım anlamına geliyordu.Artık yeter bıktım usandım derken bir ses işittim :"Meyra abla okul saatim geldi ne zaman uyanacaksın?"
Bu ses o günün cezası olan Bal'ın sesiydi.7 yaşında ve ilkokula yeni başlamıştı.Benim gibi hafif kumral buğdayımsı bir teni vardı.Yüzü de Allah tarafından süslenmiş bir ceza gibi çok güzeldi.
Bazen bazı insanlar yanlış zamanda doğar derler ya Bal da o insanlardandı. Ne o hakketti bu cezayı ne de ben .
Babam Bal doğana kadar beni eve kapatmıştı.Hayatı zindan etmişti.Annemden de yıllardır haber alamadım o günden sonra babam ne yaptı bilemiyorum belki de kaçıp kendini kurtarmıştır.Bal doğduktan sonra hem ona annelik yapmıştım hemde kendimi kurtaracak yollar aramıştım.Aradığımı yazar olarak bulmuştum.Şimdiye kadar yayınladığım dört seri kitaplarım vardı.Ülkemizde popüler genç bir yazardım.Geçimim ve geleceğim yazmama bağlıydı.Toplu sermayem ile küçük bir eve taşınmıştım.Artık Bal ile birlikte yaşıyorduk.Hayat bizi birbirimize bağlamıştı.Birbirimizden başka kimsemiz yoktu.Yaralarımız,yaralarımızdı.
Bal'ı kimse bilmiyordu benden başka ve kimse de bilmeyecekti çünkü ne ben böyle bir olayda ki çocuğa kızım diyip tanıtmak isterdim ne de o yaşı geldiğinde böyle bir anne böyle bir geçmişle doğduğunu kimse bilsin istemezdi.
Bal hazırlan bende geliyorum yanına çıkarız birazdan evden.
Yataktan çıkarken telefonum çaldı,yanımda ki küçük çekmeceli sehpanın üzerinden telefonumu aldım Bilinmeyen bir numara arıyordu hemen açtım.
"Alo iyi günler Meyra Akın ile mi görüşüyorum?
Telefonun karşısında ki sese cevap verdim "evet"
"Ben Arda :ÖZDEMİR şirketinde bir asistanım.Şirketimizin sahibi Mete Bey iş görüşmesi için sizinle konuşmak istiyor .Bu hafta içinde şirketimize buyrun."
"Tamam Arda Bey ,ben şirkete müsait olduğum da gelirim. İyi günler "
"İyi günler Meyra Hanım"
Şuanda duyduğum teklife inanamıyordum!
Yapımcı bir şirket tarafından iş görüşmesi için hemde Özdemir şirketine!
"Kimm aradıı ablaa"
"ÖZDEMİR şirketinin asistanı aradı ablacığım ,bir iş görüşmesi için."
Balıma kahvaltısını yaptırdıktan sonra birlikte evden çıktık.Okuluna bıraktıktan sonra sahafları gezdim.Ev için eksikleri aldım.Benim yaşayamadığım şeyleri Bal'a yaşatmak için çalışıyordum.Hayatın cezasını doğarak nasibini almış olsa da onun da mutlu olmaya hakkı vardı.Bir kaç süpriz yumurta ve bebek almıştım.Okul çıkış saati gelmişti ,zil çaldı ve bir sürü çocuk koşturuyordu.Ben ise bir bankta Bal'ı bekliyordum.Okul kapısından yakışıklı bir adam çıktı ,ardından sülük gibi bir sürü çocuk yakışıklıya sarıldı.
"Lütfen yine gel ,lütfen yine gell"
Kimdi ki bu adam diye düşünürken Bal gelmişti."Okul nasıl geçti"
"Güzel geçti abla"
Banktan kalkıp çıkış kapısına doğru yürüdük.
"Bal, iyi akşamlar"
Bu ses de nerden çıktı şimdi ?
O yakışıklı diye bahsettiğim adam Bal'ın yanağından makas almış bana bakıyordu. Gözlerimle yüzüne yakından baktığımda bu adam Mete Beydi!
Bugün beni arayan şirketin sahibi!
Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.
"Merhaba annesi misiniz ?"
"Ablasıyım"
"Çok tatlı ve zeki Bal ,sınıfta çok eğlendik "
Yüzü yakından daha da yakışıklıydı.Kemerli bir burun ama fazla belli değildi,gözleri yeşil ,simsiyah sakal ve saçları...Sanırsın film artisti.
"Sizin gibi çok güzel ,çok güzel gülüyorsunuz"
Düşünceler içinde boğulurken bu adamın sözüyle hemen daldığım düşüncelerden uyandım.Sırıtmıştım.
"Güzel gülen bedelini çoktan ödemiştir"
Konuşmayı sonlandırarak eve doğru yürümeye koyuldum.Bal konuşmayınca cantamdan kulaklığımı alıp şarkı dinlemeye başladım.Dinlediğim şarkı Onur Can Özcan'nın Çıkmaz Sokak...
Ne yazık ki çıkmaz sokak kalbim sana