İçeriğe geç

Sırlı Ateş

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Sırlı Ateş

Bölüm 7

7.

Akşam üzeri

Akşam üzeri saat 4 gibi tüm askerlerimizin geldiğine dair haber geldiği an babamın odasından çıkıp benim eski odamın karşısında bulunan kıyafet değiştirme yerine girdim.

Askeri üniformam zaten üstümde idi. Yapacağım tek şey yüzümü kapatmaktı. Önce ince sadece gözleri açık bırakan maskeden giydim. Üzerine askeri baretimi ve gözlerime de gözlüğümü taktığımda hazırdım.

Askerler zaten beni içtima alanında sıraya dizilmiş bir şekilde bekliyorlardı. Büyük ihtimalle beni erkek sanıyorlardı, çünkü askeri üniformadan hiçbir şey belli olmuyordu. Yani sadece tahminleri tahmin olarak kalacaktı.

İçtima alanına askerlerin yanına vardığımda tam karşılarında durdum. Durduğum an kenarda bulunan büyük ihtimalle bana yardımcı olarak görevlendirilen asker HAZIR OL! diye bağırdı. Tüm askerler hazır ola geçip başları dik şekilde durdular. Elimle kenardaki askere işaret verdiğimde rahat pozisyonuna geçmeleri için komut verdi.

Benim kendi timime seçtiğim askerler dışında kalan askerler diğer bir time gideceklerdi. O yüzden içim rahat olacaktı, askerlerimizin içine kor ateş düşürmemek en önemlisiydi benim için.

Parkur hazırdı sabah haber verildiğinde hazır olmuştu. Askerlerimiz tek tek parkura geçtiklerinde ben hepsini pür dikkat izleyip karar veriyordum.

3,30 saat sonra

Tam 3,30 saat geçmişti, tüm askerlerimiz parkura çıkmış görevlerini bitirmişti. Ben Şafak Timi için askerlerimizi seçmiş, onun rahatlığı ile odamda özgeçmişlerini inceliyordum.

Askerlerimizi tanıtmak gerekirse eğer;ilk olarak

Serdar Gümüş

26 yaşında

Ispartalı

Kara Harp Okulu'nda 1.

Küçüklük hayali asker olmak

Galip Cihan Özdemir

26 yaşında

Bursalı

Kara Harp Okulu'nda 2.

Küçüklük hayali askeri pilot olmak

İlyas Güçlü

25yaşında

Trabzonlu

Deniz harp 1.si

Küçüklük hayali futbolcu olmak

Altay Efe Bozkurt

25 yaşında

İzmirli

Deniz harp 2. Si

Küçüklük hayali f1 pilotu olmak

Emre Doğan

24 yaşında

Gaziantepli

Hava harp 1.si

Küçüklük hayali fıstıkçı olmak

Baran İlkeşoğlu

24 yaşında

Mardinli

Kara harp 3. Sü

Küçüklük hayali ağa olmak

Ahmet Can Çelik

23 yaşında

Antalyalı

Hava harp 2.si

Küçüklük hayali mühendis olmak

Aslanlarımız bu askerlerden oluşuyordu. Hepsi birbirinden yetenekli ve parıl parıl askerlerdiler.

Odamda bulunan kahve makinasına yönelip, bir yandan da elimdeki özgeçmiş dosyasını kapatıp dolabına koymak için hazırlıyordum.

Dosyayı kapının sol tarafında kalan kilitli dolaplardan en üstüne koyup kilitledim. Kahve makinasının bulunduğu masa gibi üstü düz ve yatay olan kitaplığın bir rafından kahve kutusunu alıp kahve makinasının içine attım. Açma tuşuna basıp beklemeye başladım. Bu sırada da telefonumu almış kilidini açıyordum.

Uzun zamandır instagrama girmediğimden bir göz atmak istedim. Hesabıma giriş yaptığımda birkaç takip isteği, birkaç mesaj ve bazı storyler vardı. Storyleri es geçip mesajlara bakmaya başladım. Pelinin komik bulduğu ama asla komik olmayan iki üç tane videoya bakmadan direkt random atıp oradan çıktım. Fulya'dan gelen bir mesaja tıklayıp ne olduğuna baktım. Onun da bir reels attığını görünce tıklayıp sorgulamaya başladim.

Videoda bala benzeyen göz ile benim gözlerimle aynı renk olan bir gözü iç içe geçirip sonsuzluk işareti yapmışlardı.

Aklıma direkt hücum eden o anlar ile istemsiz gülmeye başladım. Kendi kendime sırıtırken yere bir şeyin damlama sesini duydum, duyduğum anda da koştum.

Kahveyi unutmuştum ve bu olağanüstü güzel kaliteli(!) makine sen durdurmadığın sürece çalışmaya devam ediyordu. Ve ben bal gözlü komutanı düşünürken bunu unutmuştum. Haliyle de kahve yere dökülmüştü.

Benim geldiğimi sadece üst düzey askerler bildiğinden timden veyahut herhangi bir askeri çağırıp

temizletemezdim.hoş tanısalardı bile benim hatamı başkasına yaptırmazdım.

Paspas ve gerekli birkaç malzeme için temizlik malzemesi odasına gitmem gerekiyordu. Ve ben de öyle yaptım, temizlik odasına gidiyorum.

Ben en üst katta temizlik odası ise en alt katta idi. Haliyle asansör fobimden dolayı da 6 kat inmem gerekiyordu. Aslında asansör fobim yok, bi görevde yaşadığım travmadan kaynaklı olarak binmeyi tercih etmiyorum.

Tam 3.kata geldiğimde karşımda aniden beliren bal gözlerle donup kalmış hatta adım bile atamamıştım. Bal gözler önümden geçerken göz kırpmıştı ancak yüzünde bulunan kamifüle ile gözleri dışında bir şey görmem imkansızdı.

Bal gözler önümden gideli yaklaşık bir 4 dakika olmuştu. Ben olayın şokunu hala atlatamamış bekliyordum. Göz kırpmıştı bir de değil mi?

Kendime gelip aşağıya doğru merdivenleri üçer beşer atlayarak indim. İnerken karşımda bulunan bir kaç askere çarpmış olsamda daha önemli olan benim kalbimin 200lere kadar çıkmasıydı.

Resmen heyecandan kalbim depar atmaya başlamıştı.

Bodruma inip kapıyı arkamdan kapatarak ışığı açıp kapıya yaslanmış elim kalbimin üzerinde hareketsiz duruyordum.

Yaklaşık bir 5dakika öylece kalbimin ritminin yavaşlamasını bekledim. Tam yavaşlıyodu aklıma tekrar o gözler gelince en başından hızlanıyodu.

Buraya geliş amacımı hatırlayıp paspası ve diğer malzemeleri alıp koşar adım yukarı çıkmaya başladım.

Tam yine 3.kata geldiğimde aşağı inen Doğu ve Seda ile göz göze geldik. Onlar bana anlamaz ve şaşkın bakarken ben onlara hafif bir mahçuplukla göz gezdiriyodum.

Gözlerimde bulunan mahçup luğunu temel sebebi onlara geldiğimi haber etmememdi.

Daha fazla göz temasını kullanmak yerine direkt olarak

Selamın hellooo

Dedim

Kanalın sm hesapları;

Whatsapp:Sırlı Ateş

Youtube;Sırlı Ateş

İnstagram;sirli_ates

Bölüm sonu

2 yorum

  • yine harika bir bölüm,harikasın bwbeğimm

    1Yanıt
  • Ayyy göz mü kırptı bal göz?¿ Yerim amaaa Asena kaçırma bu oğlanı iflzhdkzhemzs

    2Yanıt