Sabaha karşı saat 3 gibi gördüğüm iğrenç kabusla uyandım. Kabuslarım 1 yık önce bitmişti ama aniden neyin nesiydi bu. Bugünlerde neyin nesi olduğunu çözemediğim çok fazla şey var gerçekten..
Yataktan kan ter içinde kalkıp lavaboya ilerledim elimi yüzümü yıkayıp kendime biraz olsun gelebilmiştim. Mutfağa şu almak için gittiğimde karanlıkta masada tek başına oturan birini gördüm. Kimdir necidir diye düşünürken konuşmasına şahit oldum, nerden bilebilirdim ki bu sözlerin beni yıkacağını...
Masada tek başına oturan Yüzbaşı Baran Sancak Öztürk dü. Ve konuştuğu kişi de 'balım'diye sesleneceği kadar yakın olduğu bir kadın.
-Ee balım daha nasıl gidiyo Amerika da hayat
-iyi gidiyo direğim öyle işte
-Ya kızım kaç defa bana direğim deme demedim mi ya, değil benim adım direk falan. HASBİNALLAH YA
-Yoo gayette adın direk, ha sancak ha direk yani ne farkı var
-YA SABIR YA SABIR
-Ya hadi direğim git yat yorgunsundur
-tamam balım sen de yat, iyi geceler
-iyi geceler yakışıklı direk
-BAK-
dıt dıt
Telefonun kapanma sesini duyduğum an koşarak odama gittim. Zaten kabus gecemi mahvetmiş durumdaydı, bunların aşk kokan sohbetini duymak zorunda mıydım, Allah'ım sen bana akıl fikir ver!
Yatağa kendimi attığım an 2 yıldır hiç ağlamayan benim göz pınarlarımdan sel olmak ister gibi yaşlar akmaya başlamıştı.
Gerçekten mi Asena hadi be kızım! Bi erkek için ağlamana değmez boşver, sevgilisi varsa var bize ne kardeşim.
Ama ben onu seviyodumm
Ağlamayı kes Asena'nın zayıf yönü! Bu zamana kadar nasıl yetiştiysen öyle devam ediceksin hayatına, zayıf tarafını eskiden gömdüğün yere tekrar göm! Senin hayatında bi erkek olamaz olmamalı
Kendi kendime çatışırken daha fazla dayanamayıp avluya çikma kararı aldım. Avluya ilerlerken boş boş durmak olmaz diye Emre'nin kaldığı odaya gittim. Yanı başında duran eşyaların arasında gördüğüm zehirli çubuklar beni güldürmeye yetmişti. Hemen diğer taragında bulduğum kağıda kalem ile
'Dönüşte bir kutu hediyem olsun aslanım, helal et ihtiyacım var şuan'
Yazıp zehirli çubuk paketini alıp yerine not kağıdını bıraktım.
Avluya çıkıp bir dal aldım paketten, aslında hiç içmezdim sadece kendimi gerçekten zorda ve kötü hissettiğimde çıkış yolumdu bu zehirli çubuklar. Yanımda içmesem de taşıdığım ablamdan kalma bir çakmak taşırdım hep. Künyem ve Çakmağım hep yanımdaydı nereye gidersem gideyim ayırmazdım yanımdan.
Zehirli dumanı içime çekerken o sesi duydum
- derdin büyük anlaşılan?
Diyip yüzüme merakla bakan Yüzbaşı Öztürk'e kalbime inat sadece bir bakış attım
-hadi yüzbaşım bırak o zehri, ne olursa olsun onu içmek çözüm değil.
Kafa sallamakla yetindim. Kaşları çatıldığında yandan bir bakış atıp
-sizi bu saatte uyanık tutan nedir Komutanım?.
Komutanımı bastırarak söylediğim için garip baksa da sonunda konuşmaya karar verdi
- bi telefon görüşmesi yaptım, sonrasında da uykum kaçtı. Seni burada görünce de yanına gelmeye karar verdim
Telefon görüşmesi lafını duyunca istemsiz gülmeye başladım. Acılarımı kahkaha ile söndürdüğümü bilmediğinden deli görmüş gibi bakıyordu.
-telefon görüşmesi demek ha
Diyip 2. Sini bitirdiğim zehirli çubuklar dan 3.yü çıkarttım bu sefer de
-Yüzbaşım yeter içmeyin artık
-sizi ne alakadar eder ki Komutanim ha? Neyimsiniz benim, hiçbir şeyim. Hayatınızda başkası varken de herhangi bir kadınla konuşmayın derim. Arkadaşça olsa bile!
-yüzbaşım atın şunu yere!
-hayır atmıyorum!
-Bu bir emirdir asker! çabuk onu yere at!
Eh ne de olsa emir demiri keser değil mi?
Lanet olsun alamadığım kıdemli rütbesine be
-attım oldu mu memnun musunuz komutanim?!
-evet memnunum yüzbaşım
-iyi!
Diyip arkama bakmadan gidecektim ki
-sevgiliniz var mı yüzbaşım?
Merakla bakan gözlere sinirle karşılık veren harelerim yeterince açık diye düşünüyordum ki
-cevap?
-yok yüzbaşım yok! Ama sevgilisi olan birine göre çok yanlış sorular bunlar dikkatli olun!
-anlamadım, neye dikkat edicekmişim sevgilisi olan dikkat etsin
-sizin de var ya komutanim! Aa yoksa başkasıyla konuşunca direkt unutma numarası mı yapıyosunuz?! NE DE GÜZEL!
-Bir dakika bir dakika, benim mi sevgilim var?
-hay Allahım sen bana sabır ver yarabbim!Yok benim var! HASBİNALLAH Ya
-Bi sakin ol önce
-Sakinim ben!
-belli belli, her neyse. 1 benim sevgilim yok 2 sorumun cevabı?
-aynen ben de inandım olmadığına şuan!
- olayı tam anlatsana sen bi, hiçbir şey anlamadım çünkü
-neyini anlatiyim acaba. Balın kimse o işte
-haa sen onu diyosun-
-tabi onu diyorum! Sevgilinizi de unutmazsınız yani!
-KDJDJDJDJD
-ne gülüyosunuz komik mi ben gülüyo muyum?
-balım benim kuzenim ve onun adı Balım benim ona sesleniş biçimim değil yani jdjdjdjd
-haa
Bana açıklama yapmasına mı, gülüşüne mi yoksa sevgilisi olmamasına mı seviniyim bilemedim şuan. Ama rezil de oldum ALLAH BENİ NAPMASIN
-Şey ben
-şey sen
-ben.. Özür..yani pardon yanlış anlaşılma olmuş da bi insan niye çocuğuna Balım ismini verir ki ya?! Saçma.
-kskdkkdkdkd
-gülmeyin komutanim zaten yerin dibine giricem şimdi
-önce bi komutanimı bıraksak mı, adımızın biliyoruz sonuçta öyle değil mi Asena
Yüzüne mest olmuş gibi bakıyordum, benim adım ne zamandan beri bu kadar güzeldi ya.
Yüzümün önünde parmak şıklattığında kendime gelip
-ha evet, evet kom-
-Baran!
-Baran..
Sesini ben bile zor duymuştum cidden ama onun yüzünde bir sırıtış belirmişti. Yapma ama daha çok aşık olurum görürsün .. ERİDİM!
-Neyse Asena çok geç oldu yorulduk da yatmaya gidelim mi?
Yanliş anlayıp
-Saçmalama istersen komutan baran bey !
-ahahjsjdkd yanlış anladın sen sanırım
-Yoo ne alaka ben mi KDJDJDJDJD güliyim de boşa gitmesin. Neyse İYİ GECELER KOMUTAN BARAN BEY
-SANA DA YÜZBAŞI ASENA HANIM
Sevmiştim bu hitabı. Ama sadece onda..