İçeriğe geç

SİREN

Bölüm 6 · 1 dk okuma

SİREN

Bölüm 6

Kumaş Altındaki Sirenler

İki bacağımın üzerinde durmak, okyanusun en hırçın akıntısına karşı yüzmekten bile daha zordu. Dengemi kaybetip ıslak kumlara düşecek gibi olduğumda Kai kolumdan yakaladı. Kendi bacaklarına şaşkınlıkla bakıyor, parmaklarını kuma saplıyordu.

"Bu... çok tuhaf," diye fısıldadı Kai. Sesi insan formunda daha pürüzsüz çıkmıştı. "Kuyruğum olmadan kendimi çıplak ve savunmasız hissediyorum."

"Savunmasız değiliz," dedim, gözlerimi az önce karaya oturan gemicilerin teknesine dikerek. "Ama çıplak olduğumuz doğru. Bu insanların dünyası ve onların arasına böyle karışamayız. Geri dönüyoruz, ama bu sefer suyun altından değil."

Bacaklarımızı kontrol etmeyi hızlıca öğrenmek zorundaydık. Sendeyerek de olsa geminin yanına ulaştık ve sarkan halatlara tutunarak güverteye tırmandık. Güverte, az önceki avın sessiz tanığıydı. Doğrudan gemicilerin yatakhanesi olan alt kamaraya indik. İçerisi ağır bir tütün, ter ve ucuz alkol kokuyordu; solungaçları yeni kapanmış ciğerlerim için bu koku katlanılmazdı.

Dolapları hızla karıştırmaya başladık. Bulduğumuz şeyler kaba kumaşlardan yapılmış pantolonlar, kalın gömlekler ve deri yeleklerdi.

"Elna, şuna bak," dedi Kai, elindeki beyaz, bol bir gömleği üstüne tutarak. Mavi saçları bu rüküş insan kıyafetlerinin üzerinde tezat bir asalet yaratıyordu.

Kendime gemicilerden birinin temiz kalmış siyah pantolonunu ve koyu renk bir gömleğini seçtim. Kumaş tenime değdiğinde okyanusun yumuşak suyundan sonra çok sert ve rahatsız edici geldi. Düğme denilen o küçük yuvarlak nesneleri iliklemek ise parmaklarım için tam bir işkenceydi. Kai de üzerine geçirdiği kahverengi yeleğin iplerini bağlamaya çalışıyordu.

En zoru ise ayaklardı. Yerde duran deri postalları giydiğimizde, parmaklarımızın bir kutuya hapsedildiğini hissettik.

Aynanın karşısına geçip kendimize baktık. Mavi saçlarımızı gemicilerin kirli şapkalarının altına gizledik. Artık okyanusun ölümcül sirenleri gibi değil, hırpani iki liman işçisi gibi görünüyorduk. Hazırdık. Bu kıyafetler, ablamın sergilendiği müzeye giden yolda bizim ilk zırhımız olacaktı. Güverteden aşağı atlayıp kasabaya doğru yürümeye başladık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.