İçeriğe geç

SIRA BENDE

Bölüm 2 · 8 dk okuma

SIRA BENDE

Bölüm 2

2.CENAZE

Hayatta mutlu oldunuz mu hiç? Ben olmadım. Çünkü hep benim mutsuz olmamı isteyenler vardı. İnsan yanında ona yardım edecek biri olmadığında hep mutsuz olur. Çünkü sanki sırtını dayamak istersin ama sırtını dayadığında yere düşer o düşmenin acısıyla kim mutlu olur ki.

Ben Afra Aden MUSLUOĞLU sırtımı hep anneme yaslamak isterim ama o hep başkalarına yardım etmekten beni görmüyor. Kardeşimin ölümünün üzerinden iki gün geçti. Taziye vardı herkes evimize gelmişti. Ben helva dağıtıyordum. Annem ise siyah yazmasını takmış Fatiha okuyordu. Herkes ölenin arkasından böyle yapar.

Cenaze gününde cenazeye sarı bir elbiseyle gitmiştim. Çünkü Umay'a söz vermiştim eğer ona bir şey olursa cenazesine sarı elbise ile gideceğime söz vermiştim. Neden mi sarı çünkü Umay sarı renginden nefret ederdi. Sebebi saçları dökülürken sarı renginde olmasıydı.

Herkes bir şeyden nefret eder Umay'ın sarı renk idi. Annemin sesini duydum. "Afra misafirler birazdan kalkacak ayakkabılarını kapının önüne koymayı unutma!" dedi. kafamı salladım. Kapıya gidip ayakkabıları kapının önüne dizdim.

Ne tuhaf değil mi insanların umurunda değil sadece buraya gelip, yemek yiyip, bir dua okuyup gidiyorlar hayatlarına devam ediyorlar. Peki ya biz yıllarca bunun acısını çekiyoruz.

Babamın sesini duydum. "Afra yoldan çekil de insanlar geçsin." dedi.

Yolun ortasında olduğumu gördüm kapının önünden çekildim. Teyzeler baş sağlığı dileyip gittiler. İçeri geçtim. Koltukta dedem olduğunu iddia eden adam ve babam konuşuyordu. Aslında buna kavga denilirdi babam bir yandan bağırıyordu o adam bir yandan bağırıyordu.

Babam " Sen o yangında beni değil abimi seçtin. Beni o yangında sildin bildiğin bana " Abini seçiyorum öl sen." dedin. Şimdi gelip burada benden ne özür dile ne de mecburdum de sen artık benim için yoksun ben baba nedir bilmem ben daha o zaman on yaşındaydım on."

Duyduğum şeyle bir kez daha sarsıldım babam bize bu yüzden yalan söylemişti. Gözümden ilk kez bir damla düştü. Umay'ın ölümüne bile ağlamamıştım. Ama bu gerçekten çok kötü bir şey orada iki evladı yanarken sadece birini seçmesi gerekiyordu o ise amcamı seçmişti evet bir yandan babamda haklı olabilir ama ya onun diğer evladı...

Dedem "Biliyorum çok haklısın ama oğlum bak-" babam lafı ağzına tıktı. Babam "Bana oğlum deme senin oğlun filan değilim." dedi. Dedem kafasını salladı ve ayağa kalktı. Kapıya yöneldi. Tam çıkacakken arkasını dönüp bize baktı ve şunları söyledi.

"Biliyorum gelmezsiniz ama lütfen bir düşünün yarın akşam sizi bize davet ediyorum yarın saat yedi de abini göndereceğim umarım gelirsiniz." diyerek gitti. Babama baktım bitkin haldeydi yanına gidip yere oturup dizlerine sarıldım.

Ve şunları dedim "Eğer abimle beraber bir yangında olsak ve sen ikimizden birini seçmek zorunda kal-" demiştim ki babam "ALLAH korusun kızım böyle şeyler deme." dedi. Onu duymazdan gelerek devam ettim.

"Dediğim gibi ikizden birini seçmek zorunda kalsan ve abimi seçsen sana kızmak yerine sevinirdim, gurur duyardım baba " dedim. Kafamı kaldırarak ona baktım. Devam ettim "Çünkü beni orada seçseydin ömrüm boyunca vicdan azabı çekerdim." dedim.

Babam bana bakarak "Gerçekten mi?" diye sordu. Kafamı salladım. Gülümsedi. şunu söyleyip salondan çıkıp gitti " yarın için hazır olun o davete gideceğiz." dedi. Mutlu olmuştum ama daha yeni bir kardeşimi kaybetmiştim.

Annem bir anda kolumdan tutup beni yerden kaldırdı. Bana tiksinirmiş gibi bakıp "Git o bulaşıkları yıka." dedi emir verircesine. Kafamı sallayıp mutfağa gittim. Arkamdan Pamir'de gelmişti.

Pamir "Abla helal olsun sana babam nasıl dediğini yaptı. Annem delirdi bildiğin." dedi. Pamir'e bakıp "Ama nasılda hıncını çıkartıyor." dedim. Pamir evet anlamında kafasını salladı. Bulaşıkları bitirdikten sonra odama gidip biraz uyudum.

⚖

Uyanmıştım aynada kendime bakıyordum.

Güzel bir duş alıp odamdan çıktım. Saat dokuzdu. Pamir'e bakmak için odasına baktım.

Bu ev de sevdiğim iki kişi vardı sadece babam ve Pamir canım kardeşim. Pamir'in kapısını çaldığımda ses yoktu. Kapıyı açıp araladım.

Annem Pamir'in kolunu çok sıkı kavramış kulağına sinirle bir şeyler söylüyordu beni görünce Pamir'in kolunu bırakıp "Tamam mı oğlum dediklerimi unutma." diyerek odam

dan çıktı.

Bense Pamir'in yanına giderek "Ne dedi o sana?" dedim. Pamir bana bakarak " Ee şey dedi yarın dedemlere gittiğimizde uslu durmamı söyledi." dedi. Tabi ki yalan söylüyordu.

"Pamir benim alnım da salak filan mı yazıyor. Oğlum sen on yedi yaşındasın neyin uyarması bu doğru söyle bana ne dedi o sana." dedim. Pamir bana bakarak

"Of abla bana dedi ki geri zekalı ablanın aklına uyma sakın o başı boş geziyor .Kıracağım zaten onun ayaklarını babasını da nasıl ikna ettiyse paçavra yok kararını değiştirmiyor ille de gideceğiz diyor bari babası bir miras filan bıraksa sana ve abine güzel bir yere taşınırız o ablan olacak paçavrayı da evlatlıktan reddederiz dedi abla mutlu musun şimdi ha bildiğin seni çöp gibi atacak sebebi ne biliyor musun ben biliyorum. Sebebi sırf kızsın diye sırf Umay'a benziyorsun diye."

Duyduklarım karşısında sarsıldım. Benden bu kadar mı nefret ediyordu. Hızlıca odadan çıkarak onun yanına gittim ve bağırmaya başladım zaten herkes salondaydı.

"Benden bu kadar nefret ediyorsan bir saniye bile durmam söyle Pamir2e söylediklerini suratıma da söyle Başak hanım niye susuyorsun beni evlatlıktan reddedecekmişsin hadi be oradan ben seni annelikten reddediyorum senin gibi anne olmaz olsun birazdan da pılımı pırtımı toplayıp buradan gideceğim ha şunu da unutma da dedem Pamir ve abime miras verse de sen o paradan bir gıdım alamayacaksın onu da söyleyeyim." diyerek odama gidip eşyalarımı çıkarttığım valize tıkmaya başladım.

Babamın bağırdığını duydum. "Ne diyor kız sen ne yaptın gene Başak." diyordu. O kadında "Ne dediğini duydun artık yeter bıktım ondan çekip gitsin yoksa ben atacağım onu buradan." diyordu. Babam "Başak o senin kızın ne dediğinin farkında mısın." dedi.

Eşyalarımı topladığımda aşağıya indim. Babama dönüp "Ben gidiyorum hem biraz kafa dinlemiş olurum yarın gideceğiniz zaman arayın konum atarım hadi görüşürüz." diyerek evden çıktım.

Kuzenim Merve'ye gidecektim. Telefonu açıp aradım. Telefon ikinci çalışta açıldı Merve'nin sesini duydum. " Nasılsın kuzen sen beni arar mıydın." dedi. "Merve sana çok kötü işim düştü evinde bana ayıracağın bir odan var mı?" dedim.

Merve "Olmaz mı kuzen buyur gel ama bana olan biten her şeyi anlatacaksın." dedi. Bense "Anlatmaz mıyım kuzen bir saate sendeyim." diyerek telefonu kapatıp cebime koydum. Durağa gelmiştim bile şimdi dolmuş bekleyecektim.

Merve benden üç yaş büyüktü. İşi için buraya gelmişti. Ayda bir buluşup dertleşirdik. Dolmuşun geldiğini görünce bindim. Nereye gideceğimi söyleyip parasını verdikten sonra boş bir yere oturdum. Dolmuş boş gibiydi pek kimse kalmamıştı gece olduğu için.

Yaşlı bir kadın "Evladım ilerdeki durakta ineceğim." dedi. Yaşlı kadın indikten sonra dolmuşta iki on beş yaşlarında kız, ben ve şoför kalmıştık. kızlarda bana bakıp korktuklarını belli edince ayağa kalkıp "Bizde ilerdeki durakta ineceğiz." deyince adam "Verdiğiniz adresler hem farklı hem daha oraya gelmedik." deyince sinirlendim ve sesimi hafif yükselterek "Nerede inip inmeyeceğimiz seni ilgilendirmez sana ilerdeki durakta inmek istediğimizi söyledik ve sende duracaksın."

Adam kafasını sallayınca rahatladım. Ama o işini zorlaştırarak tenha bir yerde durup dolmuşu park etti. Yaptığı şeye karşılık tekrar bağırarak "Sen ne yaptığını sanıyorsun göt herif!" dedim. Adam ise üstümüze gelmeye başlayınca köşedeki yangın tüpünü alarak adamın kafasın yapıştırdım. Adam gözlerimin önünde yığıldı. Bağırarak "Ne yapacağımızı sandın şerefsiz korkup, bağırıp, çağırıp, ağlayacağımızı sandın." dedim.

Ve telefonu çıkarıp polisi aradım. Telefon elimdeyken kızlara baktım bir köşeye sinmiş olan biteni izliyorlardı. Kızlara bakıp "Artık hiç bir şey yapamaz ve şu kapıyı açar mısınız." dedim. Onlar kapıyı açmaya giderken telefon açıldı ve bir kadının sesini duydum. "Evet ne ihbarında bulunacaktınız?"

⚖

Şuan polis merkezindeydim adamı şikayet etmiştik üçümüzde ifademizi vererek dışarı çıktık. Kızların aileleri direkt onlara sarıldılar. İyi olup olmadıklarını sordular onlarda "İyiyiz anne ama o abla" beni göstererek sözüne devam etti " olmasaydı biz şuan ölmüş bile olabilirdik ." dedi.

Bende onlara gülümsedim. bir tane güzel ama hafif yaşlı biri bana bakarak " Ne yapsak azdır kızım kızlarımızın hayatını kurtardın sana çok teşekkür ederim al bu benim kartım avukatım eğer bir ihtiyacın olursa hiç düşünmeden ara tamam mı." Uzattığı karı aldım numarası ve adı yazıyordu. Adı Songül'müş. Songül hanıma bakarak " Asıl ben sizden teşekkür ederim kızlarınız olmasaydı ne olduğundan haberim bile olmayacaktı Songül hanım." dedim.

Songül hanım bana bakarak gülümsedi ve "Öncelikle hanımı bırakalım abla de bana güzel kızım ve dediğim gibi ne zaman olacağı önemli değil beni her zaman arayabilirsin." dedi. Bende gülümseyerek "Peki Songül abla bu arada bende Afra."

Songül abla "Aa adın çok güzelmiş aynı senin gibi afra kızım." dedi. gülümseyerek "Teşekkür ederim o zaman ben gideyim iyi akşamlar." diyerek arkamı dönmüştüm ki Songül abla "Afra kızım istersen seni gideceğin yere kadar bırakalım." dedi. Aslında iyi olurdu ama zahmet veremeyeyim diye reddedecektim.

Arkamı dönüp tam ağzımı açacaktım ki Songül abla "Asla zahmet etmezsin hadi gel araba şu tarafta." diyerek elim tutup o tarafa yürüttü hepimiz otopark tarafına geldiğimizde iki aile birbirinden vedalaşarak arabaya bindik Songül ablaya gideceğim yeri söyledikten sonra uykum geldiği için gözlerimi kapattım.

Birinin dürtmesi ile gözlerimi yavaşca açtım. Gözümü açtığımda karşımda Songül abla vardı. Songül abla "Geldik ama senin inmeye pek niyetin yok gibi küçük hanım." Dedi. Songül ablaya bakarak gülümsedim. Ve arabanın kapısını açıp indim. Songül ablaya bakarak "Beni buraya getirdiğin için teşekkürler Songül abla iyi akşamlar." Diyerek arkamı dönüp yürüdüm. Merve'nin kapısına gelince kapıyı tıklattım. Kapı birden açılınca Merve bana sarıldı. Bense şaşkınca bakıyordum. Merve "kızım bir saate ordayım dedin üç saat oldu nerelerdeydin." Diyerek benden ayrıldı. Bense gülerek " Ah Merve ah başıma gelenleri bir bilsen oha dersin valla geçelim içeriye herşeyi anlatıcam." Diyerek içeriye yürüttüm. Merve ile içeri geldigimzde kapıyı kapatarak salona gidip koltuğa oturduk. Verona olan herşeyi anlattım. Merve dediğim gibi oha demeyi asla bırakmadı. Bende uykum geldi diye odama gidip uyudum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.