İçeriğe geç

Sır Sepeti

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Sır Sepeti

Bölüm 2

Geri Bildirim

Selfie-shh adındaki bir sosyal medya uygulamasında tam zamanlı paylaşım yapıyorum. İnsanların fotoğraflar eşliğinde blog tarzı yazılar kaleme aldığı ve bunları paylaşabildiği bir yer burası. Geniş kitlelere ulaştığın anda kazanacağın paranın haddi hesabı yok. Ben de kazanıyorum, parayla bir derdim yok. Liseye ya da üniversiteye giden biri değilim. Lisans mezunu bir işsizim ama tahmin edeceğiniz üzere bu da benim tercihim. Son olarak yetişkin biri olduğumu bilmeniz yeterli. Yaşım, nasıl göründüğüm ya da nerede oturduğum cevap vermeyeceğim konulardan sadece birkaçı.

Anonim hesap olduğumu söylemiştim öyle değil mi?

Ah, aklınızdaki o soruya da cevap vereyim. Kişisel bir hesabım elbette ki var ama takipçi sayım üç basamaklı rakamlardan ibaret. O hesabımda nadiren paylaşım yaparım, tahmin ettiğinizin aksine asosyal biri de değilim. Bana sırlarını anlatan pek çok kişinin aslında arkadaşı sayılırım. Geceleri DM kutumu doldururlar, gündüzleri ise gözlerimin içine bakarlar.

Neyse ki sırları benimle güvende.

Mutfağın siyah granit tezgahına dirseklerimi yaslayarak kahve kupamı hemen yana bırakıyorum. Telefonu iki elimle tutarak paylaşacağım gönderinin hazırlıklarına başlıyorum. Bir mesaj bildirimi ekranın üstünden kendini belli ediyor. Onu hemen yukarı kaydırıp yok ediyorum. Burada ciddi bir iş üstündeyim.

Sonra bir mesaj daha geliyor ve bir mesaj daha. Bir savaşa girmiş gibi hırsla, hepsini yukarı kaydırıyorum. Sonunda gönderim hazır. #sırlar etiketiyle yaptığım paylaşım anında beğeni yağmuruna tutuluyor. Altına yazılan birkaç yorum bile var ve daha paylaşmamın üzerinden bir dakika bile geçmedi.

Bu insanlar telefonun başında gönderi atmamı mı bekliyor, diye düşünmeden edemiyorum.

Sonra günümü şenlendirecek bir mesaj alıyorum.

Biri eski gönderilerimden birini bana atmış. Yazdıklarını okumadan önce gönderime tıklıyorum. Nelerden bahsettiğimi hatırlamam gerek.

Bölüm sonu

3 yorum