Yeni okulunun kokusu farklıydı.
Gece, üçüncü katta yürürken adımlarının yankısı kafasının içini dolduruyordu.
Bu katta hiçbir şey yoktu — ne öğrenciler, ne öğretmenler.
Sadece eski sıraların, kırık camların ve geçmişin yankılarının olduğu loş bir koridor.
Okulun diğer katları renkliydi, canlıydı. Ama burası…
ölü gibiydi.
Bir pencerenin önünde durdu. Dışarıda gökyüzü griydi. Sanki güneş buraya hiç uğramamıştı.
O sırada solundaki kapının üzerine iliştirilmiş metal tabelaya gözleri kaydı:
“SINIF 13”
Kapı, hafif aralıktı.
Ve içeriden, duyulmayacak kadar ince bir ses fısıldadı gibi oldu:
"Ge-ce..."
Kafasını hızla çevirdi. Koridor boştu. Kalbi hızlandı.
"Hayal görüyorum," diye fısıldadı kendi kendine.
O an biri koluna dokundu. Gece irkildi ve arkasını döndü.
Gözlüklü, ince yapılı bir kız duruyordu karşısında.
Bakışları ürkekti, sesi neredeyse görünmezdi.
“Oraya... kimse girmez,” dedi.
Gece, onu süzdü.
“Neden?”
Kız gözlerini kaçırdı.
“Çünkü... girenler değişiyor.”