İçeriğe geç

Sır

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Sır

Bölüm 1

BÖLÜM 1: NORMAL

Soğuk bir kış sabahında bile Fransa'nın en ünlü caddeleri dolup taşmıştı. İnsanlar bir yere yetişmeye çalışıyorlar, sokak satıcıları bir umut ellerindeki süs eşyalarını satmaya çalışıyorlardı. Turist olan iki kadın ise bıyık altından konuşuyormuş gibi görünüyordu. "Yazın gelmeliydik, şimdi Fulham da şöminenin başında içkimi yudumluyorum." Diğeri halinden gayet memnunmuş gibi görünüyordu. "Burası kışın masal gibi olur derlerdi şuraya bak Eyfel insanları kucaklamaya hazır." Sonra inci küpe takmış olan minyon turist söylenmeye devam etti. "Nasıl olsa akşam bir bar bulurum, Eyfel ah ne kadar şatafatlı değil mi(!)." Diğeri rüyadan çıkmış gibi fularını çekiştirdi gözlüğünü ileri çekti. "Ben gelemem seninle, akşam Lori teyze ve kocası parti veriyor -küçük bir eğlence sadece öyle bakma- hem onlarda kalmam için ısrar ediyorlar bir tur ayarlamışlar bile! İngiliz bıyık altından güldü. Anlaşılan mutlu olmuştu bu duruma.

Sekiz saat sonra otel de hazırlanmaya çalışan iki genç kız -biri yirmi beş diğer otuzunda gibi görünüyordu- şimdi çıkmaya hazırlanıyorlardı. İngilizin yüzünde iğrenme ve küçük görme karışımı bir duygu belirdi. "Ne o? Lori teyzen mi aldı sana o kaşkolu? sanki büyükannem kokuyor gibi." Diğeri gücenmiş görünüyordu ama kendini ezdirmedi. "Amerika da senin gibilere ne derler biliyor musun? siz İngilizler; somurtuk, soğuk, lanet suratlı insanlarmışsınız." cüzdanına Frang sıkıştırmaya çalışan İngiliz umursamaz bir tavırla, sonlandırmak ister gibi konuştu. "İngilizlerin soyu asildir bunu da diyorlar mı?" Otelden sonunda çıkabildiklerinde sabah olan soğuk kalmamış diye düşündüler. bir kaç dakika kadar yürüdükten sonra kolyesini düzeltmeye çalışan İngiliz topuklarını vurmaya başladı. " Lanet olası kolyen bir işime yaramadığı gibi rahat da durmuyor." Amerikalı ciddileşmişti şimdi "Onu Norveçli bir arkadaşım bana hediye etmişti. Ah İngrid şimdiler de hasta ablasına bakıyor. Doğrusunu söylemem gerekirse sana onu hiç vermemeliydim."

Şimdi yolları ayrılmıştı. ikisi de yanlarına yakışacak cömert iki Fransız arkadaş bulmuşlardı. Pek tabii Fransızlar hep ince ruhlu insanlardır. Ama onlar bile kızların yarın daha farklı hayatları olacağını tahmin edemezdi.

***

-Ah Christina, Lori teyzen burada olduğunu öğrenince çok sevinecek. Aramızda kalsın az önce pek iyi bir haber alınmadı da... Büyükannen apar topar Ohio ya gitmek zorunda kalmış. -Bir takım ailevi problemler işte- Ah yanındaki-

-Mösyö Benard, az önce tanıştık aramızda kalsın Amelia çok kıskandı ah bilirsin ingilizler, evet onunda Fransız bir arkadaşı var ama pek tabii Mösyö çok cömert.

-Anladım ama Amelia neden gelmedi?

-Bugün biraz gezecek merak etme enişte, yanında Nathan var.

Ama Christina yanılmıştı. Nathan, Ameliayı koruyamamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.