İçeriğe geç

sır

Bölüm 5 · 3 dk okuma

sır

Bölüm 5

karşılaşma

Sabah kalktığımda saat sekizdi espresso makinem biraz süt ve kahve koyduktan sonra tuvalette işlerimi hallettim, hafif bir makyaj yapıp saçlarımı taradım, siyah bir t-shirt ve düz kesim kot giydikten sonra kahvemi ve dolapta hazır bulundurduğum sandviçi hızlıca yerken koridora gittim ve kahvemi yuvarlak masaya bıraktım coco noir parfümümü sıktıktan sonra Rogue Allure rujumu sürüp gerekli şeyleri deri iş çantama koyduktan sonra kabanımı giyip çantamı aldım ve fortmantodan eski tip rugan ayakkabılarımı çıkarıp giydim ve doğruca arabama bindim. Adliyeye ilerlerken Yalın aradı " alo, bu gün buluşucaz unutma" "Merak etme unutmam ajandama not ettim ayrıca bana ima yapmayı kes çarparım" " Aa hep şiddet nasıl savcısı sen be" " en yakın arkadaşlarından çekinmeyen bir savcıyım canım, hadi adliyeye geldim bay bay" "bay bay". odaya girerken biy yandanda anahtarımı çıkartıyordum ki birine çarptım "kusura bakmayın" kafamı kaldırdığımda bu Arslan dı " ne işin var burada" "öncelikle merhaba ve arkadaşımı görmeye geldim" " kusurabakma şaşırdım" " problem değil" odamı açtım" kahve ikram ederdim ama işim var" "kahve sözünü aldım o zaman" güldüm ve odaya girdim. Gireceğim davanın dosyasına açarak inceledim.saat 10.45 ti ve ben duruşmadan şimdi çıkmıştım, doğruca odama giderek kırmızı dosyayı açtım bir ciyayet davasıydı saat 12.30 a kadar onunla ilgilendim ve bu gün girdiğim duruşma dosyasını kapattım ve çıkmaya hazırlanmaya başladım. Sabah kullandığım Chanelin Rogue Allure rujunu sürdüm, Saint Laurentin soğuk alt tonlu pembe allığından biraz sürdüm, genelde az ama kaliteli ürün almayı tercih eden biriydim, kabanımı giyip çantamı aldım ve kapıyı kitleyerek çıktım. Hızlıca aşağıya inerken saat birdi ve Yalına çıktığıma dair mesaj atıyordum ki yine iri bir bedene çarptım ve istemsizce yine mi ya diye mırıldanıp adama bakmadan kusurabakmayın, sizi farkedemedim diyerek diyerek hızla uzaklaşmaya başladım çünkü geç kalırsam Yalının çenesini çekmek zorundakalacaktım ki bunu hiç istemezdim. arabaya bindiğim gibieşyalarımı yana koydum ve Aslıyla konuşmayı unuttuğumu farkettim hemen aslıyı aradım. Aslıyla bir süre dün incelediğim dosyalar hakkında ve ne yapılacağı konusunda konuştuk ve kapattık arabayı çalıştıracak tatlıcı Arif abiye sürmeyi başladım o sırada da Ömer abiyi aradım kendisiyle üniversite zamanlarından bir tanışıklığımız vardı ve kendisi işinde iyi bir polisti kendisiyle bir çok davada birlikte çalışmışlığımızda oldu ona abi dememin sebebi ise benden dört yaş büyük olmasıydı. o sırada Ömer abi açtı " naber savcı hanım" iyiyim Ömer amirim, siz nasılsınız" bende iyiyim Allaha şükür, ne oldu ne işin düştü yine" " aşkolsun abi ben sadece işim düştüğünde mi arıyorum seni " " tamam, tamam dökül hadi " " abi Arslan Öztürk diye birin araştırır mısın ? " " hayır olsun " " hiç be abim yeni tanıştık, daha da karşılaşacağız gibi bir bak bakalım sabıkası temiz mi ? öyle hemen hayatıma almak istemedim" " iyi yaptın abicim ben bakarım şimdi, mesaj olarak atarım sana" ben bu sırada dükkana girmiş tulumba tatlılarını almıştım bile ve ödemesini yapıyordum " tamam abi sağalasın, seninlede bayağıdır görüşemedik bir ara ziyaretime gel" " bakarız, müsait olursam gelirim hadi görüşürüz" "görüşürüz" arabayı çalıştırmış eve doğru giderken bir anda arabanın tekerini kaymaya başladığını ve arabanın yavaşladığını farkettim ve sağa çektim arabadan indiğimde ön sol tekerin patladığını farkettim ki o sırada arkamda bir araba daha durdu. arabadan yaklaşık bir doksan beş boylarında bir adam indiğinde yanıma geldi ve açıkçası şaşırdım çünkü bana benziyodu. Benden iki ya da üç yaş büyük gibiydi bana göre biraz daha koyu açık buğday bir teni vardı fakat saçları, gözleri, ve surat şekli bana çok benziyodu ve sanırım o da bu benzerliği oldukça şaşırmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.