İçeriğe geç

Şimdilerde sonrası yoktu geleceğin, farkına vardın mı hülyanın gerçekliği yoktu aşkın

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Şimdilerde sonrası yoktu geleceğin, farkına vardın mı hülyanın gerçekliği yoktu aşkın

Bölüm 4

Rüzgarın Kanatları Olsaydı da Uçamazdı

Bölüm Bir: Bir İsyan Çağdaşlık, yani ellerini kırmak geleneklerin tek başına kalır mıydın, bensiz gider miydin Ben gittim, uzak denizlere Bir daha beklemek istiyorum seni, varılmayan rotalarda ve abanırken bir tanrı avuçlarıma yine de kaybolurdum, uzun uzadıya kendi kendine ellerimi tutarken, bir gözlüğü tamir ettim, görmemek üzere ant içtim, "kendi evimi de unuttum" Bu yalanı söylediğim ne ilk kişiydin ne de son olacaksın Ki zaten benin hasretim değildi Laviniaya benim istediklerim şudur ki kır çiçekleri, zalim dünyanın açlığı, kimsesiz çocukları portakalla kutsamak, fikirler ve niş akıllar seksi istemez, ben ister miydim "ileri, ileri, daha ileri akmak ve bir gün dökmek ve kurtulmak için, yaşamayı planlamak, kendini acıtmaz ki bir ayna kesiği" Bunu ben duymuştum atalardan Nehir söylenişti, dağ yamacında akanlardan Ve fakat ben öğrendim hayat nelere kadir ardından göğe bakarak fısıldadım sesim kısılana dek "kırk takla atmak ve gözleri kırk kez kırpmak dışında tanrım bizi neden unuttun ve neden siktin bizi tanrım" Bölüm İki: Gəl, მოდი(modi), երի(yeri), İsyanın İşleyişi Günün erken saatleriydi ki ışık ახალციხე(Ahıska)da yükselmişti fakat batıda Bizansın kutsal toprağı Σμύρνη(smirni) karanlıklar altında ismi tarih öncesiyle anılmakta Fakat oraya yeniden ışık düştüğünde ne Σμύρνη ayrımı kalacak ne İzmir Geri dönerler ise de Kadifekaleden çalınan savaş nârısı uyuturdu her gece bizi Geri dönersek ახალციხე'ya hayatı yanlış yaşıyorlar ise aklımdaki kız ve oğlan, herkese yalnızdı Yalnız yaşamaya alışmanın getirdiği acı ile bir sırtlanış, eski kafkas dansının anısını bir ziyaretçi ile yaşamak ბათუმი(Batum)dan bir ziyaretçi ile Fakat kendi hikayesinşn başrolü olmak bir Երևան(Erivan)lı için basit değildi özellikle Gürcistanda gerçekten hikayelerin detaylarla işi yoktur Yalnızlık vurur ise ağlar Mumu ise bana geri üfle Şimdilerde Kafkaslar serttir, kar kış ve lara bir sarmaşık Mevsimi kadar canımızı yakan dansı kafkasların bir de unutulmaz; mavi, kırmızı, yeşili gökteki hilal ve sekiz köşeli yıldızı Kafkas dansı sert oluyor, yumuşaklığa yer yok eskidenmiş o narin haller yazın imiş, Kintori ve Acara oynarmış yumuşakları yer yokmuş öyle öğretildi bize peki ya ბათუმი'dan gelen ziyaretçi, o farklıydı parmaklarının arasında havayı hissetmek yasaktı, o hariç Kimse yapmazdı yasaktı artık kafkaslarda feminen dans, titretemszdin elleri havada, hissedemezdin bir piano çalan Mozart gibi dünyayı ve yoktu şimdilerde ise oğlan o kızla görüşürdü, geceleri ise ziyaretçi oğlanla kendilerini keşfeder düğer günkğ hayatlarını düşler ve Kafkas kadınlarından daha narin dans ederlerdi Sözdeydi kafkas dansında cinsel isyek olmadığı Yalandı bu, iki erkek Kintori yaparken nasıl da ağızlarının suyu akardı, diğerinin derinliklerini ellemek için ve ziyaretçiyle yatmak affedilirdi kız tarafından fakat ya karşılarında feminen bir dans yapan erkeği gören hocaların gazabı bilemezdik Ama yüzünü, ellerini aynı onun vücudunu eller gibi ellerdi, dans ederken Bense bunu dinlerken dua ettim Şükürler olsun ne kırmızı ne mavi ne de saru karabağ

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.