"Beton kes artık!"
"DÖKÜLÜRR O DUDAKLARINDANN ZEHİRRR HADİ Bİ KİSS Bİ KİSS!"
"Bok ye yok kiss falan!"
beytullah gözlerini dramatik bir şekilde devirdi "iyi be! gidiyorum sizde durun max el ele tutuşun tamam? hadi defoldum"
Efe utançla eliyle yüzünü kapattı
"kusura bakma..bazen çok konuşuyor."
Efe başını kaldırdığında Arda'nın ona sırıtarak baktığını gördü
"ne bakıyorsun?"
"hiçç"
Arda bakışlarını gözlerinden çekip dudaklarına yöneltti
"aslında fena olmazdı.."
"ney?"
"sana kiss vermek."
"anlamadım?"
Derin bir nefes verdi "diyorum ki..Beytullah bok yiyebilir, ben senin dudaklarını yemek istiyorum."
Efe tepki bile veremedi, dudaklarından sadece ufak bir mırıldanış çıkıverdi "Ha-" derken Arda dudaklarını onunkilere hafifçe bastırıverdi, sözlerine göre öpüşü yumuşak fakat hapsediciydi. Efe'nin gözleri fal taşı gibi açıldı ilk saniyeler tepki veremedi ve donakaldı. fakat sonra teslim oldu ve öpücüğünü karşıladı zifiri sessiz sınıfı dolduran tek şey dudaklarının arasından çıkan şapırtı sesiydi. Bir süre sonra Efe geri çekildiğinde nefesini düzenlemeye çalıştı, Arda gözlerini açtığında yüzündeki klasik sırıtış görülürdü. Efe ıslak dudaklarının üstünde parmağını gezdirdi
"inanamıyorum.."
"iyi misin?"
"bilmiyorum..."
Arda gülümseyip Elini sırtının üstüne koyup sıvazladı
"ilkinmiydi?"
"e-evet"
"sonuncun olmayacak korkma"
"Ne?"