
(Amara Shenzeng)
Amara:
Uçağımın inmesine az kalmıştı. Okulum sonunda bitmişti. Yanda ki adam sürekli bacağıma doğru bakıyordu. Uçaktan iner inmez yağ bu adam ölücek ya da bu adam ölücekti dedim içimden. Uçaktan indiğimde adama dönüp kulağına fısıldadım.
-Benimle gel!...
O da peşime takılıp uçaktan beraber indik. Adamlarıma doğru yaklaşırken bir işaret yaptım ve adamlarım benimle beraber inen adamı kollarından tutup mekanlarına götürdüler. Artık işi bitmişti. 2.Araba geldiğinde arabaya binip eve doğru gittim.Eve geldiğimde bir karmaşa vardı. Akşama misafirlerimiz olacakmış. Babamın çalışma odasına gidip bekledim. O sırada kapı açıldı ve babam içeriye girdi.
-Güzel kızım Amara seni çok özledim.
Deyip sarılmıştı. Sarılmasına karşılık verip konuşmaya başladım.
-Bende babacım seni çok özledim.
O sırada bir köpek bağırıyordu. Babamın arkasına saklanan Georg'u gördüm. Yüzümde kocaman bir gülümseme oldu.
-Georg gel canım annene!
Dediğim gibi hemen üstüme doğru koşmaya başladı. Georga sarıldım. Ve "Çok büyümüşsün." dedim. O sırada telefonuma bir mesaj geldi. "Patron iş tamam." demişti adamım. Babam bana doğru bakıyordu. Yüzümde küçük bir sırıtma olmuştu.
Babam:
-Kim mesaj attı erkek arkadaşın mı yoksa?
Demişti. Babama doğru bakarak " Hayır baba, kızlar mesaj attı benim için bir parti veriyorlar." dedim. Telefonumda ki kızların mesajını göstererek. Babam ise yüzüme gülerek baktı. Tam söze başlıycakken kapı tıklandı. Ve içeri giren hizmetçi misafirleriniz geldi demesiyle babam tekrar bana döndü.
-Öyleyse hazırlansan iyi olur genç bayan, birazdan akşam olucak.
Dedi.Bunu demesiyle babama doğru yaklaşarak yanağına bir öpücük kondurdum ve odama çıkıp hazırlandım. Evden çıkıp tekrar arabama bindim. Bu sefer yanımda korumalarım yoktu. Kızların olduğu bara gidecektim...
Bara geldiğimde kızları bulmam biraz zaman alsada buldum. Bir kaç erkekle dans ediyorlardı. Kızların yanına gittiğimde masanın üstüne çıkıp dans etmeye başladık.Erkeklerin hepsi beni süzüyordu. Aniden telefonum çaldı. Telefonuma baktığımda arayan David'ti. Müzik son ses olduğu için bardan dışarı çıktım. Tam açıcakken arkamda beni sürekli dikizleyen bir çocuk peşimden geldi. Bunu fırsat bilip telefonu kapattım. Arkamı döndüğümde çocuk yanıma gelmişti bile.
-Sevgili hanımefendi sizin gibi bir güzelliği ilk defa görüyorum. Benimle otele gelip bir gece geçirmeye ne dersiniz?
Demişti. Sarhoştu ayakta zor duruyordu. Hayır dermiş gibi kafamı olumsuz şekilde salladım. Buna rağmen zorla beni götürmeye çalıştı. Bir kadına karşı hiç saygısı yoktu. Etrafıma bakındım ve bir sürü kişi vardı. Toplum içerisinde ona bir şey yapamazdım. Arabasına binip otele doğru gittik. Şehrin uzağında ki otele doğru götürüyordu beni. Bu saf işimi kolaylaştırmıştı. Sesimi çıkarmadan arabada otele gitmeyi bekliyordum. Yanımda sırt çantam iyi ki vardı. Otele geldiğimizde bir oda seçti ve odaya çıktık. Odaya girer girmez gömleğini çıkarıyordu ki onu kendime doğru yaklaştırıp gömleğini çıkarttım. Elbisemi çıkarıcakken ona doğru bakıp iki elimle gözlerini kapadım ve yatağa doğru ittim. Gözleri hala kapalıydı. Bunu fırsat bilip önce üstümü değiştirdim. O sırada:
-Napıyorsun sen?
Demesiyle gözleri açık mı diye ona doğru baktım. Hala kapalıydı gözleri. Sırıtarak "Senin için hazırlanıyorum sana bir süprizim var?!" dedim. Kahkaha atarak tamam demişti. Üstümü tam değiştirip bir maske taktım. Ardından saçlarım tam gözükmesin diye şapka taktım. Silahımı sırt çantamdan çıkarıp adama doğru tuttum. "Artık gözlerini açabilirsin!" dememle açması ve ateş etmem bir oldu. Odanın içinde kamera yoktu. Adama doğru yaklaştım ve nefes almıyordu. Ölmüştü. Odadan çıkıp etrafıma bakındım. Kameralar yoktu. Merdivenlere doğru yürümeye başladım. Silahımı ateş ettikten sonra çantama koymuştum. Etrafta kimsecikler yoktu. Tam merdivene bir basamak atacakken arkamdan bir erkek sesi gelmişti...
Vito:
Eli bağlı bir adam yalvarır gözlerle bana baktı, etrafı süzdüm. Eski bir fabrikanın ortasındaydık. Kirli bir o kadar da yıl geçirdiği belliydi. Adama dönüp sırtımdan bıçağımı çıkarttım. "İhanetin nedeni değil bedeli olur." deyip bıçağı adama doğru savurdum. İşim bittiğinde arabama doğru yürürken puro çıkarıp yaktım. Arabama bindiğimde arabayı süren kişiye malikaneye sürmesini emrettim. Malikaneye geldiğimde adamlara etrafa dağılmalarını koruma pozisyonunda kalmalarını emrettim. Michele bana doğru yaklaşarak:
-Hoş geldin patron. dedi.
Kafamı sallayarak Michele malikanenin bahçesinde tur atmaya başladık. Michele'nin bana doğru bakarak sorduğu soruyla düşüncelerimden ayrıldım.
-Seni düşünceli gördüm. Patron bir sorun mu var?
-Evet hayatımı düşünüyorum. Sende biliyorsun bugün Anna gelicek uçağı 2 saat sonra inecek...
-Biliyorum patron onu çok özledin değil mi?
-Aynen öyle, çok özledim bu gece onun yanında olmam lazım! Ama ailem...
-Bu gece aileniz bir aile dostunuzun yanındalar.
-Kimmiş bu aile dostu?
-Shenzeng ailesi, İtalya'nın prestijli ailelerinden biri...
-Anladım. O halde rahat rahat Anna'nın yanına gidebilirim.
-Evet patron.
Michele ile konuşurken cebimdeki telefon titrediğinde açtım. Kuzenimin kız arkadaşı kuzenimin çok kötü olduğunu alkol komasına girmek üzere olduğunu söylediğinde otel adını öğrendim ve kapattım. Michele'ye bakarak;
-Çabuk arabayı ayarla kuzenimi almamız gerek. dedim.
Michele ise bana doğru şaşkın bakarak:
-Araba kapıda patron şoför bizi bekliyor. Buyur lütfen gidelim patron...
Deyip hızlı adımlarla yürüdük. Arabaya bindik ve otele doğru devam ettik. Michale tekrar dönerek;
-Otele gittiğimizde vakit kaybetme ve kuzenimi hastaneye götür!
Dedim. Michele ile otele geldiğimizde arabadan indik. Resepsiyona geldiğimizde kuzenimin adını söyleyip oda numarasını öğrendik. Merdivenlere yöneldiğimde arkamdan Michele bana seslenmişti.
-Patron 45.kata nasıl merdivenden gidecen? Şuradaki asansöre gidelim!
Demişti. "Yaşlandık sanırım." diyerek karşılık verdim. Michele ve asansöre doğru yaklaştım. Asansöre girdiğimizde gideceğimiz katın numarasını tuşladık ve beklemeye başladık. Gideceğimiz kata gelmiştik. Koridorda ilerlemeye başladık. Odaya geldiğimizde kapıyı tıkladık ve kapıyı kuzenimin arkadaşı açmıştı. Konuşmasına göre az sarhoş olmuştu o da. Michele kuzenimi kuzenimi hemen kucağına alarak hastaneye götürdü. Tam odadan çıkacakken telefonum titreşime uğradı. Telefonuma baktığımda Anna'nın beni aradığını gördüm. O sırada yan odadan bir silah sesi geldi. Kuzenimin arkadaşı korkudan hemen yatağın altına saklandı. Odadan çıkıp silahımı çıkarttım. Sesin nerden geldiğini anlamaya çalışırken yan odadan biri çıktı. Merdivenlere doğru ilerledi. Ve tam aşağı inen basamaklara doğru hareket ederken silahımı ona doğrultarak bağırdım.
-Hey sen olduğun yerde kal yoksa sonu kötü olur!!!
Dedim. Bağırmamla durmuştu. Yüzü maske ve şapka yüzünden tanınmıyordu. Kimdi bu?...
Evet ilk bölüm sizce nasıldı yorumlara bekliyorum. Eğer bu bölümü beğendiyseniz oy ve yorum atmayı lütfen unutmayın. Medya da ki Amara bu arada karekter için ne düşünüyorsunuz? Şimdi nolcak!...Devamını isteyenler yoruma söylesin. Öpüldünüz. >