Oy:5
Yorum:6
ilk kitabımdır yazım yanlışı ve mantık hatalarını söylemenizden mutluluk duyarım
Başlama tarihi 👉
~
Diktiğim pantolondan çıkardığım iğne elime batınca ağzımdan hafif bir 'ah' sesi çıktı.
Sanırım buna asla alışamıcam. Saate baktım iş için hazırlanmaya başlamalıydım. Diktiğim pantolonu kenara koydum, üstüme kirlenirse çok üzülmiceğim bir beyaz tişört ve diktiğim pantolonu giydim. Neden mi böyle giyindim ah çünkü işim bir kafede temizlikçi olmak.
Şimdi garson olucağımı felan düşünmüş olmalısınız ama patronum betaları garson olarak çalıştırmıyormuş. Malesef bende başka bir yerde iş bulamadım.
Hımm şu an aklıma geldide ben size kendimi hiç tanıtmadım. Benim adım Burak 24 yaşındayım, betayım. Dış görünüşümden bahsedicek olursak beyaz saçım, lila gözlerim, 1.61 boyum ve sol gözümün altında bir ben ile gayet güzel görünüyorum. Görünüşüm aslında bir omegaya benziyor. Ama beta olmak kaderimde varmış.
Ben düşüncelere dalmışken kafenin olduğu sokağa girdim. Hiç sevmiyorum iş günlerini ama para kazanmak ve taş kemirmemek için işe ihtiyacım var, patronum Berke bey bir alfa ve her ne kadar iyi biri olsada betaları küçük gördüğü için bana pek iyi davrandığı söylenemez.
Kapıdan içeri girdiğimde kafamı diğer tarafa çevirdim,ne kadar az göz teması o kadar iyi.
Patron beni görünce daha kafeyi açmaya yarım saat olduğu için ;
" üstünü giyin ve temizliğe başla"
dedi.
Bu lafından sonra önlüğümü giymeye gittim. Evet yorucu bir güne daha merhaba demeye gidiyorum. Kafe saat 8.00'da açılıyor 21.00'da kapanıyor.
Malesef mükemmel patronum beni sadece Beta olduğum için saat 7.30'dan, 21.30 kadar çalıştırıyor.
Önlüğümü giydiğim, dışarı çıktım ve kafeyi temizlemeye başladım.
... (zaman atladık)
Evet sonunda işim bitmişti. Eve doğru yürürken marketi görünce evde yiyecek bişey olmadığı aklıma geldi.
Markete girdim ve yicek bişiyler alıp çıktım.
Sonuçta karnımı doyurucak kadara param vardı.
Daha ay sonu olmasına çok vardı. Eve girdim kendime bir tabak hazırlayıp koltuğa televizyonun karşısına geçtim. E ne yapıyım sıkılıyorum yemek yerken.
Televizyonda kanallarda gezerken bir haber kanalında ilgimi çeken bir şey görünce kumandayı bırakıp yemeğimi yemeye başladım. Bir yandan gözüm televizyondaydı.
Bir anda Yağızın çalıştığı avm'yi televizyonda görmemleağzımdaki yemeği zorla yuttum ve hemen haberin sesini açtım.
Haberde diyorduki
"Evet bir son dakika haberiyle karşınızdayız, dünyanın en büyük xxx avmesin'e bir bombalama oldu ve o sırada avm'de olan güvenlik amiri olan Alfa Yağız Cankurt ve altında olan birkaç kişi ağır bir şekilde yaralandı y hastanesine kaldırıldılar,
şu anda yoğunbakımda oldukları biliniyor. Durumlarıyla ilgili bir gelişme olursa aktarmaya devam edicez. Evet efendim sıradaki haberimiz..."
Geri kalanını duymadım beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Hızlıca ceketimi giydim, telefonum, cüzdanım ve anahtarımıda alarak dışarı çıktım. Normalde otobüs beklerdim ama şuanda hiç vaktim yoktu o yüzden taksi durdurdum. Taksiye binip gidiceğim yeri söyledim. Beni oraya kadar götürürse nedeyse bir aylık paramın hepsini vermem gerektiğini çok iyi biliyordum ama onun için değerdi. Beni bırakıp çalışmaya gittiğinden beri kendi kazdığım parayla geçinmeye çalışıyordum.
Taksici hastanenin önüne gelince parayı uzatıp indim taksiden. Hızlıca içeri girip sekretere odasını sordum, bana neyi olduğumu sordu çok garipsemedim hayranları vardı sonuçta eşi olduğumu söylediğimde ilk başta inanmasada kimliğimi görünce yoğun bakımdan, normal odaya geçirdiğini ve 5.katta 348 no'lu odada olduğunu söyledi. Şimdi ne mi yapıyorum kapının önünde kendi kendimi cesaretlendiriyordum.
Elim kapı koluna atınca içeriden "gel artık neredeyse 10 dakikadır oradasın" diye ses gelince bi panik bastı beni elim ayağım dolaştı. Sonra kapıyı açıp içeri girdim. Bana meraklı bakan gözlerle bir afallama geldi çünkü genelde Beta olduğum için tiksintiyle bakardı bana.
" Sen kimsin" diyip yatakta oturur pazisyona gelip bana döndü.
553 kelime

