takatim yok seni görmeye
takatim yok seni sevmeye
üstü kaplı etrafı demirli
bir zindandı evceğizim
arkadaşımdı üç beş sıçan
yiyeceğimdi tükenen üç beş yosun
ışık vurmaz ışık girmez
ser verir sır vermezdi celladı
kuş uçmaz tepesinde celladı sağolsun
emir kulu değil
şeytan kulu cellat dediğin
alimide var zalimide var buranın
aynı muamma ile bekler alim ile zalim
zalim alim alim zalim olmuşsa çok mu
takatim yok seni görmeye diyorum inanmazsın
zira ben yıllar yılı görmemişim güneş
şimdi sen çoksun güneşlerden daha nurlusun
zira gözlerimin şaftı kayar sana baktıkça
seni sevdikçe seni düşledikçe
takatim yok diyorum seni görmeye
takatim yok seni sevmeye
takatim yok nura boğulmaya




