Size dün olanları anlatmak istiyorum. Dün her gün yaptığım gibi bulutların üstünde yeni hayaller,planlar kuruyordum. Sonra bir anda Meli yanıma geldi ışınlanarak. (konumum açıktı) "Ne yapıyorsun?" Dedi. Bende "ne yapıyorum sence gider misin hayal kuracağım" dedim. O da "tamam gideceğim ama sen o hayallerine çok dalma yasak olan hayaller kurma! Mesela geçen gün ki evden kaçmak hayalim gibi!" Dedi. Bende "tamam ama bunlar benim hayalim bana karışamazsın benim özgürlüğümü kısıtlayamazsın!" Dedim biraz yaşıma göre büyük konuştum herhalde. O da cevap olarak "Mela bizim senin özgürlüğünü falan kısıtladığımız yok! Biz sadece senin iyiliğini istiyoruz!" Dedi.Bende "İyiliğim hayallerimden uzakta durmak mı?" Dedim."Mela yeter artık seninle çocuk gibi kavga edemeyeceğim çok geç olmadan gel çay saati geliyor." Dedi Meli. "Tamam gelirim" dedim. Meli yaşına göre çok ciddi ve olgun. Ben anlamıyorum çocukluğunu neden yaramazlıklar yaparak,hayaller kurarak geçirmektense ciddi ve olgun davranıyor. Ben ablama hiç benzemiyorum! Ablama benzemektedir istemiyorum! Ben annem ve Ablam gibi sıkıcı olmayacağım ben kendim olacağım! Bende yaşıma göre daha akıllıyım aslında övünmek için demiyorum cidden. Sonra biraz daha hayal kurup annemlerin yanına gitmiştim. Sinirim bozulunca hayal kurmayı pek sevmem çünkü o kurduğum hayaller çok tehlikeli olabiliyor. Her zamanki gibi abim yoktu,babam ofisteydi. Bende "her zamanki gibi abim yine basketbol kursuna mı gitti?" dedim. Annem"evet Mela sende biliyorsun" dedi. "Belki bu sefer başka bir yere gitmiştir diye sordum" dedim. Nereye gideceği belli olmuyor şu abimin. Meli bana bakıyordu bense gözlerimi kaçırmayı tercih ediyordum. Çünkü gözüne baksam yine şu hayaller konusuna dönüp annemle beraber üstüme geleceklerini biliyorum. Biz hep böyle didişiyoruz bazen can sıkıcı olabiliyorlar bu didişmeler. Hemen bir tane çokolastik (favori kurabiyem) ağzıma attım. Sonra bir kaç bir şey yiyip "Size afiyet olsun ben doydum"dedim."Tamam ama bu acele ne? çok az yedin biraz daha ye kızım" dedi annem. Ben odama ışınlandım. Abimin konumuna baktım fakat her zaman ki gibi kapatmıştı. Klasik gittiği kursa ışıklandım olarak yoktu sonra abimin odasına ışınlandım ve bir not buldum masanın üzerinde şöyle yazıyordu: "Mela beni aramayı bırak akşam eve on bir buçukta döneceğim. Beni bulamazsın aramaya da çalışma kaybolursun gelince uzun uzun konuşuruz tamam mı? Lütfen bir seferlik beni dinle tamam mı? Canım kardeşim benim" yazıyordu. Güçlü sezgileri arkadaşlarıyla olduğunu söylüyordu ben tabiki de abimi dinlemedim onu aramaya başladım ilk arasokaklara gittim. Onu bulmanın kolay olmayacağını Bende biliyordum koca sihirlerin ötesinde ben onu nasıl bulabilirim? Ama bulabileceğim inanıyordum. Bu arada annem bana çoğu zaman ışınlanma cezası veriyor çünkü annemi dinlemeyip hem abimi aramaya ya da başka yerlere gidiyorum o yüzden konumumu kapatıp gidiyorum. Annemin ışınlanma özelliğini alabileceğini bilerek abimi aramaya devam ediyordum. Benim doğuştan sezgileri güçlüdür bunun özel güçleri alakası yok. Ben bir saate yakın Megsi arasam da onu bulamadım son olarak okulunun bahçesine ve kursa tekrar bakacaktım ki sezgilerim okulun arka sokağında olabileceklerini söyledi. Ve baktım tam arka sokağında sonundaki yanında 3 erkek saha vardı. Onlar abimin arkadaşları; Zeg,herrik,leksi'ydi. Leksi yakışıkla ve anlayışlı birisidir onu severim. Herrik beni biraz küçümseyerek o yüzden ona kızgınım. Zeg de biraz fazla havalı sanıyor kendini ama yoksa iyiler bence. Ama abimin yakın arkadaşını daha çok seviyorum çünkü o da abim kadar olmasa da beni çok sever,benimle ilgilenir. Neyse ben hemen onların yanına gittim "Abi seni buldum!" Dedim. Abim "Sana gelme demedim mi? Mela neden her seferinde geliyorsun? Gelme diyorum anla artık!" Dedi. Biraz sert tepki göstermişti öncekilere göre. Sonra Zeg "Mela yine sen mi geldin bu sefer hangi gereksiz hayalini anlatacaksın?" Dedi dalga geçerek. Leksi de Zeg'e karşılık olarak "Mela daha küçük onunla dalga geçmen doğru değil Zeg! Hem Mela'nın hayalleri çok aksiyonaste dolu ve kaliteli hayaller bence büyüyünce hayalzer (hayal yazarlığı gibi bir şey) olabilirsin Mela" dedi. Bende "Öyle mi dersin Leksi abi!?" Dedim heyecanla. Herrik araya girdi "Mela hayalzer olursa sihirlerin ötesi batar dalga mı geçiyorsun Leksi?!" Dedi.Bende "Ben neden hayalzer olamayayım ki esas sen olamazsın sen hayal bile kuramıyorsun! " Dedim. Bunlar konuşulurken abim yüzünü eliyle kapatmış bir şekilde işlerin yine karıştığını düşünüyordu. Bu konuşmalar böyle devam ederken abim bir son vermek istedi ve araya girdi: Tamam yeter! Mela sen hemen eve gidiyorsun Bende geleceğim sonra" dedi. Ben çok masum bir şekilde "Neden Megsi Neden beni istemiyorsun eskiden daha yakındık biz sırdaştık,kankaydık şimdi neden o kadar yakın değiliz? Artık benden kaçmaya başladın gibi geliyor yoksa benden kaçıyor musun?" Dedim gözlerim dolmuştu. Abimde "Evet kaçıyorum! ben artık büyüdüm sende büyüdün gir ablanla konuş ben erkeğim sen kız ve aynı zamanda aramızda kaç yaş var sen çok küçüksün ben artık büyüyorum yavaş yavaş yetişkin oluyorum!" Dedi. Bu sözleri bana çok ağır gelmişti böyle demesini hiç beklemiyordum. "Tamam ben anladım sana arkadaşlarınla eğlenceler." Diyebilmiştim.İki kelime zor etmiştim. Ama bu sözlerine çok kırılmıştım. Bana hiç bu kadar ağır konuşmamıştı. Abimden beklemezdim böyle bir konuşma... Bulutların üzerinde ağlamaya gitmiştim bu sefer. Bulutların üzerinde ne kadar göz yaşımız olursa bulutlar da o kadar yağmur yağdırıyor bizim buralarda. Üzerinde olduğum bulut abimin olduğu sokaklara yakındı. Belki abim görür benim ağladığımı anlar diye özellikle yakınlarındaki bulutları seçmiştim ama galiba görmemişti yoksa gelirdi diye düşünmüştüm. Konumumu kapatmıştım şuan Meli ya da Annem le uğraşmayacaktım. Ben mutluluğumu da hüznümü de tam yaşamak isterim her zaman. Çokta öfkeli biri değilimdir hayal ve özgürlük konusu dışında. Eskiden abimi ararken tanıştığım Mena adlı arkadaşım vardı bazen onunla konuşurdum,dertlerimi anlatırdım bir anda aklıma o gelmişti. Pek arkadaşım yoktu ama o iyi bir arkadaştır benim gibi yaramaz değildi ama onu nedense severdim o da hayaller kurmayı çok severdi. Bizim en büyük hayallerimiz hayallerimizi gerçekleştirmek ve hayalzer olmaktı. Hayalzerin tanımını şimdi size yapayım. Hayaller kurarak kurduğumuz hayalleri yazıyoruz bu hayallerle insanlara ilham vermeye çalışıyoruz eğer bu hayaller ilham vericiyse hayalzer olabiliyorsun. Ama daha bir sürü hayalzer türü var bu klasik hayalzer. Neyse onları sonra tanımlarım. Sonra neden mena'ya bu olanları anlatmıyorum diye düşündüm onun evine gittim dışarıda üzüntü yağmuru yağıyordu demek ki başkalarıda ağlıyordu. Sonra Mena'yı evinde bulamadım ailesi de uyuyordu. Onun da bir kız kardeşi vardı adı meysi. Meysi de uyuyordu. Sonra dışarı çıkıp evin tam üzerindeki buluta doğru ışınlandım bir baktım ki Mena orada. Mena beni görünce ağlamayı kesti göz yaşlarını silmeye başladı. Mena ya "Göz yaşlarını silmene gerek yok ben yabancı değilim senin kankanım. Ne oldu niye ağlıyorsun? " dedim. Mena "Yok bir şey öylesine sen niye geldin? Uzun zamandır konuşuyorduk bir şey mi oldu?" Dedi. Bende "Bir şey oldu ama sana da bir şey olmuştu ilk sen ne olduğunu anlat sonra ben anlatırım" dedim. Mena bir kaç kez itiraz etti anlatmak istemedi ama anlatması için ikna ettim. "Annemle babam çok kavga ediyorum Meysi'yi sürekli uyandırıyorlar bana ağlıyor ve neden kavga ediyorlar birbirlerini sevmiyorlar mi? Diyor bu da beni üzüyor eğer kavga etmeye devam ederlerse boşanırlar mı?" Dedi Mena ağlayarak. Bende "Nasıl kavgalar bunlar baya büyük mü?" Dedim. Mena nın yanındayken kendi derdimi unutmuştum bile arkadaşlık ilişkilerine çok önem veririm zaten sayılı arkadaşım var okula gitmediğim için annemler daha küçüksün arkadaş edilirsin diyor ama haklı da neyse biz konuya dönelim. Mena "Evet çok büyük kavgalar bunlar. Birbirlerine kötü sözler kullanıyorlar seslerini çok yükseltiyorlar birbirlerini istemediklerini söylüyorlar boşanmazlar di mi?" Dedi ağlamayı kesmişti artık. Mena'ya yalanda söylemek istemiyordum ama doğruyu söylersem onu sakinleştiremiyebilirdim ona biraz konuyu değiştirerek motivasyon vermeye karar vermiştim. "Mena senin en sevdiğin renk sarı ya?" Başını evet anlamında salladı. Konuşmaya devam ettim. "Güneş'e Sarı renkte. Sarı renk mutluluğu,parlaklığı anlatıyor bence. Sende parlayan bir yıldızsın ama her üzüldüğünde içindeki mutluluğu bitiriyorsun ve parlaklığın azalıyor ama her mutlu olduğunda,güldüğünde,gülümsediğinde daha da parlıyordu neden parlaklığını arttırmaktansa azaltıyorsun sana ağlamak hiç yakışmıyor bunu sende biliyorsun neden ağlıyorsun o zaman?" Dedim. Mena "Ama ailem huzurlu ve mutlu değilken mutlu olamam" dedi. Mena'nın olduğu durum zor bir durumdu onu anlıyorum fakat o benden bir kaç yaş küçüktü ve yaşına görede çocuksuydu ona gerçekleri bu yüzden söylemek istemiyordum. Şöyle demeye karar verdim"Mena annenle baban kavga ediyor olabilir ama onlar birbirini sevmeseydi evlenmezlerdi onlar hala daha birbirlerini seviyorlardır sadece kırgınlardır onları sen barıştırabilirsin." Mena "Nasılsın barıştirabilirim gerçekten birbirlerini seviyorlar mıdır?" Dedi heyecanla ve mutlulukla. Bende "Tabi seviyorlarsa neden sevmesinler. Onlara bu kavga etmelerine üzüldüğünü söyle mutlu aile hayallerini anlat" dedim. Mena"İyiki benim arkadaşım olmuşsun Mela. Senin gibi bir arkadaşa,dert ortağına sahip olduğum için çok şanslıyım. Sen ne anlatacaksın? unuttuk" dedi. Bende "Şey ya... Ben abimi yine arıyordum bana gelme diye not bırakmış hatta ben dinlemedim sonra onu buldum bana çok kızdı onun söyleyeceğini hiç düşünmediğim sözler söyledi senden kaçıyorum gelme artık falan dedi ben çok kırıldım ondan hiç beklemiyordum o benim sırdaşım, suç ortağımdı" dedim ağlamaya başlamıştım. Bulut demin Mena'nın göz yaşları yüzünden yağmur yağdırıyordu şimdi benim göz yaşlarından dolayı... Mena "Sana baya seni istemiyorum mu dedi?" Dedi sesi titriyordu söylerken. Ben bütün söylediklerini Mena'ya söyledim. Mena da şok olmuştu o da abimin bana böyle şeyler söyleyeceğini hiç beklemiyormuş. Bana biraz abartmışım gibi geliyordu bazen ama benim gibi küçücük kız kardeşine bir abinin böyle şeyler söyleyeceğini hiç düşünmemiştim. Mena'yla beraber içimiz tamamen dökmüştük o gece bulut o kadar yağmur yağdırmıştı ki Menaların evinin çatısı ıslanmıştı. Sabah uyandığımda bulutun üzerindeydi Mena ile birbirimize yaşlanmış bir şekilde oturarak uyuyakalmışız. "Mena uyan uyuyakalmışız bulutun üzerinde" dedim. Mena hemen uyandı "Mela annemler burada uyuduğumu ve senin geldiğini görmesin ben hemen yatağıma ışınlanacağım" Dedi. Ve hemen ışınlandı. Tamam bile diyememiştim. Mena'nın derdini ben çözmüştüm ama benim dertlerim hala daha duruyordu. Eve gidince annemin 1 hafta daha ışınlanmama kısıtlama getireceğini biliyordum o yüzden genelde biraz daha gezip eve giderdim ama moralim bozuk olduğu için gelmek hiç istememiştim canım. Acaba abim olanları Meli ve anneme anlatmış mıydı? Diye merak etmiştim. Evimizin bahçesine ışınlandım annem bahçedeki çiçekleri suluyordu ona gözükmemek için hemen odama ışınlanıyordum ki annem beni fark etti ve ışınlanmayı salise farkıyla engelledi ve düşündüğüm gibi bir hafta ışınlanmama kısıtlama getirdi sadece odama ışınlanabiliyordum. Bu sefer geçen seferki gibi bulutlara da ışınlanmama izin vermemişti. Buralar çok büyük ve bazı yerlerde ışınlanma,uçma gerektiği için ışınlanma olmadan bir yerlere gitmek çok zor. Annem özel gücümü alınca hep abimden isterdim ama şuan isteyecek abimde yoktu. Odama ışınlandım ve yatağıma kendimi attım. Bu arada bizim bir normal evimiz bir de hayal dünyamızda ki evimiz var. Ama ışınlanma özel gücümü annem aldığı için hayalimdeki eve gidemiyorum. Sakinleşene kadar ağladım. Ama sessiz ağlamaya çalıştım. Abimin gidiş sesini odamdan duyabiliyorum. Annem abime "Dün Mela yine seni aramaya gitmiş galiba konumu kapalıydı bu sabah eve geldi senin yanında değil miydi?" Dedi. Abim de "Dün akşam yanıma geldi. Gelmemesi için not bırakmıştım dinlememiş. ben ona git dedim yanıma gelince sonra gidince bir daha da görmedim" dedi. Annem "Tamam ama Megsi, Mela Sadece seni dinler o hepimizden daha çok seviyor seni. Sen onu kankası gibisin. Onunla konuş tamam mı?" Dedi. Abimde "Tamam anne konuşurum. Bende ona dün ağır konuşmuştum biraz galiba. Nerede Mela?" Dedi. Annemde cevap olarak "Odasında" dedi. Abimin ayak seslerini duydum. Abim kapımı yavaş bir şekilde açarak. "Mela ne yapıyorsun? Dün sana biraz ağır konuştum galiba sinirle. Kırıldın mı? Ben cidden öyle demek istemezdim. Sen bir tanecik yaramaz kardeşimsin. Seninle daha ne planlarımız var onları yapmak için ilk barışması ve senin gelme dediğimde beni aramaya çalışmaman lazım" dedi. Ben abim konuşurken arkamı dönmüştüm. Abiler cevap olarak "Megsi ama ben dün çok kırıldım. Senden böyle bit tepki beklemezdim. Ben seninle olmak istiyorum ben seninle vakit geçirmek istiyorum anla beni. Artık hiç yanıma gelmiyorsun sayılır eskiden hep beraber planlar yapardık şimdi ne oldu? Sen büyüdün diye mi? Ben senin arkadaşın değil miyim? Neden sürekli başkalarıyla dışarı çıkıyorsun neden? Neden beni yanında götürmüyorsun?!" Dedim sinirle. Abimde "Mela Bende artık diğer arkadaşlarım gibi dışarıya çıkmak istiyorum arkadaşlarımla. Farkında değil misin? Seni küçümsüyorlar ben sen gitmişten sonra onlarla kavga ettim senin için. Tamam hata yaptım seni hiç yanımda götürmüyorum bundan sonra bazen benimle gel ama benim sözümden çıkma tamam mı?" Dedi. "Tamam canım abicim sözünden çıkmam. Cidden benim için dün arkadaşlarınla kavga mı ettiyseniz?beni şimdi götürecek misin?" Dedim. "Evet kavga ettim. Zaten onlar gerçek arkadaşların değil benim gerçek dostum Leksi. Şimdi benimle kursa gelebilirsin ama beni bekleyeceksin tamam mı? Bir yere ayrılmak yok" dedi. "Tamam seni bekleyeceğim" dedim. "Kıyafetlerini giy çıkalım hemen" dedi abim. "Abi bana özel güç verir misin?" Dedim. Bana ışınlanma özel gücümü verdi. 24 saat sonra bu özel güç bitiyor. Hemen hayal gardırobuma ışınlandım. Şuan giymek istediğim hayalimdeki elbiseyi gardırop a düşünce balonuyla gösterdim ve gardırop hemen bana verdi. Giydim ve kapının önüne ışınlandım annemin beni göreceği tuttu. "Mela yine abimden ışınlanma mı aldın. Neyse bu seferlik bir şey demiyorum ana bir daha konumunu kapalı yapmak yok" dedi. Bende "Tamam o bir seferlikti" dedim. Daha önce söylediklerime uymuşluğum yok. Hep tamam falan derim ama iç sesim tam tersi. Abime seslendim ben kapının önündeyim diye. Sonra abim yanıma ışınlanıp beni kucağına aldı ve Gökkuşağı fırtınası yaptı Gökkuşağının üstündeki fırtınada hızlı bir şekilde ilerliyorduk. Yanımızda bulutlar ve pırıltılar vardı. Bu özel gücü annemler abime 15 yaş doğum gününde vermişlerdi. Bu özel gücü alacağım günü bende heyecanla bekliyorum. Herkes istediği özel gücü istediği kişiye veremiyor izinsiz o yüzden abim bana veremiyor. Neyse Gökkuşağı fırtınası çok güzeldi. Abim bizi kursunun olduğu yere ışınladı. Kursta arkadaşları vardı. Leksi abi bana nasılsın dedi benimle konuştu. Abimin diğer arkadaşı Megs de benimle konuştu. Megsi ile Megs benzediği için bazen onları ikiz sanabiliyorlar Ama bence birbirlerine çok benziyorlar. İlk defa sözümde durmaya karar vermiştim ders başlamıştı. Öğretmenleri benim kim olduğumu sordu. Abim ve arkadaşları benim Megsi'nin kardeşi olduğunu söylediler. Öğretmen de bana "Abini izlemeye geldin yani? Şuraya oturup dersi izleyebilirsin istersen sana da basketbol topu vereyim" dedi. Bende "olur" dedim. Bana küçük Gökkuşağı renklerinde basketbol topu verdi öğretmen. Teşekkür ettim. Abim ve arkadaşları bana da öğretmeye çalıştı. Azıcık bir şeyler öğrenmiştim. Sonra abimin maçı başladı abimi izledim. Çok güzel oynuyorlardı. Birde sihirle oynuyorlar bazen sınırsız oynuyorlar. Sihirle oynayınca daha güzel oluyor çünkü ışnlanabiliyorsun. Maç çok uzun sürdü o yüzden maç yapılırken Bende kenarda biraz daha kendimi basketbol da geliştirdim. Sektirmeyi öğrenmiştim ama basket atamıyorum çok yukarıda olduğu için. O yüzden nesneleri hareket ettirme özelliğiyle atıyordum o da hile oluyordu. Neyse ben böyle vakit geçirirken abimin maçı bitti yanıma geldi. "Mela ilk defa sözünde durdun bravo" dedi. "Kolay kolay sözümde durmam biliyorsun. Bir ödülü hak ediyorum" dedim. "Tamam ne istersin? Ödül olarak" dedi abim. Benim gözlerim dolmuştu. "Abi benimle eskisi gibi çok vakit geçirmeni planlar yapıp uygulamaya geçmek istiyorum" dedim. Bir kaç damla göz yaşı yanağımdan süzülmüştü. Leksi ile Megs "ne oluyor neden ağlıyorsun? Mela" dediler. Abimin de gözü dolmuştu ama ağlamamak için kendini tutuyordu. Abim "yok bir şey duygulandık sadece" dedi. Tamam dedi Megs ile Leksi garipsiyerek. Abim elimi tuttu ve bizi anılar film rülosu bulutuna ışınlandı. Bu buluta bu zamana kadar yaşadığınız tüm anıları bulabilirsiniz. Abim buluttan küçüklük anılarımızı bir kaçını açtı. Bir tanesinde abimle birlikte denize gitmişiz ve ben boğuluyormuşum abim beni kurtarmış. Diğerinde abimle birlikte bulutların üzerinde hayaller kuruyormuşuz. Evden kaçmak hayalim kuruyormuşuz. Diğer anımızda ben ağlıyormuşum Meli bana yine tehlikeli hayal kurma diyormuş. Abim yanıma gelmiş ve yine tehlikeli hayaller kurmuşuz. Abime yaslanmıştım. Abim "Birlikte ne güzel anılarımız varmış yenilerini ekleyebilirz" dedi. Bende "Ekleyelim" dedim. Sonra yine hayaller kurmaya başlamıştık. Evden kaçıp hayallerin ötesine gidecektik. Hayallerin ötesine herkes gidemez çok uzak ve zorlu bir yolu var. Konumumuzu kapatıp saatlerce hayal bulutunun üzerinde hayaller kurmuştuk.
Bölüm 2
HAYALLERİME KİMSE ENGEL OLAMAZ!
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.