İçeriğe geç

Sıfır Nokta

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Sıfır Nokta

Bölüm 2

2. BÖLÜM:( Sahte Fatura ve Kilitlenen Kapılar)

Tayfun, masadaki 240 TL’lik bakiyeye son bir kez baktı. Bırakın Sami’ye olan borcunu ödemeyi, sonraki günün ekmek parasını bile hesaplamak zorundaydı. Ama pes etmeyecekti.

Gece edindiği farkındalıkla, e-ticaret sitesindeki yüzlerce kalitesiz dropshipping ürününü tek tıkla sildi. Artık odaklanacağı tek bir alan vardı: Ergonomik ve kaliteli masaüstü ofis aksesuarları. İnsanlar evden çalışırken bel ve boyun ağrılarından şikayet ediyordu; Tayfun bu derde derman olacaktı.

İnternette saatlerce süren araştırmadan sonra İstanbul İstoç’ta üretim yapan yerli bir imalatçı buldu: Kaya Lojistik ve Ahşap.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, üzerindeki son temiz gömleği giyip yola çıktı. Cebindeki son parayla otobüse bindi.

İstoç’un Soğuk Yüzü

Dükkanın kapısından içeri girdiğinde etraf ahşap ve vernik kokuyordu. Masanın arkasında, çayını yudumlayan sert bakışlı bir adam oturuyordu: Hikmet Bey.

Tayfun heyecanla projesini anlattı. Ahşap monitör yükselticilerini ve düzenleyicilerini kendi markasıyla satmak istiyordu.

Hikmet Bey purosunun dumanını üfleyerek Tayfun’u süzdü:

— "Evlat, biz burada binlik, on binlik kolilerle çalışırız. Tek tek kutulayıp kargoyla uğraşmam."

— "Hikmet Bey," dedi Tayfun sesi titremeden, "Siz bana ürünü verin, ben kutulamayı da kargolamayı da burada, sizin deponuzun bir köşesinde kendi ellerimle yapacağım. İlk 50 adetlik siparişin parasını peşin veriyorum. Gerisi geldikçe ödeyeceğim."

Tayfun, arkadaşı Sami’den "öğlene kadar hallediyorum" diye süre aldığı parayı riske atıyordu. Bankadaki son kredi esnek hesabını patlatmış, 50 ürünlük bütçeyi zorla yaratmıştı.

Hikmet Bey ikna oldu. Anlaşma yapıldı. Tayfun ürünlerin fotoğraflarını çekip stüdyo kalitesinde düzenledi, e-ticaret sitesine yükledi ve kalan son küçük bütçesiyle çok hedefli tek bir sosyal medya reklamı çıktı.

Ve mucize gerçekleşti...

İlk Dalga ve Büyük Şok

48 saat içinde sitede bildirim sesleri ardı ardına patlamaya başladı.

Tink! Tink! Tink!

50 adet ürün ilk günden tükenmiş, hatta 30 adet ön sipariş alınmıştı! Tayfun hayatında ilk kez doğru bir şey yaptığını hissediyordu. Gözleri dolmuştu. Hemen Hikmet Bey’i aradı:

— "Hikmet Bey, müjde! Ürünler bitti, parayı hesabınıza geçiyorum. Hemen yeni parti üretelim!"

Tayfun kazandığı paranın tamamını ve Sami’nin borcunu ödemek için ayırdığı tutarı güvenle fabrikatörün hesabına yatırdı.

Ertesi gün, kargoları paketlemek için heyecanla İstoç’a gitti. Ancak imalathanenin önüne geldiğinde hayatının en büyük şokunu yaşadı.

Dükkanın kepenkleri tamamen kapalıydı. Kapının üzerinde dev bir kilit duruyordu.

Yan dükkandaki esnaf Tayfun’un çaresizce kapıya baktığını görünce dışarı çıktı:

— "Boşuna bekleme genç adam. Hikmet dün gece bütün malları kamyona yükleyip kaçtı. Bize de piyasaya da milyonlarca lira borcu varmış..."

Tayfun’un başı döndü. Dünya ayağının altından kaydı.

Hesabındaki para gitmişti. Hikmet Bey kaçmıştı. Müşteriler ürünlerini bekliyordu ve hepsinden öte... Sami borcunu istemek için telefonla arıyordu.

Telefon cebinde acı acı çalmaya başladı. Ekranda "Sami Arıyor..." yazıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.