Her yerde lavlar ve yanan insanlar vardı girişler
sadece aldatmacaydı . Çukurlar, lavlar , çığlıklar ve
korku dolu gözler eşliğinde ilerledim. Ben bile beni
tanıyamıyordun hem tip olarak hem de hisler ve şu
anda tek bildiğim şey hızlanmalıydım ama dikkatli
de olmalıydım 10 dakika sonra asıl benim gibi
dünyaya gönderilen ya da tanrının yakınlarının
olduğu o yere geldim . Burası tanrı'nın mekanıydı
acı ,korku ,negatif,hiçbir duyguyu barındırmıyordu
Herkes acı çeken insanları izleyip gülüyorlardı
ellerinde viskileri ya da biraları kahkaha atıp acı
çeken insanların neden böyle bir yere düştüklerinin
tahmin ediyorlardı . Tanrının mekanına girişte yine
gardiyanlar vardı ama benim ilk önce açılarla dolu
olan bu yerde Sulliyi aramalı burada olmadığından
emin olunca gardiyanları aşıp Tanrı'nın mekanına
girmeliydim . Tanıdığım insanlarla dahi
konuşmamalıydım belki de tanrı benim buraya
geleceğimden önceden haber olup tanıdıkların mı
uyarmış olabilirdi. Sullinin nasıl biri olduğunu
bilmiyordum bu yüzden yanımda Dodo'nun ruhunu
da getirdim , sandık gibi bir kutudaydı ama hislerim
yine açmamam gerektiğini söylüyordum bu sefer
hislerime karşı çıktım ve çantamdan anahtarı
çıkarmak üzereyken anahtarın çantamda
olmadığını fark ettim . Arkamda bir çocuk vardı ve
anahtar onun elindeydi çocuk bana
- hey sen bunu mu arıyorsun yoksa 3445 mı
arıyorsun .
Dedi cehennemde herkesin bir numarası vardı bu
numaralar 4.000'den aşağıda ise acı çeken insanlar
4000'den yukarı ise acı çeken insanlara gülen
insanlardı bunlara ayırt etmek için numara
konulurdu . Sanırım aradığım kişi tamda oydu dodo
ile ilk tanıştığımızda ağzından en iyi kendi
numarası kaçmıştı bu soylara göre ayırt edilirdi
dodo'nunki 3. 444 dü ve tahminime göre aradığım
kişi tam doydu. Çocuğa gülümseyerek
- Evet
Dedim çocuk da
- o da seni bekliyor Emma
İsmimi de nereden biliyordum ya da Tanrının bir
oyunuydu evet 6 hisim kuvvetlidir seziyorum bu
tanrının bir oyunuydu fakat her ihtimale karşı
çocuğu takip ettim sezgilerim doğru çıkmıştı ara
sokaklar, bariyerler hepsini geçtikten sonra, o yere
vardım artık çıkış yolum yoktu çünkü Tanrı Sulliyi
gözümün önünde katletmişti . Ve Tanrı sinsice
gülümseyerek
- yeniden geldiğinde çok sevindim Emma evine hoş
geldin
