Fakat Tanrı da bunu öğrenmiştir ve onu öldürmek
için geri gelecekti emma'nın güçleri ikiye katlandığı
için onu yenebileceklerini düşünmüyordu aklında
tek bir soru vardı da bilerek mi o böceği oraya
koydu ama artık bunların bir önemi yoktu içindeki
duygular onu yüceltti o güçlüydü eski emmadan
Eser kalmamıştı tek sıkıntı tanrıyı yenemeyeceği
değil de o kadını yani annesinin nereye götürmüş
ve ne yaptıklarıydı tanrı'nın geldiğini anladı ama
onun yeni güçleri sınırsızdı geleceği görme ateşi ,
yaratma, zihin okuma, güç ve çeviklik gibi 10.
fazla gücü vardı ama bunların bir önemi yoktu
geçmişin yaraları kanıyordu ne kadar da safmışım
dedi herkes kandırmış 17 yıldır ondan fazla yalanla
yaşamışım belki de bu da yalandı tanrının onun
güçlerine ikiye katladığını anlamıştı ki geleceği
göremiyordu boşluğa düşmüştü ama güçlüydü
hem de çok kapı çaldı garip bir şekilde Tanrı içeri
kapıyla girmezdi tanrıdır diye düşündü kapıyı
açtığında o teyzeydi kurabiye teyzeydi bana
kurabiye getiren teyzeydi ya da ben öyle düşündüm
bana
"Kızım seni buralarda tek gördüm tek yaşıyorsun
sanırım sana yemek getirmek istedim sıcacık tüm
apartmana dağıttım sen de ister misin?"
Dedi o teyzeye güvenmek istiyordum ama dünyada
iyiliğe yer yoktu
"yemek nasıl tadına bak "
dedi ama
bugün diğer günlerden farklıydı teyzenin gözleri
parlamıyordu eski ışığı yoktu onu dinlemeden hızlı
bir hamle ile karnına ekmek bıçağı sapladım çok
derin değildi ve birden yarısı iyileşti ve kolumu
tutup beni çekmeye çalıştı boğazımı sıkıyordu
hareket bile etmedim ve birden şu sözlere
fısıldadım
"İneb iminiğeceliberüdlö nıdnas nıdlınay nınırnat
ücüg nınatyeş ıkkah koy te rav nalo ıyırnat "
Bu bir ruh çıkarma cümlesiydi ve bunu anlamak
için tersten okuman gerekiyordu emma'yı yavaşca
bu hale getiren tanrıydı onu dünyayı indiren oydu ve
sonuçlarına katlanması gerekiyordu teyze yavaş
yavaş eridi ve yok olup gitti bu dünyadan bu
emmayı
hiç üzmedi çünkü artık duygusuzdu ve güçlü
Emma tanrının onun güçlerini öğrendiğini biliyordu
sadece o teyzeyi neden kurban ettiler diye
düşündüm kendini sadece onundayken iyi
hissediyordu içindeki büyük öfkeye hakim
olamıyordu dodo yani babasının yanına gitmek
üzere hazırlandı insan gibi belli bir yere kadar
taksiyle sonra yürüyerek gitti ve aklında tek bir soru
vardı
neden ben




