İçeriğe geç

Şeytanın Çırağı +18

Bölüm 15 · 3 dk okuma

Şeytanın Çırağı +18

Bölüm 15

15. Bölüm: "Ata."

instagram: siladhikayeleri

tiktok: silassen

formula - labrinth

*

Adından son günlerde oldukça söz ettiren Poyraz Atik'i en son etilerde bir kız arkadaşıyla yemek yerken objektiflere yakaladık. Yakışıklı oyuncu kendisinin çekildiğini anladığında büyük bir öfkeyle kameralara saldırdı ve hiçbir soruya cevap vermedi. Yanındaki kız arkadaşı onu sakinleştirmeye çalışırken oyuncunun öfkesi bu sefer ona yöneldi..devamına ajans medya.com'da...

Derin bir nefes alarak elimi klavyeden çektim ve geriye doğru yaslandım. Elimle yüzümü sıvazlayarak olduğum yerde gerindim. Ciddi manada çok yorulmuştum çünkü bir sürü birikmiş işim vardı. "Aptal." dedim ister istemez Poyraz'a.

Asla anlamıyordum böylelerini. Madem senden yaşça küçük bir kadını paranla satın alacak kadar zavallısın bari arkasında dur değil mi ama?

"Ada." bir anda yanımda stresli bir şekilde beliren Mira'ya baktım. "Efendim?" dedim rahat rahat. "Kızım ya of!" omzuma vurdu ve masama bir çırpıda çıkıp oturdu.

"Nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun?" deyince hala boş boş ona bakıyordum. "Neden sakin olmayayım Mira? Seni şu an cidden anlamıyorum." derken bir yandan bilgisayarımı toplama peşindeydim.

"Tam tamına yarım saat sonra toplantı olacak farkında mısın?" diye sordu ve etrafı kolaçan edip bana doğru yaklaştı. Kısık sesiyle "Kovulmamıza yarım saat kaldı yani." deyince gözlerimi devirdim.

"Kovulmayacağız Mira." gözlerini kıstı. "Yani ropörtaj yaptın onunla?" cıkladım. Sinir krizi geçiriyormuş gibi ellerini saçlarına attı ve kısık bir çığlık attı.

Herkes bize dönerken onlara samimiyetsizce gülüp "Ne yapıyorsun salak!" diye söylendim. "Yemin ederim şu hallerin beni öyle deli ediyor ki, varya saçını başını yolasım geliyor." gülüp dilimi çıkardım.

"Sen bana biraz güvensene ya." dedim özgüvenli bir şekilde. "Umarım müdürün işi çıkar, umarım hastalanır da yataklara düşer, umarım acil bir ameliyata girmesi gerekir de şu toplantı ertelenir." tabii benim canım arkadaşım, beni hiç umursamadan söylene söylene ilerlerken gülmeden edemedim.

Ona bakmayı kesip önüme döndüğümde Ata'yı görmemle yerimde sıçradım. Bir kolu, uzun beyaz masamın üstüne yaslanmışken alayla bana bakıyordu. Parlayan yeşil gözlerini, muhtemelen gülmekten ağrıyan yüzünü gördüğümde onu hiç özlemediğimi fark ettim. Üstüne her zaman ki koyu lacivert takımlarından birini giymişti. İçinde beyaz tişörtü vardı. "Ne vardı Ata?" dedim ve bir işle uğraşıyor gibi yaptım.

Şu an onu çekecek dönemde değildim. Daha doğrusu Ata'yı hayatımın hiçbir döneminde çekmek istemiyordum da neyse. Orası bir sonraki konuydu. "Canım arkadaşımı görmek istemiş olamaz mıyım?" diye sorup yanımdaki sandalyeye oturunca oflayarak elimdeki kağıtları masaya bıraktım.

"Tabii bende canım arkadaşımı çok özledim. İyi ki geldin güzel arkadaşım. Sen olmasan ben ne yapardım buralarda.." yüzümü eğe büke onun anlayacağı dilden konuşurken yüzünü buruşturmasıyla gülerek geriye yaslandım.

"Yalanları ve dolanları geçtiğimize göre ne istiyorsun onu söyle Ata." dediğimde başını salladı. "Sakin ol." dedi. "Sadece dün yemekte hiç kimseye haber vermeden kaybolduğun için endişelendik." diye devam etti. "Sen mi?" deyip kaşlarımı kaldırınca "Endişelendiler." diye düzeltti.

Karşımdaki Ata'ydı işte. Ben ne bekliyordum sanki. "Endişelenecek bir şey olmadı." dedim sakince. "Annem arayıp çok hastalandığını söyledi. Kimseye söyleyecek fırsatım yoktu." bunun, onun merakını yatıştıracağını düşünmüştüm ama Ata'nın kafası daha çok karışmış gibiydi.

Gözlerimin içine doğru söyleyip söylemediğimi tartar gibi bakıyordu. İkimizin bakışmasını "Toplantı saati. Muhsin bey bekliyor." diyerek çağrı yapan kadın böldü. "Neyse." deyip alel acele kalktım. "Toplantıya gidelim...müdür kızmasın sonra." çantamı aldım.

"Öyle olsun.." diye mırıldandı peşimden gelirken. Kapıyı benim yerime açıp geçmemi bekledi. Ardımdan içeriye girerek kapıyı kapattı ve "Seni buradaki herkesten iyi tanıyorum." dedi yanımda yürümeye başlamışken. "Ve karşımdaki gerçek Ada Milan olsaydı, bana açıklama yapmak yerine toplantıyı beklemem gerektiğini söylerdi."

Duraksadım.

Ata sandalyeyi çekip "Ama öyle olsun." deyip gülümsedi ve yerine oturdu.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

16. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

2 yorum