* HER ŞEY NEYE LAYIKSA ONA DÖNÜŞÜR. *
HZ. MEVLANA
༻ DERİN ARALIK SOYKAN 'ın Anlatımıyla ༺
Aslında bakarsanız ne diyeceğimi ne hissedeceğimi gerçekten bilmiyorum kafam fazlasıyla karışık. Çünkü biz Yedi kişi bir savaş başlamıştık. Karşımızda saatler önce girdiğimiz bar şuan gözlerimizin önünde küle dönüyordu ve içeride cesetler vardı.
⑅3 GÜN ÖNCE ⑅
Sabah erkenden kalktım. Çünkü Norveç'in sabahları, kışları,günbatımı ayrı güzel oluyor. Her yıl kış tatiline geldiğim bu ülkeye bu defa yaz tatili için gelmiştim. Kış tatilleri neden burda olduğumu sorarsanız ise kuzey ışıklarını görmek için. Çünkü çok güzeller. Kendime restoranttan sipariş ettiğim kahvemi yudumlarken güneşin doğuşunu izliyordum bu benim için harika bir aktivite bazı insanlara bu sıkıcı gelebilir ama ben huzur buluyordum.
Masanın üzerindeki telefonum titredi. Bulutun açtığı gruptan bir mesaj vardı.
"ÜÇ ZENGİN BİR FAKİR" grubundan yeni bildiriminiz var .
Bulut her zamanki gibi yine komik bir video göndermişti. Bu yüzümün gülümsemesini sağladı bende ona bir video gönderdim ve tekrar o bana bir video gönderdi. Böyle kaç saat geçti bilmiyorum ama saate baktığımda saat 07.30 a geliyordu. Hızlıca duşa girip çıktım üstümü giydikten sonra tekrar balkondaki eski yerimi aldım. Telefonumun zil sesini duyar duymaz elime aldım ekranda gördüğüm
$PEEDER$ arıyor...
yazısıyla babamın aradığını anladım. Hemen telefonu açarak kulağıma götürdüm
"Nasılsın güzeller güzeli kızım."
"İyiyim baba sen."
"Bende iyiyim.Bugün özel jetle Türkiye'ye geleceksin"
"Bir şey mi oldu baba?"
"Hayır. Sen gelince konuşuruz. Benim şimdi toplantım var kapatmam lazım hadi görüşürüz."
"Tamam. Görüşürüz. "
Babam normalde beni tatilde asla rahatsız etmezdi . Ne konuşacağını çok merak ediyordum. Hızlıca odaya geçip bavulumu hazırladım. Ve şoförü arayıp beni almasını söyledim. Şoför gelince bavulu ona verdim ve arabaya geçtim. Arabayı Hızlıca havaalanına geldik ve babamın özel jetine bindim ve kalkmasını bekledim yarım saat sonra uçak havalandı.
3 saat sonra İstanbul'a iniş yapmıştık hızlıca görevlilerden bavulumu alarak yola koyuldum havaalanından çıkınca görüş açıma babamın özel şoförü girdi . Hızlıca yanına ilerleyerek elimdeki bavulu ona verdim ve arabaya bindim . Şoför beni hiç bilmediğim yollarda götürüyordu.
1 saat araba yolculuğunun ardından kendimi harabe bir malikane 'nin önünde buldum.
Aslında böyle yerler hep hoşuma giderdi fakat kendimi garip hissediyordum. Daha fazla dayanamayıp içeriye girdim . Babam ve onun ortakları içeride bir masanın etrafında oturuyorlardı. Aslında sadece Babam ve ben olacağımızı zannediyordum . Kafam çok karışmıştı ama hiçbir şey söyleyemedim ve bana işaret edilen yere oturdum .
⫷ SELİN YAMAÇ 'ın Anlatımıyla ⫸
Kendimi nasıl bir ortamda bulduğumu yeni idrak ediyordum . Şuan telefonuma bir sürü bildirimlerin geldiğine eminim ama tabikide bu duruma şuan hemen bir çözüm yolu bulmamız gerekiyordu . Çünkü başımıza açtığımız bela dünyayı çalkalıyordu. O barı yakmamalıydık hemde hiç.
⑅ 3 GÜN ÖNCE ⑅
Avrupa turum harika gidiyordu keşfetmek ,seyahat etmek harika birşeydi .Yine çok güzel bir yerdeyim ormanlık bir alanda bisiklet gezisi yapıyordum. Bazı insanlar ise kimileri spor yapıp bazıları ise banklarda oturuyordu ya da piknik yapıyorlardı. Hava gayet güzel ve serindi etrafta kuş cıvıltıları vardı. Kendimi tam tempoda tutarak bisikletimi sürüyordum saçlarım havanın esintisiyle uçuşuyordu bende gözlerimi kapadım iki elimide serbest bırakmıştım derken telefonuma bildirimler geldi ve hemen ardından telefonum çalmaya başladı az kalsın bir ağaça çarpıyordum hemen kendimi frenledim ve durdum.
Arayan "REİS 'ti ... hemen açtım.
"Alo kızım nasılsın , ne yapıyorsun? "
"İyiyim reis bisiklet turu yapıyordum.
"Nerede yapıyorsun bisiklet turunu? "
"Almanya 'da Bodensee bisiklet gölünde harika bir yer burası bir ara ailecek gelelim . "
"Evet orası harika bir yerdir annenle balayına gitmiştik ama benim sana söylemem gereken şeyler var . "
"Evet baba seni dinliyorum. "
"Kızım hemen Türkiye'ye gelmen lazım . Endişelenmeni gerektirecek bir durum yok herkes iyi seninle bir konu hakkında konuşmak istiyorum sadece . Evet farkındayım tatilini yarıda keseceksin ama yüz yüze konuşmamız lazım telefonda olmaz . Jetini gönderdim . Sende hemen hazırlan ve gel seni bekliyorum söz gelince her şeyi anlatacağım. "
"Tamam baba ben hemen otele gidip hazırlanıyorum 3 saate kadar oradayım görüşürüz baba ."
"Tamam kızım. "
Zaten turumu bitirmeme az kalmıştı . Onuda bitirip otelime geçtim bavularımı alıp aracıma binerek hava alanına geldim. Ben geldiğimde jetin kalkmaya hazır halde beni beklediğini gördüm. Hemen jetime binip yerimi aldım artık kalkışa hazırdık .
Türkiye'ye geldiğimde hava kararmak üzereydi. Jetten indiğimde babamın özel şoförü beni bekliyordu valizleri aldi ve hemen yola koyulduk . Geldiğim yer eski harabe bir malikaneydi ve önünde bir araba vardı .Galiba ortalık biraz karışacaktı. Arabadan indiğimde baya ürkütücü bir yerdi içeriye doğru yürümeye başladım içeri girdimde dıştan tamamen farklıydı son derece özenli güzel ve hoştu . Birkaç adım daha attım ve şaşırdım. Tam karşımda sandalyede oturan Aralık 'ı gördüm ikimiz de şaşkınaca birbirimize bakıyorduk...
ღ ELİZ SİDELYA SAVAŞ 'ın Anlatımıyla ღ
Aslına bakarsanız ne diyeceğimi bilmiyorum ne söyleyeceğimi nasıl davranmam gerektiğini dahi bilmiyorum herkese göre ben çok iyi bir insanmışım yeri geldiğinde dünyanın en kötüsüymüşüm ama bana sorarsanız ben hiç kimsenin hak etmediği bir şeyi yapmam.
Ben kim neyi hak ettiyse onu yaparım bu yangın fikir kimin aklından çıktı emin değilim ? Ama şundan çok eminim eğer o yangını hak etmeselerdi bugün öyle bir yangın çıkmayacaktı aslında.
Biz Henüz 18 yaşında olan 3 genç kızı bir de Bulut
Aslında biz o gün o bara sadece birkaç belgelerin bulunduğu flaşı almak için gitmiştik ama sonrasına gelişen gelişmeler Bizim suçumuz değildi ama işte her insan bir suçlu arar ya o gün oradaki yangının çıkmasındaki tek suçlular bizmişiz. Çünkü yangını biz çıkarmışız. Ama kimse yangının gerçek sebebinin ne olduğunu bilmiyor .
Şu anda yedi kişi bir göz altında sorgulanmayı bekliyoruz.
Perişan bir haldeyiz şu anda aslında çok Bitik bir durumdayız ama güçlü durmak zorundayız Çünkü babalarımızın bize verdiği ilk görev bu onların başına asla eğik tutmamalıyız Çünkü gelecekteki şirketin sahibi biziz eğer biz onların başına şimdiden eğik tutarsak bir yerde başımıza daha neler gelir bilmiyoruz aslına bakarsanız O gün o bara neden O belgeleri almak için gittiğimizi dahi bilmiyoruz Çünkü bu tür durumları genelde babalarımızın adamları yapar ama biz bize Verilen görevi layıkıyla yerini de getirdiğimizi düşünüyoruz Çünkü ne belgeler bizim elimizde ne de karşı tarafın elinde ve ellerinde hiçbir kanıt yok geriye kalmış kül yığını var.
⑅ 3 GÜN ÖNCE ⑅
Bugün hava diğer günlere göre biraz daha sakindi böyle huzurlu bir dinginlik vardı sanki havada Belki de fırtına öncesi sessizlikti Ama biz bunu anlayamamıştım bu sessizliği ve huzuru çok güzel bir şekilde karşılamıştık.
Otelin havuzuna yüzükten sonra odama doğru yola koyuldum telefonum odamda unutmuştum gelişen olaylardan haberim yoktu Telefonum odamda unutmak dünyanın sonu gibi bir şeydi ama şu anda hiç kafaya takamazdım Çünkü bugün kızlarla buluşacaktık . Hem de aylar sonra ilk defa okullar tatil olunca hiç buluşamamıştık . Aralık Norveçe gitmişti Selin Avrupa turu yapmaya gitmişti. Bense şu an İtalya'daydım ve 4 saat içinde Paris uçağına binecektik çünkü bulut paris'teydi annesinin yanına gitmişti ve ülke değiştiremiyordu. Çünkü pasaportunu kaybetmişti her yıl ki gibi .
Bir an önce hızlı adımlarla merdivenlerden çıkarak odama ulaştım telefonumu elime aldığımda 120 yeni bildirim vardı . Bazı markalardan özel reklam ajanslarından markaların yeni ürünlerinden ve tabii ki de şeytan üçgeni grubundan ve bulutun açtığı saçma WhatsApp grubundan bin mesaj vardı.
ÜÇ ZENGİN BİR FAKİR grubundan 1000 yeni mesaj...
Ve hepsini de Bulut göndermişti mesaj yazmak yerine Saçma saçma videolar atıp duruyordu ve ona tek cevap veren kişi Aralık Bunlar asla değişmeyecekler di ama bugün onlara iyi bir ders vermemiz gerekiyordu.
Bulutun attığı mesajlara görüldü attıktan sonra Şeytan Üçgeni grubuna girdim Selin bir şeyler yazmıştı ama telefonuna yeni bir bildirim geldi babamdan gelmişti babam bana asla WhatsApp'tan bir şeyler atmazdı merak ettim ve mesajları okumadan çıktım mesajda e-mail adresine bir şey yaptım diyordu baktığımda bu bir dosyaydı Bunu neden attığını sormak için babamı aradım.
KRAL 👑 👑 aranıyor....
Çok kısa bir çalmanın sonunda açtı....
"Günaydın babacığım nasılsın"
"Günaydın prensesim Mesajımı aldın mı?"
"Evet aldım ama neden bana böyle bir dosya attığını
anlayamadım"
"Sana bunu şu an söylemem uygun olmaz sana Türkiye'ye gelmen için jetini hazırlattım 2 saat sonra kalkacak kızlar da orada olacak hemen Türkiye'ye gelmen lazım."
"Peki Ama neden sen beni böyle apar topar çağırmazdın çok önemli bir şey olmalı."
"Türkiye'ye gelince her şeyi açıklayacağım ama bir an önce Türkiye'ye gelmen lazım Seni havalimanından alacağım seni seviyorum görüşürüz şoförün Sen otelin önünde bekliyor seni havalimanına bırakacak özel jetin hazır onunla geleceksin"
"Tamam baba hazırlanıp Hemen çıkıyorum Seni seviyorum Hoşça kal"
"Ben de seni seviyorum Hoşçal"
Kafam karışmış bir şekilde duşa girdim hıphızlı duşumu alıp çıktım ve üzerimi giydim otelden ayrıldım. Kapının önünde bekleyen aracıma bindim ve havalimanına doğru yola çıktık. İçim de kötü bir his vardı sanki havalimanına geldiğimizde jetim hazırdı. Sadece pilot son hazırlıkları yapıyordu valizimi yerleştirdim ve koltuğuna oturdum kulağıma kulaklıklarımı taktım ve hiçbir şey düşünmemeye çalışarak müzik dinledim.
Çünkü çok gerilmiştim ve sakinleşmem gerekiyordu arada böyle oluyordu artık alışmıştım yaklaşık yarım saat sonra jettim kalkış yaptı.
Bir buçuk saat sonra Türkiye'deydim havalimanından babamın özel şoförü beni aldı ve hayatımda hiç görmediğim bir yere götürdü . Burası çok garip bir yerdi eski ve bakımsız bir malikhaneydi orada bekleyen araçları görünce kızların benden önce gelmiş olduklarını anladım ve ben de içeriye girdim.
Onların neden burada olduklarını anlamamıştım. içeriye girdiğimde dışarıdan çok daha garipti anlamsız derecede Sıcaktı. Herkes şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu. Babam Yüzüme baktı ve Oturmam için işaret verdi. Sandalyeye oturdum. Kızlarla şaşkın şaşkın birbirimize bakıyorduk. Aralık dayanamayıp lafa atladı"Neden burada toplandık. Artık birşey söylermisiniz ?"dedi Selin ' le, ben kafa sallayarak onayladık. Ve Selin'in babası Kıraç Amca lafa atladı.
"Sizleri toplana amacımız bir görev hakkında. Bu görevi en iyi yapacak ve bizim tek güvendiğimiz kişiler sizlersiniz ?"dedi
"Bizim tatilimizi yarıda,bıraktıracak kadar önemli ne olabilir ki" dedi Selin sinirlenmiş gibi "Ne görevi bu ? "diye devam ettirdi.
" Bu görevi size vermemizin amacı sizin en iyi ve layık bir şekilde eğitmek için . Çünkü siz şirketin gelecekteki varislerisiniz bu görevi sadece sıradan bir alıştırma gibi düşünün. "dedi Kıraç Amca ama bizim içimizdeki gerginliği geçirmedi. Çünkü eğer bir işin içine bizi de dahil ediyorlarsa o iş mutlaka kötüye gidiyordur.
"Nasıl bir görevden bahsediyorsunuz. Tam olarak ne demek istiyorsunuz. Bu görevi biraz anlatırmısınız? "dedim sakin kalmaya çalışarak söze babam atladı.
"Aslında bakarsanız ilk başta size söylemeyi planlamıyorduk. Yani olayların bu noktaya geleceği hiç aklımızda yoktu. iki ay önce işe aldığımız muhasebeci Şirketin tüm verilerini çaldı ve öğrendiğimize göre o verileri yarın rakip Şirket olan Olimpus'lara vereceğini öğrendik. "dedi babam.
"Peki bu şirket hakkında bir bilgi biliyormusunuz? Yani o verileri nasıl alacağız ? "dedi Aralık ve söze Aralık'ın babası Kenan Amca söze girdi.
"Bütün bilgiler önünüzdeki dosyalarda mevcut şuan bizde fazla şey söyleyemiyoruz çünkü ilk defa böyle oluyor. Sizi bu olay yüzünden çağırdığınız için üzgünüz." dedi Kenan Amca.
Ve dosyayı elime aldım kızlarda etrafıma toplandı. Birlikte okumaya başladık çok fazla ayrıntı vardı. Kafamızı kaldırdık ve babalarımıza baktık. Babam söze girdi " Evet biraz karmaşık bir dosya farkındayız ama o veriler çok önemli o veriler geleceğiniz , şirketin geleceği size güveniyoruz. " dedi babam sanki çocuk kandırıyordu.
Selin sinirle kahkaha attı " Aynen sadece biraz karışık ya aynen " dedi ve yerine oturdu çünkü dışarıya çıkamazdı , çıkamazdık kapıyı ben girdikten sonra kilitlemişlerdi.
Aralık ise ellerini havaya kaldırıp " Bu iş yaş babalık " diyerek yerine geçti.
"Kızlar bu olaya sıcak bakmadığınızı biliyoruz ama geleceğiniz ve şirketin geleceği sizin elinizde "dedi Kıraç Amca. Selin fevri bir şekilde lafa atladı.
"Baba sen neyden bahsediyorsun bize sormadan nasıl böyle bir karar alırsınız benim kafa yatmadı bu olaya. " dedi artık sıkılmıştı buna benzer olaylar yüzünden. Çünkü bu ilk değildi daha öncede yaşamıştık ama o daha az önemli bir olaydı. Kızların sakın bir şekilde düşünmesi gerekiyordu yoksa bu olay ilerde başımıza bela olacaktı.
"Peki " diyerek lafa girdim "İstediğiniz gibi olsun alacağız o verileri ama nasıl olacağını siz anlatacaksınız ve bizim istediğimiz şekilde ilerleyecek. Sonucu ne olursa olsun karışmayacaksınız " dedim ve inanmayan gözlerle karşılaştım. Kızlar bana sorgulayarak bakıyorlardı. Biraz tırstım aslında ama dik durdum. Bunun sonucu çok ağır olacaktı elbette ama babalarımız gidince. İkiside yüzüme küfredercesine bakıyorlardı.
" Baba bizi yalnız bırakır mısınız? " dedi Aralık. İşte şimdi ortalık kızışmıştı.
"Evet biraz yalnız konuşalım "dedi Selin bastıra bastıra işimin bittiğini o an anlamıştım aslında. Ama kendimi dik tutmak için zorladım ama galiba tırmıştım . Babamgil odadan çıktılar ama çıkmaları çok anlamsızdı. Çünkü bulunduğumuz alan açık konsepti ve bizi her şekilde duyacaklardı.
"Neye güvenerek böyle bir karar verdiğini sorabilirmiyiz Sidelyacığım ? " diye sordu Selin neden bu kadar tepki verdiklerini hala anlayamamıştım çünkü buna benzer o kadar olayla uğramıştık ki bu onların yanında sinek vızıltısı gibiydi .
" Evet . Neden kabul ettim bilmiyorum . Ama bu işi yine biz halledeceğiz ve sizin de elin de sonun da pes edeceğinize kalıbımı basacağımı çok iyi bildiğimi biliyorum . Ve galiba bu yüzden kabul etmiş bulunduğumu şuan anladım galiba " diyerek işin içinden sıyrılmayı başardım . Çünkü ikiside biliyordu bu işi kabul edeceklerini .
" Kızlar sizle ilk önce biraz sakin bir şekilde konuşalım lütfen. Bakın dosya önümde, hem siz dosyayı incelemediniz mi ? " diye sordum hemen . " Ben sadece merakımı gidermek için görsellere baktım. " dedi Aralık . O an Selin ve ben şaşkınlıkla Aralık 'a baktık Selin göz devirdi ben ise hala şok geçiriyordum. Bu kız asla değişmeyecekti.
" Çok uzatmaya gerek yok artık. Sen bize aklındaki planı söylesene bir " dedi Selin çünkü o benim aklımda bir plan olmadan bir işe girmeyeceğimi bilirdi .
Dosyayı onlara doğru çevirdim. Dosyada barın resmi , verileri çalan adamın resmi ve bazı önemli bilgiler vardı. Ama bu bilgiler Aralık 'ın pek umrumda değildi. Selin dosyayı eline aldı ve daha detaylı incelemeye başladı.
" Bar işi basit ama asıl mesele bu verilerin olduğu flaşı o adamdan nasıl alacağın " dedi Selin bir an şaşırdım. " Alacağın derken ? " dedim aniden . "
Evet alacaksın planı sen yaptın sen alacaksın. O yüzden flaşı almak senin görevin. " dedi Selin tüm topu bana atmışlardı. Tam ağzımı açıp itiraz edecekken Aralık ve Selin ters ters bana baktılar o ürkütücü bakışlara maruz kaldım. Bende konuşmaktan vazgeçtim.
Dosyayı tam ortaya çektim ve planımı anlatmaya koyuldum . Selin ve Aralık beni dikkatlice dinlediler artık planı gerçekleştirmeye hazırdık. Babalarımızı çağırdık ve planı uygulamaya hazır olduğumuzu anlattık. Onlar zaten bizim planı başta kabul edeceğimize eminlerdi.
" Bir an kabul etmeyeceksiniz diye çok korktum ." dedi Kenan Amca.
" Evet . O bakışlardan sonra bende biraz endiselendim ama kabul edeceklerinden emindim " dedi Kıraç Amca .
" Ben kızlarımızın kabul edeceğinden kuşkusuz emindim . " dedi babam bize göz kırparak. Bizi onayladılar ve o malikanden ayrıldık. Arabalarımıza bindik ve yola koyulduk babalarımızda bizimle birlikte ayrılmışlardı.
Babam yanımda oturuyordu . Çok yorulmuştum ve başım ağrıma derecesine gelmişti . Arabada hiç konuşmadık ne o soru sordu ne de ben . Yarım saat sonra eve geldik annem evde yoktu . Ben odama çıkarken babam çalışma odasından dosya alıp gitti .
Büyük ihtimal akşam eve gelmeyecekti evde yine tektim . Odamın kapısını açtım bu sıcak yeri çok özlemiştim gerçekten hemen cam balkon kapısını açtım ve içeriye ılık yaz havasının girmesini sağladım. Biraz rahatlamıştım . Hemen hızlı bir duş aldım ve yatağıma oturdum .
Sonra aklıma Bulut geldi ve telefonumu aramaya başladım. Çantamda olduğu aklıma geldi telefonumu alıp Bulutu aradım.
🍻 Sarı Şeker 🍬🔪🍭 aranıyor...
Üçüncü çalışta açtı. Zaten hep geç açardı. Erken açsa şaşardım .
" Yine hangi kızı hayal ederek uykuya daldın Sarı Şeker . " dedim telefonu açar açmaz.
" Ayy hiç sorma bir kıza aşık oldum . Sanki dünya ondan ibaret ,resmen dünyamı başıma yıktı yaa." dedi sesi üzgün değildi tam tersi benle dalga geçiyordu.
" Saçmalama Bulut mal mısın sen hiç bir kıza aşık olmazsın tam tersi saatliktir senin işin . Hem sana önemli bir şey söylemem lazım? " dedim onun konuşmayı uzamasına izin vermemek için. Çünkü Bulut ' la konuşmaya başlarsan o konuşma 6 saat 30 dakika 2 saniye sürer. Bu süreyi ne aşar ne eksik yapar ama bu sefer bu süre biraz kısa olmak zorunda.
" Anlat bakalım. Sen böyle hemen lafa atlamazdın ama neyse aşk acım olduğu halde seni dinleyeceğim. Söyle bakalım hangi erkekten ayrıldın yine ? " dedi çok bilmiş şekilde.
"Çok yakışıklı karizmatik bir erkekten falan ayrılmadım Bulut . Saçmalama . Hem konu başka sana söz hakkı tanımadan anlatacağım ona göre. " dedim Bulut sessizliğe büründü ve ardından " Seni dinliyorum . " dedi artık soru sormayacaktı çünkü bu bizim aramızda bir şifre gibi bir şeydi.
" Senden iki şey isteyeceğim ilki senin için özel jet gönderdim yarın sabah İstanbul 'a geleceksin . İkincisi bu söyleyeceklerim bizim aramızda . Şimdi sana her şeyi anlatacağım aklına takılan şeyleri not al yarın sabah kahvaltıda sana cevaplayayım ? " dedim uzun süre konuşmadı sonra taramalı gibi konuşmaya başladı o kadar hızlı konuşuyordu ve ben hiçbir şey anlamıyordum.
" Bulut biraz sakin daha anlatmaya başlamadım . " Bulut derin derin nefesler almaya başladı. " Tamam biraz heyecanlanmış olabilirim ama sakinim şuan . Evet hazırım anlat . " dedi ve ben olayları en baştan anlatmaya başladım.
" Sonra ikiside kabul etmek zorunda kaldılar. Bu kadar sen yarın gelince sana dosyayı ve ayrıntıları detaylıca anlatacağım " dedim ve soluklandım " Bavulumu hazırladım sabah senin yanındayım . Tüm notlarımı aldım üçüzede çok önemli ve fazla sorum var ama yarın soracağım. Birde benim önemli bir teorim var söylemezsem ölürüm. Bence flaşı neden sen alıyorsun biliyormusun " dedi şaşırdım.
"Nedenmiş" diye sordum merakıma yenik düşüp " Çünkü adam kesin % 10000000000000 çok yakışıklı ve seksi o yüzden . " dedi kısa süreli kalp krizi geçirdim.
Diyecek söz bulamıyorum ağzımda sözcükler çıkmıyordu resmen . " Ne alaka mal mısın Bulut ? Saçmalama adam babam yaşında resmen ." dedim hala benle dalga geçiriyordu. Ve gülmekten ölmek üzereydi. " Bay bay Bulut bay bay sabah bu saçmalığın hesabını soracağım. " dedi sinirle ve telefonu cevap vermeden yüzüne kapattım.
Mal yine saçma teorilere başlamıştı . Gerizekalı , pislik , akılsız , ahlaksız , it , camış , ayı... dünyadaki tüm pis sözcükler . Onu yarın elime geçirirsem öldüreceğim yemin ederim . Aşağıdan ses geldi babam ve annem eve gelmişlerdi ama ben aşağıya inmeyecektim çünkü annem beni görmeye tahammül edemiyordu . Telefonumu şarja taktım ve yatağıma uzandım saat 22 .01 'di artık uyumak zorundaydım.
Saat sabahın 5.06 'sıydı erken kalkmaya alışık olduğum için hep bu saatte kalkardım. Hemen hazırlandım mutfağa indim kimse yoktu . Buz dolabını açtım hazır sandviç vardı her zamanki yemeğim aldım ve yiyerek arabanın anahtarlarını alıp evden ayrıldım. Kapıdaki güvenlik " Eliz hanım nereye gidiyorsunuz ?" dedi hiçbir cevap vermek istemiyordum ama vermek zorundaydım.
" Babamın haberi var . " dedim ve hızla yola çıktım . Tam 1.35 saat sonra hava alanına geldim . Arabanın yanına geçip kollarımı gösümde bağladım arabaya yaslandım ve beklemeye başladım. Hava biraz rüzgarlıydı elbisem kısa olduğu için hafif uçuyordu ve bazı gerizekalılar beni karşıdan izliyordu hemde sırıtarak. Piçler.
Bulut kapıda göründü bana doğru koşarak gelmeye başladı çok heyecanlıydı ya da ben öyle sanıyordum arabaya yaklaştı ve sarıldık hem çok uzun sarıldık . Beni artık boğmaya başlamıştı onu ittirdim . " Yeter . Ben seni öldüreceğim sen beni değil. " dedim gülerek ayrıldı.
" Ama ne yapayım seni çok özledim. En çok seni özledim bu arada . " dedi bana bakarken göz devirdim ve " Kesin kesin . Hadi yaygarayı bıraktı gidelim yoksa şu piçleri boğacağım " dedim Bulut anında arkasını döndü ters ters baktı tam adım atıyordu ki onu tuttum .
" Hop Sarı şekerim bu centilmen hareket beni ne kadar etkilesede gitmemiz lazım . Hadi bavulunu koy bagaja gidelim " dedim onu geriye çektim ve yanağından öptüm aslında bende o tipleri dövmeyi çok istiyordum ama çok daha önemli işlerim vardı. Bulut bavulunu yerleştirdi.
Bende direksiyona geçtim Bulut daha binmeden o piçler arkadaki arabaya bilmişlerdi ve arabanın yanına gelmişlerdi bile .
Bulut arabaya bindi. Kendi kendimi teselli ediyordum . " Sakin ol Eliz sakin ol. " diyerek kendimi teselli ettim Bulut kıs kıs gülüyordu . Ona baktım ve arabayı çalıştırdım. Onlarda bize birlikte ilerlemeye başladı. Kırmızı ışıklara gelmiştik saat daha 8 .00 olduğu için trafik biraz azdı.
Araba yanımızda durdu normal bir Hondanın civic modeliydi bu ne hava dostum. Bulut elini uzattı ve arabanın üstünü açtı ah Bulut arabanın üstü açıldı. Yan arabadakiler gülmeye başladı. Ben artık burnumdan soluyordum . "Her an aşağı inip bunları boğa bilirim . " Bulut sadece güldü.
Yandan gazlama sesleri gelmeye başladı. Kırmızı , Sarı ve sonunda Yeşil. Onlar gazları ve gitti ben ise hala duruyordum " Eliz hadi hadi adamlar gitti . Bas gaza Eliz hadi . " demeye başladı Bulut .
Tam 15 saniye sonra gazladım . Hız bir anda 250 oldu onlara yetiştik Bulut kahkaha atmaya başladı hızdan hep zevk alıyordu benimde hoşuma gidiyordu . Bir anda elini önüme uzattı ve karşı tarafa el haraketi çekti ben gülmekten ölmek üzereydim. Ama hız kesemezdim bebekleri eğlendirdiğimiz yeterliydi hızı 450 km hıza getirdim ve ordan uzaklaştık bu kadar aksiyon yeterdi .
Kahvaltı yapmak için bir restorana gittik . Bulut çok mutluydu bir çok soru sordu cevapladım , konuyu detaylıca dosya üzerinden anlattım ama adamın resmini göstermedim çünkü restorantta da rezil olamazdım. Kahvaltımızı yaptıktan sonra kızlara mesaj attım .
" Ağaç evde toplanıyoruz 2 saat sonra . "
Toprağım "Tamam geliyorum ." (Aralık)
Kara fırtına " Tamam ama geç gelebilirim . "(Selin )
Bulut evine uğramak istemedi direk ağaç eve geçtik aslında ağaç ev benim Selin 'in ve Aralık'ın evine yakındı ama yine geç geleceklerdi buna kalıbımı basardım.
Bir buçuk saat sonra ağaç eve geçtik.
2 SAAT SONRA
"Kızlar nerede kaldı. Ben sıkıldım her yer bıraktığım gibi hiçbir şey değişmemiş. Sidelya ben sıkıldım. " Bu kaçıncı yakınmaydı. " Yeter artık Bulut yeter . Beynimi siktin sabahtan beridir yeter " dedim bağırarak ama bizim umursamaz yine susmadı. Araba sesi geldi ve Bulut uçtu resmen ağaçtan aşağıya atladı pat diye bir ses geldi .
Ağzım açık kaldı. Kesin öldü . Kolunu kırdı. Beyni dağıldı. Yerimden kalktım ve fırladım Aralık Bulut ' u kaldırmaya çalışıyordu hemen aşağıya indim .
Yanlarına yaklaştığım da Aralık küfürler savuruyordu. " Ya sen nasıl bir piçsin ya. Aklım çıktı mal." Aralık baya endişeli gözüküyordu. Bulut ayağa kalktı kaşının biraz üstü çizilmişti ve kanıyordu. "Hadi kaşına pansuman yapalım "dedi Aralık.
Benimle göz göze geldi "Şuna bir sahip çıkamadın " dedi ."Bir anda aşağıya atladı tutamadım " dedim kendimi savunarak .
"Hem senin motorun nerede ? " dedim olayı değiştirmeye çalışarak. " Annem garaja kapatmış yine . " dedi buruk bir şekil de ve olayı fazla uzatmadım .
Ağaç eve çıktığımızda Aralık ilk yardım çantasını aldı ve Buluta tam pansuman yapıyorduk ki Selin geldi .
Hızlıca Buluta bakıp "Ne oldu ? " diye sordu " Ayaklarımın dibine düştü . "dedi Aralık .Selin Buluta bakıp " Sen yine mi geldin ?" dedi Selin yarı ciddi yarı şaka " Geldim körmüsün. " dedi Bulut alayla. Sonra Bulut Selin 'le o meşhur uzaktan zengin öpüşmesini yaptılar ve her zaman ki kötü gülüşünü yapmaya çalıştılar ama bu gülüş karga ötüşünden farksızdı.
Aralık Bulutun kafasına vurup "Düzgün konuş yavşak. " dedi.
"PİÇ benle niye özel hareketimizi yaptın. " dedi ben ve Selin kısık sesle gülmeye başladık.
" Canım canım sen geldiğinde ölmekle meşguldüm. Hem senin ayaklarına kapandım. " dedi bizim kahkahamız daha da büyüdü.
" Hem sen benim artık buda heykelimsin , bu arada bir ışık gördüm Azrail geldi sandım. Artık garanti cennete giderim o ışığı gördüm ya ." dedi artık üçümüz de yerlerde kahkaha atıyorduk.
" Yeter Bulut yeter tamam " dedim konuşamayarak karnımı tuttum .
" Tamam artık algınızı toplayın. Planda değişiklik oldu babam yeni mesaj atmış . O bara bu akşam gideceğiz adam bu akşam orda olacakmış . " hepsi bir anda sustu ve bana odaklandı babamın attığı mesajı gösterim şaşkın gözlerle bakmaya devam ediyorlardı.
Çünkü daha hiçbir şey tam değildi. " Kıyafetleri ben ayarladım .Az önce sipariş verdim yarım saat sonra evlerinize gelecek babam yardım edecek o konuda . Arabada hazır kendi arabamızla gitmeyecekmişiz. Mesajda detaylıca anlatıyor. Hazırmısınız ŞEYTAN ÜÇGENİ ve BULUT ? " dedim hala söylediklerimi kavramaya çalışıyorlardı.
"Nasıl? Hani yarındı " dedi Aralık .
" Galiba yine bize sormadan karar aldılar." dedi Selin
" Varım hemde sonsuza kadar . Yesssss be hep böyle aksiyon yaşamak istemiştim ollleyyyyyy be . Waowwww . " dedi Bulut resmen sevinçten havalara uçacaktı.
" Plan üzerindeki tek değişim gün mü? " dedi Selin kafa hareketiyle onay verdim ." O zaman son kez planın üzerinden geçelim ve hazırlıklara başlayalım öğlen oldu . " dedi Aralık .
Hepimiz onay verdik ve planın üzerinden son kez geçtik.
" Ben gayet olmaya karar verdim resmen bu ne yakışıklılık abi adam karizma resmen offfffff fıstık fıstık ." dedi Bulut eliyle mükemmel işareti yapıyordu (🤌).konuşma boyunca adamın fotoğrafını elinden bırakmamıştı. " Saçmalama Bulut " dedim sinirle . Benimle uğraşacak yer arıyorlardı.
" Hadi bay Bulutu siz bırakırsınız benim başka işim var ." dedim bir adım atarak. "Olamaz ben sende kalacağım ." dedi Bulut onu almak zorundaydım bunun farkındaydı ve bende uzatmadım " İyi hızlı daha saç makyaj çok işim var . " dedim ve topluca ilerledik .
Arabalara yaklaştık.Tam arabaya binecekken Selin ıslık çaldı . Hepimiz o tarafa doğru baktık. " Eliz akşam çok seksi olman lazım sonuçta yakışıklı kötü kahramanı sana verdik . Kıymetimizibil . " dedi göz kırparak azim açık kaldı. "Aynen aynen kesin yakışıklı . " dedi " Senin gözün kör kızımmmmmmm ." dediler hep birlikte ve ben cevap vermeden arabaya bindim . Dikiz aynasından kendime baktım resmen domatese dönmüştüm. Arabayı çalıştırdım ve yola koyulduk .
Yarım saat sonra evdeydik. Bulut hemen valizini alıp odasına koştu. Her zaman bende ya da kızlarda kaldığı için odası hep hazır olurdu . Bende oturma odasına göz attım ev yine boştu her zaman ki gibi daha fazla aldırış etmedim ve odama çıktım. Babam elbisemi yatağın üzerine koydurtmuştu . Elbiseye göz atmadan duşa dirdim. Çünkü saat iyiydi ve geç kalmamak için erken hazırlanmam gerekiyordu .
Tam 15 dakika duş aldıktan sonra çıktım Bulut hazırlanmış telefonla ilgileniyordu . "Çıktın mı? " dedi kafasını kaldırmadan. "Sence ... " dedim elbisemi yatağın üzerinden alarak .
" Elbisene baktın mı? "
" Yok şimdi bakacağım . "
"Azat Amca iyi seçmiş. " dedi yan gülerek bu neden hala telefona bakıyordu ki telefonu hemen elinden aldım kızlarla mesajlaşıyordu.
" Sidelya sakin ol tamam mı? Sakin ol " dedi Bulut bir anda hemen mesajları ilk attığı yere geldim . Fotoğraf atmıştı ve altına " Sidelya'nın muhteşem elbisesi " yazıyordu ama bu benim elbisem değildi ki ve elbise çok açıktı. " Oha Bulut. Senden bu kadarını da beklemezdim . Odamdan hemen çık derhal. " dedim ve onun açıklamasını beklemeden onu odadan kovdum .
Çünkü kızlara öyle bir elbise atmıştı , altına öyle edepsiz şeyler yazmış ve hala bana sırıtıyordu. Bu göreve önemli dedikçe oyuna çevirecekti bunu biliyordum ama bu görev diğerlerinden farklıydı. Bunu anlamıştım ama neden bu soru galiba cevapsız kalmaya mahkumdu . Aynı bir kafese kapattığımız mahkum ruhlarımız gibi.
Kapının önünde biraz düşündükten sonra hazırlanmak için hareketlendim . Elbisem kısa , siyah ,taşlı ve v yaka gibi bir dekoltesi olan elbiseydi . Bulut'un gruba attığı mini kırmızı rüzgar esse göğüsün açılacak olan elbise değildi gerizekalı , manyak , terbiyesiz , ahmak ...ve dünyadaki tüm kötü şeyler.
Elbisemi giydim. Saçımı uzun olduğu için hafif fön çektim ve bıraktım. Makyajımı koyu gece makyajı yaptım ve önceden elbise için hazırlanan takı ve ayakkabıları da giydim. Çantamı hazırladım bazı önemli şeyleri , çakı ve biber gazınıda koydum ve kapattım.
Telefonu eline aldım Bulut özür mesajlarıyla doldurmuştu ve kızlarda özür dilemişlerdi. Aynanın karşısına geçtim ve ayna fotoğrafı çekildim. Gruba attım kızlarda kendi fotoğraflarını çekip atmışlardı.
Selin ; kısa , omzu açık , uzun kollu , siyah bir elbise giymiş ve koyu bir makyaj yapmıştı.
Aralık ; kısa, saten , sade , askılı bir elbise giymişti onun makyajı bizimkine göre sade kalıyordu.
Telefonun saatine baktığımda saat çoktan 19 . 49'u geçiyordu. Hangi ara sanki 1 saat geçmiş gibiydi . Hemen odamdan çıktım. Bulut kapının karşısındaki duvarda kollarını bağlamış ayakları duvara yaslı bir şekilde bekliyordu . Çoktan hazırlanmıştı. " Sidelya özür dilerim . Bak gerçekten şaka amaçlı demiştim. Lütfen affet beni lütfen. Seni kırdım çok pişmanım lütfen. Bir daha asla böyle bir muamele yapmayacağım lütfen. Bak çok pişmanım. Bak..." diyerek birçok özürü o kadar hızlı söyledi ki onu susturmak için yüzüne tokat attım.
" Ödeştik. Seni affettim ama bir daha olursa ... " parmağımı salladım . " Seni felç bırakırım. Kör ederim . Lanetlerim . Bunu yaparım benim sinirlerimi bozma . " diyerek tehditler savundum ama ne fayda . Gülüşünü zor tutuyordu kıpkırmızı olmuştu ve yine aynı hatayı her zamanki gibi defalarca kez yapmaya devam edecekti .
" Şimdi marş marş gitmemiz ve almamız gereken bir flaş var."
" Hay hay kraliçe Sidelya " önüme geçti elini havada salladı ve yolu gösterdi. "Önden buyrun ." dedi. " Hay hay efendim . " hafifçe dizlerimin üstün de çöktüm ve merdivenlere doğru koyuldum . babamın ayarladığı arabanın anahtarlarını aldık ve evden çıktık. Kapının önünde toplam üç araç vardı. Ortadaki benimdi öndeki ve arkadaki araçlar ise koruma doluydu . Sıradan bir iş için fazla önlem gereksiz değilmiydi.
Arabaya doğru ilerledik tam binecekken bir araç daha geldi. Bu annemin arabasıydı. Ama ben gidene kadar arabasından inmeyecekti çünkü buraya benim için değil valizimi kontrol etmek için gelmişti. Delil aramak için ne kadar yazık. Hangi anne senden şüphelenirdi ki ? Bu anlamsız ve gereksizdi.
Arabayı uzun uzun izledim . İçeriden bana acizmişim gibi baktığını hissedebiliyordum. Daha fazla vakit kaybetmeden arabaya bindik ve yola koyulduk. Önce Selin'i sonra Aralık'ı aldık.
" Sonunda bir aradayız . Değil mi kızlar? " Bulut sevinçli sevinçli konuştu. Birilerinin eylenmesi çok güzel hissettiriyordu.
" Sidelya şarkı açsana yaa . Biraz kafamız dağılsın.." dedi Aralık. Bulut hemen önceden belirlediği listeyi açtı ilk şarkı her zaman ki gibi Yıldız Usmonova - Seni Severdim ' di bu çocuk bu şarkıya aşıktı. Her ruh halinde dinlediği tek şarkı diye bilirdim . Açtığı şarkıya kimse her zamanki gibi itiraz etmedi. Öndeki koruma dolu araba bizden öndeydi diğeri ise bizden geride . Sanki bir birinden bağımsız üç araç gibiydi. Normal seyahatlerde hep dibimizden giden araçlar şimdi bizden bağımsızdı. Bulut'un omzuma dokunmasıyla düşüncelerden arındım. Şarkıyı başa sardı ve dondurdu .
" Annene canını sıkıyorsun sıkma. " dedi " Bizimle şarkıyı söyle hadi . "
" Yine mi senin yüzüne bile bakmadı. " dedi Selin " o senin annen olmayı hak etmiyor ." diyerek karşılık verdi Aralık.
" Aslında umursamıyorum. Sadece bundan sonra hayatımız hiç normal olmayacak gibi geliyor . İlk defa bir şeyden veya şeylerden korkuyorum . " dedim .
" Ne gibi " dedi Bulut
" Hiç fark etmediniz mi ? Korumalar çok kalabalıklar ve bir araç çok önde diğeri çok geride . Normalde araç yakınlaşma sınırı hariç uzaklaşmazlardı . " ben öyle söyleyince hepsi yeni fark etmiş gibi öndeki ve arkadaki araca baktılar . " Gerçekten de öyle . Sizce ne ters gidiyor olabilir ? " dedi Aralık .
Bulut " Korku filmindeki gibi beni germeye çalışmayın ve gereksiz düşünmeyi bırakın. Hemde hemen tüylerim diken diken oldu resmen yaaaa ! " dedi Selin hemen Bulut'un kulağına yaklaştı ve " Böhhhh ! " dedi Bulut arabanın içinde sıçradı " Aaaaaaaaaaaaa ! Allah seni kahretmesin altıma yapıyordum. Hiiiiiiiig ! Öleyimde gör gününü ." dedi eliyle üst damağını kaldırdı hepimiz kahkaha attık. Bulut şarkıyı başlattı ve eşlik etmeye başladık.
" Seni severdim , hüznüm koynunda ." Bulut'un saçma el hareketleri .
" Seni severdim, hem uyanık hem uykumda ." Camı sonuna kadar indirip bağırması.
"Seni severdim ve sana rağmen ." Yandaki arabaya el sallaması,
" Ve yine severdim , darağacı ip boynumda...." Eliyle boğazını sıkması.
Şarkının bitmesi ve Selin'in Bulut'un ensesine vurması.
Şarkı bitene kadar devam ettik . Işıklara yaklaştığımız da etrafımızdaki araba sayısıda artıyordu. Sıradaki şarkı Sezen Aksu - Kaçın Kurası ah Bulut ve vazgeçilmez şarkıları.
Artık ışıklarda durduk. Aralık öne uzandı ve müziğin sesini biraz daha açtı. Bulut camları full açtı ve çocuk kildini aktifleştirdi . Yan arabada üç oğlan vardı. Bize bakıyorlardı. Şarkıya hep birlikte eşlik ettik
" Gönül gözüm kapalı bilerek sana yazılıyorum ."
" A penceresi aralı her yerine bayılıyorum ."
"Yavrum baban nereli nereden bu kaşın gözün temeli."
"Sana neler demeli ay seni çıtır çıtır yemeli ."
Bulut yan arabaya el salladı. Arabadakiler güldürdüler ve bizimle şarkıya eşlik etmeye başladılar.
" Aman bize de nasip olur inşallah . " Ellerimizle kendimizi işaret ettik hepimiz aynı anda onlarda bize eşlik ediyorlardı.
" Boyunada posuna da bin maşallah . " Elimizi yukarıdan aşağıya hareket ettirdik .
"Senden gelecek cefalara nazlara sözlere sazlara eyvallah. "
Karşılıklı birbirimizi işaret ettik onlarda bizi işaret ediyorlardı.
Artık şarkıya eşlik etmek yerine gülüyorduk hem biz hem onlar . Saat git gide ilerlemişti ve biz geç kalacaktık. Hemen ön arabayı aradım.
Koruma Selim aranıyor...
İlk çalışta açtı.
" Efendim Sidelya hanım . Bir sıkıntımı var ? Yan araç sizi rahatsız mı etti ? " diyerek ardı ardına sordu.
" Hayır Selim . Hızlanalım diyecektim . Saat ilerledi ve geç kalmak üzereyiz. " dedim hızlı bir şekilde sarı ışığın yanmasına az kalmıştı.
" Emin misiniz Sidelya hanım sizi rahatsız etmediler değilmi? "
Diyerek soruyu tekrarladı .
" Evet eminim . Hızlanalım. " dedim bir kez daha
" Peki efendim bir sorun olursa arayın ."
"Tamam . " dedim ve telefonu kapattım. Direksiyonu kavramdım artık sarı ışığın yanması lazımdı gaza bastım. Yan arabadanda gazlama sesleri yükselmeye başlıyordu. Yan tarafa baktım. Ordan da bize bakıyorlardı.
Bulut kafasını camdan çıkarıp Yan arabadakilere " Cesaretiniz varsa sizi düelloya davet ediyorum " dedi kafasını geri içeriye soktu. Sanki arabayı o kullanıyordu.
Selin " Hadi biraz gazlayalım bir zararı olmaz " diyerek Bulut'a destek çıktı. Aralık'taki bu durumdan memnundu . Yan tarafa baktım kafamla onayladım. Ordan da onay geldi.
Sarı ışık .
Bulut " Hazır ol " dedi . Hem ben gazladım hem onlar arabalar uçmak için hazırdı. Ama önümüzde iki araba vardı. Bizim arabanın önümüzdeki korumalardı ve hızlı çıkacaklarını biliyorduk. Ama onların önündeki araba pek hızlı çıkacağa benzemiyordu. Çünkü araba Toros R 12 modeliydi .
Yeşil ve gazla .
Korumalar hemen hızla çıkış yaptı bizde arkalarından bastık hızımız 200 oldu . Ama onlar hala arkada kalmışlardı . Bulut kahkahalara boğuldu. Galiba gerçekten boğuluyordu çünkü camlar sonuna kadar açıktı ve nefes alamıyordu. Hemen uzandı ve camları kaldırdı. Dikiz aynasından baktığımızda onlar görünürde yoktu yarışın kazananı belliydi bizdik . Her zaman ki gibi biz girdiğimiz her yarışı kazanırdık. Yani bunun için yetiştirildik.
Artık bara gelmiştik korumalar cadde kenarına park ettiler biz ise bar otoparkında boş yere girdik . Burası hem restorant hem eğlence mekanıydı aslında güzel yerdi . Ben , Selin ve Aralık arbadan indik ama Bulut hala inmedi . Bir araba daha geldi otoparka bunlar onlardı burda ne işleri vardı ki şimdi.
Üçümüz Bulut'un kapısının önüne geçti ve camdan kendimize bakmaya başladık.
" Bulut hadi ama in artık. " dedi Selin. Aralık gelenleri süzüyordu. Ona omzumla vurdum Aralık bana baktı ve " Ne " dedi . Kaş göz hareketleriyle onun anlayacağı çapkın 😏 bakışları yaptım. " Saçmalama Sidelya ." diyerek omzuma vurdu .
"Bulut hadi ama . " Selin hala Bulut'u çıkarmaya çalışıyordu.
" Durun şu şarkıyı da dinleyelim öyle . " dedi Bulut kapıyı açtı ama aşağıya inmedi . Bizde üstümüzü düzelmeye başladık. Ardından cama bakarak makyaj tazelerken yoğun bakışlara maruz kaldık resmen göz koyuyorlar bize ve bu Bulut'un umrumda değildi.
" Bulut hadi ama ." dedim ama dinleyen kim .
"Bakışları nimet nimet ." diyerek hala şarkıya eşlik ediyordu.
Kolundan tuttuğum gibi aşağıya çektim ve yere düştü ama hala şarkı söylüyordu . Selin uzandı ve müziği kapattı.
" Neden kapattın yaa . Ne güzel dinliyorduk işte " dedi Bulut
" Yok ben dinlemiyordum . Ama sayende gece boyunca aklımdan çıkmayacak. Çok sağol yaa! " Aralık isyanlara başlamıştı.
Bulut'u yerden kaldırdım ve üstünü silkelemeye başladık çünkü her yeri toz olmuştu. Selin ayakkabısını düzenledi. Aralık bir kat daha rujunun üstünden geçti. Bende son kez kendime baktım. Bulut hala şarkı mırıldanıp saçını düzlüyordu. Ve bizim harika yarışçılarımız hala put gibi bize bakıyorlardı .
Hiç kımıldamadan. Selin el salladı uzun boylu deri ceketli esmer olan karşılık verdi . " Ooooooo yeni bir aşk mı doğuyor yoksa ? " dedim Selin'in omzuna vurarak . O ise hiçbir şey söylemeden sadece omzunu oluşturdu ve bara doğru ilerlemeye devam etti .
" Aaaa bizim çocuklar dursananıza onlarda bizle gelsinler ? " Bulut onları yeni fark etmişti ve hemen oraya doğru hareketlendi . Aralık hemen onu yakasından tuttu ve " PİÇ. Sen bittin birde başkalarını çağırıyorsun. Allah'ım bana sabır ver . " diyerek Bulut'u çekiştirdi.
Artık barın önündeydik. Kapıda dört güvenlik vardı normalde bizden kimlik istemeleri ve üzerimize aramaları gerekiyordu. Ama babam kendi adamlarını kapıya koymuştu. Hafif bir baş selamıyla içeriye girdik . Ama bizim yaşlarımda olan supermanler kontrolü atlatamadılar.
" Keşke onlar da bizle deseydik ." dedi Bulut .
" Evet . Yazık oldu çocuklara. " Bu defa sızlanan Selin'di .
" Aynen alsaydıkta işin içine etselerdi değil mi . Lütfen artık yeter sadece iki saatimiz var o kadar . İki saat sonra kimle yatarsınız o beni ilgilendirmez . Okey ? " artık çıldırma derecesine gelmiştim.
İçeriye girmeden önce çanta arama kontrolünden geçmemiz gerekiyordu . Ama buradaki kişiler tanıdık değildi. " Sıçtık ."
arkadan bir ses geldi . Kızlarla arkamıza döndük bunlar onlardı. " Oğlum sussana . Sanan da bir şey oldu sanar . Selam kızlar . " Bu çocuklar ne kadar da uzundu böyle hepsi neredeyse aynı boydalardı. Ama konuşan kumral uzun saçlı, kahverengi gözlü olan çocuktu.
"Selam . " karşılık Aralık'tan geldi .
İlk kontrol sırasına Bulut geçti, ardından Selin, Aralık ve ben . Benim arkamda ; açık kahverengi saçlı, ela gözlü olan , onun arkasında ; siyah saçlı , saçları hafif kalkıktı ve kahverengi gözlüydü. Onun arkasında ; kumral ve bize selam veren çocuk vardı. Hepsi bizim çantamızdan ne çıkacağına bakıyorlardı.
Bulut'tan bir sigara paketi ve çakmak çıktı.
Selin'den kaçak tütün ve çakmak çıktı. İçeriye tütün almadıkları için tütüne el koydular .
Aralık'tan bir paket sigara , çakmak ve kutu jilet çıktı Aralık tavanı izliyordu kadın jileti aldı ama hiçbir şey söylemedi. Bunlar olayı baya abartmışlardı.
" Birşey söyleyeceğim ama kızma. " en arkadan gelen sese döndük bu kumral olandı. " Ben Atlas memnun oldum. " adını söylemesine ne gerek vardı ki şimdi.
" O jiletle ve tütünle ne yapacaktınız ? "
" Senin götüne sokacaktım . " cevap Aralık'tan geldi .
" Arkadaşlar böyle cevap vermeye ne gerek vardı ki ? " Bu sefer konuşan siyah saçlıydı.
" Bu seni ilgilendirmez . Ve biz senin arkadaşın değiliz. " cevap Selin'den geldi .
" Gençler sakin yeter bu kadar . " oradaki güvenliğin uyarmasıyla sustular.
Sıra bendeydi . Benim çantamdan parfüm, ruj ve çakmak çıktı ama hiç birini almadı. Arkamdan " Senin süslü biri olduğunu anlamıştım. " diye bir ses geldi ama arkama dönüp bakmadım kızlarla birlikte ilerledik .
" Bu çocuklar size yürüyor haberiniz olsun benden söylemesi."
Bulut önümüzden bize konuşuyordu. Ama hiç birimiz onu umursamadık uzun koridoru aldıktan sonra sesler yükselmeye başladı içerisi çok kalabalık olmalıydı. Bulut durdu ve arkasını döndü hepimiz durduk .
" Sidelya senin çantamda biber gazı ve çakı vardı. " diyerek konuşmaya başladı
" Evet var ." dedim
" Görevli nasıl farketmedi ? "
Hemen çantamı açtım . Ruj ve parfümü çıkardım .
" Aslında bakarsan bu bir ruj değil . " kapağını açtım ve çakıyı gösterdim. "Çakı . " dedim.
"Biber gazı nerede ? " parfüm şişesinin ağzını açtım .
" Şişenin içinde parfüm yerine biber gazı var . " Bulut'un kafası baya karışmıştı ama başka soru sormadı .Kızlar ise hiçbir tepki vermediler .
Merdivenlerin başına geldiğimizde durduk ve bir birimize son kez baktık ve aşağıya indik . Direk bar taburelerine ilerledik sekiz tabure vardı. Daha önceden planladığımız gibi aralarda bir boşluk kalacak şekilde oturduk .
Barmenden alkolsüz kokteyl istedik . Sarhoş olmamamız gerekiyordu . Beklediğimiz adam henüz gelmemişti. Ama merdivenlerden aşağıya bizimle birlikte gelen grup iniyordu. Bunlar bugün başımıza bela olacaklardı bu çok bariz ortadaydı. Bize daha çok yaklaştılar. Her boş yere biri oturdu . Bulut'la Aralık'ın arasına Atlas , Aralık'la Selin'in arasına siyah saçlı olan , Selin ve benim arama ise açık kahverengi saçlı olan oturmuştu yanımdaki diğer tabure ise boş kalmıştı.
" Tekrar merhaba " dedi Atlas Bulut hariç hiç birimiz tepki vermedik .
" Aramada olanlar için özür dilerim . Ben Araz. " Bu siyah saçlı çocuktu " Önemli değil ama bir daha işimize burnunuzu sormazsan iyi olur . " dedi Selin. Kafasıyla onu onayladı Araz .
" Eee geriye bir tek ben kaldım benim adımda Tunga . Tanıştığımıza memnun oldum. " dedi yanım da oturan ve elini sıkmam için uzattı. Sadece gözlerine baktım. Uzun süre bekledikten sonra elini geri çekmek zorunda kaldı.
" Sizin isimleriniz nedir ?"dedi Atlas
" Ben Bulut . Memnun oldum Atlas. " Bulut gülümseyerek cevap verdi . Kızlarla sinirli bir şekilde Bulut'a baktık ama bizi önemsemedi.
" Tanıştığıma memnun oldum Bulut. " dedi Atlas aynı samimiyetle . Ama bizden bir cevap çıkmadı.
" Sizlerin isimleri nedir ? " Atlas bu kez bize sordu . Ama cevap vermeyecektik .
" Seni ilgilendirmez birader . " işte keko olmaya karar veren Aralık Soykan 'dan unutulmaz cevap gecikmedi .
" Kusura bakma bacım ama hitap edebilmem için ismini öğrenmem gerek . " Atlas'ın verdiği cevabı hiç birimiz beklemiyorduk . Bu cevap Aralık'ın donmasına yol açtı.
Telefona mesajlar gelip duruyordu . Telefonu elime aldım mesajlar " ÜÇ ZENGİN BİR FAKİR " grubundandı .
Toprağım ( Aralık) " Biri Bulut'a susması gerektiğini öğretsin yoksa şişeyi kafasına indireceğim "
Sarı Şeker ( Bulut )" 😶😶😶🙊🙊"
Kara Fırtına (Selin )" Katılıyorum artık sus . "
Sarı Şeker " Bacım deme lazım olur desene Aralık. Noldu dilini yuttun 🤣🤣 "
Kara Fırtına " Bulut haklı bacım demesin lazım olur . "
Toprağım yazıyor...
Aralık'ın mesaj yazmasını beklemeden bir şeyler yapmalıydım. Sinsi bir şekilde gülerek başımı kaldırdığımda Tunga'nın mesajları okumaya çalıştığını fark ettim ve hemen ekranı kapattım. Aralık'a baktığımda hala bir şeyler yaz akla uğraşıyordu.
" Atlas ." dedim hemen .Aralık başını kaldırdı sanki Atlas oydu.
" Efendim . " diyerek Atlas bana doğru döndü bunu yapmak zorundaydım.
" Bacım deme lazım olur ." felaket Aralık bir anda şoka girdi bunu benden beklemediği kesindi . Bana ürkütücü bir şekilde baktı Bulut, Selin ve ben kahkahaya boğulduk. Sonuçta fırsat bir kez doğar değerlendirmek lazım.
" Ooooooo Atlas . Yürü be kim tutar seni . " bu kez bize katılan Araz'ın ta kendisiydi . Artık durdurulamaz bir şekilde kahkaha atıyorduk. Aralık bir anda ayağa kalktı.
" Ben gelirim birazdan ." diyerek tabureden kalktı ve uzaklaştı.
" Neden gitti ki şimdi . Benim yüzümden mi ? " dedi Atlas .
" Yok . Sidelya yüzünden. " dedi Bulut
" Ben ne alaka Bulut. Araz yüzünden " dedim hemen suçu üstlenemezdim.
" Asıl ben ne alaka sizin arkadaşınız ." diyerek sıyrılmaya çalıştı Araz .
" Atlas yüzünden. " dedi Selin " Sen ona bacım diyerek cevap vermeseydin Sidelya sana öyle cevap vermeyecekti . " dedi açıklama yaparak .
" Evet Selin haklı. " dedim Selin'den yana çıkarak.
" Her neyse o birazdan gelir . " dedi Bulut.
Tunga arkasını dönüp baktı. Bende neye baktığına bakmak için döndüğümde içeriye beklediğimiz adamın girdiğini gördüm. Hemen gruba girip
" Adam geldi . Başlıyoruz..." yazdım.
Sarı Şeker " Gördüm. İşte gerçek karizma diye buna derim . "
Kara Fırtına " Öffff felaket yakıyor namussuzum. Bunun yaşının 29 olduğuna emin misiniz ? 18 gibide "
" Saçmalama Selin 🤬🤬🤬🤬🤬🤬🤬" diyerek cevap verdim ve ekranı kapattım adam bize doğru yaklaşıyordu. Ama Aralık hala yoktu . Tunga önüne geri döndü bende onları izlemeye devam ettim başıyla bir kaç hareket yaptı ve diğerlerinden de onay aldıktan sonra toparlanmaya başladılar.
" Tanıştığımıza memnun oldum kızlar . Tekrar karşılaşmak üzere. İyi eğlenceler " dedi Tunga ayağa kalkarken .
" Bende memnun oldum . " dedi Araz ve oda kalktı.
" Bende çok memnun oldum . Arkadaşınıza da özür dilediğimi söylerseniz sevinirim. " dedi ve oda kalktı .
Bu çocuklarda bir gariplik vardı ama hayırlısı. Üçü aynı anda kalktı ve kalabalığın arasında kayboldular. Sanki biri büyü yaptıda yok oldular gibi .
Beklediğimiz adam tam planladığımız gibi yanımdaki boş tabureye başıyla selam vererek oturdu ve bende karşılık verdim . Bulut ve Selin kalkıp uzaklaştı her şey plan dahilinde ilerliyordu .
" İki martini lütfen. " dedi . Ben onları dinlemiyor us gibi yapıyordum. Elimle şarap bardağının üzerine halkalar çiziyordum . Çünkü Bulut beni ilerden izliyordu .
" Hemen efendim . " barmenden cevap gecikmedi ve hemen martinileri yapmaya başladı. Kokteyller hazır olunca barmen önüne koydu ve diğer tarafa ilerledi . Bardağın birini alıp önüme koydu , kafamı kaldırıp baktığımda bana sırıtıyordu ve bardağını havaya kaldırdı . Aramızda çok az bir mesafe vardı ve onun bacağı benim bacağıma değiyordu. Bende bardağını kaldırdım ve bardakları tokuşturduk. O bardağı tek dikişler bitirdi ama ben içmedim.
Kaşını çattı ve " Neden içmiyorsun . " diye sordu
Telefonumu çıkardım ve saate baktım. Saat daha 22.30 'du .
Telefonun ekranını ona çevirdim ve saati gösterdim ve kulagina fogru eğildim. " Gece daha uzun erkenden sarhoş olmak istemiyorum ." dedim ve ondan uzaklaştım aslında kulağına eğilmeme gerek yoktu ama başka çarem de yoktu.
Ben ondan uzaklaşınca yutkunur gibi oldu ama umursamadım. O bir tane daha kokteyl söyledi ama bu defa hemen içmedi . Bardağı tam ağzına götürüyordu ki bardağın içindeki zeytini aldım ve yemeye başladım. Nutku tutulmuş gibi bana bakıyordu. Hafif sırıttı ( 😏) ve kokteylini tepesine dikti . Acaba kaçıncı bardakta sarhoş olacaktı.
" Bu gece bana eşlik etmek istermisin ? " diye sordu . Aslında hemen kabul etmeliydim ama damdan düşer gibi kabul edersem bir kıllık olduğunu anlardı.
" Aslında bakarsan çok isterim ama ben seni tanımıyorum ve nasıl olacağı için endişeliyim. " haha masum , bara ilk defa yalnız gelmiş kız rolleri 😈...
" Adım Poyraz Akça. 29 yaşındayım . Baba mesleğiyle uğraşıyorum ve sevgilim yok şuanlık. " dedi ve göz kırptı .
Poyraz Akça ;
Yaş: 29
Doğum günü : 03.01.1994
Burç : Oğlak
Yükselen: Terazi
Doğum saati : 00.15
Doğduğu yer : Rhode Island, United States
Annesi Norveç'li
Babası Alman ama Türkiye ' de büyümüş
İşi : gangster ve gerçek işini korumak için bazen modellik ve babasının küçük iş yerinde vakit geçiriyor.
Sigara içmeyi pek sevmiyor ama KENT SLİM BLUE içiyor.
Sevgili : bir modeldi ama onu aldattığını öğrenince terk etti ve üzerinden bir hafta geçti.
Elini omzuma attı irktim. Onunla ilgili bilgileri sıralardan dalıp gitmiş olmalıydım.
" Bana eşlik edecek misin ? " dedi ve güldü .
" Evet ." dedim ve gülümsemesine karşılık verdim .
Ayağa ilk o kalktı ardından ben kalktım ve elbisemi eteğini düzelttim. Çantamda aldı ve bar taburelerinden ayrıldık. Arkamda elini belime yerleştirmiş şekilde yürüyordu. Üst kata yöneldiğimizde nereye gittiğimizi anlamıştım ama üst katın nasıl bir yer olduğunu bilmiyordum . Merdivenlerden çıkarken terlediğimi hissettim ve arkama dönüp baktım Bulut merdivenlere en yakın masa da duruyordu .
Üst kata ulaştığımız da burasının bazı gizli işler için kullanıldığını anlamıştım. Alt kata göre sakindi , tam ortada direk duruyordu ve ses duyulamalacak kadar azdı. Biraz daha ilerlediğimizde ileride bir kapı belirdi . Önünde bir koruma duruyordu . Tam korumanın önünede durdugumuzda Poyraz cebinden bir bilet çıkardı ve korumaya verdi . Koruma bilete hiç bakmadan bizi hemen içeriye aldı. İçerisi sanki bir toplantı alanı gibiydi . İçeriyi incelemeye başladığımda şaşkına döndüm.
Araz , Atlas ve Tunga ' da buradalardı. Ellerinde birkaç sıkı paketlenmiş içi görünmeyen maddeler vardı. Onlar uyuşturucuydu. Bu yüzden hemen gözden kaybolmuşlardı.
"Birşey mi oldu ? Kime bakıyorsun? " dedi hemen Poyraz baktığım yere bakmaya çalışarak.
" Aaa hayır hiçbir şey olmadı. Kimseye bakmıyorum nereye oturuyoruz ? " dedim hemen önüne geçerek. Onlara baktığımı anlamamalıydı ve onlarda beni görmemeliydi.
"Şuraya geçeceğiz. " dedi ve kalabalık dört kişinin oturduğu bir masayı işaret etti. Masanın yanına geldiğimizde Oturmam için öncelik sundu. Yerime oturdum ve oda hemen dibime oturdu . Bu adam tam bir temas bağımlısıydı. Karşımda ellili yaşlarda adamlar vardı onların yanlarında bir ya da iki kadın . Masada kimsenin ağzını bıçak açmıyordu sadece kadinlarla ilgileniyorladı . Masaya bakılırsa çok içmişlerdi ve sarhoşlardı. Karşımdaki pis pis bana bakmaya devam ediyordu ben ise ona dik dik bakıyordum .
" Poyraz bu kim ? " masanın başında oturan adam sormuştu bu soruyu .
" Benim için önemli biri o kadar . " dedi ve göz kırptı kızları oltaya düşürme taktiği taktik 55 hiç değişmez. Ama bilmediği tek şey var ben kendisi gibi kaç kişiyi alt ettim .
" İyi öyle olsun . " dedi ve yanında oturan kadınla ilgilenmeye devam etti . Artık o flaşı bulup gitsem iyi olacaktı. Elimi Poyraza çaktırmadan ceketin cebine attım ama boştu. Elimi arkasından sarılıyor gibi yapıp cebine uzandım ama Poyraz beni hemen kendine çekti ve sarıldı diğer eliylede bacağıma dokunuyordu .< Normal şartlarda olsa çoktan senin ağzına sıçmıştım da neyse .>
Ceketin cebine Elimi zar zor soktum orasına boştu. Bu lanet flaşı hangi cehennemine soktuysa artık. Elimi cebinden çıkardım ve kolumu ordan çektim çünkü o bana sarıldıktan göğüsüm açılıyordu ve karşıdaki herifin ağzının suyu akıyordu.< Piç herif . >
Poyraz bu hareketimden sonra elini bacağımdan çekti ve benden uzaklaştı ama onun uzaklaşması benim yanmam ve işimin uzaması demekti . Elini alıp bacağımın üstüne koydum ve bacağımı bacak üstüne atıp elini iki bacağımın arasına koydum . Elini bacaklarımın arsında hareket ettirip duruyordu .
Kulağıma eğildi ve " Çok güzel kokuyorsun. Kokunu daha çok içime çekmek istiyorum . " < ıyyyyy midem kalktı. Pislik , şimdi burdan kalkacaksın şişeyi kafasına indireceksin. >
Boynumu öptü ve derin derin nefes aldı. Karşıdaki sapık ise hala beni izliyordu .
Tam bu esnada Tunga'yla göz göze geldik . Poyraz ise öpmeye devam ediyordu . Atlas ve Araz ' da bana bakıyorlardı. İnşallah başım belaya girmez .
Poyraz ' ın kulağına fısıldamak için eğildim " Artık kalksak mı ?"
"İşimiz bittikten sonra kalkarız. Biraz sabret küçük kız. " sırıttı ve göz kırptı.
Resmen eskort durumuna düşmüştüm. Bana o gözle kimse bakamazdı. Pantolonunun ceplerini aramaya başladım ama zaten artık hissetse bile boştu çünkü beyni başka şeylere çalışıyordu. Ve işte flaş pantolonun cebindeydi. Onu almanın kolay yolu ayağa kalkmasını sağlamaktı.
Araz hala bana bakıyordu ama Tunga'nın yönü dönüktü . Acaba benim hakkımda ne düşünüyorlardı. Bacağımı çektim.
" Noldu. "
"Terledim . Soğuk bir şeyler alalım mı? "
" Nereye Poyraz. " soruyu soran yine aynı adamdı .
" Bar tezgahına. " dedi Poyraz ve arkasına bakmadan ilerledi.
" Olur ." dedi ve ayağa kalktı. Bar tezgahına doğru ilerlemeye başladık sapık herif elime yapıştı bırakmıyor. Bar tezgahına geldiğimizde kendisi buzlu bir viski istedi , ben ise beyaz şarap aldım. Çünkü şuan da almazsam bir şeyler anlaya bilirdi.
" Sen beni bir dakika burda bekle ben hemen birileriyle konuşup geleceğim . " dedi ve benden uzaklaştı sonunda kurtulmuştum . Ben orada beklerken yanım da bir anda birisi belirdi . Bu kişi Araz'dı .
" Sen iyimisin ? Neden bu adamlarla aynı yerde duruyorsun ?"
benim yanıma gelir gelmez hemen soru sordu
" Evet iyiyim . Diğer konu ise sadece beni ilgilendirir kusura bakma açıklayamam. " dedim onu biraz tersleyen bir tavırla.
" Siz burda ne yapıyordunuz? " diyerek sordum
" Hiç öyle takılıyoruz. " bardan kendine içki alırken geliştirici bir cevap verdi oysaki herşeyi çoktan görmüştüm.
" İyi bakalım. İyi takılmalar. Selam söylersin. " dedim normal bir ses tonuyla .
" Teşekkürler. Aleykümselam. Yardıma ihtiyacın olursa çekinme. " dedi ve içkisinden yudum alarak yanımdan uzaklaştı. O gider gitmez Poyraz yanımda bitti .
" Oda kimdi öyle ? " sinirlenmiş gibiydi .
" Hiç kimse sadece öylesine konuştum. " manyak senin beni kıskanmaya ne hakkın var ki hemen kızı sahiplenme rolleri falan ne gerek var böyle şeylere ya .
" İyi sen öyle diyorsan " öyö sön öylö döyörsön . Mal
"Aynen abartmaya gerek yok . Konuştun mu ? "
" Evet. Konuştum. " dedi ve elimdeki bardağı tezgaha koydu beni barın arkasına görüş alanının az olduğu yere çekti. Duvarla kendi arasına aldı elini çeneme yerleştirdi ve tam öpecekken.
" Birader baksana ." bu Bulut'tu .
" Efendim Birader. Sana çiftler rahatsız edilmez kuralı öğretilmedimi ? " çiftmiş. Bok çift hayal dünyasında yaşıyor pezemek .
" Yok öğretilmedi. Sen öğretmek istermisin? " Bulut bayağı sinirlenmişti haklıydı da .
Poyraz beni bıraktı ve Bulut'a doğru yürüdü tam Bulut'un yakasına yapılmıştı ki arkadan Araz , Atlas ve Tunga geldi . Poyraz yere serip iyi bir pataklamaya başladılar. Ağzından kan kusmaya başlamıştı.
Selin uzaktan bu tarafa bakıyordu. Korumalar hareketlendi bellerinin ki silahlarını çıkardılar. Selin'in oraya hızlıca ilerlerken korumanın bir tanesi koluma yapıştı. Hızlı bir şekilde belinde bulunan silahı aldım . Silahın emniyeti açıktı ama onu ateşlemeye hazır değildim. Silahın arkasında korumanın başına vurdum ama bayılmadı sadece kolumu bıraktı. Bende kendimi Selin'in yanına attım. Odada altı koruma vardı ve biri yaralıydı. İçerideki herkes kavgaya başlamıştı.
Araz yanımıza geldi. " Gidin hemen ! "
" Bulut gelmeden gitmeyiz. " dedim hemen Bulut'a bakıyordum
"İnat etmeyi bırakında gidin . Hemde hemen ! " dedi ve bizi merdivenlere doğru ittirmeye başladı. Selin hemen Araz'ı kolundan kavradı ve yere yatırdı.
" Burda kimse bana emir veremez . Bulut gelmeden gitmeyeceğiz. " resmen öfkesini Araz'a kusuyordu.
Selin'e başımla işaret yapıp Bulut'un yanına gittim ama o hala Poyraz'ı dövmekle meşguldü.
Atlas kolumdan tuttu . "Git burdan ! " dedi .
" Bulut . Bulut . " Sen sesimle Buluta bağırıyordum ama sesimi duyması imkansızdı gözü öfkeden kör olmuş gibiydi. Ve içerideki herkes ya bağırıyor ya da kavgaya karışmışlardı .
Tunga kafasını kaldırdı ve " Onları dışarıya çıkarın! " diye Atlas'a kükredi.
" Bulut olmadan gitmem . " dedim ve elimdeki silahı Atlas'ın kafasına kaldırdım. " Kolumu bırak. Yoksa acımam. " dedim yavaş yavaş kolumu bıraktı. Tam silahı gevşek tutmaya başladığım sırada elimden silahı almaya kalktı ona silahı verecek değildim . Silahı daha sıkı tutmaya başladım . Silahı almak için çabalıyorudu ama ona silahı veremezdim .
Tam silahı kendime çekmiştim ki silah bir anda patladı. Çığlıklar daha çok yükseldi. Atlas hala silahı tutuyordu . Elimde , bacağımda ve yüzümde yabancı bir sıvı hissettim . Çok tanıdık bir koku yayıldı ortaya . Bu kokuyu hiç özlememiştim. Elime baktım kan vardı. Atlas'a baktım gömleği kıp kırmızı olmuştu onu vurmuş olamazdım. Silahı bir anda bıraktım .Silah yere düştü Atlas benden destek almaya başladı. Onumu vurmuştum yoksa . Sesler çınlama başladı. Yere çöktük ama Atlas hala beni tutuyordu .Dört el ateş daha açıldı.
Biri yüzümü kaldırdı. Ama ben hala Atlas'a bakıyordum.
" Ölme . Onun gibi gitme . " tek dediğim buydu . Yüzümü daha sert havaya kaldırdı. Bu kişi Selin'di " Ölmedi . Kimse ölmedi . Poyraz vuruldu . Şimdi kalk . " kafamı Poyraz'dan tarafa çevirdim. Bulut ve Tunga orda bana bakıyorlardı. Onlarında üstleri kan olmuştu. Kafamı Atlas'a çevirdim kan lekesini üstüne elimi koydum kan gelmiyordu. İkimizde yerden kalktık.
Tunga bize doğru geldi " Gidin hemen. Yalvarıyorum gidin . "
Araz arkamızda korumaları dövüyordu. Tunga Araz'ın yanına yardıma gitti . Bulut yanımıza gelip " İyimisin ? Aralık nerde ? " dedi Aralık neredeydi ?
" Bilmiyoruz . " dedi Selin. O an içimize bir sıkıntı geldi sanki. Aralık bunca zaman ortada görünmemişti.
" Tamam . Panik yapmayın aşağıya iner ararız Aralık'ı." dedi Bulut bu gibi durumlarda sakin kalan tek kişi nedense hep o olurdu . Bulut önden yürümeye başladı Selin ve bende arkasından ilerlemeye başlamıştık. Benim ve Selin'in koluna birileri yapıştı bunlar Atlas ve Araz' dı . Onlar bizi geriye çektiler ama Bulut gitmeye devam etti ve o sırada yan taraftan havaya ateş açıldı. Çocuklar üstümüze kapandı Bulut olduğu yerde çöktü . Kafamızı silah sesinin geldiği yöne çevirdiğimizde bu benim kafasına vurduğum korumaydı.
Şimdi elindeki silahı Bulut'a doğrultmuştu. İçimi o an yine o korku bürüdü. Ya Bulut'a bir şey olursa . Bu olayı hiç birimiz anlatamazdık . Koruma silahın emniyeti açtı işte o an bir silah sesi duyuldu kulağım cinlamaya başlamıştı Bulut hala aynı şekilde duruyordu . Korkuyordum ona birşey olursa anlatamazdık. Kendimizi asla affetmezdik. Koruma birden yere yığıldı onu vuran kişi ise Aralıktı. Yüzünde kan damlaları vardı.
" BULUT iyimisin ? " Aralık koşarak Bulut'un yanına geldi .
Bulut kafasıyla iyiyim der gibi salladı. Ben hemen Atlas'tan kurtulup onların yanına koştum Selin'de hemen geldi .
" Hadi artık çıkmalıyız yoksa olaylar daha da kötüleşecek. " dedim. Ve hemen merdivenlerden inmeye başladık. Tahminimizce üst kattaki korumaların çoğu ölmüştü. Ardımızda Araz , Tunga ve Atlas'ta üst kattan indi . Alt katta aynı üst kat gibi harabeye dönmüştü barda biz hariç kimse kalmamıştı. Bir an durdum hepsi benle aynı anda durdu .
" Elbiselerimiz kan polis gelirse bizi sorguya alacaklardır. Bu lekeleri temizlemeliyiz. " dedim o an ilk aklıma gelen fikirle .
" Neyle temizleyeceğiz küçük hanım duş mu var burada? Yoksa jakuzi varda ben mi görmüyorum? " dedi Tunga bana sert çıkarak.
" Evet . Duş yok , jakuzi de göremiyorum. Ama etrafta ama bol bol şarap var . " dedim hemen şarap kan lekesini çıkarır mı bunu bilmiyorum ama su gibi kullana bilirdik .
" Şarap kan lekesini çıkarır mı ki ? " dedi Atlas .
" Denemekten zarar gelmez " dedi Selin ve hemen bar tezgahını arkasına geçti ve tezgaha şarapları şişe şişe koydu . Her çeşit şarap , içki ve bira vardı tezgahta . İlk deneyen ben oldum şişeyi önce bacaklarımdaki kan lekelerini döktüm ve ovmaya başladım sanki biraz ise yarıyordu . Ben lekeleri çıkarmaya devam ederken hepsi birlikte denemeye başladı. Evet şarap kanı temizliyordu ama beyaz gömleklerinden çıkarması konusunda pek emin değildim.
" Gömleklerden nasıl çıkacak ? " dedi Bulut gömleği işaret ederek .
" Arabada senin valizin var . Aysun koyduğunu söylemişti ordan hemen gidersiniz. " dedim .
" O zaman burdan hemen çıkalım? " dedi Araz ve hemen hareketlendiler .
" Bir dakika . " dedim hepsi durdu ve bana döndü. " Üstünüz kan ve dışarısı güvenlik kamerası kaynıyor. " O an hepsi tepkisiz bana bakıyorlardı.
" Yani ne yapacağız. İçerisi de ceset kaynıyor ve burasıda hala kayıt altında. " dedi Atlas
" Hayır değil. " dedi Selin. Tüm gözler ona döndü. " Ben tüm kayıtları montajları ile değiştirdim ve kameraları etkisiz hale getirdim ." dedi biz hariç hepsi şoka girdi .
" İşte benim kızım..." dedi Bulut ve Selin'i alnından öptü.
Bulut gömleğinin düğmelerini açtı ve gömleği yere kaydırdı. Diğerlerine aynısı yaptı ama biz elbise giydiğimiz için bu hareketi yapmıyorduk. Bir kez daha keşke erkek olsaydım dedim . Kızlara baktığımda karşılarında duran görsel şölene bakıyorlardı. Bu çocuklar resmen dünya dışı varlıktı kasları mükemmel ve büyüleyiciydi bunlar resmen yutkunmama sebep oldu . Aynısı Bulut'a da vardı ama bunlardaki bam başkaydı. Kafamı Selin' e ve Aralık'tan tarafa döndüm onlar hala bakmaya devam ediyorlardı. Aralık son kez yutkunup
" Şimdi tek bir şey kaldı deliller . " Aralık bu soruyla hepimizin kafasını karıştırdı deliller . İçeride kaç ceset vardı Bilmiyorduk ama delil kalırsa ömür boyu hapis yatamazdık ne kadar kayıtlar silinsede eelil kalmazdı.
" Nasıl yok edeceksiniz delilleri ." dedi Tunga
" Yakalım ."
" Yakalım . "
" Yakalım. "
Selin, Ben ve Bulut aynı şeyi söyledik.
" Yakarak . " diye cevap verdi Aralık ve hepimiz aynı anda çakmakları çıkardık. Onlar ise büyük ihtimal bizim hangi deliler hastanesinden kaçtığımızı anlaya çalışıyorlardı. Ama onları umursayacak değildik. Biz bir şeyi yaparsak temiz yapardık. Bize bu öğretilmişti.
Onların hiçbir şey söylemlerini beklemeden hemen şişeleri yere attık. Masaların üzenlerine şarap döktük artık heryer şarapla ve alkolle kapalıydı. Selin bar tezgahına üç bardak koydu ve yarısını kan kırmızısı şarapla doldurdu . Bunları içmeyecektik bunları yakacaktık . Ben ve Aralık Selin'in yanına yaklaştık önümüze kadehlerimizi aldık ve çakmağı çaktık. Şarap tutuştu ve yanmaya başladı.
" Yanan Şaraplar. " dedi Bulut o da arkamızdan sarayların yanmasını izliyordu. Sonra hemen arkamız döndük ve dördümüz birden barı ateşler altına verdik. Artık bu gecenin dönüşü yoktu . Artık vazgeçiş yoktu . Artık kan vardı, yangın vardı. Yanan şaraplar vardı.
Arkama döndüm ve bir jez daha baktım bu enkaza unhntek sorumlusu bizdik . Çakmağı bir kez daha çaktım ve eğildim Bulut' a yanıma eğildi o da çakmasını çaktı ve aynı anda bari ateşler altına verdik . Aslında bari yakmak kötü bir fikirdi çünkü zamanında çıkmazsak bizde yanarak kule dönecektik. Koşar adım barı terk ettik . Kapının önüne geldiğimizde alevler büyümüştü burası artık bir harabe olarak kalacaktı.
Otoparka doğru koşar adım yürüdük. Resmen ayrılmaz yedili olmuştuk. Erkekler hala yarı çıplaktır ve etrafta hepimiz ne polis nede bir insan vardı sadece yedimiz vardık arabanın bagajını açtım. Bulut hemen bavulundan birer gömlek verdi ve üzenlerine gömlekleri geçirdiler. Aslında bedenleri neredeyse Bulut'la aynıydı ama söz konusu kas olunca öne geçiyorlardı. Gömlekleri üzerlerine giydiler ama gömlekler üstlerine dar geliyordu ve düğmeleri zar zor kavuşuyordu .
Bende hemen bavulu aramaya koyuldum ve bizim için birer tişört çıkardım. Arabanın önüne geçtik.
" Arkanızı dönün. " dedi Aralık. Hepsi arkasını döndü bizde sırayla elbiselerimizi çıkarıp tişörtleri üzerimize giydik ama bacaklarımız yine açıkta kalmıştı. Aslında Bulut'un boyu 1.93 ' tü o yüzden tişört diz kapağmızın altındaydı ve sorun olmuyordu .
Elbiseleri hemen yere attık ve Bulut onları da yaktı . Arabanın arkasında önceden koyulan spor ayakkabıları çıkardım ve kızlara verim artık topuklu giyemezdik . Ayakkabılarımızı değiştirdik. Ve artık polisi bekleme zamanı gelmişti.
Aslında şuan burda başkası olsaydı büyük ihtimal ölen insanlar için ağlamaya başlardı. Hatta içeriden polis gelen kadar çıkmazdı. Ama biz delilleri yok etmek için bari ateşe verdik yetmedi üzerimizde değiştirdik.
" Sizi bu hale kim getirdi . " dedi Tunga artık bazı şeyleri çözmüş olmalıydı.
" Her şey neye layıksa ona dönüşür. " dedim " Mevlana ' nın sözü. Biz hep bunu örnek aldık. " ne anladı bilmiyorum ama anlar gibi kafa salladı ve bir daha kimse ağzını açmadı. Barın camları patlamaya başladı. İçerideki cesetler tahminen 15 dakika içerisinde küle döneceklerdi onlardan geriye sadece bir kül yığını kalacaktı.
"Biz burda neden enayi gibi bekliyoruz." dedi Aralık bir anda o sırada Selin de Aralık a destek çıktı.
" Tamam o zaman arabalarımı binip kaçalım " bunu diyen Atlastı.
Hep beraber arabalara tam binecemimiz zaman polisler gelmişti o sırada elerimizi kaldırdımamızı istediler.
"Haa siktir aha sıçtık " ses sadece Bulut'tan çıktı.
...........
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın ! :)
Instagram: ruhsuz_yazarlar9