İçeriğe geç

SEYRE DURSUN | Yarı Texting

Bölüm 11 · 7 dk okuma

SEYRE DURSUN | Yarı Texting

Bölüm 11

1.0

0552...: Senin bu dizi yüzünden iki gündür staja geç kalıyorum ha.

0552...: Bugünde geç kaldım.

Siz: Sana da günaydın canım.

Siz: Ay sanki ben başla dedim izlemeye kendin istedin.

0552...: Günaydın günaydın sabah şerifleriniz hayrolsun.

Siz: İmana gelmişsin diye yorumladım.

0552...: Ayıpsın biz her zaman imanlıyız.

Siz: Cumaya gitmeyen adam adam mıdır lo.

0552...: Okuldan dolayı gidemiyorum biliyorsun.

Siz: He gülüm he ondan.

0552...: Hayırlı cumalar.

Siz: İyi akşamlar.

0552...: Senin kafan biraz gidik galiba.

Siz: Senin kafandan geri kalmamaya çalışıyorum.

0552...: Hiçte alttan alma zaten.

Siz: Üstten mi alma mı istersin?

0552...: Hop hop konu başka yerlere kaymasın.

Siz: Ay sanki ne dedim sende.

0552...: Bugün maç var formalar giyildi mi?

Siz: Oo sabah kalkar kalmaz elimi yüzümü bile yıkamadan direkt giydim.

0552...: Erkencisin ha sen benden.

0552...: Trabzonsporluyuz değil mi?

Siz: Ay Allah korusun ne alaka tabiki Beşiktaşlıyız.

0552...: Lütfen şaka yaptığını söyle güzelim.

0552...: Beşiktaş nedir be Allahsız sen nasıl Trabzonlusun.

Siz: Allahsız falan ayıp oluyor ama.

Siz: Doğma büyüme Beşiktaş hocam gerisi bizi ilgilendirmez.

Siz: Bugün hamsi tava var.

0552....: Tam tersi olmasın da.

Siz: Semihimiz varken hiç sanmıyorum 2 tane tıklatır size koçum be.

0552...: Bakıyorumda kazanacağızdan çok eminsin.

Siz: Hislerimde yanılmam.

0552...: 2-1 biz alırız diyorum bir tanesi de avans olsun.

Siz: 2-0 bizimdir maç.

0552...: Akşam görüşeceğiz.

Siz: Görüşelim paşam.

Mesajı gönderip telefonu kapattım. Bizimkiler koyu sohbete dalmıştı yine ben de telefonla konuşurken ortamdan soyutlanmıştım. Şu an ne hakkında konuştukları hakkında hiçbir bilgim yoktu.

Annemin klasik günlerinden biriydi yine. Neyseki gelen herkesi seviyordum hepsi iyi kişilerdi. O yüzden yanlarında oturmaktan kaçınmıyordum.

Merve'nin oturduğu yerden kalkıp mutfağa gittiğini görmem ile ben de oturduğum yerden ayaklandım. Annemin bakışları eşliğinde mutfağa girmiştim. Bu kadın ne yaparsam hep izleyecekti sanırım.

Bir elinde telefon bir elinde su doldurmaya çalışan Merve'yle gülüşümü tuttum. Suyu taşırıyordu salak. Elinden hızlıca telefonu çektim. Elindeki sürahiyi bırakıp hızlıca telefona uzanmaya çalıştı. Ben olduğumu görünce rahatlayıp elini uzattı. Tabiki mesajlarını okumak için almamıştım. Böyle bir şey asla da yapmazdım. O da bunu bildiğinden hiç uğraşmayıp elini uzatmıştı. Azıcık heyecan katalım istemiştim. Telefonu geri verip mutfak masasından bir sandalye çekip oturdum.

Suyunu eline alıp o da tam karşıma oturdu. Bu kız neden bu kadar uyuşuktu. Suyu da inadıma yavaş yavaş içip bitirdi. Yanımda gözüme çarpan çakmak ile elime alıp tam omuzuna fırlattım. İsabet etmişti ama kesinlikle istediğim kişiye değildi. Ne yapacağımı farkeden canım arkadaşım yana çekilmişti ve kapından içeriye giren kartal abinin bacağına isabet etmişti.

Önümde gülmemek için kendimi sıkan Merve'ye susması için uyarıcı bakışlar attım. Bu kız harbiden dayaklıktı.

"Kusura bakma abi." Yüzünde acı çektiğine dair bir şey yoktu zaten küçücük çakmak kocaman adama ne yapabilirdi ki. Kafasını sallayıp yere düşen çakmağı almak için eğildi. Merve kendisine gelen mesajla sırıtıp hızlıca mutfağı terketmişti şaka yapmıyordum cidden uçmuştu. Kartal abinin o sırada çakmağı masaya bırakmış kendisine su dolduruyordu. Ben de mal gibi milletin hareketlerini izlemek ile meşguldüm.

"Haberin olsun bir saate maç izliyoruz." Bundan benim neden şimdi haberim oluyor acaba.

"Nerede izliyoruz abimlere gideceksek ben gelmiyorum şimdiden anlaşalım." Kızım sende bulmuşsun da bunuyorsun.

"Yo abinlere gitmiyoruz, senin odandaki televizyona kurduk bile çoktan." Bir saniye ciddi olup olmadığına baktım. Ay bunlar ciddiydi. Benim odamda maç izleyeceklerdi. Yanından hızla geçip odama koştum. Odanın asıl sahibi abimdi zaten, utanmadan direkt evlendiği günün ertesi gün odasına konmuştum. Ama bu odanın şu an benim olduğu gerçeğini değiştirmiyordu.

"Abi umarım Kartal abi bana şaka yapıyordur öyle bir şey yapamamışsınızdır." Odanın kapısını çalmadan direkt içeriye girmiştim. Cidden şaka değildi. Bilgisayarın altındaki masadaki her şeyi koltuğa koymuşlar mı diyeyim yoksa fırlatmışlar mı diyeyim bilemedim.

Makyaj malzemelerim bağımsızlığını ilan etmiş gibi her yere dağılmışlardı. Bakışlarım bir koltuğun üzerindekilere bir abime kaymıştı. Abim koltuğun üzerini yeri görmüş gibi şaşırmıştı. Bir şey dememi beklemeden hızlıca düşürdüklerini kutularına geri koydu. Yani en azından yapmaya çalıştı bu da bir başarıydı. Kutuya koyduklarını alıp geri düzelttim televizyonun altına sağ olsun azıcık yer bıraktıkları için oraya yerleştirmek zorunda kaldım. Odam dağınık olmadığı için şanslıydım.

Odanın kapısı tıklatıldığında abim gel demişti. Kartal abi önde Merve arkasından içeri girdiler. Hesaba katmadığım bir diğer ikili Umut ve Emir'di. Onları kim davet etmişti bilmiyorum ama benim odamın şu an dağınık olmadığına cidden şükrediyordum. Bir de yeni tanıştığım kişiye rezil olacaktım.

"Hoş geldiniz beyler." Abimin direkt lafa girişiyle göz devirdim. Göz dağı vermeye çalışıyordu ama bu bebeksi yüzle kim korkardı be adam senden.

"Hoş bulduk abi." Umut'un abime abi demesi normaldi ama Emir'in demesi ile bir tık şaşırmıştım. Abimi tanıyor muydu?

"Hoş geldiniz." Ben de kaba durmamak için onlara aynı şekilde karşılık vermiştik.

"Hoş bulduk."

Merve'nin bakışları sevgilisinin üzerinde dolaşırken benimle göz göze geldi. Bakışlarım ile dışarıyı işaret ettim. Emir'in tam yanından geçip dışarıya çıktım biz yokken daha rahat olurlardı.

"Noldu kız?" Merve'nin bakışları benle oda arasında gidip geldi. Manitasını da bırakamıyordu.

"Markete gidelim bir şeyler alalım evde eksik şeyler var." Aslında tekte gidebilirdim ama onu çağırmazsam bana on saat laf yapabilirdi.

"Gelirken niye söylemedin salak alırdık." Sen ne ara dışarıya çıkmıştın ki.

"Dışarıya çıktığından haberim bile yok salak söyleseydin söylerdim zaten." Mükemmel anlaşıyorduk cidden.

"Siz öyle birbiriniz ile ne güzel konuşuyorsunuz." Abimin de olaya dahil olması ile eksiğimiz tamamlanmıştı.

"İkinizde içeriye geçin ve birbiriniz ile düzgün konuşun ben giderim eksikleri almaya."

Abim böyle dediyse karşı çıkma ihtimalimiz yoktu zaten. Merve önden ben arkadan onu takip edip içeriye girdik. Yatağımın üzerinde Kartal abi oturuyordu. Umut ve Emirse yan tarafta koltukları doldurmuşlardı. Oturacak tek yer sandalye kalmıştı. Merve'den önce davranmak istemiştim ama o biraz hayvanca davranıp beni yana itip kendisi oturmuştu.

Kafasına bir tane yavaşça vurup ben de yatakta Kartal abinin yanına oturdum.

"Ee gençler nasıl gidiyor, Umut üzüyor mu seni ufaklık?" İlk önce herkese bakarak kurduğu cümleyi sonda Merve'ye bakarak tamamlamıştı. Umut, Merve'yi üzse üstüne ben çökerim zaten hayırdır sana Kartal abi,

herkese abilik taslayıp duruyorsun.

"Abi sende biz hayvan mıyız sevdiğimiz kızı üzelim." Umut'un gözleri Merve'nin üzerinden bir saniye bile ayrılmadan cevap vermişti. Aşklarına en yakından şahit olduğum için bunun onayını verebiliyordum.

"Lan abisi var yanında çek gözlerini üzerinden çevir kafanı televizyona." Bu sefer gülmemi cidden tutamamıştım. Hızlıca elimi ağzıma götürsem de kıkırtımı duymuştu. Adam tam yanımda yani duymaması imkansız gibi bir şeydi.

"Komik bir şey mi var Ahu." Evet sen.

"Yok ya öyle bir gülesim geldi, eee maç başlamıyor muydu ya dönsek mi izlemeye?" Konunun bana gelişiyle gidişi aynı anda oluyordu. Bu işlerde gayet iyiydim.

"Harbiden ha kaçıracağız maçı, abin olacak hırto nerede kaldı acaba." Abim duysa senin kulaklarından tavana asardı.

"Kime dedin lan sen kezo." Abimin bir anda odaya dalması bir saniyelik kalp krizi geçirmeme neden olmuştu. Öyle hayvan gibi içeri mi girilir?

"Düzgün konuşur musunuz lütfen." Merve'nin olaya dahil olmasıyla ortamda bizimde bulunduğumuzu farkedip susmuştu abim.

"Hadi lan oturun siz yere biz koltuğa geçelim kızlar sizde yatağa geçin birazdan yengeniz gelecek ona da yer bırakın." Herkes bir dakika içinde abimin emirlerine uymuştu. Benim gönlüm yengemin yiyecekleri tek getirmesine el vermediği için yataktan kalktım. Abimle göz göze geldiğimizde ne yapacağımı anlamış gibi eliyle otur işareti yaptı ve kendisini aşağıya indi. Yengem cidden çok şanslıydı.

"Tamam sessizlik başlıyor maç." Sen demesen biz konuşmaya devam ediyorduk zaten o kadar iyisin ki sağ ol Kartal abi.

Büyük bir odakla maçı izlerken gözüm hep kocalarımı arıyordu. 5 numaralı forma her gözüme çarptığında gülümsemem artıyordu. Çok seviyordum ya bu adamı. Maç başlayalı 10 dakika olmuştu o arada abim ve yengem odaya yeni giriyordu. Herkesin önünde bir tepsi bırakıp kendisine açtığımız yere yani tam ortamıza oturdu. Şu anda en rahat takılan sanırım bizdik. Yatakta yatar şekilde tepsi kucağımızda maçı izliyorduk. Gerçi Merve daha çok Umut'la mesajlaşıyor gibi duruyordu ama olsun. Bakışlarım televizyona odaklandığı an aynı anda gol olmuştu.

"Gooll be gol." Yanımda yengemin kulağımın içine eden bağırışıyla yüzümü buruşturdum. Kulak zarım patlamıştı. Abim delici bakışları ile yengeme odaklanmıştı. Karşı takımlarını tutmak işte böyle sonuçlar doğuruyordu.

"Fazla sevinmeyin ofsayt." Maçın o anını bile izlememiştim sırf gıcıklık olsun diye böyle söylemiştim.

"Tertemiz gol neresi ofsayt." Emir'in de olaya dahil olmasıyla ikinci Trabzonsporlu kendini belli etmişti. Tam o anda spikerden gelen golün ofsayt olduğunu sesiyle gülüşüm büyüdü.

"Ben bilirim." Yalan götümden uydurmuştum. Abimin bakışları Emir'in üzerinden teğet geçip bana gelmişti.

Ona da göz kırpıp öpücük attım bu adam karizmaydı ya.

"Gol ulan gol." Bu sefer bizim taraf atmıştı. Abim, Kartal abi ile hayvanlığını konuşturarak önlerindeki tepsiyi yere düşürüp bağırmaya devam etmişlerdi.

Umut, Merve ve ben oturduğumuz yerden sakince sevinmiştik az bizi örnek almalıydılar. Maç böyle devam ederken tamda dediğim gibi 2-0 biz almıştık.

Siz: Çok pişmiş tava hamsimiz hazır.

⭐️

Bölüm sonu

2 yorum