Sabah güneşinin yüzüme vurmasıyla uyandım,ayağa kalkıp balkona çıktım tüm şehir ayaklarımın altındaydı.Yiğenimin çizdiği çiçek desenleri kolumda silik bir ifade almıştı,üzülmemesi için üstünden kalemle geçtim.iPadimi alıp kitap okumaya başladım ve yukarıdan bir mesaj sesi… “Gezi olduğunu hatırlıyorsundur umarım kanka* Dora’dan gelen mesaj içimi ısıttı sırıtarak mesaja cevap verdim.”Tabiki Doracıkk” çantamı alıp içine bakım çantamı,İpadimi,Telefonumu koydum.Aniden gelen darbeyle yere çöktüm,Üvey kız kardeşimdi.”Yine nereye sürtük! Annene söylerim otur burda.” Bana vurabilme hakkına sahip çünkü benden küçük.Onu görmezden gelmeliyim yoksa daha devam eder.Çantamı doldurup dışarıya çıktım,üvey kız kardeşim Ela gelip merdivende yere atladı ve bir çığlık koptu.
Dora yine o şıllık elayı dövmüştü,hakediyordu bir şey diyemezdim.Ela sinir küpü oldu ama umrumda bile değildi.En gergin sırada gezi otobüsü geldi ve bindik.Alaz oradaydı,yani tüm dertlerimin kurtarıcısı benim manit işte.Dora bana ve Alaza baktı gergin ifadesi heryerden anlaşılıyordu ve neden olduğunu anladım.Alaza takıntılı bir kız tam arkamızdaydı saçımdan tuttu beni ağzından küfürler çıkıyordu tam o anda benim sinirin son darbesine vurdu. “Babasız köpek”
Şarkının ritmi yükseldi..
Feel your eyes, they all over me
Saçından tutup cama yapıştırdım.
Don't be shy, take control of me
Sağ kol bir yumruk.Get the vibe, it's gonna be lit tonight
Sağ ayak 2 tekme, sol kol 3 yumruk.
Ve ben kazandım o kaybetti.