Sabah erkenden kardeşimle ilgilenmek için kalkmıştım. Sıkılarak saat 11´e kadar kardeşime baktım. Nihayet okula hazırlanma vaktim gelmişti ve ben sevinerek 6.sınıfın ilk döneminin herhangi bir gününe hazırlanmıştım. Eğer duygularımı 7 yıl sonra bile etkileyecek bir aşk yaşayacağımı bilseydim, yine de giderdim o okula.
Okula servis ile gidiyordum çünkü ev ve okul arası benim gidemeyeceğim kadar uzaktı. Babam yüzünden kendi evimizi satmıştık ve korkunç bir yerde yaşıyorduk. Servisle gitmesine gidiyordum ama 175 TL ödeyecek imkanımız da pek yoktu. hep uyarı alıyordum geciktiği için ve hep ağlamak zorunda kalıyordum. Kendimi bildim bileli duygusal bir insandım zaten ve kolay ağlardım. Dünya benim cehennemimdi. Sessiz sakin otururken okula gelmiştik ve indiğim gibi sınıfa gitmiştim. O zamanlar hala mutlu ve umutlu olduğum zamanlardı. Aşırı enerjik ve aktif bir kızdım. Biraz şişko, kumral ve mavi gözlü. En azından neşeli.
Onu ilk görüşüm ders bittiğinde ve arkadaşlarımla teneffüse çıktığımda olmuştu. O zamanki hislerim o kadar güzeldi ki, sanki bulutlara karışmış uçuyordum. Sanki en sevdiğim çikolatadan markette sadece bir tane kalmış ve onu da ben almış gibiydim. Beyaz teni siyah saçı ve gözleri vardı. O da biraz tontişti ve ben ona aşık olmuştum.
Çok küçüktüm bunun için ve aşırı saçma geliyor şimdi düşününce. Nasıl en güzel ve kıymetli duygumu küçükken öyle bir insan için harcarım?
Onun dikkatini çekmeye çalışarak türlü şaklabanlıklar yaptım. Arada dönüp "Gekko, sen ne yapıyorsun?" demedim hiç. Çocuk aklı pek düşünmedim. Kendi arkadaşlarım anlamayınca hayali bir arkadaş yaptım kendime öyle görüntüsü falan yoktu ası da yoktu sadece boşluğa konuşuyordum. Böyle böyle bir kaç ay geçti ve o gün geldi.
O da servis kullanıyordu tam binerken yanıma çağırdım. Mırın kırın etti ama geldi "Nilüfer(aslında erkek ama onun adını anmak istemedim ve bu şarkı benim onun için ağlarken dinlediğim şarkıydı) ben senden hoşlanıyorum" dedim. Nah çekti ve servisine binip gitti.
Biliyorum, böyle anlatınca çok komik. Bende çok gülüyorum buna ama ben eve gidene kadar 1 saat aralıksız hıçkıra hıçkıra ağladım ve annem sorunca düştüm dedim.
Aslında düşmüştüm. Hemde fena düşmüştüm, fiziksel değildi belki ama ben o gün asla sevilemeyeceğim duygusuna düşüp boğulmuştum. Ve bundan 7 yıl sonra bile bununla boğuşacağımı bilmiyordum.