Daha çok yitip gitmeden sırlar
Mühürlenmeli yaz meyvelerinin lezzeti
Hiç böyle pörsümedi zaman
Bir gün sorarlarsa bir tanık
Sargını açar gibi ser onu meydana
Gün ışığı fotoğraflar olsun arkanda
Sabah serinliğinde çekilmiş
Çiçeği burnunda bostanlar
Korkuyorum bu sarı sıcaktan
Ya çatlayıp yarılırsa toprak
Yığılırsa üstümüze kayalar
Eski kar yağışları olsaydı dalları eğen,
Reçine ışıltılı çağlayıp akan sular
Önce kendimi sorgulardım, duyularımı
Yoksa ben miyim kuruyan
Kaç çağ yaşadım bilmiyorum
Hiç böyle yanmadı ormanlar