İçeriğe geç

SEVDALIM

Bölüm 14 · 6 dk okuma

SEVDALIM

Bölüm 14

014

Elimdeki bez bol sopasını yere sürterek etrafında dolanırken öfkeyle gözlerim kapandı bir kaç saniye. " Senin gibi bir adama karılık yapacağını düşünmüyorsun heralde." Alayla söylediğime ağzından akan salyaları ile tükürerek cevap vermişti. " Sana yapacağınıda sanmıyorum." Yüzüne indirdiğim yumruğum ile yüzü yana savrulmuştu. Pis köpek hayla konuşuyor.Saate baktığımda öğlen üç idi. Sabahtan beri şu p*çin önünde durmak zaman kaybıydı direkt öldürmek daha iyi . " Bence bu kadar cam çekişme yeter kara toprağa kavuşma vakti be Sinan." Baygın gözlerine yarı ağız gülerken boğazımı temizledim." Canın hiç acımayacak inan." Yüzümdeki alaylı ifade ile baktım ona , karşısındaki sandaliyeye oturduğumda arka taraftaki masadan keskin bir bıçak aldım elimdeki sopayı bırakırken. Önüme döndüğümde bıçağın ucunu Sinan'ın çenesine dayadım. Tıpkı akşam fark ettiğim Nazlının bileğindeki morluk gibi bıçağın ucunu çenesine yavaşça bastırdım. Bu basınç morartacak idi .Acıyla inlediğinde gözlerimin önüne onun korku dolu hali geldi. " D...dur ! " " Durmayacağım sen dün benim evime gelip benim karıma dokundun değil mi." Ayağa kalkıp arkasına geçtiğimde bıçağı bu sefer eline sertçe bastırdım yere dökülen kan ile depoda iğrenç sesi yankılanıyordu. " Saçlarına hangi elinle dokundun. Bu elinlemi." Bıçağı elinden çekip diğer avcuna bastırıp döndürdüğümde kafasını acıyla arkaya atıp boğazı yırtılana dek bağırdı. Bana burnunu boynuma sürttü demişti benim karım değil mi . Evet ayağa kalktığımda önüne geldim tekrar kulaklarımı sesi dolduruyordu hayla . Yüzüne doğru alayla gülerken konuştum. " Sen karımın ne kadar korktuğunu farkında değildin değil mi gerçi farkında olsan ne olur aynı şeyi yapmayacakmıydın." Cümlemi bitirdiğimde geriye ilerleyip masaya döndüm bıçağı bırakıp bu sefer çakmağı aldım yavaş yavaş her şey..Yanına gelip çenesini sıkıca tuttuğumda çakmağı yaktım keyifle pis burnuna dogrulturken kaçmaya çalışıyordu, keşke dün gece kaçsaydı onun için en iyisi olurdu.Kulaklarımı dolduran şey bu sefer silah sesi idi. Kaşlarım çatılırken çakmağı bıraktım masaya masa üzerindeki bandı aldığımda önümdeki p*zevengin ağzını iyice bantladım. Belimdeki silahın mermilerini kontrol edip yerine koyduğumda kapıya doğru ilerledim. Enes gelecekti ama bu kadar şaşalı bir girişi yapacağını sanmıyorum. Dışarı çıktığımda etrafa baktım kimse yoktu sesizdi içeri girerken telefonumun çalması ile durdum. Cebimden çıkardığımda ekrandaki yazı ile dudaklarım kıvrıldı. Açıp kulağıma götürdüğümde deponun dışarısna çıktım tekrar. " Nazlım." Arkadaki Aysimanın ağlama sesi ile dinledim onları. " Şey.. ben uyandığımda sen yoktun kahvaltıyı hazırladımda." Çekingen sesine gülümsediğimde ellerim sakallarımı buldu." Geleceğimde Aysima neden ağlıyor." " Bilmiyorum karnı tok ama ağlıyor." Öyle güzle ki sesi konuşsunda ben dinleyeyim.. " Çok ağlarsa hastaneye gidelim. Ben erken gelmeye çalışacağım." Dediğimde tamam demişti telefonu kapattığında karşıdan gelen Enesi bekledim içeri girmeden. "Birader aksiyon var dedin geldik." Yanıma gelip selamlaştığımızda keyfi yerindeydi. " Aksiyon falan yok kardeşim de sen nerelerdeydin." Gelmiş saçlarını düzelttiğinde cebinden sigarasını çıkarmıştı." Halamın yeğeni vefat etti de daha sonra yeni sevgilimle gecelerdeydim sen anlamazsın." Elimi omzuna koyduğumda bastırdım. " Yavaş yavaş yani sen gercelere akmassın anlamında abi omzum çıktı." Elimin altından kaçıp karşıma geçtiğinde boğazımı temizledim." Neyse daha önemli bir konu var oda içerdeki p*ç." Tek kaşı yukarı kalktığında depoya doğru ilerledi arkasından ilerleyip içeri geçtiğimizde baygın olan Sinana baktı." Ne yaptıda bu hale geldi." Alaylı sesinin yerine ciddi sesi geldiğinde derin nefes aldım ona Nazlının başına geldiklerini anlatmayacağım tabi ama ölümü hak ettiğini bildireceğim. " Uzun hikâye sen gözünü ayırma yeter. Ben gelene kadar." Eve gitmem lazım. " Biz burada dikilelim sen karımın koynuna git way ve Polat." " Mal mal konuşma dur ben geleceğim oğlum." Kafasını salladığında ilerleyip masadaki sigara paketini ve çakmağı aldım. " Yengeye selamlar cimcimeyide öpün yerime bari internet çekiyor mu burada." " Çekiyor hadi eyvallah." Depodan çıktığımda sigaramı çıkarıp yudumladım eve kadar. Camı açıp derin nefes aldığımda tekrar gözlerimin önüne karım geldi. Bu duman gibi zehirli ama nefes aldıkça nefes almamı sağlıyor nefesim olup yaşatıyor beni..Eve geldiğimde arabadan inip binaya yöneldim yukarı çıkıp kapıyı çaldığımda o bir çift yeşil gözleri görmek için bekledim. Kapı açıldığında gördüm yeşilleri buldu karalarımı . " Hoşgeldin." Dediğinde gözlerine bakıp içeri geçtim ayakkabımı çıkardığımda gözlerim üzerinde gezindi.Dizine kadar gelen gerdanını açıkta bırakan lila rengindeki elbisesiyle derince yutkundum salık bıraktığı saçlarına taktığı siyah tokaya deydi gözlerim. Kapıyı kapatıp mutfağa ilerlediğinde bende arkasından ilerledim arkasından sarılıp kokusunu içime çeksem..Mutfağa girdiğimde masadaki şölen karşıladı beni way be yemek konusunda baya iyi iyiki evlenmişim , ve masanın bir ucunda ise bizim hayatımızın şekeri var idi. Sanki hiç büyümüyor yanına yaklaştığımda eğilip yanağına küçük bir buse kondurdum. Sakallarımdan rahatsız olacak ki hemen dudak büzmüştü. Elleri kıpırdarken gülümsedim.Doğrulup banyoya ilerlediğimde elimi ve yüzümü yıkayıp kuruladım. Dünden daha iyidi toparlamış kendini , dün gece söyledikleri bana bir şans verdiğini umarım hatırlıyordur. Mutfağa geri döndüğümde gözlerine bakmaya çalıştım ama hep bir kaçış. Sesizce kahvaltımızı yaparken kıvranıyordu her zaman ki gibi. " Bir şey şöyleceksen söyle kıvranma güzelim." " Söylesem mi bilmiyorum bir yanım söylemek istemiyor." Sinana ne yaptığı mı merak ediyor benim güzel karım. " Merakını gidermek adına henüz ölmedi." Kafasını salladığında önündekilerle oylanmaya başladı. Zaten zayıfsın kendini aç bırakmak neyine , ama biraz daha sesini duymak daha iyi gelecek eminim benim açımdan. " Sizin bir şeye ihtiyacınız var mı." Gözleri gözlerimi bulduğunda minnetle baktı." Yok ." Güzel çayımdan yudum alınca yavaşça iç çektim.." Şey ben evdeyim sabahtan akşama kadar.. istersen çalışabilirim." Söylediği cümleye kaşlarım çatılıldı ." Neden çalışacaksın ." Her şey bir yana ona sahiplik eki bile çok güzel.. . " Bilmem." Gözleri gözlerimden ayrıldığında onun aslında Aysimaya kendi bakmak istediğini anlıyorum bu aslında hayla kendini kısıtlayıp onun tarafından beni mutlu edeceğini düşünüyor. Ama aslında o ne kadar rahatsa o kadar iyiyim. " Eğer bir gün gerçekten çalışmak istersen çalışırsın ki şu an Aysima çok küçük annesine ihtiyacı var tıpkı benim gibi." Bir şey demedi demesini istiyorum ama sessizlik. Kafasını yavaşça sallayarak onayladığında gözlerim Aysimayı buldu.Eğer her şey bir gün yoluna girip Nazlı gerçekten beni severse ben onu kendi kızım gibi görebilirim gerçi şimdide bir fark yok arada kurban olurum ona ama ona gerçek baba sevgisini göstermek isterim benim ilk göz ağrım olabilir ilk deneyimim ilk sevincim, heyecanım olabilir bunu istiyorum. " Peki dışarı çıkalım mı?." " Çıkalım kahvaltıdan sonra." Dediğimde gülümsemişti adı gibi nazlı benim karım zamanla her şey..Kahvaltıyı yapıp topladığımızda kısa bir duş alıp üzerimı giyindim siyah pantolon ve tişört giydiğimde Yataktaki zillinin yanına uzandım. Nazlı banyoda hazırlanıyordu bakalım ne giyecek. " Sen annen gibi kendini sevdirmemezlik yapma zilli... Ben anneme fena tutuldum yanıyorum ama haberi yok umarım büyüyüp konuşursunda bu söylediklerimi anneme söylersin. " Üzerindeki pembe elbiseni düzeltirken battaniyesini üzerine attım. Kıpır kıpır elleri ayakları..Yataktan kalkıp telefonu kontrol ettim Enes bir şey yazmış mı diye ama yazmamıştı akşama doğru işini bitirir atarız bir yere artık ne zaman bulunduysa çokta umrumda değil ama sonrası belki ceza yemem umrumda. Ellerimi saçlarımın arasından geçirdiğimde çekmeceden parfüm çıkarıp bir kaç fıs sıktım.Ulan bir insan bari şu parfümden etkilenir de gözlerimize beğeni ile bakarsın yeşillerinde ne varsa bana bakınca boş geliyor. Parfümü yerine koyup cekmecenin ağzını kapadığımda sesini duydum "Ben hazırım." Ona doğru döndüğümde gözlerimin parıltısı ile baktım gözlerine Işıl Işıl.. Derince yutkunurken nutkumum tutulduğuna yemin edebilirim.. giydiği yeşil mini elbisesi ile mükemmeldi her zaman ki gibi gerdanı ortadaydı bir gün oraya dudaklarım değecek ama ne zaman. Pileli eteği dizinin üzerinde bitiyordu saçlarını önden toplamıştı yüzü bu sefer Işıl Işıldı .. ve dudakları şeftali tonunda idi. Bu çok güzel mükemmel büyüleyici kalbimin sesini duymasını istemiyorum ama her saniye sanki daha hızlı atıyormuş gibi. " Çok güzel olmuşsun Nazlım " yanına ilerlediğimde ellerim saçlarını buldu parmaklarımdaki saçlarını okşayınca kokusu mest etti beni. Ne kadar mükemmel karım var ama çok güzel gözlerime seksi geliyor. Çekingenliği gözleri bedeni herşeyi.. " Teşekkür ederim." Hafifçe gülümsediğinde geri çekilip tekrar baktım boyluca." Peki bu hazırlık sadece dışarı çıkmak için mi?." Dediğimde gözleri kızını ardından beni buldu." Evet dolaptaydı bende giydim fazla geldiyse çıkarabilirim." " Çıkarmana gerek yok sadece şunu bil yanıma çok yakışıyorsun .."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.