Bu bölüm enleri olarak sizlere
masallerdem
eliferel27
Aysek28
Rahimemine
❤❤❤❤❤❤
34zerya21
_Zerdalii_
Normal_Degilimm
mabdelangel
HiranurSahin8
SaraAr0
KpraKkErkan
OyunKral261
mevludeebenn
a
zrasamiraalya123
akdagbahar25
__mervexsx__
Keyifli okumalar canlarım.
Bir hafta sonra gidiyorum ya şu mahallenin pastanesine gidelim mi?"
Çok sevmiştim orayı.Hem tekrar Deste ile karşılabilirdim.Ablam gözlerini televizyon ekranından çekerek bana baktı.Gözlerindeki hüzün perdeleri gitmemeydi.Ee misafirdim sonuçta.
"Tamam olur gidelim.Ama önce Selvinaz uyusun öyle."Dedi sesindeki üzüntüyle.
"Tamam."
Elimdeki telefonu alarak abimi dürttüm.Kesin beni özlemiştir.
Özledin beni değil mi yakışıklım ama vusalata ne kaldı şurda bir haftalık;)Bekle beni geliyorum.
Gülerek telefonu kenara koydum.
*********
Bebek arabasını sürerken dalgın dalgın yürüyen ablama baktım.
"Abla iyi misin,sende bir haller var kaç gündür?"
"Yok bir şey ablam sadece gideceğine üzülüyorum,o başka bir şey yok ablam."
"Tama sen öyle diyorsan ama üzülme ben niye gelirim."
Dolan gözlerini kaçırarak yürümeye devam etti.
"Abla tamam ya bir hafta daha uzatırım misafirmigimi üzülme sen,zaten okul bitti gaylemde yok."
Gülerek ablama baktım.
"Birincilikle hemde."
"Evelallah ya ,yaptık öyle bir şeyler."
"Peki Sevda çalışmayı düşünmüyor musun?"
"Ya abla ben Rus ve İngiliz Dili edebiyatını kendim için okudum, sevdiğim bir bölümdü.Ama babam biraz yanında çalışmamı istiyor."
"Sen peki?"
"Okudum ama çalışmak istemiyorum aslında,bölümümü sonunda iş bulmak için değilde sevdiğim için okudum."
"Babama bu durumu nasıl anlatacaksın?"
"Bilmiyorum."
"Sevda sana bir şey sormak istiyorum?"
"Tabi abla,buyur sor."
"Bu fikrinde Mustafa'nın etkisi var mı?"
"O nedek abla asla etkisi yok."
"Bilmiyorum, Mustafa kuzenim tamam ama seninde zamanında ona ilgili, birde Mustafa'nın da babamın şirketinde halka ilişkiler depertmaninda çalışması ve beş aylık evli olmasını göz önüne alınca bana öyle düşündürdü."
"Yok abla ben o defteri kapattım.Evli bir insana his besleyecek kadar aciz bir kadın değilim,hem o evlendiği gün ben onun cenaze namazını kıldım."
"Gel buraya minik farem."
Ablamın bana sarılmasıyla bende ona sarıldım.Acılar,yaralar,sevgiler,hisler bazen mazide kalması gereken şeylerdi.
Evet ben kuzenim Mustafaya hisleri olan bir kızdım ama evli bir adama hisleei olan bir kız asla olmayacaktım.
*********
DESTE'DEN..
"Emir kimin?"
"Sence."Dedi Kurt cevabı çok iyi bildiğimi bildiği için cevabını bildiğin soruları sorma der gibi bakıp masaya geçip oturdu.
"Birazdan gelecek uzaktan,bakışlarınla kızı rahatsız etmeden gözlemini yap."
Zaten geçen kızın kimliğini gizlice resmen çalmıştım.Şimdide gelmiş kızı yakın takibe aldığını söylüyor.
"Ben emirleri ne zamandır senden alıyorum ya Deste?"
Dudakları alaylı bir halde kıvrıldı,ellerimi yumruk yaparak Kasada oturan Yakışıklıya baktım.Gözlerini yavaşça açıp kapatarak Sakin ol dedi.
Kurt ben konuşmadan cümlesine devam etti.
"Yani ben böyle bir şey hatırlamıyorum,sende bil isterim."
Aslan araya girdi.
"Sakin olun."
Aslan'ın dediklerini duymadan Kurt'a laf yetiştirdim.
"Kurt sen beni kim sanıyorsun ben halkanın kalan sekiz koluna benzemem,sende çok sağ koltuğuna güvenme dostum.Ben yer altı Kralı'nın sol kolları arasında bir numara olanım neden bilir misin?"
"Kardeşi olduğun için tabiki."
"Çık bilemedin ben sol tarafım yani yer altı Kralı'nın kalbinde yer alan tek koluyum.Kendine gel Kuurt.Seni buraya 219'a gömerim sonrada gider içeride elmalı turtamı yapmaya devam ederim."
Giz kırparak Cümlemi devam ettim.
"Hani sende bunu bil isterim."
Kurt oturduğu pozisyonda bir tek değişiklik yapmadan gözlerimin içine baktı.Bunu nadir yapardı.
"Öyleyse yer altı Kralı'nın kalbindeki sol kolu,git o zaman bunu abinle konuş benimle değil.Ben ne zamandır Demir abimi sattım ki şimdi satayım."
Ah hain Kurt!
"Kuduz ol geber Kurt!"
Arkamı döndüm ama aklıma gelen tatlılar ile tekrar Kurta doğru yüzümü döndüm.
"İçerde sana özel tatlılarım var bir aydır tarihi geçen tatlıları senin için bekletiyorum,çırak hemen getirsin sana."
"İstemez sen ye."Dedi çoktan gözlerime bakmayı kesmişti.Yüzünü buruşturarak mekanıma göz gezdirdi.
"Şu iğrenç zevkin zaten beni yeterince zehirliyor."
O benim 219'uma laf mı etmişti!
Kollarımı sıvayarak ona yaklaştım.
"Seni Elimden abim bile kurtaramaz Kurt."
"Deste?"
Arkamdan duyduğum ses ile kafamı kapıya doğru çevirdim.
Kucağında bebek ile Sevda bana bakıyordu.
"Sevdaa?Hoş geldin."
"Hoş bulduk sana minik bir misafir ile geldim."
Çoktan yanına varmış pembe elbiseler içinde kaybolan miniğe baktım.Çok tatlı bir pastaydı.
"Sen ne güzel bir bebeksin böyle. Merhaba küçük Selvinaz sonunda tanışabildik seninle, teyzen seni anlata anlata bitiremiyordu şimdi hak verdim."
Sevda'ya baktım.Yüzündeki tebessümle bana sarıldı.Bu tavrı çok sıcak gelmişti helede ölmüş birine benzeyen birinin size sarılması, konuşması ne hissettirir banada onu hissettirdi.
"Ablam Seval,Abla buda Deste geçen sana anlatmıştım ya."
Ablası ile tanıştım aslında tanıyordum Sevda'nın bunu bilmesine gerek yoktu.
"Tanıştığıma memnun oldum."
Masalara doğru yürüdük.
**********
"Bir hafta sonra gidiyorum musun şimdi?"
"Evet ablam için belki bu bir hatayı uzatabilir."
"Buraya geldikçe mutlaka haberleşelim olur mu?Seni 219'da ayarlamak isterim."
Sevda kafasını sallayarak beni onayladı ablasi Seval gülerek lafa girdi.
"Deste merak etme kardeşim pastaneni çok sevdi,bana geldiğinde buraya uğramadan gideceğini hiç sanmıyorum."
"Abla."
"Hatta biliyor musun Sevda'nın da küçükken pastane açmak gibi hayalleri vardı."
Sevda'ya dönerek merakla cevap bekledim
"Gerçekten mi?"
"Evet küçükken."
Sohbetin konusu konuştukça genişlemişti
**********
SEVDA'DAN..
Evin kapısını açarak içeri girdim, duvardaki prize basarak koridoru aydınlattım.
Ablam Selvinazı alarak odasına geçti.
"Ben miniğin altını değiştirip geliyorum teyzesi,sen çay suyu koy kaynasın."
"Tamam abla."
Üstümdeki fazlalıkları vestiyere asarak mutfağa yürüdüm, tezgahın üstündeki duran çaydanlığa çeşmeden çay suyu doldurup,yaktığım çınğılı ocağa koydum.
Telefonun azalan bataryası ile odadan şarj aleti almak için kaldığım odaya doğru yürüdüm.
Odadan gelen sesler ile kaşlarımı çattım.
"Abla?"
"Söyle kuşum?"
Odasından çıkan Seval ablam ile iyice panikledim.Kucağında Selvinazla bana baktı.İsaret parmağım ile onu göstererek"Sen odandaysan benim odamda kim var?"Korku dolu bakışlarım odadan gelen kırılma sesi ile dahada arttı.
"Sevda yanıma gel."
Ablamın sesindeki korku yüzünede yansımıştı.
"Telefonum nerde,hemen polisi arayalım."
********
Açık pencereye baktım,giderken kapattığıma kapattığıma o kadar çok eminim ki sonra bakışlarımı yerde tuz buz olmuş kırılan vazoya baktım.
Dakikalar sonra gelen polis memuru odaya bakıp dış kapıdan ve odadan parmak izi alarak bizi ifade için yakın karakola çağırmıştı.
Onlara göre kapıda bir zorlama yoktu,evden çalınan bir eşyada yoktu.Açık pencerenin ceyran yapması sonuçu vazo kırılmıştı.
Ama hâlâ kulaklarımda yankılanan sesler asla bir ceyrana ait olamayacak kadar yüksek ve sertti.
*********
DESTE'DEN...
"Ne demek aldığımız emir bu yönde!?"
Babayani bana üzgün halde bakarak eliyle kafasının arkasını kaşıdı.
"Deste sakın ol."
Portakalın bu sözleri beni iyice çıkmaza sokuyordu.
"Kız bir hafta sonra burdan gidiyor ve sizde o kızı ortadan kaldırmayacaksınız!"
"Üzgünüm Demir ne dediyse o olur."
Vaveyla'nin emin sert sözleri her şeyi bıçak gibi kesip atmıştı.
"Vaveyla.."Dedim çaresizce
"O kızdan uzak dur,canı acıyacak belki ama ben tesadüf üzerine bu benzerliği inanmıyorum, ve o kızda bize er geç gerçekleri anlatacak."
Salonda ki emiri almış sol kollara baktım. Hepsinin gözünde ve aklında bu emri yerine getirecek eminlik vardı. Derin bir nefes alıp ses çıkmayan salonda seslice nefesimi verdim. Bakışlarım yerdeyken dudaklarımdan çıkan kelimelere ilk Aslan cevap verdi.
"Emir ne peki?" dedim düşünceli halimle
"İşkence."
.
.
.
.
.
Bölüm nasıldı?
Yeni bölüm cuma günü tekrar görüşene kadar Allaha ısmarladık.


