Selam canlarım nasılsınız?
Yorum sınırını çabuk doldurduğunuz için çook teşekkür ederim canlarım.
Bu bölüm sizlere güzel okurlarım yıldıza basan ve yorum yapan parmaklarınız dert görmesin ❤
Vefiyyesura
guzel0022
eliferel27
34zerya21
Normal_Degilimm
AleynaOkcu9
zynpyldz66038
elifsevimdokur
HiranurSahin8
SevimglUUR
İkiyüz on dokuz gerçekten güzel mekandı ama içindeki insanları hariç!
Garsonunsan tut,patronuna kadar.
Garsonun densiz sorusu!Patronunun garip bakışı!Arkamda sigarasını yere düşüren adamın bakışı!
Ne! Ne!Neye bakıyorsunuz!?
Ne yani kapalı mıyım diye tüm bakışlar desem saçmalık!Kaçıncı yüz yıldayız abi bırakın artık şu din savaşlarını!
Kime ne,sana ne,bana ne,ona ne!
Hür değil miyiz abi biz?
Ah ne çok oldu kulun, kula Allah kesilmesi!
Keşke din savaşlarından önce insanlık savaşı mı yapsak çünkü bana daha mantıklı geliyordu.
********
Ablamla balkonda oturmuş sohbet ederken geçenlerde hatıra kalsın diye çektirdiği fotoğraf albümünü elime verdi.
Ablam Seval güzel kadındı, hamilelik onu daha da güzel kılmıştı.Kapalı değil o benim gibi kahve kumral saçlarını özgürce salmayı severdi.
"Çok güzel çıkmışsın ve ayrıca en son eniştemle beraber pozunuzda mükemmel."
"Ayy onu ne zorlukla çektik anlatamam.İlerde esin umarım fotoğraf çekmeyi, poz vermeyi sever,şu na bak yüzünün çıkmasını istemedi."
"Hahaha düğün fotoğraflarınız nasıldı ki abla ,Eniştem poz vermeyi sevmiyor adamı anlamak lazım."
"Hep sırtı dönük poz verdi ya! Ay dur hatırlatma hatırladıkça sinirleniyorum."
Elimdeki fotoğraflara baktım.
"Güzel çıkmışsın çok güzel."
"Öyle ablasının gülü darısı inşallah sana."
"Hayırlısı abla."
(SEVDA'NIN ABLASI SEVAL)
Bakışlarımız gökyüzüne kaydı.
"Var mı biri?"
"Yo.Yok."
"Anladım."
Sustu,sustum derin bir nefes alarak gökyüzündeki yıldızları seyrettim.
Dakikalar sonra sessizliği ilk bozan ablam oldu.
"Ay dur bir şarkı açalım kız,hava çok güzel.Ne dersin?"
Ablamın sorusunu güldüm,kafamı iki yan sallayarak konuştum.
"Sen delisin abla gece gece komşuların rahatsız olmasın?"
Beş katlı bir binanın üçüncü katında yaşıyordu ablam.
Ben olsam rahatsız olurdum,heleki gündüzleri çalışan insanlar akşam evlerine geldikleri zaman huzur isterlerdi normal olarak komşum gecenin on ikisinden müziği açsa kızardım, hem zaten bu kul hakkına girerdi ki.
"Bizde sesini ız açarız kız.Zaten bazı komşularım tatile gitti yoklar."
"Ah ablaa çok fenasın sen."
"Ben hamile bir kadınım lütfen beni üzme."
"Ah tamam tamam. Hadi hadi aç.Ama sesi çok yüksek olmasın."
Ablam neşeyle sehpanın üstündeki pembe telefonunu eline aldı.
"Bakalım zevkimi sevecek misin?"
Kaşımı birini kaldırarak kafamı hafifçe Hay hay diyerek salladım.
Saniyeler sonra calan müzik ile silince güldüm.
Bu ablamla bizim dans müziğimizdi!
Ablam ayağa kalktı.
"Sevda hanım buyurmaz mısınız?"
"Hahahah,abla ya anne olacaksın hiç değişmiyorsun."
Ablamın karşısına geçerek ellerimizi birbirimize kenetledik.
Ablam ezgiyi eşlik etti.
"İyi ki o kuyuya indim,İyi ki o şiiri sevdim.İyi ki o sınırı aştım,İyi ki kokuna bulaştım,İyi ki bana bunu yaptın
Sana şunu anlatmam lazım
İhtilalinden önce yalnızlığa hayrandım.
İyi ki o kuyuya indim,İyi ki o şiiri sevdim,İyi ki o sınırı aştım,İyi ki tenine bulaştım,İyi ki bana bunu yaptın,
Sana şunu anlatmam lazım,İhtilalinden önce, yalnız kendime hayrandım."
Çocuklar gibi eğlendik Seval ablamla.Sokaktan gelen gürültülü motosiklet sesi ile yüzümüzü buruşturup ablamla anlamsız bu sese güldük.
******
DESTE'DEN...
Deste içeri girer girmez üstündeki ceketini koltuğa attı.
Kanepede çıt çıkarmadan oturan arkadaşlarına baktı.
Bir günlüğüne bile olsa bir daha pastanesini bu ikiliye emanet etmemesi gerektiğini hatırladı.
Kapalı olan televizyona boş boş bakan arkadaşlarına bakarak derin bir nefes alarak verdi.
Kendini sakince koltuğuna bırakıp sordu.
"Eee anlatın ne bu haliniz?"
Gerçek yüzünü ona çevirerek bir nefeste hızlıca konuştu.
"Deste ben iyi değilim galiba."
"Noldu lan?Durun ben hazır değilim. "
Deste elini yüzüne kapatarak konuştu.
"Naptınız lan benim ikiyüz on dokuzumu yaktııınııızzzmıı!"
Dikkatli kelimesine sakince girdi.
"Demir abiye haber vermemiz gereken küçük..Yok büyük bir sorun var."
"Ne!Bana diyemediğiniz şey ne olabilir, Lan naptınız ikiyüz on dokuzumaaaa ihihihih."
"Kızım ağlamayı kes,ikiyüz on dokuz yerli yerinde bir şey olmadı korkma."
"O zaman bu haliniz ne sizin!?Ohh çok şükür ikiyüz on dokuz ayakta."
Dikkatli ve Gerçek benim suratıma garip garip baktılar.
"Ne? İkiyüz on dokuz benim kıymetlim biliyorsunuz ama ne bu suratınız hali siz onu anlatın."
Dikkatli gözlüklerini çıkarıp önündeki Beyaz sehpanın üzerine özenle koydu.
Bunu önemli bir şey konuşacağı zaman yapardı.
"Şey geceki çocuklardan biri bir şey görmüş bana anlattı ama saçmalıktan başka bir şey değildi."
Dikkatli sustu gözleri çok hızlı hareket ediyor aklıyla bir şeyleri düşünüyordu.
Aklının almadığı ve dikkatinden kaçan bir şeylerin olduğunu düşünüyordu ama neyin?
Gerçek elindeki sigarayı parmakları arasında bir tur çevirdi.
"Dedik ama bugün pastanede kendi gözlerimle gördüm..."
Sigarasını yakarak dudaklarına götürdü.
"Ne diyonuz valla anlamıyom,Oğlum benim yarın düğünüm var gelmişim buraya sizi dinliyorum.Kafanız mı güzel her ne boksa gidin yatın yarın şahitlik yapacaksınız unutmayın."
Yerimden kalkarak yukarı kattaki odama doğru yürüdüm.
"Gidin yatın, zıbarın zabah çok eğleneceük çooook!."
**********
SEVDA'DAN..
Ablamla beraber geçirdiğimiz güzel gecenin ardından sabahı güzel bir tip köşe temizliğine girmiş sonundaki kendimi zar zor kanepeye atmıştım.
"Ablasının gülü ekmeğimiz bitmiş aşağı sokakta fırın var biliyorsun hemen bir kaçı,alıp gelsen?"
"Abla ben K9 muyum,bir kaçım alıp gelecek?"
"Sen beni anladın hadi gülüm hadi."
"Banane ya sipariş versek,akşam oldu korkarım ben.Mahallende bir garip zaten."
"Tamam ben gidip alır gelirim."
"Ahh abla gitmeyeceksin ki. Ya sırf beni salmak için numara yapıyorsun."
Yerimden kalkıp üstüme toprak rengindedir feracemi giydim başıma siyah şalımı yaparak evden çıktım.
******
Aksam için aldığım sıcacık taze ekmekler ile eve doğru yürüyordum.
Aniden oldugum yerde kaldım.
Kalmak zorunda kaldım!Etrafımda motosikleti ile daire çizen kişi yüzünden hareket edemedim.
Manyak mıydı bu?!
Daire çizmeyi bırakıp tam karşımda durdu. Motosikletin yan pozisyonda park ederek indi.
Kafasindaki kaskı çıkardı.
Kocaman olmuş gözlerim ile ona baktım.
Motosikletten esmer bir kız indi.
Kadınmış ya la!
Afferim Sevda şu durumda bile şaşırdığın şeye bak!
Önünü kesti resmen kiz senin sen neye şaşırıyorsun!Gözlerindeki nefret bana iyi şeyler yapmayacağının kanıtıydı.Hızlıca gözlerimle etrafı taradım bir Allah'ın kuluna yoktu. Bu durum iyice beni korkuyla yutkunmaya sürükledi.Nasıl bir mahalleye düştüm ben ya!
İyi düşün iyi olsun derler belki kızcağız bana adres soracaktır.
Olabilir bence?.
"Adın ne senin?"
Adres değil ismimi sordu!
Ses tonu kibar olmayacak kadar katıydı.
Ona sırtımı dönerek geldiğim yola doğru yürüdüm.
Fırının orda kalabalık vardı, oraya varırsam bana bir şey yapamazdı.
Daha dördüncü adımımda olduğum yerde ona yüzümü bile dönemeden öylece buz kesildim kaldım.
"Eğer bir adım daha atarsan seni vururum."
Silahımı vardı!
Korkudan ağlamaya başladım.
Tek suçum ekmek almaktı.
Ben daha nasıl bir şeyin işine düştüğümü anlamadan başka bir motosiklet sesi duyuldu.
Fırının olduğu sokaktan gelen motosikletli kişi yanımdan geçerek arkamda durdu.
"Napıyorsun sen!İndir şu makineyi!"
Erkek sesi ile diğer gelen kişinin erkek olduğunu anladım.
"Patronunun emri kusura bakma Gerçek."
Kızın gülerek konuşması oğlanı sinirlendirmişti.
"Piton.Patronun ile aynı konumda olduğumu unuttun galiba?Şimdi kaybol."
Piton?
Kızın ismi bu mu?
Saniyeler sonra kız yanımdan yıldırım gibi geçip gitti.
"Affedersin iyi misin,bir yanlış anlaşılma olmuş kusura bakmayın."
Oğlan karşıma geçince bu geçen pastanenin dışında gördüğüm sigarasını yere düşüren oğlandı.
Yüzümden alan yaşları elimin tersiyle sildim.Bana doğru yaklaştı cebinden çıkardığı peçeteyi bana uzattı.
Korkuyla geri geri gittim.
"O..Bana silah mi doğrulttu?"
Bakışlarım kızın gittiği tarafa çevirdim.
"Yooo,onun nerden çıkardınız?"
Dediklerini duymadım şu sanki şoka girmiştim.Saniyeler önceki olayı kafamda tekrar yaşadım.Sessizce söylendim.
"Seni vururum dedi,sende gelince indir şu makineyi dedin."
"Yoook sen yanlış anlamışsın."
Kaşlarımı çatarak karşımda duran yalandan gülen oğlana baktım.
"Ordan bakınca aptala mı benziyorum."
Hemen gidip polise şikayette bulunmam gerektiğini hatırladım.
Hızlıca evin sokağına doğru döndüm.
"Sakın bu olaydan polise haber vermek gibi bir aptallık yapma."
Arkamdan dediklerini duymamış gibi yaparak hızlıca yürüdüm.Ayaklarım ilk kez bu denli hızlı çalışıyor ve ben yine korkuyordum hemde çok,kalbim göğsünden çıkıp güm güm atmaya devem edecek gibiydi.
Ne yapmam lazımdı bilmiyorum bildiğim tek şey arkama tekrar dönüp bakmamakdı.
Mantıklı düşünmek için önce eve varmamak gerekti.Eve varınca doğru olanı yapmak zorundaydım.
Polise gidip bu kişiler hakkında şikayette bulunmam doğru muydu?
Peki hamile ablma anlatmam gerekiyor muydu?..
Aklımdaki fikirleri sinirle kovdum.Gözlerim dolarken elimi yumruk yaptım.Bu kadar korkak olmak zorunda mıydım?..
Durmadan akan göz yaşlarımı sinirle sildim ama yenileri yerini aldı.
.
.
.
.
.
.
.
Kitap nasıl ilerliyor?
Beğeniyor musunuz?
Karakterlerin isimlerini nasıl buldunuz?
En çok hangisini sevdiniz
GERÇEK?
DİKKATLİ?
PİTON?
DESTE?
.
.
Yeni bölüm için yorum sınırı 100 yorum öpüldünüz çokça❤❤❤❤

