İçeriğe geç

Sessizliğin Celladı~

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Sessizliğin Celladı~

Bölüm 2

Sessizliğin Celladı 2

BÖLÜM 2: DİKENSİZ MEYDAN

​Taş meydan kalabalıktı. İnsanlar, bir ruhun son nefesini izlemek için toplanmış, uğuldayan bir yığın haline gelmişti. Aden, kolları arkasından zincirlenmiş halde meydana çıkarıldığında dizlerinin bağı çözülür gibi oldu. Ama düşmedi. Düşemezdi. Çünkü tam karşıda, tahta platformun üzerinde duruyordu Bahar.

​Üzerinde beyaz, sade bir elbise vardı. Rüzgâr, elbisesinin eteklerini hafifçe savuruyordu. Yüzü solgundu, dudakları kurumuştu ama gözleri... O gözler hâlâ Aden’in sığınabileceği tek limandı.

​Aden’i meydanın tam ortasındaki bir direkte durdurdular. Onu, sevdiği kadını izlemeye mecbur bırakmak için en öne sabitlemişlerdi. Bu, bir ölüm cezasından çok daha fazlasıydı; bu, yaşayan bir ruhun diri diri gömülmesiydi.

​"Aden..." dedi Bahar. Sesi meydandaki fırtınayı, kalabalığın uğultusunu kesip geçti. Fısıltı gibiydi ama Aden’in kulaklarında bir çığlık gibi patladı.

​"Konuşma!" diye bağırdı nöbetçi, ama Bahar gülümsedi. O gülüş, celladın bile elindeki halatı sıklaşmasına neden olacak kadar masum ve meydan okuyandı.

​"Beni dinle Aden," dedi Bahar. Gözlerinden tek bir damla yaş süzüldü, yanağındaki küçük bene takılıp düştü. "Bize izin vermedikleri bu dünyayı arkamda bırakıyorum. Ama seni... seni kalbimin atışında bıraktım."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.