Az sonra eve geldik. Babam uyuyana kadar beraber dizi izledik herkes tek tek yatağına geçince ben de uyumak üzere yatağıma geçtim. Gece çalışan abimi beklemek üzere annem biraz daha oturacağını söyledi. Yatağımda öylece oturmuş akvaryumumu izliyordum.
Annemin yansıması olduğunu anladığım biri kapımı çaldı. Gelen annemdi. İçeri girip yanıma oturdu. ''oğlum'' dedi şefkatle. Devam etmesini bekledim sustum. '' Sen küçüklüğünden beri sessiz sakin, iyi bir çocuk oldun. Seni tanıyan herkes parmakla gösteriyor. Ve bu benim koltuklarımı kabartıyor. Sen her zaman akıllı, hırslı, çalışkan, saygılı ve merhametli biriydin. Ama senin birkaç aydır bir sorunun var. Sanki seni üzen, seni senden alıkoyan bir derdin var. Sürekli düşüncelisin. Sürekli dalgınsın. Sanki artık nefes alamıyormuşsun gibisin. Ama bunu kimseye de anlatamıyor içinde tutuyor gibisin. Ne oldu sana oğlum? Ben senin en yakın arkadaşınım. Annenim hatta baban ablan. Sen kimin eksikliğini hissedersen, senin için ben o sayılırım. Şimdi annene anlat. Neyin var senin?''
Annemin söylediklerini dinlerken gözlerim o kadar dolmuştu ki, bir yandan anneme sarılıp bir yandan ağlamaya başlamıştım. Bir yandan da içimde savaşıyordum. Bana acı veren bu şeyi anneme anlatmalı mıydım? Benden cevap bekleyen anneme dolu gözlerimle baktım. Anneme anlatsaydım Ömer gibi benimle konuşmayı keser miydi? Annem ayağı kalkıp ''Tamam oğlum. Sen uyu belki yarın anlatırsın.' Deyip beni yatağıma yatırmıştı. Üzerime yorganı çekip bana şefkatle baktı. Saçımı okşayıp lambayı kapattı ve gitti. Ona anlatmalı mıydım? İçim içimi yiyordu.
Aklıma cahil insanların dayatması ve ülke şartları geldikçe çekiniyordum. Tıpkı bana benzeyen on binlerce eşcinsel insan gibi. Tıpkı cinsel yönelimi yüzünden ya tecavüz edilen ya da öldürülen binlerce insan gibi. Ülkemiz insanları, çok eşli evliliğe ''erkektir yapar'' dediler. SUSTULAR! Köpeğe tecavüz edip yakarak öldüren adamı serbest bırakıp, yaklaşık bir ay sonra küçük bir kıza tecavüz edip boğduğu için tekrar tutukladılar. SUSTULAR! Yoldan geçen bir kediye sebepsiz yere saatlerce işkence ettikten sonra acı içinde ölmesini izlediler, hatta izlemekle kalmayıp SUSTULAR! Sözde din dersi verilen bir kursta 40 erkek çocuğuna tecavüz ettiler ve bunun üzerine çıkıp ''Bir kereden bir şey olmaz dediler.'' SUSTULAR!
Ne Özge Can'lar öldürdüler. ''Sizi asla unutmayacağız'' dediler. Ve ertesi gün çoktan unuttular. Sonra yeni kadınlar öldürüldü. Ne mi yaptılar? SUSTULAR! Ve insanlar ellerindeki o küçük makinaya tüm hayatını sığdırıp dışarıya SUSTULAR! Ailelerine SUSTULAR! Çocuklarına SUSTULAR! Doğaya, hayvanlara, çiçeklere, böceklere, arkadaşlarına SUSTULAR! İnsanlar gerçek kitaplarını okumayı bırakıp, onlara masal anlatanları dinlediler. Hepsinin beynini manevi duygularla doldurdular. Herkes birilerinin peşinden ''aydınlık yol'' umudu ile yürüdü ama kimse kendi yolunu çizmeyi denemedi. Bu insanlar masum bir sevgiyi anlayamazdı elbet. İşte buna SUSMADILAR! Masum bir erkeğin bir erkeği sevebileceğini ya da bir kadının bir kadına âşık olabileceğini anlayamadılar. Yıkanmış beyinlerine girmeyen, SUSAMADIKLARI tek şey buydu. Çünkü insanlar asla iki eşcinselin birbirini sevebileceğini anlamadılar. Kendi içleri kadar, bizim de içimizi pis sandılar.
Ertesi sabah okula gitmek üzere uyandım ve beni almaya gelen servisime bindim. Okula gidip yerime oturdum. Ama Ömer hâlâ gelmemişti. Aklıma taburcu olmadığı iyileşmediği gelse de ders başladıktan sonra kapıyı çalıp içeri girmişti. O gün hiç konuşmamıştık. Öğle yemeğinde kantinde bir şeyler atıştırıyordum. Birden arkamda biri elini omzuma bıraktı. Bunun Ömer olduğunu sanıp hemen heyecanla arkamı döndüm. Ama bu Caner'den başkası değildi. Masamıza bir sandalye çekip oturdu. ''N'aber kuzen? Dün hastaneye kaldırılmışsın. Ne oldu ?''
''iyi Caner sağ ol. Ufak bir grip olmuştum. Şimdi daha iyim.''
Kafam allak bullak olmuştu. Artık karnelerimizi alıp 15 gün kafa dağıtmak istiyordum.
Zaman hızlıca akıp giderken Ömer benimle ilgilenmek bir yana yüzüme bile bakmıyordu. Bu durum beni çok üzüyordu. Ama neyse ki artık tatile gitmemize sadece 1 gün kalmıştı. Proje ödevimizi beraber yapmasak da bitirmiş, hocaya teslim etmiştim. Seher ve birkaç kişi yarın dışarı çıkmamız için bir plan yapmıştı. Zorla bana da kabul ettirmişlerdi.
