İçeriğe geç

Sessiz tükenme- Minsung fic

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Sessiz tükenme- Minsung fic

Bölüm 1

1.bölüm

Evinizde size takıntılı birisiyle yaşamak zor. Ozellikle Minho gibi biriyle...

Jisung anlatımı...

"Bugün Hyunjinle Chan Hyung gelicek." dedim. Minho afalladı. "Neden geliyorlar?" Dedi. "Ne demek neden? Vakit geciririz." Dedim. Kaşları çatıldı hemen. "Ben neyine yetmiyorum? İkimiz güzel güzel vakit geciririz işte."

Tipik Minho işte. Sürekli insanlardan korumaya çalışıyor beni. Ama ben korunmaya ihtiyacı olan biri değilim. Beni sevdiğinden yapıyor- yani galiba. Sanırım yanlız kalmaktan korkuyor. Ailesiyle de konusmayı seven biri değil. İlişkimizi desteklemiyorlar çünkü. Neden bilmiyorum ama benden nefret ediyorlar. Cok da umrumda değil ama Minho, onlar beni sevmedikleri için onlarla görüşmeye gitmiyor, telefonlarını açmıyor.

"Bak Minho, sen bana yetiyorsun. Hemde fazlasıyla. Sadece o arkadaşlarımı özledim ve onlarla vakit geçirmek istiyorum, anladın mı?" Dedim. Sabırla ve anlayışla cevap vererek sakin olmasını sağlamaya çalışıyorum, yani işe yarar mı bilmem ama. "Anlamadım Jisung! Senin zaten şu saçma sapan insanlarla ne işin var anlamadım, anlamıyorum!" "Minho, sen ne saçmalıyorsun Tanrı aşkına? Ne saçma sapan insaları? Onlar senin arkadaşlarındı, sen tanıştırdın beni onlarla!" " Anlamıyorsun Jisung! Hiç anlamadın zaten..." Salondan çıktı, kapıyı da çarptı.

Ben ne yapacağım simdi? Minho yine beni kıskanıyor gelemezsiniz mi? Mecburen demiyecektim. Yüksek ihtimalle geliceklerdi, Minhoda odasından dışarı çıkmayacaktı. Yada sadece benim kimle ne kadar samimi olup olmayacağımı izleyecekti.

Yaklaşık 1 saat sonra kapı çaldı. Korkarak kapıya gittim. Açtığımda karşımda Chan Hyung ve Hyunjin vardı. Gülümsüyorlardı. Yüzüme zoraki bir gülümseme koydum bende. "Jisung! Görüşmeyeli naber?" Dedi Hyunjin. "İyiyim, siz?" Dedim Chan Hyung, "istersen önce içeri geçelim. Konuşuruz." Dedi. Salona oturduk. "Birşey içer misiniz?" Diye sordum. "Birer su fena olmaz." Hemen mutfağa gittim ve bardakları aldım. O sırada arkamdan tanıdık bir ses geldi.

Minho

"Önce bir bardak su, sonra şaraplar, yataklar..." Gercekten sacmalıyordu... Hyunjin'in sevgilisi vardı zaten. Chan'ın flörtü vardı. "Sacmalamaya başladın. Lütfen keyfimi kaçırma canım." Dedim. Keşke demeseydim. "Tamam Jisung! Ben sizin keyfinizi hiç kaçırmayayım, siz birlikte oturun! Ben kimim ki zaten! Gözüm üstünde Jisung." Al işte. Bu sefer ne yapacağı belli oldu. Bizi izlecek.

"Hadi be kanka! Susuzluktan öldük! Hem Minho nerde?" Diye seslendi Hyunjin. Minho gülümsedi istemeyerek. "Burdayım." İçeri oturdu bende suları getirdim. Sohbet etmeye başladık. Hyunjin sevgilisini anlatıyordu. "Çok tatlı çocuk. O kadar tatlı ki... O sarı saçları, tatlı çilleri..." Kendinden geçiyordu. "Hyunjin, Felixi senle zaten ben tanıştırdım. Nasıl göründüğünü biliyorum. Hyung, Seungminle nasıl gidiyor?" Diye sordum. Minho her hareketimi takip ediyordu. "Fena değil. Geçen gün The Weeknd konserine gittik. Hayranıymış." The Weeknd'i duyunca heyecanlandım. "Cidden mi? Bende çok severim! Onunla tanışabiliriz!" Dedim Minho kaslarını çattı. Bangchan gülümsedi. "Kesinlikle! 3lü date yapabiliriz, Hyunjin ve Felix ben ve Seungmin, sen ve Minho. Ne dersin Minho." Minho bana kilitlenmişti. Konuşmadı. "Minho?"

"Bu kadar samimiyet fazla değil mi Chan?" Dedi sakin kalmaya çalışarak. "Minho, hayır. Yanlış anlıyorsun.." dedi Chan. Hyunjin ile birbirlerine baktılar. "Yanlış mı anlıyorum? Şuan suçlu ben mi oldum?!" Bangchan ayağa kalktı. "Kanka sakin ol ve benimle gel." Dedi. Neler oluyor? "Sakin falan olamam Bangchan! Sen ve yavşak arkadaşın evimden defolup gidin!" Diye bağırdı. Hemen ayağa kalktım. "Minho ne diyorsun?" Dedim korkuyla. "Sen sus karışma!" Hyunjin kaşlarını çattı. "Ya, sesimi çıkarmadım diye tepeme çıkma Minho. İlaçlarını mı aksattın yine?"

Ne ilacından bahsediyordu Hyunjin! "Ne ilacı ya? Minho senin neyin var?" Minho panik olur gibi oldu. "Hiçbirşey! Çıkın evimden! Beni Jisungla bırakın!" Minho bağırdığında irkildim. Bangchanla ikisi cıktı evden. İkimiz kaldık.

"Minho, ne ilacı söylüyor bunlar!" Diye bağırdım. Bi an durdu. "Şey, telaş yapma diye söyleyemedim. Ben vitamin takviyesi alıyorum. Almadığımda vitaminlerim düsüyor bende sinirleniyorum."

Bu ne aptalca bir bahane böyle?

Gerçeği öğreneceğim... Ama önce biraz salak numarası yapmam gerek.

"Anladım. Kendine dikkat et Minho. Aksatma ilaçlarını." Salondan sakinlesmis gibi çıktım.

Herşeyi öğreneceğim Minho

Bu konu burada bitmedi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.