aradan birkaç saat geçmişti ve saat sabahın yedisiydi olmuştu, Sinan oturduğu yerde uykuya dalmıştı, ben ise uyumamak için zor duruyordum
bi on dakika sonra Zümrüt kıpırdandı ve uyandı "ah...başım çatlıyor..." eli ile kafasını tutuyordu, bir süre etrafına baktı sonra yüzünde şaşkın bir ifade belirdi "nerdeyim lan ben!?"
beni görünce daha da şaşırdı "M-Mert...?"
"Mert tabi..."
"ben neden sizin odanızdayım?"
kaşlarım çatıldı,bu sefer gülmüyordum "dün neden içtiniz!?" bunu söylememle gözleri dehşetle büyüdü
"n-ne..."
"dün sen ve Nazlı sarhoş bir şekilde bizim odamıza girdiniz..."
gözleri daha da büyüdü,yatakta oturur pozisyona geçti "hayır hayır... dün aptalca bir şey yapmadım değil mi?"
başımı iki yana salladım "kalkıştın ama engel oldum, zaten ben ve Sinan sizi uyutup bütün gece başınızda bekledik"
ağzı şaşkınca açıldı, dili tutuldu, konuşamadı...
"neden içtiniz...?" dedim sesimde ürkütücü bir sakinlik vardı, o sırada Sinan ile Nazlı uyandı
"ah...başım..." dedi Nazlı acı ile ve yatakta oturur pozisyona geçti
"uyandınız mı?" dedi Sinan,sesi kalındı
"evet evet uyandık..." dedim boş gözler ile Zümrüt'e bakarak
ilk defa Zümrüt'ün gözlerinde hafif korku gördüm, çünkü o her zaman sinirliydi asla korktuğunu belli etmezdi...
"sorumu cevaplayacak mısın?" dedim, Zümrüt şükür ki cevap verdi "biz...sadece biraz içecektik...kafa dinlemek için..." bıkkınca nefesimi verdim
"neyse ne...hadi kahvaltıya inelim diğerleri de uyanmıştır..." ayağa kalkıp odadan çıktım, diğerleri de arkamdan geldi...
aşağı inmiş kahvaltı yapıyorduk, Sinan ve Nazlı kendi aralarında konuşup gülüşüp konuşuyorlardı
Miray ve Emir ise hala dünkü konudaydılar ve kavga ediyordular
"sadece senden uzaklaştım bu kadar abartmana gerek yok Emir!?" Miray ilk kez sesini yükseltti
"ama kalbimi kırdın Miray, en azından daha az tepki verebilirdin!?"
"hem bizim aramızda bir şey yok, biz sadece kuzeniz tamam mı Emir!?" Emir bunu duyunca afalladı ve bir şey demeden önüne döndü
bunu duyduğumuzda Zümrüt ile göz göze geldik ama bir şey diyemedik, bir süre sessizlik oldu daha sonra Nazlı ve Sinan'ın sesi yükseldi "Sinan bu akşam seninle dışarıda tek başımıza yemek yiyelim mi, hem biraz bizimkilerden bağımsız kalırız"
Sinan bir an tereddüt etti ama sonra kabul etti "tamam olur"
bir anda telefona mesaj geldi, bu Ayça'ydı ve gruba mesaj atmıştı ama mesaj gruba gelse de belirli kişilere gelmişti, Emir ve Miray dışında herkese mesaj gitmişti
"bunların sorunu ne?" Zümrüt'te mesajı görünce telefonunu açtı
"ben ne bileyim yine boş yapıyorlar!?" diye onu yanıtladı
bende gruba girdim
siz: saçma bir konu yüzünden didişiyorlar amk?!
Sinan: harbi lan ne olduysa toksik karı koca gibi davranmaya başladılar!
Nazlı: sjsjjssjsj uçmayın lan
Ayça: bir şekil aralarını düzltmemiz lazım
Zümrüt:o işi bana bırakın ssjssjjsjsjs
siz: korkuyorum ama neyse,sen hallet
Sinan: sjsjsjjsjsjsjsjs
daha sonra telefonu kapattım ve yemeğime geri döndüm
kahvaltı bitince herkes odalarına çekilmişti,günün geri kalanını odalarda ve telefonda geçirdik
saat akşam dokuzdu altı gibi akşam yemeği yemiştik sıkıntıdan gruba yazdım
siz: hadi hazırlanın sahile iniyoruz ve itiraz istemiyorum
Miray: ya ama ne güzel kitabımı yazıyordum
Zümrüt: o kitabı gelip bi yerine sokucam ha Mirayy
Miray: aaa çok ayıp
Nazlı: sjsjssjsjsjsjsj
siz: itiraz istemiyorum dedim, on dakika sonra koridorda buluşuyoruz
Miray:tamam bee geliyorum!
siz: şöyle yola gel sjssjsjsjsjsjjs
on dakika sonra herkes koridordaydı ve sahile doğru ilerliyorduk
"bi ortalıktaydın bi yoksun"
"öyle olsun öyle olsun"
"gel yüz yüze konuşalım hepsini böyle olmaz biliyorsun"
"sahipsizim biliyorsun bu yüzden hepsi biliyosun"
"sensiz yapamam, yanlız kalamam, mutlu olamam sanıyorsun"
"ilaç ol yaralarıma ben rotası şaşırmış bir gemi"
"gel güneş ol zifiri karanlığa pusulam sensin deniz fenerim..."
Mavi Gri/ İlaç Ol Yaralarıma
Miray her zamanki gibi şarkı söylüyordu, ama sesi güzel olduğu için rahatsız olmuyorduk
sahile indiğimizde fazla kimse yoktu, en önden yürüyerek denize girdim
"su ne kadar serin lan"
"hele dur bi bakayım" dedi Sinan yanıma yaklaşarak ama daha sonra beklemediğim bir anda beni suya itti, hemen yüzeye çıktım "lan,oruspu ne itiyorsun, kıçım dondu!" sinirle onu bacağından çekip suya düşürdüm o kadar komik düştü ki kahkaha attım
"puhahahah oğlum ne güzel düştün lan"
yüzüne düşen ıslak saçlarını hırsla geriye attı "lan...senin yapacağın işi ben..."
"hele boş yapma zaten ıslanacaktın"
daha sonra kızlar da suya girdi "hadi bir şey yapalım"
"ne gibi?" dedi merakla Nazlı
"herkes kendi pantneri ile beraber yüzsün en güzel yüzen takım kazansın"
"hmm peki ödül?" dedi bana bakarak Zümrüt
"ama benim eşim yok ki" dedi Ayça
"doğru ya... o zaman sen de hakem ol Ayça kazananı ve ödülü belirle"
Ayça sırıttı "bana uyar" bunu söyledikten sonra havuzun başındaki şenzlonga oturdu ve bacak bacak üstüne attı, konuşmaya başladı
"hadi eşleşin de başlayalım"
Nazlı ve Sinan hemen yan yana geçti, ben de Zümrüt'ün yanında yerimi aldım, Emir de Miray'ın yanına geçti ama Miray bir anda geri çekildi ve bağırmaya başladı
"siin aklınız yerinde mi, biz kuzeniz kuzen, siz beraber yüzelim diyorsunuz hem de kız erkek...oyun oynadık bir şey demedim, oteldi beni Emir ile aynı odaya koydunuz ona da bir şey demedim ama bu kadarı fazla!?" gözlerinde saf öfke vardı
"biz sadece kuzeniz, birbirimize bu kadar yaklaşmamıza hakkımız yok üstelik ailelerimiz bize güvenerek aynı evde kalmamıza izin verdiler, belki şu anda bu yabancı ülkede olduğumuzu bile bilmiyorlardır!?"
sinirle derin nefesler alıyordu Emir onun bileğini tuttu "sorun değil Miray istersen oynama seni zorlamıyoruz" ama Miray kolunu hızla çekti "ben kendim için söylemiyorum Emir ben genel olarak konuşuyorum,siz...siz çok değiştiniz artık tanıdığım o eski kuzenlerim değilsiniz..." bunları dedikten sonra sinirle otele geri döndü
Emir sinirle önündeki taşa tekme attı "siktir..."
"ağhh yine boşuna drama yapıyor, güzel anımızın içine sıçtın mutlu musun Miray!?" diye bağırdı sinirle Zümrüt
" çok olmaya başladı neden bu kadar abartıyor ki?" dedim sinirle
"tamam uzatmayın, zaten gelmek istemiyordu" dedi Nazlı
Sinan derin bir nefes aldı "gerçekten biz...çok mu değiştik..."
kaşlarım çatıldı "saçmalama Sinan, o kafasında uyduruyor zaten bu tür işlerde uzman..." dedim sinirle
"boşverin... hadi biraz yüzüp çıkalım" dedi Ayça
ses etmedik, hepimiz tekrar suya girdikbir süre hepimiz somurtuyorduk ama daha sonra herkes eğlenmeye başladı, saat on bir gibi hava soğuyunca hepimiz odalara geri çıktık...
Emir
havuzdan ayrılıp odaya çıktığımda Miray çoktan uyumuştu, garip...onu ilk kez kulaklıksız uyurken görüyordum, normalde odaya geldiğim zaman o uyuduğunda hep kulaklığını çıkarırdım
üzerimi değiştirdim ve yatağa uzandım, neden direniyordu ki... yoka hala o piç Cihan'ı mı seviyordu, eğer buysa o çocuğun eceli olacağım!
bir an masanın üzerinde duran günlüğü gözüme çarptı...bugün hissettiklerini de yazmıştı değil mi... acaba okusa mıydım?
ya fark ederse, o zaman ne yapacağım, hem bu onun özeli!
sadece bugünü okusam...ayağa kalktım evet o günlüğü okuyacaktım ama sadece bugünü...
günlüğü alıp bugünü buldum ve okumaya başladım, gördüklerimle gözlerim büyüdü,
"siktir..."
Bölüm Sonu