Allarick'in benim yararıma olacağını anlayabiliyordum. O iyi bir kimse. Beni anlayabilecek bir kimse. Biz olmaması gereken şeyler yaşamıştık. Bir insan bunu yaşamamalıydı ve yaşamamalıydı. Allarick beni evine götürmüştü. Kendisi duş alırken gözüme bir gazete ilişti. Evet tahmin edersiniz ki bu Victor Voss'tu. Ölümüyle kasaba çalkalanmıştı ama ben diğer işlediği iki cinayeti bilmiyordum. Tahmin edebiliyorum. Onun ölümünden sonra doğru düzgün yiyip içmeyip bişey de okumamıştım. Kötüydü çok kötüydü.
Allarick duştan çıkınca yanıma geldi. Beyaz eşofman ve siyah bir tişort giymişti. Hatları bu tişörtle daha çok ortaya çıkmıştı. Beni kapıdan çağırdı ve onu takip etmemi istedi. Üst kattaydık, etraf güzel tablolarla çevrilmişti. Çalışma odasındaydık, bunları o çizmişti belliydi çünkü altında imzası vardı. Bana oturmam için bir sandalye uzattı. Sandalyeye oturdum ve derin bir iç çektim.
-Ariana seni buraya sana vereceğim eğitimden bahsetmek için getirdim. Ama bunu bil tek öğretmenin ben olmayacağım biz üst seviye avcılarız 14 kişiyiz sana 2 kız 2 erkek ders verecek.
-Tabii hiç farketmez ben yapayım yeter benim için. Ama bu süreç ne kadar sürer sence?
-Yani bence 13 ay gibi bir süre alabilir. Uzun gelebilir ama değil, ayrıca bence sen kardeşini tekrar görmek için çoğu zaman herşeyi kabullenirsin.
-Uzunmuş, yapılacak bişi yok.
-Elbette yok olsa söylerdim güzelim.
-Bunu neyi amaçlayarak söylüyorsun? Delirtme beni.
-Ağzımdan çıktı, kusura bakma bayan bana kızıp duran.
Değişik değişik lakaplar takarak sadece kendisini çocukça göstermekten başka bir sik yapmıyordu. Ama ona saygı duymalıyım beni kardeşimle tekrar buluşmamı sağlayabilecek ve bana bu şansı tanıyabilecek tek kişiydi. Belkide bana böyle seslendiği de takmamalı ve gülümsemeliydim ama, bilemiyorum ben o kadar yavşak değilim. Yani umarım öyle değilimdir.