~
.
.
.
Maya, o gece eve biraz geç kalmıştı.
Şehir her zamankinden daha sessizdi.
Sokak lambaları boş kaldırımları aydınlatıyor, hafif yağan yağmur her şeyi daha karanlık gösteriyordu.
Maya hızlı adımlarla yürürken telefonuna baktı.
Saat 00.18'ydi.
Tam eve dönmek üzereyken eski bir binanın önünden geçti.
Yıllardır kullanılmayan, insanların yanından geçerken bile bakmak istemediği bir binaydı.
Ama o gece farklı bir şey vardı.
Bir ses.
Maya durdu.
Önce yanıldığını düşündü.
Sonra tekrar duydu.
Bir çığlık.
Korkuyla karışık bir ses.
Maya'nın içindeki merak, korkusunun önüne geçti.
Binanın kapısına yaklaştı.
"Bunu yapmamalıyım..." diye fısıldadı.
Ama yine de içeri girdi.
İçerisi soğuktu.
Duvarlar eski ve çatlamıştı.
Telefonunun ışığıyla etrafı kontrol ederek ilerledi.
Her adımı sessiz binada yankılanıyordu.
Üst kattan bir ses geldi.
Maya başını kaldırdı.
Birinin orada olduğunu hissediyordu.
Yavaşça merdivenleri çıktı.
İkinci kata geldiğinde nefesi kesildi.
Koridorun sonunda bir adam duruyordu.
Yüzünde maske vardı.
Sadece yırtık olan göz kısımlarından gözlerini görebiliyordu.
Maya o gözleri asla unutamayacağını düşündü.
Adam ona baktı.
Ne şaşırmıştı ne de korkmuştu.
Sanki onun geleceğini biliyordu.
Maya geri çekildi.
Tam kaçacakken yerdeki bir şeyi fark etti.
Eski bir dosya.
Ve yanında duran kırmızı lekeler.
Kalbi hızla atmaya başladı.
Adam bir adım attı.
Maya düşünmeden koştu.
Binadan çıktı.
Yağmurun içine karıştı.
O gece polis geldi.
Ama hiçbir şey bulamadılar.
Ne adam vardı.
Ne dosya.
Ne de başka bir kanıt.
Herkes Maya'nın korkudan yanlış gördüğünü düşündü.
Ama Maya emindi.
Orada biri vardı.
Ve o kişi onu görmüştü.
---
Aradan birkaç gün geçti.
Maya hayatına devam etmeye çalışıyordu.
Ama her gece aynı şeyi düşünüyordu.
O gözleri.
O sessiz bakışı.
Okulda herkes yeni öğrenciden bahsediyordu.
Yeni gelen çocuğun adı George Walker'dı.
Maya sınıfa girdiğinde onu ilk kez gördü.
Ve olduğu yerde kaldı.
Çünkü George'un gözleri ona tanıdık gelmişti.
Aynı bakış.
Aynı soğuk sakinlik.
George ona baktı.
Sanki daha önce karşılaşmışlar gibi.
"Selam Maya. Yanına oturabilir miyim?"
Kendi adını ondan duyunca irkildi.
"Benim adımı nereden biliyorsun?"
George birkaç saniye sustu.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"İnsanları hatırlamak konusunda iyiyim."
Maya bir süre sessiz kaldı.
George tekrar sordu.
"Yanına oturabilir miyim?
"Evet" dedi.
Maya başını pencere tarafına çevirdi. Elini göğsünün üstüne koyup kalp atışlarını hissetti.
İçinde garip bir his vardı.
George tehlikeli biri gibi görünüyordu.
Ama aynı zamanda onun hakkında öğrenmek istediği çok şey vardı.
Ve Maya henüz bilmiyordu.
George'un hayatına girmesiyle birlikte saklanan sırların birer birer ortaya çıkacağını.
Çünkü bazı insanlar karanlığı saklar.
Bazıları ise karanlığın ta kendisidir.
.
.
.
.
.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Yazım hataları varsa lütfen mazur görün.
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.🫶🏻

