Lunaparka geldiklerinde Tomun gözüne bir şey takıldı. Ailesiyle vakit geçiren mutlu çocuklar. Tom onlara baktıkça eskiden ailesiyle geçirdiği güzel vakitler aklına gelir. Babasıyla olan anıları. Hala hiçbirini unutmamıştır Tom. İçindeki çocuk büyümüş müydü? Yoksa hala içinde küçük bir çocuk var mıydı? O çocuk herkesin içinde vardı öyle değil mi? Yoksa sadece Tom gibi çocukluğundan beri sakladığı ailesiyle beraber sakladığı sırlardan olan insanlarda vardı içindeki çocukluk? Düzgün geçmeyen bir çocukluk kime ne yarardı ki? Tek onun mu ailesi böyleydi yoksa diğer ailelerde böyle miydi? Tomun ailesinde ne vardı ki? Ya da Tomun ailesinde ne yoktu ki? Babası yüzünden küçüklükten beri hayatı kararmıştı Tomun. Annesini aldattıktan sonra eskisi gibi olmamış mıydı Tomun hayatı? Peki babası Dianayı kiminle aldatmıştı? Tom bunu hi düşünmemişti. Chris Toma dokunarak Tomun uzaklara bakmasını engellemişti. Chris «Tom hadi in artık geldik.» Tom arabanın kapısını açtı ve aşağıya indi. Tomun kulağında gülen çocukların sesi yankılanıyordu. Hiç bozuntaya vermeden Amber ve Jacke baktı ikisi beraber konuşuyorlardı. Ne konuşuyorlardı? Bugünün güzel geçeceğini mi düşünüyorlardı. Geçmişinde yaşadığı ailevi sorunları hep gözüne gelen Tom daha fazla dayanamadan. «İlk önce neye bineceğiz.» Amber «Mikeyi bekliyoruz Tom birazdan geliyorlarmış.» Tom kafasını anlamış gibi salladı ve tekrar etrafına baktı. Çocuklar korku trenine biniyorlardı. Çocuk işte hayatın ne kadar korkunç olduklarını bilmeden kendilerine ön hazırlık yapıyorlar diye düşündü Tom. Amber Toma yaklaştı ve ona «İyi misin?» Tom «Biliyorsun Amber geçmişte yaşadıklarım ailemle kötü anılarım burdaki çocukları görünce tekrar canlandı.» Amber «Herkes ailesi ile sorun yaşar Tom.» Tomun kolundan tuttu ve onu kendisine döndürdü. «Ama biz senin ailen gibiyiz ve bugün beraber eğlenelim olmaz mı?» Tom küçük bir tebessüm ettikten sonra Amberda tebessüm etti. Tom «Mutlu olmayı deneyeceğim ama sen de öyle olacaksın kabul mü?» Amber «Ben zaten öyleyim Tom.» Tom «Son zamanlarda aşırı fazla koruyucu olmaya başladın Amber bunu senden istemiyorum. Lütfen kimseye şüphece yaklaşma ve bugünün tadını çıkart olmaz mı?» Amber «Beraber günün tadını çıkarmaya ne dersin.» Tom «Hadi gidip bilet alalım.»
Mikey, Emma ve Teresa gelmişlerdi. Artık hep beraberlerdi. Beraber eğlenmek için bilet aldılar herkese en az 3 bilet vardı. Tom «O zaman herkes dağılsın ve istediğimiz oyuncaklara binelim.» Chris «Biletlerimiz bittikten sonra hepimiz bu alanda buluşalım.» Jack «Haberiniz olsun diye söylüyorum en az üç saat oyalanabiliriz sonra partiye gitmek için eve uğrayacağız.» Emma «Hepimiz ikili olarak ayrılalım olmaz mı?» Mikey «Mantıklı biz Emma ile olalım hem belki arkadaş oluruz.» Emma «Seninle arkadaş olmak istemem ama başıma bir şey gelirse ilk önce seni öne atarım haberin olsun.» Mikey gülümseyerek «Kabul.» Teresa «Biz de Amber ile beraber takılalım.» Amber «Bizde Tomda olacak.» Chris «Hayır siz iki kız gezin biz üç erkek gezelim.» Tom Ambera bakar ve «Chris haklı onlarla gideyim ben.» Herkes dağılır. Amber ve Teresa kız kıza ilk önce sakin olması için dönme dolabına binmeyi tercih ederlerken. Tom Jack ve Chris çarpışan arabalara binmeye gidiyorlar. Mikey ve Emma beraber dönen salıncağa gidiyorlar. Tom çarpışan arabalara giderken etrafındaki baloncuyu görüyor ve aklına eski anıları geliyor. Mutlu olduğu zamanları. Kim mutlu olmak istemez ki? Mutluluk bizim elimizde mi yoksa çevremizdekilerin mi? Babasının ona aldığı kırmızı balon aklına geliyor. Eve gideceği vakit dondurma yediği an geliyor aklına Tomun. Ağzının dondurma yerken dondurma olduğunu ama gene de mutlu olduğu geliyor aklına. Jack «Çarpışan arabalar burada ama Tom nerede Chris?» Chris Tom için etrafa bakıyor ama onu hiçbir yerde göremiyor. Chris «Tom» diye bağırıyor ama onun bağırmasına kimse cevap vermiyor. Jack «Beraber dağılalım ve telefonunda da aktif ol Chris.» Chris «Tamam.» Beraber zıt yönlere gidiyorlar. Amber ve Teresa dönme dolabına gidiyorlar. Dönme dolabının ne kadar büyük olduğunu iliklerine kadar hissediyorlar. Bir yandan ise ne kadar güzel manzara gözükür diye düşünüyorlar. Teresa «Amber bu dönme dolaba en son ne zaman bindin?» Amber «Sanırım küçükken binmiştim Ailem ile beraber.» Teresa «Ben ilk defa biniyorum ve çok heyecanlıyım.» Teresa ellerinin avuçları titriyor. Amber «Birinin yükseklik korkusu var sanırım.» Teresa «Çok mu belli oluyor Amber?» Amber «Bu korkunu beraber yeneceğiz merak etme.» Diyerek Teresaya umut olmak amacıyla gülümsüyor. Binme sırası onlara gelince ikisi de ellerindeki biletleri görevliye veriyorlar ve dönme dolabına biniyorlar. Amber ve Teresa karşılıklı gelecek şekilde oturuyorlar. Dönme dolabı hareket edince Teresa gözlerini sıkıca kapattığını fark eden Amber «Hadi ama Teresa korkulacak bir şey yok.» Amber ellerini Teresanın ellerine götürüyor ve ona «Dışarının ne kadar güzel olduğunu görmen lazım Teresa.» Teresa «Ama korkuyorum Amber.» Amber «Gözlerini açarsan korkmayacağına eminim.» Teresa yavaşça bir şekilde gözlerini açtı ve etrafın ne kadar güzel olduğunu gördü. Sahili görebiliyordu tek sahili değil denizi de görebiliyor. Teresanın dili tutuldu ve sadece şunu diyebildi «Bu muhteşem.»
Amber «Muhteşem olduğunu sana demiştim.» Beraber aşağıya bakarlarken en tepeye geldiklerini fark ederler ve bir anda dönme dolabı durur. Teresa durumu farledince tedirgin bir şekilde Ambera bakar. «Amber ne oluyor.» Amber «Sakin ol Teresa bu dönme dolabının özelliği.» Amber da biliyordu böyle bir şeyin olmadığını ama Teresa tedirgin olmaması için onu sakin davranması gerekiyordu. Amber «Beraber etrafı iyicene bakmaya ne dersin Teresa?» Teresa «Amber bu neden hareket etmiyor korkmaya başladım.» Teresa lafını dedikten sonra bir ses duyuldu. «Tom neredesin» Amber sesi duyunca hemen aşağıya bakmaya yöneldi. Aşağıda Jack bağırıyordu. Toma ne olmuştu? O iyi miydi? Teresa «Ne oluyor Amber?» Amber «Jack Tom nerdesin diyor sanırım Tomu kaybettiler.» Teresa «Tom ne zamandan beridir çanta oldu?» Amber gülümseyerek ona katıldığını belli eder. Teresa «Biz de bağıralım.» Amber «Ne diyeceğiz?» Teresa «Neden durduğunu sor aşağıdaki çalışana.» Amber bağırır ve aşağıdaki çalışan ise ona «Beş dakika içerisinde hareket edeceğini söyler.» Bu esnada Tomu arayan Jack ve Chris ortak alanda buluşurlar ve Tomu bulamadıklarını birbirlerine söylerler. Jack «Telefonunu aradım ama meşgul çalıyor.» Chris «Geriye sadece güvenliğe başvurmak kaldı.» Jack «Amber ve Teresa dönme dolapta kalmışlar.» Chris «Bu işte bir terslik var.» Jack «Mikey ve Emma nerede onlara ulaşalım ve bareber Tomu arayalım.» Mikey ve Emma beraber korku trenindelerdir. Emma heryerden çıkan herşeye çığlık atarken Mikeyde sadece Emmanın bu haline gülmekte meşguldür. Korku trenin sonunda telefonlarını alırlar ve oradan ayrılırlar. Emma «Mikey Teresa ve Amber dönme dolapta kalmışlar.» Mikey gülerek «Ciddi mi diyorsun?» Emma «Evet.» Emma gruptaki fotoğrafları gösterir. Emma «Tek olan olay bu da değil.» Mikey «Daha ne olmuş olabilir ki.» Emma «Tom kaybolmuş.» Mikey «Nasıl kaybolmuş anlamadım.» Emma «Bildiğin ortalıkta yokmuş Jack ve Chris ile buluşma alanında oraya gidecekmişiz.» Mikey «İçimdeki şey bunun bir oyun olduğunu söylüyor.» Emma «Nasıl yani?» Mikey «Buluşunca anlatırım.» Mikey ve Emma Tomu bulmak için buluşma alanına doğru giderler.
Amber ve Teresa dönme dolabı hareket ettikten sonra mutlulukları gözlerinden belli oluyordu. Teresa «Sonunda aşağıya inebileceğiz Amber.» Amber «Umarım Teresa.» Dönme dolap aşağıya kadar hareket ettikten sonra etraflarına baktılar. Sahile son bir kez baktı Teresa. Bu güzel manzarayı beraber keyfini geçirdiler. Aşağıya doğru geldiklerinde dönme dolabı durdu ve görevli adam Amber ve Teresaya «Birileri dönme dolabın elektriğini kapatmış bu yüzden orda kaldınız.» Amber ilgili bir şekilde «Makinenin elektriği nerede?» Adam eliyle yolu tarif eder. Amber yolu anlamıştır bu yüzden Teresa ile beraber yola koyulurlar. Teresa «Neden adama elektik odasını sordun Amber?» Amber «Ya oradaki kişi Tom ya da başka birisi.» Teresa «Başka birisi kelimesini biraz daha açar mısın Amber?» Amber «Katil olabilir Teresa.» Teresa «İyi de burada olduğumuzu nereden biliyor?» Amber «Tabi ki de aramızdan birisi katil ile iş birlik içerisin de Teresa.» Teresa «Amber seni satmak gibi olmasın ama ben katilin yanına gitmek istemiyorum.» Amber «O zaman sen buluşma alanına doğru git ben de elektriği bulmaya gideyim.» Teresa «Anlayışın için teşekkür ederim Amber.» Amber Teresaya gülümseyerek demek istediğini anlatır. Teresa yoldan başka tarafa doğru ayrılır. Chris,Jack,Mikey ve Emma ortak alanda buluşurlar. Jack «Madem çok kişiyiz beraber her yere dağılalım hem belki bu şekil de çabuk buluruz Tomu.» Mikey «Her an her şey olabilir bu yüzden arabada olan beyzbol sopasını alacağım.» Emma «Arabanda fazladan herhangi bir şey var mı kesici delici alet.» Mikey «Sadece silahım var.» Emma «O zaman sen silahını alırsın ben de Beyzbol sopasını sonra da ayrılırız.» Mikey «Hadi gidelim.» Chris ve Jack de başka alanlara gitme suretiyle ayrılırlar.
Amber elektrik odasının dışını görmüştü. Amber ilk önce odanın dışını dolaştı ve etrafına baktı. Herhangi bir şey görmemişti. Odanın içini girmeye zorla çalıştı ve girince gözlerine inanamadı. Odanın her yeri kablo ile kaplıydı sadece bir kısım ise çok değişik bir şekilde kablolar yoktu. Amber o kısma gittiğinde gölgeden ağrı bir maske takan birisini gördü ve geriye adım yavaş bir şekilde atmaya çalıştı. Kablolardan birisine takıldı ve yere düştü. Gölge sesi duyunca ayağa kalktı. Amber gölgenin ayağa kalkması ile birlikte o da ayağa kalktı ve elektrik odasından çıktı. Amber katilin kim olduğunu bir yandan merak ediyordu bir yandan ise zarar verilmesinden korkuyordu. Ya onu öldürürse. Amber düşünmeden lunaparkı birbirini bağlayan piknik alanına doğru ilerlerdi. Yavaşçana yürümeyi denedi ilk önce ama sonradan arkasından bir ıslık sesi duydu. Arkasına döndüğünde ise korkunç tavşan maskeli katili gördü. Katil ona el sallıyordu. Amber bir anlık ona bakmayı kestiğinde koştuğunu fark etti. Amber piknik alanına doğru koştu. Koşarken etrafa baktığında hiç kimsenin olmadığını görüyordu. Bu onun yardım istemeyeceğini anlatıyordu. Amber koşmaya devam etti arkasına bakmadan koştu. Ardından aklına lunaparka geri dönme düşüncesi geldi ve çimenlere doğru gitti. Agaçların orada bir gölge belirdi ve birden başka bir maskeli katil Amberın önünü kesiyordu. Amber bir anda durdu ve geriye doğru gitmeye karar verdi ama arkasında başka bir katil daha vardı ve ona doğru koşuyordu. Amber en son çimenlerden sağ yapacakken başka bir katil daha gördü. Ona doğru hızlı bir şekil koşuyordu. Amber sola doğru koşmaya devam etti. Koşarken arkadan sadece te duyduğu ses ıslık sesleriydi. Katiller onun aklı ile oynuyordu. Hepsi ona ne kadar yaklaştığını hissettirmeleri için böyle bir şey yapıyorlardı. Amberın koşmaktan bacakları ağrımaya başlamıştı. Ama şunu da biliyordu. Eğer koşmayı bırakırsa onların onu öldüreceğini biliyordu ve bu Amberın en son istediği şeydi. Amberın aklına bir fikir geldi. Zikzaklı koşacaktı. Bu sayede nereye gideceklerini anlamayacaktı. Amber zikzaklı yönlere karışık şekilde koşmaya devam etti ve telefonunu çıkardı. Telefonun aynasından arkasında katillerin nerede olduklarına bakıyordu ama bir eksikti. Amber bunu olumsuz düşünmek yerine hemen sağa döndü ve dümdüz şekilde koşmaya devam etti. Lunaparka çıkan yolu bulmaya çalışacaktı Amber. Bulabilecek miydi?
Amber arada bir telefonu ile arkasına bakıyordu. Katiller hala onun peşindeydiler. Amber en sonunda lunapark kısmını görmüştü. Amber ayaklarına güç vererek daha hızlı koştu ve insanların olduğu alana gelebilmişti. Derin nefesler aldı ve oturulacak bir yer buldu. Sakin bir şekilde oturdu ve etrafının her yerlerine baktı. Katillerden bir iz gözükmüyordu. Arkasında onu kovalayan katiller artık yoktu. Amber düşünüp nereye gideceğini düşündü. Ne yapacağını düşündü. Bir iki dakika sonra aklına buluşma alanı geldi. Oraya gidecekti. Arkadaşları oraya yakın olmaları gerektiğini düşündü. Hem bu sayede arkadaşlarını bulacaktı. Amber ayağa kalktı ve etrafındaki insanlara bakarak yürümeye başladı. Arkadaşlarına güvenebilecek miydi? Katillerin burada olduklarını nereden bileceklerdi ki. Ya arkadaşlarından birisi katil ise. Aklına ilk önce Teresa gelmişti. Onunla beraber gelmek istememişti. Katil lafını duyunca tedirgin olmuştu. Belki de o da onlardan biriydi ve Amberı öldürmek için onunla beraber gelmemişti. Amber bu düşünceleri ile dalgınlık yaşıyordu. Bir yandan ise nasıl böyle bir şey olacağını düşünüyordu. Teresa neden katil olsun ki? Normal bir kızın tekiydi sadece o. Amber bir adama yanlışlıkla çarptı ve adamın belirli eşyalarını düşürdüğünü gördü. Amber bir anda «Özür dilerim bayım.» Adam «Sorun değil diyerek eşyalarını alıp gitti. Amber tekrar düşünmeye başladı ardından aklına Tomun kayıp olduğu geldi. Ya o katilse. Zevkine insanları öldürüyorsa diye düşündü. Ama ardından Teresa ve Tom içinde saçmaladığını fark etti. Amber ikisinin de katil olmadığını düşündü.
Amber buluşma alanına gelmişti. Buluşma alanında hiç kimseler yoktu. Alan çok sessizdi. Amber etrafına bakıp herhangi birinin olup olmadığına baktı ama kimseler yoktu. Ortamın sessizliği Amberın çalan telefonu bozdu. Amber eline telefon aldı ve bilinmeyen bir numara olduğunu gördü. Bir yandan etrafına baktı bir yandan da gelen sese odaklandı. Telefondaki kişinin katil olduğunu Amber anladı ve «Ne istiyorsun?» Katil «Ne istediğimi bırak ve ilerdeki süs havuzuna doğru git orda ne göreceğini bana söyle.» Amber etrafına bakarak süz havuzuna gitti. Oranın kanlar içinde olduğunu fark etti süs havuzun içine baktığında ise bir elin olduğunu gördü. Amber o eli görür görmez midesi bulandı ve «Benimle dalga geçmeyi bırak.» Katil «Sana olacaklardan bahsediyorum Amber.» Amber «Bu kimin eli olduğunu söyle çabuk.» Katil «Merak etme Amber arkadaş grubundaki herhangi birisini öldürmedim. Hepinizi son sahnede bekleyeceğim bir kişi hariç.» Amber «Lütfen masum insanları öldürme.» Katil «Sence bu lunaparkta kaç tane ceset vardır Amber?» Amber etrafına bakmaya devam etti. Katil her an her yerden çıkabilir miydi? Amber katilin suratına telefonu kapatır. Amber bir yandan etrafına bakarken bir yandan ise arkadaşlarını aramaya çalışır. Ama arkadaşlarına güvenebilir mi? Ya arkadaşlardan birisi katil ise diye düşünür. Amber bu güvencesini yener ve Jack arar. Jack telefonu açtığında «Amber neredesin sen Tom kayıp ve Teresa da yok kimsenin telefonuna ulaşamıyorum.» Amber «O zaman beni nasıl aradın?» Jack «Senin ve benim telefonumda virüs koruyucu olmalı bu yüzden ulaşabilmişimdir.» Amber «Jack lütfen beni dinle ikimizin ne yapıp edip yan yana olmamız gerekiyor. İkimiz de dönme dolabın orada buluşalım.» Jack «Tamam Amber.» İkisi de telefonunu kapatır. Jack piknik alanına yakın bir yerlerdedir. Aceleci bir şekilde lunaparka doğru gider. Amber ise lunaparka yakın olduğu için hemen dönme dolabına doğru gider. Amber önce gelir ve orada Jacki beklemeye başlar. Jack insanların arasında dönme dolabına yaklaşır ve Amberı görür. Amber hemen koşarak Jack e sarılır Jack de ona sarılır. Jack «İyi misin Amber?» Amber «İyi değilim Jack yaklaşık on dakika içerisinde süsme havuzunda bir insan eli gördüm onun öncesinde ise üç tane katil beni yakalamaya çalıştı.» Jack «Üç tane katil mi?» Amber «Evet hepsinde o katil maskesi vardı.» Jack «Herkes bir anda ortadan kayboldu gibi.»
Amber «Teresayla en son elektrik odasından sonra ayrıldık ona katil dedim ve korktu sizin yanınıza gideceğini söyledi.» Jack «Bizim yanımıza gelmedi büyük ihtimal o geldiğinde biz orada yoktuk.» Amber «Peki ya Mikey,Emma ve Chris onlar neredeler?» Jack «Tomu bulmak için ayrıldık en son onun dışında hiç görmedim.» Amber «Telefonlarımızda çekmiyor ne yapacağız.» Jack etrafına baktı ve kalabalıkta büyük bir megafonun olduğunu gördü. Jack «Adlarını anons edicez.» Jack ve Amber anons etmek için oraya giderken oranın kalabalık olduğunu gördüler. Jack sıraya geçip bir kadına «Neden burası bu kadar kalabalık?» Kadın «Herkes ailesinden birisini kaybetmişler.» Kadın tekrar önüne döndü ve sırasını bekledi. Amber «Katil bana sence bu lunaparkta kaç tane cinayet olduğunu söylemişti Jack.» Jack olayı anlayarak Ambera «Umarım bu dediği şey sadece seni korkutmak içindir Amber.» Amber «Bir daha ne zaman eskisi gibi eğlenebileceğiz?» Jack «Neden böyle bir soru sordun Amber?» Amber «Çünkü daha bu sabah süpermarkette katliam yaptılar ne ara bu kadar insanları ne çabuk bir şekilde öldürebiliyorlar anlamıyorum.» Jack «Hemen olumsuz düşünme Amber belki aralarından hiç biri ölmemiştir.» Amber «Sanmıyorum Jack.» bu sırada anons etmek için sıra Jack ve Ambera gelmişti. Jack «Ne diyeyim.» Amber mikrofunu eline aldı ve «Sayın arkadaş grubumda olan Chris,Tom,Teresa,Mikey ve Emma lütfen dönme dolabın oraya gelin.» Amber bu lafı üç kez tekrarladı. Jack «Neden dönme dolabının burası Amber?» Amber «Bu dediğimi katil de duyacak eğer onlara buluşma alanına gelin deseydim katil de biz oraya gidene kadar birilerini öldürebilirdi.» Jack «Mantıklı.» Amber ve Jack beraber dönme dolabına doğru giderler.
Dönme dolabında gelen kimseleri görmezler. Amber «Umarım hepsinin başlarına bir şey gelmemiştir Jack» Jack «Chris ve Teresa buraya doğru geliyor.» Amber elini kaldırır ve arkadaşlarına burada olduğunu gösterir. Chris ve Teresa beraber Amber ve Jackin yanına gelirler. Chris «Sonunda sizi görmek çok güzel.» Amber «Tomu bulamadınız mı?» Teresa «Ben ou hiçbir yerde görmedim.» Chris «Ben de.» Amber «Aklımda bir yer var ama orada mıdır bilmiyorum» Teresa «Nere?» Amber «Piknik alanı ormanlık alanında olabilir belki.» Bu lafını dedikten sonra Mikey ve Emma farklı alanlardan gelirler. Emma «Tomu hiçbir yerde bulamadım. Mikey «Bende.» Amber «Merak etmeyin Tomu hep beraber ormanda arayacağız.» Emma «Ama nasıl telefonlarımız çekmiyor ben kimseye ulaşamadım.» Amber «Yan yana gideriz biz de hep beraber etrafa bakıp aramaya çalışırız.» Herkes Amberın dediği bu olayı onaylar. Amber «Mikey yanında silahın varsa bana ödünç verir misin?» Mikey cebindeki silahı Ambera verir. Amber «Siz beni ormanlık alanda bekleyin bir yere gidip bakmam gerekiyor ordada olabilir.» Hepsi dediklerini yapar ve piknik alanına doğru giderler.
Tom gözlerini yavaşcana açtığında kafasının ağrıdığını hisseder. Etrafına baktığında bir odada olduğunu görür. Önünde poşet geçirilen birisi olduğunu görür. Ama elleri bağlıdır ve ona yardım edemez. Tom etrafına tekrar baktığında kapı açıldığını duyar. Tom ağzı bağlıdır. Gelen kişi maskeli katildir. Katil Tomun ağzını açar ve çömelerek ona «Görmeyeli çok oldu demi Tom?» Tom «Neyden bahsettiğini bilmiyorum maske ardındaki kişi.» Katil «Maskemi çıkarırsam eğer son yüz olarak beni görürsün ve seni vahşice öldürürüm Tom.» Tom «Peki beni şimdiye kadar nasıl öldürmedin.» Katil derin nefes alır. Kalın erkek sesi onun sesinin değiştirdiğini belli etmektedir «Seni en son kısımda öldürmeyeceğim kendimi öldürüp sana suç atacağım. Yani daha zamanın var üzülme.» Tom «Peki buna engel olursam ne olur?» Katil «Engel olamayacaksınız çünkü hepinizi öldüreceğim.» Tom sırıtarak «Hadi ama arkadaş grubumda bir çoğu dövüş alan kişi ve seninle Amber kaç defa karşılaştı kesinlikle kaybedeceksin.» Katil «Amber benimle karşılaşmış olabilir ama onu en beklenmedik anda öldüreceğim hiç biriniz anlamayacaksınız bile.» Tom «Bunu yapamazsın illaki planın ters gidecek ve masken düşecek bizi öldürmek yerine hapsi boylayacaksın.» Katil korkunç sesi ile gülerek «Sen böyle özgüvenini yüksek tutmaya devam et Tom son sahnede kim hapisi boylar görürüz.» Katil Tomun ağzını bağlar ve çömeldiği yerden kalkar ardından dışarı çıkar. Kapı sesi kapanılışını duyan Tom sadece katilin bu dediklerini düşünmeye başlar. Kurban o mu? Yoksa ben mi? Bu tür sorular kafasında dönmeye başlamıştı Tomun.
Ardından tekrar kapı açılır ve içeriye «Eğer herhangi bir maskeli birisi karşıma çıkarsa acımam elimdeki silah ile ateş ederim» Tom bu tanıdık sesi biliyordu. Bu Amberdı. Tom ses çıkarmaya başladı. Amber sese doğru ilerledi ve yerde bağlı olan iki kişiyi gördü birisi Tom diğerini ise bilmiyordu. Amber hemen Tomun ağzını açtı. Tom «Sonunda bir an sizi hiç göremeyeceğimi düşündüm.» Amber Toma sarıldı ardından Tomun ellerini çözmeye başladı. Tomun ayaklarını çözdükten sonrada Tom ayağa kalktı ve önünde duran kişinin torbasını çıkardığında Tomun midesi bulandı. O bir erkekti ve gözleri yerinden çıkarılmıştı. Midesi bulanan Tom Amberın yardımı ile dışarı çıktı. Amber Tomu yakın bir yerde oturtturdu ve başka bir köşede ise telefonundan Amcası Johnu arayıp olaylardan bahsetti. O esnada Tom sadece adamın oradaki halini düşünüyordu. Amber Tomun yanına doğru geldi ve ona «Katiller üç taneydi ve hepsi beni kovaladılar piknik alanında.» Tom «Bana da tüm cinayetleri üstüme atacağını söyledi.» Amber «Bu katil ne yapmaya çalışıyor anlamıyorum.» Tom «Kendimi iyi hissetmiyorum Amber katil resmen mutluluğumuzu bozmak için elinden geleni yapıyor.» Amber «Bunu üzülerek söyleyeceğim ki Tom katil ya bizim arkadaşlarımızdan ya da aramızdaki birisi köstebek.»
Tom «Amber bazen düşüncelerini mantıklı buluyorum ama biz kaç yıllık arkadaşız.» Amber «Birimiz hariç» Tom «Kim?» Amber «Tabiki de dedektif Mikey kadını bir anda gördük ve bir anda hayatımıza girdi tamam bize yardım ediyor ama sanki dava da çok büyük bir yeri yok gibi hissediyorum ayrıca bizden yaşı yüksek.» Tom «Mikey bir dedektif ben en son ondan şüpheleniyorum Amber kadın bize yardım etmeye çalışıyor davayı beraber yöneterek asıl katilleri bulmamıza olanak sağlıyor.» Amber «Sadece kasabadaki ruh sağlığı bozuk insanları araştırarak mı?» Tom «Ve belki de doğru söylüyor bunu bilemeyiz öyle değil mi? Belki de katil Barbara. Sonuçta hastanesinden kaçırılmış.» Amber «Bilemiyorum Tom ama bana sorarsan tek ona şüpheli davranma gruptaki diğer insanlara da şüphece davran. İkili ayrılmak yerine hepsi farklı alanlara bakmaya gitmiş.» Tom «Belki de öyle çabucak bulacaklarına inanmışlardır.» Amber Tomun elini tutar. Tom Ambera bakar «Şunu bilmeni istiyorum ki Tom eğer katil kendi tanıdıklarımızdan birisi çıkarsa eğer seni ve kendimi başta olmak üzere arkadaş grubumdaki katil olmayan masum birileri olursa eğer koruyacağım ve katili kendim öldüreceğim.» Tom diğer elini Amberın elinin üstüne koyar ve «Ben de seni hep koruyacağım Amber.» Amber elini çeker ve «Piknik alanında bizi bekliyorlar hadi gidelim.» Tom ve Amber beraber ayağa kalkarlar.
Piknik alanına geldiklerinde Tom tek başınadır. Önüne baktığında arkasına dönmüş beş kişi vardır. Tom birisine seslenir ve maskeli katillerden biri ona doğru bakar. Tom bir ıslık sesi duyar ve kalan dört kişi de ona doğru dönerler. Tom arkaya doğru adımlar atar. Katillerden biri maskesini çıkarır ve o kişi Chris çıkar. Diğer katil ilk önce elindeki bıçağı Toma doğru gösterir ve sonra da «Doğrayacak zamanım olacak.» der ve bıçağı aşağıya doğru fırlatır. Tom kaskatı kesilmiş bir şekilde yerinden hareket edemez. Ardından maskesini çıkardığında o kişi Teresa çıkar. Tom hayretler içerisindedir. Diğer katil direk maskesini çıkarır ve Emma çıkar. Diğer katile geldiğinde ise Katil elindeki silahı ile Toma hedef alır ve onu vurur. Tomun yanından sıyırarak geçer. Maskeyi açınca ise o kişi Mikey çıkar. «Iskaladım özür dilerim.» der ve maskesini Tomun önüne atar. Diğer katil de maskesini çıkarır ve Jack çıkar. Jack sadece Toma psikopatça gülmeye başlar. Ardından hepsi Tomun üstüne gelmeye başlar. Tom arkasına döner ve koşar. Bir yandan arkasına bakar bir yandan ise önünde ağaçlara bakar. Tom koşmak yerine bir ağacın arkasına saklanır. Orda Amber yanında belirir beyazlar içerisinde. Amber «Tom seni kurtaracağım lütfen benimle gel.» Amber Tomun elini tutar ve kendisine doğru çeker. Beraber koşarken önüne bir kapı gelir ve Amber «Kapıdan içeri gir Tom.» Tom denileni yapar. Yavaşcana beyaz kapının kulpunu çevirir ve kapıyı açar. Kapıdan içeri girdikten sonra maskeli katil onun karnına bir bıçak saplar ve geri çeker. Tom geride durmaya çalışırken katil maskesini çıkarır ve o kişi Amber çıkar. Amber Toma «Şaşırdın mı Tom?» der ve bıçağı sert bir şekilde Tomun kalbine doğru saplar. Tom bir anda gözlerini açıp derin nefes alır. Bir yerde yattığını fark eder. Ona bakan arkadaşlarını görünce hemen yattığı yerden kalkar. Tom «Neredeyim ben ne oldu böyle?» Chris «Kendin bizden kaçmaya başladın ve sonra da buraya gelip yere yattın.» Amber «Bu kadar eğlence yeterli bence buradan gidelim artık.» Mikey «Amber haklı.» Tom önden ağrı onların yanında durmayarak gider. Amber «Sence bunun neyi var Chris.» Chris «İnan ben de hiç bilmiyorum.» Amber Tomun yanına gidip «Bir sorun mu var Tom.» Tom «Kabus gördüm sanırım ben de tam bilmiyorum Amber.» Amber «Nasıl bir kabustu söyler misin?» Tom «Sen hariç herkes katildi sen beni kurtarıyordun ve sonra bir kapıdan içeri girdiğimizde sen de maskeni çıkarıp beni bıçaklıyordun.» Amber tebessüm ederek «Biraz dağınık ve saçma bir kabus.» Tom «Hepinizi katil olarak görmem biraz saçma tarafı evet.» Amber «Bizden korkmamalısın Tom. Büyük ihtimal aşırı stresten bu şekil de oluyor ya da fazla kafayı takmaktan.» Tom «İnan bilmiyorum Amber bazen ruhumun bedenimden ayrıldığını hissediyorum.» Amber «Bunun üstesinden hep beraber aşacağız.» Lunaparkın meydanına geldiklerinde polis, ambulans hatta muhabirler bile vardır. Jack «Ne oluyor.» Muhabirin birisi lunaparkta kaybolan insanların adlarını hatta ekiplerin aralarından altı kişinin öldüğünü söyleyerek Amberın önünden geçtiler. Emma «Buradan bir an gidelim burası korkutucu olmaya başladı.» Hep beraber lunaparkın otoparkını doğru giderler ve hepsi gruplar halinde arabalara binerler.