İçeriğe geç

Serin Meltem

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Serin Meltem

Bölüm 7

Unutmamışım

BETÜL'ÜN GÖZÜNDEN -->

Yavaşça yerine gelen bilincim baş ağrımıda yanında getirmişti. Gözlerimi kahverengi tavana açtığımda bir anda nerde olduğumu anlamadım. En son ne olmuştu? Nerdeydim? Gözlerim, zihnimde yankılanan soruları cevaplamak istercesine etrafı inceliyordu.

Doğru ya..

Yine buradayım..

Aniden zihnimde canlanan Ada Ablanın uyumamı söyleyen çehresi ile rahatlamıştım. Büyük ihtimal oda buradaydı. Harun'la konuşuyor olmalıydı, yani Onla. Derin bı nefes alırken yaşananların bir bir gözlerimin önünden geçtiğini hiseetim. Yattığım yerde doğrulmaya çalışıyordum. Fakat her bir haraketim başka bir acı, ve başka bir felaketti. Vücudumu çürümüş gibi hissediyodum. En sonunda nefes nefese kaldığım halde oturmayı başarmıştım. Üstümdeki kahverengindeki ince örgü battaniyeyi kenara çektim, fakat aniden bacaklarımı saran soğuk yaptığım şeyin ne kadar aptalca olduğunu gösteriyordu.

Gözlerim etrafta gezinirken açık olan pencereyi fark ettim.

O soğuğu sevmezdiki?

Zihnime düşen ani bilgiyle sarsıldım. Hayla hatırlıyor olmak ise iyice kendimi kötü hissetme sebep olmuştu. Kendimi toparlamam lazımdı, burda olmamın sebebi bu değildi ve olmamalıydı. Kendimi toparlamak için derin bi nefes aldım, Ada ablaya seslenmeliydim. Sesimi daha iyi duyması için arkama doğru hafifçe dönmek istedim. Seslenmek için ağzımı açtığımda, söyleyeceğim birkaç cümlenin boğazıma böylesine düğüm olmasını beklemiyordum. Buradaydı, tam karşımda, dimdik, bakışlarım ilk gözleriyle buluştu. Her zamanki gibi zifiri karanlık. Belki bir belkide iki saniye sürdü ama bana yıllar geçmiş gibi hissetmişti.

Ne zamandır oradaydı? Yenimi gelmişti? Neden seslenmemişti? Bayadır ordaysa benimi izliyordu? Bir anda bütün hayatım önüme dizilmiş gibi hissediyorum. O gözleri bida görebileceğimi tahmin bile edemiyordum. Buradaydı. Bunu biliyordum evet ama, ama..

Yinede onu görmek çok farklıydı..

Dağınık siyah saçlarını bida görebilmeyi..

Ömrümün sonuna kadar bakmaktan usanmicağım çehresini..

Gözlerini..

Onu unutmamışım. Yıllardır kendimi kandırdığım bir saçmalıktı sadece. Her seferinde ondan nefret ettiğimi anlatım kendime, her seferinde, unutum... Yani öyleymiş. Unutmuşum. Ama şimdi karşımda böylesine durarken, belki yıllardır kendimi kandırdığım yalanı, yine kendime doğrusunu anlatıyorum.

Ben onu hiç unutmadım. Ama bu süreden sonra ne fark eder ki? Unutmaya yemin ettiği bu yüzü nasıl saklıcaktım ondan? Şimdi bir kaç adım ötemdeydi,

Sarılmak istiyorum

Zihnimde yankılanan sözcükler bütün vücudumu titremeye yetmişti. İçimden geçen soğuk ürpertiye kalbimin sızısı da eklenmişti. Hayır, olamazdı.. ben hayla onu seviyormuydum? Olamazdı, evet onu unutmuş değildim ama bu, onu hayla sevdiğim anlamına gelmiyordu. Onunla alakalı hatıralarım, acı ve nefretten oluşuyordu. Ama şimdi birkaç adım ötemdeydi, görmüyordum ama bakışlarının ağırlığını üstümde hissedebiliyordum.

Tırnaklarımı kahverengi örtüyü parçalamak istercesine geçirdim. Benim buraya geliş amacım bu değildi. Yeniden acı çekmeye gelmemiştim, sevdiğim ve kurtarmam gereken birileri vardı. Bunu tek başıma yapamazdım ve... Gelicek başka hiçbir yerim yoktu. Odanın içinde sinsice dolanan soğuk havayı içime çektim.

"Betül, Uyandınmı?"

Tanıdık ses zihnindeki anıları tekrar canlandırırken, büyük bir güçle suratına bakmıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.